Sıcaklar gitti…
Bir sabah yağmurla uyandık…
Yüreğimiz serinledi, ferahladı…
Hazan mevsimi geldi yine hüzünlendik mi diyeceğiz…
Hayır…
Aksine güz gülleri derleyeceğiz…
Güz güllerinin rengi koyu olur…
Kırmızı, kıpkırmızı…
Sadece güz güllerimi derleyeceğimiz… Güz çiçekleri de güzel…
Adı sonbahar bu mevsimin…
Oysa yüreklerin kıpır kıpır olduğu bir mevsim…
Seri esen rüzgarların dinginleştirdiği yürekler sevda türküleri söylemeye başlar her sonbaharda…
Yine türkülerin mevsimidir…
Unutmayın sonbahar hiçbir zaman son fasıl değildir…
Ömür nasıl geçer bilinmez ama yürekleri dolduran sıcak duyguların doruklandığı günler fazla olsun yaşamınızda…
Sonbaharın serin rüzgarları sizi dingin tutacaktır ama yaşam sevinci yüreklerde taşıdığınız o sıcak duygularda gizli…
Yaşamı ciddiye alın derim, hiçbir günü ıskalamayın…
Eğer tatlı bir düş şansınız varsa o düşü görün…
Hayat iki kere yaşanan bir olgu değil…
Ekmek kavgası, onur kavgası bu yaşamın tuzu biberi…
Ama ya sevgi kavgası ne…
O tatlısı mı?
Aslına bakarsanız sevginin içinde kavga var mı?
Yaşamınızı rölantiye almayın, her sabah kendinizi ‘reset’leyin, yaşama sıcak bir merhaba deyin…
Hatta; hatta her gün sizin doğum gününüz olsun…
Yaşam, her sabah yeniden başlasın...
Eskilerin bir sözü vardı bir gazetenin başlığı bile olmuştu:
“Her sabah güneş yeniden doğar, her sabah taze bir başlangıçtır.”
Aslında belki bir adım daha öteye gitmek gerek…
“Her sabah hayat yeniden başlar”
Eeee. Cehennem sıcaklarından çıkıp yüreğimiz biraz serinleyince yine ne “hülya”lar (düş, hayal) kurmaya başladık...
Sizce de “hülya” mı bu söylediklerim…
Olsun… Siz “hülya” deyin…
Bazen “hayal” kurmakta yaşamın motoru olabilir…
Hep öyle olmadı mı?
Xxxx
ANLATAMIYORUM
Gördüm...
Ve...
Bir anda beynime çaktım gözlerini;
O gözlerden akan yaşla ıslandı yüreğim…
Damarlarıma karıştı her zerresi...
Kanım oldun...
Canım oldun...
Bir çift sözdü aradığım...
Anlatmak istedim, anlatamadım…
Bir bilseydiniz eğer...
Ne muhteşem şeydi o anlatamadığım...
Ne dehşetti, bir görseniz...
Neydi aradığım...
Bilmiyorum... Hatırlamıyorum…
Bir gözleri kaldı aklımda...
Bir de kendisi...
Gözleri var ya, gözleri...
Derin ve mahzun...
Ürkek ve ıslak...
Hala anlatamıyorum...
Mehmet Aycan
Yayın Tarihi :
4 Eylül 2006 Pazartesi 12:27:30
Güncelleme :5 Eylül 2006 Salı 17:24:36