Meclis de bizleri temsil edecek milletvekilleri seçimine çok az kaldı. Büyükşehirler de fazla yaşanmayan parti fanatikliği, küçük şehirde fanatiklik havasında yaşanmaya başlanmış.
Herkes bir hesaba başlamış, hem de ciddi bir biçimde… Hangi parti olursa olsun değişmezi ise, “ kesin biz iktidarız” sözleri. İktidarı kimler paylaşır bilemem ama görünen bize 550 milletvekili kesin yetmiyor.
Parmak hesabıyla Partili başlıyor saymaya; “Bizim parti kesin 350 milletvekili çıkarır. A partisi de taş çatlasın 200 çıkartır. Eh B partisi ise, barajı geçecek gibi 100 tane çıkarsın. Diğer partilerin şansı yok ama, 50 milletvekili de bağımsızdan kesin çıkar. C partisi de barajı aşarsa kesin 60 – 70 civarı çıkarır. Eğer C partisi baraja takılırsa bizim parti kesin 400 kişiden fazla mebus gönderir.”
Bu yorumu yapan başkana sadece gülümsedim.” Hükümet tek konuda yetersiz kalmış başkan aslında milletvekili sayısını bir toplantıda artırmalıymış.”
Gözüme dik dik bakıp, “ yani Mükerrem Hanım sende bir hoşsun . Ne alaka hesap ortada. “
Güldüm. “Başkanım hesap ortada ama sen hesapları bir topla” dememle başladı parmakla yüzer yüzer saymaya.
Dedim ya, küçük şehirler daha bir canlı bu konularda. Tanıdığım bir ilçe başkanı da, binmiş seçim otobüsüne, eline almış mikrofonu, anonsla duyurmaya çalışıyor partisini. Diğer partilerin açıklarını bir bir anlatmaya başlıyor. Amaç, seçmenlere ses duyurmak ama… Ah birde anlatılanları seçmen anlayabilse...
Beni gördüğünde hemen koşup yanıma geldi bizim cesur ilçe başkanı. Saygı ile selamlaştıktan sonra , “ Mükerrem Hanım bu yapılanları böyle duyurmalıyım değil mi? Halk bilinçlenmeli. Gece gündüz ulaşabildiğim kadar insana ulaşmaya çalışıyorum. Doğru yaptığım değil mi?”
Bu soruya “ Abdullah Başkanım, sizin özverili çalışmanızı takdir etsem de arabadan seslenmeniz ne derece yeterli olur bilemem. Ben konuları anlayamadım. Seçmenler nasıl anlasın.”
Bizim başkan hiç önemsemez edasıyla kararlı bir şekilde, “ anlayana kadar millet anlatacağım. Bir değil! Bin defa anlatmam gerekse de.” Kararlı başkana başka sözüm yoktu. Başarı dileklerim den başka.
Seçimden dolayı olsa gerek, bölgesel şenliklerde her yıl olduğundan daha renkli geçiyor. Milletvekilleri, milletvekili adayları bağış için sırada sanki. Gövde gösterilerine dönüştürmeye ve diğerlerinden üstün olma yarışına girmişler bile. Ama kurulan bu şenlikleri yaşatanlar durumdan çok memnun. Eh şenlik tarihini gelenekselleştirip de seçim dönemine denk getiremeyenler üzgün olsa da…
Üzücü olan ise sabah dan , gece yarılarına kadar seçim arabalarının. Cadde, sokak demeden yüksek volüm le partileri ile özdeşleşen müzik nameleri. Ne komik! üç yaşındaki yeğenim duyduğu sesle hangi partinin arabası geçiyor onu biliyor.
Boşa harcanan milyarlarca YTL ‘nin ardından birileri yine hüsrana uğrayacak. Konvoylarda yaşanan kazalar ve o özverili çalışmalar yine birileri tarafından unutulacak.
Seçimlerdeki coşku geçtiğinde yine parti binaları batan gemilere dönecek. Bir sonraki seçimlerde yine partilerin günahını sevabını gönül verenler yüklenecek. Gerçi ben artık partilerin gerçek gönüllülerinin yaşadığına inanmasam da partiye değil! Aday ‘a oy verilecek diye düşünsem de, özverili çalışan partilileri gördüğümde hala bitmemiş insanların umudu ve güvenleri diye düşünmekteyim.
Hayırlısı olsun diyelim bizde. Klasik bir söz olsa da…