25
Ocak
2026
Pazar
ANASAYFA

Sona son adımlar

Evet her hakiki Atatürkçü gibi, bir Türk vatandaşı emekli subayım.1944 yılında Kara Harp Okulundan mezun oldum.görevlerim arasında K.H.O ‘da sekiz devre (1948-1955) mezunu arkadaşlarla beraber bulundum. Bu dönem mezunu arkadaşlarla daima gurur duydum.Aramızdan çıkıp en büyük makam ve komutanlık yapanların başarıları da beni mutlu etmiştir.

Bu mektubu K.K.K amblem’i için yazıyorum. Günlerce duyduklarıma, okuduklarıma inanmadım. Maalesef doğruluğunu Türkiye orduları komutanının beyanatı ile öğrendim. Kalbim kanadı talihsiz bir beyanattı. K.K.K Amblemi sıradan bir rozet değildir. Amblemi rozete çevirmekle de çağ atlanılmaz. Atatürk rozetleri yüzlercedir. Atatürk çağdaş medeniyet seviyesi derken A.B.-Mandasını hiç düşünmemiştir.

Ben 27 Mayıs harekatının başından sonuna kadar vardım. 27 Mayısın bir çok nedenleri vardır. Bu nedenlerden birisi de Komutanların yeteneksiz oluşudur. İhtilal tasvip görecek bir olay değildir. Hele 12 Mart, 12 Eylül harekatı da hiç tasvip görmeyecek bir olaydır.
Bazılarının derin devleti Türk Ordusu içinde araması kendi tabirleri ile nitekim –abesle iştigaldir. Dünyada derin devlet batıdır. 12 Mart-12 Eylül bunun güzel örneğidir. Batı derken bunun başında da Amerika gelir.

27 Mayıs’tan önce 1950-1960 yıllarında 25-40 yaş arasında genç subaylar (maaş-geçim sıkıntısına) her türlü yoklukları yaşamıştır. Şövalyelik önde gelirdi. Şu anda da bu yaş grubu subaylarda inanıyorum ki öyledir. Zira onların farklılığı eğitim. Ruh aynıdır.

1950-1960 yılları arasında Org. N.Baransel hariç diğerleri M.S.B ‘larının paltolarını tutmuş, sigaralarını yakmış, bakanların makam araba kapılarını tutmuştur. 27 Mayısa gelirken bu olayları da sindirememiştik.

Son yıllarda kırmızı çizgilerden bahsedilmekte devletin yüksek makamları halkı uyuttukça çizgilerde ortadan birbir kalkmaktadır. Herhalde en son kırmızı çizgiler Sevr’deki çizgiler olmaz. Küçüksenmek istenen K.K.K Amblemi benim için bir çizgidir.

Bundan dolayı bu değişikliği bir Türk vatandaşı ve emekli bir subay olarak kınıyorum.

Muammer Atay
Yayın Tarihi : 23 Kasım 2005 Çarşamba 08:23:53


Bu haber hakkında yorum yazmak ister misiniz?
Yorumlarınız
Fahri Yurtsever IP: 217.131.72.xxx Tarih : 23.11.2005 15:14:44
Buyrun bakalım. Kara Kuvvetlerinin brövesinden ( ? ) Atatürk çıkarıldı. Çağdaş değilmiş, demek ki çağdışı imiş. Atatürk ( figürü ) çağdışı, yerine konulan 2 kılıç-1 miğfer çağdaş, öylemi anlayalım? Hani çağdaş diye konulanlar sıra dışı, dikkatimizi çekecek bir şeyler olsa gam yemeyelim. Sıradan şeyler..! Sonra bir nişane nin/armanın/sembolun/rozetin çağdaşlıkla ne ilgisi var. Keşke bilinebilen 300-500 yıl önceki ilk arma kullanılsa. Fonunda Başkomutan olsa. Böylece onu takan er/subay ne kadar köklü olduğunu hisseder. Birileri cadde-sokak ismi değiştiriyor, birileri bröve. Üstelik özrü kabahatinden büyük.! Çağdışı imiş.! Afyondaki Atatürk ne kadar anlamlı, hayalimize neler getiriyor ? Muzaffer askerin büyük komutanı… Bunu yapan AKP olsaydı, yerden yere vururduk, Genelkurmay yapınca bakalım –bir iki lafla- geçiştirecek misiniz ? Biz askerimizi, ordumuzu seviyoruz. Ordumuzu KEMALİN ASKERLERİ biliyoruz. Eğer bir takım paşalar, Nato nun paşaları, AB nin paşaları, birilerinin our boys ı iseler, bu bizi derinden yaralar. Üzer. Ağzımıza geleni söyleriz. Belki istemeden bütün ordumuzu rencide edecek şeyler söyleriz. Lütfen, Kemalin Askerleri alınmasınlar, onlardan şimdiden özür diler, tenzih ederim. Biz askerimizden, şu kötü günlerde, daha aktif olarak milli güçlere manevi destek olmalarını beklerken… Ne umuyoruz, ne buluyoruz. Ayrıca askerin görevidir de, kendi deyimleriyle, hem dış borçlar,hem AB politikaları,hem güneydoğumuzda Irakta kurdurulan Kürt devletinin sonuçları, milli güvenlik meselesi ise, ülkemizin güvenliğini, geleceğini, bekasını tehdit ediyor ise, görevlerini yapmalılar.? Darbe falan yapsın diyen yok, zinhar, görevlerini yapsınlar. En azından, konuşmaya hakkı olan bütün vatandaşlar kadar, onlarında konuşma hakkı var, bu konuda da yüksek sesle konuşsunlar. En azından MGK da bunları da konuşsunlar. Askeri alandaki yetkilerini kullanarak, Pentagon ile olan askeri anlaşma ve yükümlülükleri “ gözden geçirsinler, yeniden düzenlesinler.” “Not ettik” lerini unutmasınlar.. Tank yürütmesinler tabiî ki, ama halka duyursunlar, şu şu konular ileride bağımsızlığımızı, güvenliğimizi tehlikeye düşürür desinler. Sivilleri, halkı harekete geçirsinler. Bizler, Çuval olayının utancını halen yaşıyoruz. Öte taraftan asker, ABD nin her türlü isteğini birebir yerine getiriyor. Yeni üs ve limanlar tesis ediliyor, İncirlik üssünün denetim dışı ve daha geniş sahada kullanımına izin veriliyor. Ülke bütün havaalanları ve limanlarıyla büyük bir Amerikan Üssü haline getiriliyor.. Askerimizin başına çuval geçiriliyor, dört-beş gün sorgulanıyor , Irak taki merkez büromuz talan ediliyor ,Iraktan çıkarılıyoruz, karşılığında müzik notası bile çalmıyoruz. Üstüne, birde ,bütün ülkeyi beyefendilerinin kullanımına sunuyoruz.Kendi havaalanımızda ,Amerikan Güvenlik Güçleri, hem de kendi milletvekillerimizi arıyor,sorguluyor.! Acaba, aynı muameleyi paşalara da yapıyorlar mı -bu durumda- merak ediyorum. O milletvekillerine OH OLSUN diyorum ama canım acıyor. Eğer, yurdumuzu savunmaya yürekleri, azimleri yetmiyorsa yada reel politika bunu gerektiriyorsa, hiç olmazsa güney doğuda çocuklarımızı telef etmesinler daha fazla. İçerden-dışardan birileri direnen güçleri, Kemalizmi hedef almıştı. Muradlarına erebildilermi acaba? Göreceğiz. Fahri Yurtsever – Ankara