Malumunuz, ortalık ‘türban’ kararı ile toz duman.
Hukuk’un en yüce makamı olan Anayasa Mahkemesi bir karar verdi, her kafadan bir ses çıkar hale geldi.
Üstelik çok yakın bir zamanda ‘kapatma davası’ da sonuçlanacak.
Ama birileri inadına bir şeyleri kaşımaya devam ediyor.
Baktınız mı bugünkü gazetelere verilen ‘Okuma Yazma Kampanyası’ ilanlarına?
Kampanyanın tanıtımında, ‘türbanlı’ bir kadın fotoğrafı var!
Hem de Hürriyet gibi büyük gazetelerde yayımlanıyor bu ilanlar.
‘İnadına’ der gibi…
Sanki kampanya bahane, o siyasi simge şahane...
Görülmeden geçilecek, üzerinde durulmayacak gibi değil…
Devletin en hassas bakanlıklarından birinin, Atatürk Türkiye'sinin ‘Milli Eğitim Bakanlığı’ ve ‘Halkbank’ın ilanı bu.
Vatandaşından hukuka saygılı olmasını isteyen devletin bir kurumu, hukuka başkaldırır bir eda içerisinde adeta…
Eğer, siyasi kavgalara devletin kurumları da alet edilir hale geldiyse, bu gidişat hayırlı bir gidişat değil.
Üstelik dilimiz varmıyor ama, bu okuma-yazma kampanyası, her türlü provokasyona açık ortamda bir beyin yıkama ve propagandasına dönüşür mü?
İnsan düşünmeden edemiyor.
Ve bugünkü Milliyet'in haberi:
İlmi ve Kültürel Araştırmalar Vakfı (İLKAV), türbanı iptal kararına karşı önceki gün Anayasa Mahkemesi önündeki protesto gösterisinden sonra, dün de Abdi İpekçi Parkı’nda yaklaşık 200 kişilik bir grupla “şeriat yemini” niteliğinde bir basın açıklaması yaptı.
Çoğunluğu türbanlı, bazıları çarşaflı kadınlardan oluşan toplulukta, ön planda çocuklar olması dikkat çekti. Çocuklarıyla birlikte “tekbir” getiren erkeklerden bazıları “Cübbeli darbeye hayır” yazılı dövizler taşıdı.
İLKAV Başkanı Mehmet Pamak’ın okuduğu basın açıklamasında, türban “Allah’ın emri” olarak değerlendirilerek, “Bu emri ortadan kaldırabilmeye güç yetirebilecek hiçbir otorite bulunmadığı” savunuldu. Açıklamada, “Ne yaparlarsa yapsınlar, hangi kararları alırlarsa alsınlar, ne çeşit darbe yaparlarsa yapsınlar, her şeye rağmen biz bu ülkede Müslümanlar olarak varız ve var olmaya da devam edeceğiz. Allah’a, resulüne ve Kuran’a bağlılığımızdan ve İslamı hayata hâkim kılma mücadelemizden asla vazgeçmeyeceğiz” denildi.
İşte hakikat bu. Kadınlar, çocuklar öne sürülüyor. Bu sistem, 'sistemli' olarak besleniyor.
'Bunun sonu geri dönülmez kutuplaşma' deniyor.
Dileriz böyle bir şey olmaz.
Yalnız bizlerin de vatandaş olarak siz yönetenlerden bir ricamız var:
Lütfen önce hukuka saygılı olun, sonra da ‘ezici’ çoğunlukla geldiğinizi iddia ettiğiniz o koltukları kendi ebedi mülkünüz olarak görmeyin.
Çünkü aydınlık Türkiye’nin mimarları, her türlü ahval ve şerait içinde attılar o makamların temellerini….
İleride oturacaklar, bunu hukuka, kendisinden olmayan vatandaşına karşı kullansın diye değil.
