Ulusal yarar görmediği için Lübnan'a asker gönderilmesine karşı çıkan Cumhurbaşkanı Ahmet Sezer'e, AKP dışındaki siyasi parilerden ve demokratik kitle örgütlerinden destek yağarken, Sabah Gazetesi Genel Yayın Yönetmeni ve yazarı Fatih Altaylı'dan, AKP'liler gibi hatta onları da geride bırakap tepki geldi.
Okura adeta, "Altaylı'dan tehlikeli yaklaşım" dedirtecek Fatih Altaylı'nın, "Sezer'den tehlikeli yaklaşım" başlıklı bugünkü yazısı şöyle:
Cumhurbaşkanı Ahmet Necdet Sezer'in "Lübnan'a asker gönderilmesine karşıyım" sözleri beklenmedik bir anda söylendi.
Oysa Sezer'in düşüncesinin bu yönde olduğu çok belliydi.
Bir süre önce, kapalı bir toplantıda Dışişleri Müsteşarı Büyükelçi Ali Tuygan'ın asker yollamakla ilgili sözleri üzerine dönüp, "Bu aceleniz ne" diye bozuk attığı biliniyor. MGK toplantısında da bu tavrını ortaya koyduğu gizli bir bilgi değil.
Ancak ilk kez fikrini açık açık söyledi. Cumhurbaşkanı'nın bu sözleri karşısında AKP'den ne tepki geleceğini araştırdım.
Pek bir tepki gelmeyecek. Bakanlar Kurulu toplantısından sonra bir açıklama yapılacak.
Ancak AK Partililer Cumhurbaşkanı'nın "Biz kendi terörümüzle mücadele ederken, başkasının sorunu ile uğraşmayalım" sözlerini "anlamsız" buluyorlar ve bunu "Çiklet çiğnerken yürünemez mi?" diye belirtiyorlar.
"Koskoca Türk Ordusu, bir-iki bin askeri Lübnan'a yolladı diye terörle mücadele gücünü yitirir mi?" diyorlar ve ekliyorlar, "Afganistan'a, Bosna'ya asker yollayınca terörle mücadelemiz zayıfladı mı?"
AK Parti işin bu tarafına bakarken, ben Cumhurbaşkanı'nın sözlerinde "derin bir bilgisizlik" ve Türkiye açısından "tehlikeli" yaklaşımlar görüyorum.
Cumhurbaşkanı Sezer "Kimse bize PKK konusunda destek vermedi. Biz niye verelim" diyor. Bu ciddi bir söz. Lübnan'a gidecek Türk askeri Birleşmiş Milletler Barış Gücü içinde yer alacak.
Cumhurbaşkanımız, Birleşmiş Milletler Barış Gücü'nün "PKK konusunda destek olmak için" Türkiye'ye gelmesinin nasıl bir anlam ifade edeceğini acaba biliyor mu?