Kıbrıs Türklerine destek sözü veren Avrupa Birliği, Annan Planı referandumunun üzerinden yaklaşık bir yıl geçmesine karşın adım atmadı. Doğrudan ticaret tüzüğüne karşı çıkan Rum yönetimi ve Yunanistanın girişimleri sonuç verdi, tüzüğü destekleyen ülkeler azınlıkta kaldı.
Ayrıntıları Cumhuriyet gazetesinde AYHAN ŞİMŞEK imzasıyla yayımlanan haberi alıntılayarak aktarıyoruz...
ANKARA - ABnin Kıbrıs Türklerine verdiği izolasyona son verme sözü, Yunanistan ve Güney Kıbrıs Rum Yönetimi (GKRY) engeline takıldı. AB Komisyonu tarafından hazırlanan ve Kuzey Kıbrıs ile doğrudan ticaret öngören tüzüğün, Rum yönetiminin girişimleri sonucunda rafa kaldırıldığı öğrenildi. AB, Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti (KKTC) Cumhurbaşkanı adayı Mehmet Ali Talat a seçim kampanyasında zarar vermemek için bunu 17 Nisandan önce açıklamak istemiyor.
ABnin Kuzey Kıbrısa yönelik açılımda isteksiz davranması, Erdoğan hükümetini ek protokol konusunda zor duruma düşürdü. ABnin, imzalanacak ek protokol ile Kıbrısı Gümrük Birliğine dahil etme talebine karşılık önce AB sözünü yerine getirsin, sonra biz yaklaşımını ortaya koyan hükümet, artan baskılar karşısında geri adım atmak zorunda kaldı. Hükümet, ABnin tüzüklerinin çıkmasını beklemeden, Ankaraya iletilen Kıbrıs protokolüne olurunu vermeye hazırlanıyor.
Edinilen bilgilere göre Rum tarafının girişimleri sonucunda AB üyesi ülkelerin çoğunluğu doğrudan ticaret tüzüğü için ısrarlı olmaktan vazgeçti. Rum yönetimi, doğrudan ticaret tüzüğünün üçüncü ülkeler ile ticaret kapsamına girdiğini, bunun da Kuzey Kıbrısın tanınması anlamına geleceğini öne sürdü. AB kaynakları, gelinen aşamada doğrudan ticaret tüzüğüne destek veren ülkelerin azınlığa düştüğünü belirttiler.
AB Komisyonu tarafından Ankaraya iletilen ek protokol, karmaşık bir onay sürecinden geçecek. Ankaraya gönderilen mektup, müzakerelerde sonuçlandırılan protokol metnini içeriyor.
Dışişleri Bakanlığı, metni inceledikten sonra, mutabakatını mektup ile Brüksele iletecek. Bu aşamadan sonra, Avrupa Parlamentosu ve Avrupa Konseyi, AB Dönem Başkanlığını bu protokolü imzalamak için yetkilendirecek. Avrupa Konseyinde karar oy birliği ile alınacağından, Kıbrıs Rum yönetiminin hoşnut olmadığı noktalarda itirazda bulunma olasılığı bulunuyor. Konseyin belgeyi onaylaması durumunda ise ek protokol AB Dönem Başkanlığı ve Türkiye arasında imzalanacak. Sonra ek protokolün Meclis onayından geçmesi gerekiyor.