Bu ülkeyi kimse arabistan,iran malezya yapmaya başaramayacak.Panolara biblolara afiş yapıştırarak,hiçbir şey yapamazsınız.Burası iran değil çok seviyorsanız gider iranda eğitim alırsınız yada patronlarınızın çocukları gibi yurt dışında okursunuz,sizin patronlarınız acaba bu ülkede türban yüzünden mi çocuklarını okutmuyorlar yoksa daha iyi bir eğitim ,bence ikiside değil easaında tek amaçları var avrupa kültürünü alsınlar,orada daha rahat ediyorlar orda ister türban takar ister takmaz taktığı ne malum,öyle ya kim kime dum duma.Şimdi bu ülkede bazı zavalılar var onlarda akp patronlarının dinci şeriatçı yobaz kesimin taşaronluğuna sayunmuş kendini yırtarcasına çabalıyor,gayesi birilerin gözüne girmek ve reklam olmak.Oysa amaç din mücadelesi olsaydı kendini afişlerde duraklarda teşir etmez,onun inancından olan bir bayanı kendi reklamı için kullanmazdı.Oysa gerçekten islamiyette resim olayı günahtır derler,haramdır derler.Şimdi nerde kaldı inancı ve dinine olan sadakati.Demek ki bazıları kimin resmini oraya koysalar kimseden itiraz çıkmayacaktı.Uyanmak lazım ,devleti sömüren ülkede tuzu kuru olanlar ortya her defasında bir şey atıyorlar kendileri için zarar olan bir şey yok nasıl olsa .Kimileri açlıktan ölürken bir parça ekmeğe muhtaç olurken,bu islami sosyette kesimi son model arabalarla,başlarındaki o pahalı örtüyle kalkıp dini alet ediyorlar.Başlarını örter ama zevkin en iyisinide yaşarlar,adınıda dinsel yaşam diyorlar.Din gösteriş değil,din ancak yaşanarak güzel olur,bırakın bu kirli oyunları bunda sadece birileri karlı çıkıyor o da zirvede olanlar.
Bu nasıl bir MANTIK! San ki Aynı topraklar üzerinde, iki ayrı TOPLUM var!! DİNLERİ, DİLLERİ ayrı!!Ona göre gazeteler yayın yapıyor!! Olur şey değil,Tam bir KEPAZELİK ! Türk Halkını, böyle ayrıştırmaya kimin Hakkı var? Resmen BÖLÜCÜLÜK yapılıyor!!! Dünya bize gülüyor ! Bu konu nasıl savunulur !!Aynı DİLİ,DİNİ konuşan,%95 Müslüman olan bir Ülke’de böyle bir olaya nasıl izin verilir.? CUMHURİYET SAVCILARI KIŞ UYKUSUNDAN KALKMALADIR!! Gemi batarsa, Savcı,Polis ayırmaz!
ÜLKEMİZ ÜZERİNDE, YİNE ÜLKEMİZ İNSANLARINCA OYNANAN, BİRTAKIM İŞLER MALUMUNUZ DEVAM EDİYOR.AMA BAŞÖRTÜSÜ ÜLKEMİZİN BİR GERÇEĞİ DEĞİLMİDİR ? SORUYORUM SİZE.DEĞİLDİR DİYORSANIZ KESİN BU ÜLKEDE YAŞAMIYORSUNUZ.KİMİMİZİN ANASI, KİMİMİZİN BACISI,KİMİMİZİN KARDEŞİ, KİMİLERİMİZİN İSE AİLECE BAŞ ÖRTÜSÜ TAKTIKLARINI BİLİYORUZ.BU SAVAŞ NİYE?BU BAŞÖRTÜLÜ, BU BAŞÖRTÜSÜZ DEME GİBİ BİR LÜKSÜMÜZ VARMIDIR.YOKTUR O ZAMAN GELİN VATANDAŞLAR ARASINDA OLMAYAN BU ÖRTÜLÜ ÖRTÜSÜZ DAVASINI BIRAKALIM.BAŞÖRTÜLÜLERİ CAHİL GÖRÜP EN BÜYÜK CAHİLLERDEN OLMAYALIM.KARDEŞÇE ÜLKEMİZDE YAŞAYALIM.
Atatürk ilkeleri ve Laik Cumhuriyet ile kavgalı bir siyasi görüş 4. defadır laik sistemin yargı duvarına tosluyor. Hala Türkiye'nin arap ülkeleri gibi şeriatla yönetilen bir ülke olmadığını ve altını çizerek açıkladıkları, "İslamı hayata hâkim kılma mücadelemizden asla vazgeçmeyeceğiz" ütopyalarının gerçekleşmesine izin verilmeyeceğini anlamak istememelerindeki cesaret son 60 yılda izlenen siyasi politikaların bir sonucudur. Kendilerini iktidara yakın hissettikleri geçmiş yıllarda "bu iş kanlı mı yoksa kansız mı olur." diyerek laiklere gözdağı verip arkasından hazinenin partisine verdiği yardımın bir trilyonunu hayali işlemlerle buharlaştırdıktan sonra hakkında kesinleşmiş 2 yıl 4 ay hapis cezasını evinde oturarak çekmesi için özel infaz yasası çıkartılan ağababalarının söylemlerini, bu davayla ilgili dosyaları kaybolanları hatırladığımızda; laikliğin, islamın bireyin ve toplumun sosyal, hukuksal ve yönetim alanı ele geçirmek için vazgeçemediği hırsını denetlemek üzere Türkiye için ne kadar gerekli olduğunu daha iyi anlarız.
bu seneye kadar hep turkiyeye temelli gelme hayalim vardi.. ama akp gibi bir parti hukumette oldugu surece benim o ulkede isim olmaz... !
Sinem'e. Çok şükür Allah'a ki gelmiyorsun. Bizde dört gözle seni bekliyorduk. Nerde kaldı bu sinem diye. Şimdi yıkıldık adeta sen gelmediğin için.
sinem e.. gelmessen galme senin gibi zarrarlılardan burada çok var..
OKUMA YAZMA SEFERBERLİĞİ TANITIMINDA BİR BAŞÖRTÜLÜ KADIN.....NE NİYETLE YAPILDI BİLEMEM AMA BU POSTER BANA 'BAŞÖRTÜLÜ KADINLAR ÇAHİL VE OKUMA YAZMA DAHİ BİLMİYOR'DİYOR.BAŞKA NE ANLAYABİLİRSİNİZ? BAŞÖRTÜLÜ KADINLARIN ÜNİVERSİTE KAPILARINDAN GERİ ÇEVRİLDİĞİ YURDUMDA, BAŞÖRTÜLÜ CAHİL KADIN FOTOĞRAFLARI... GERÇEKTEN NEYE HİZMET ETTĞİNİ ANLAMAK MÜMKÜN DEĞİL...SAYGILARIMLA.MEHMET ZEKİ DİNÇ
Ulu onder Ataturk "Muallimler, yeni nesil sizin eseriniz olacaktir!" demisti. Bu mu yeni nesil? Huseyin Celik'leri sizler mi yetistirdiniz? Yurekleriniz sizlamiyor mu? Ulke kapkaranlik, dag basini duman aldi. Neredesiniz aydinliklar, aydin insanlar... Imdaaaaaaaaat!!!
bana göre o afişi hazırlayan grafiker oraya baş bayanın veya först leydimizin resmini koysalardı kampanya daha çok etkili olur kendileride vatana millete bir yerde hizmet etmiş olurlardı.zaten bunlar bayanlarımıza çokgüzel örnek oluyor bayanlarımızda onları eniyi şekilde taklit etmeye çalışıyorlar. yalnız tek bir noksanlarını görüyorum onlar avrupanın en lüks markalarını giyiyorlar bayanlarımız ise perşembe pazarından,çarşamba pazarından cuma pazarından veya ne alırsan 5 ytl diyen esnafımızdan giyinebiliyorlar. ne olursa olsun taklide devam ilgilenenlere selam diyorum.