Dışişleri Bakanı Abdullah Gül, Türkiye ile AB arasında müzakereleri bir süredir devam adan Ek Protokol metninin Ankaraya ulaştığını açıkladı.
Gül, temaslarda bulunmak üzere Ankaraya gelen Arjantin Dışişleri, Uluslararası Ticaret ve Din İşleri Bakanı Rafael Bielsa ile düzenlediği ortak basın toplantısında bir soru üzerine, AB ile imzalanacak Gümrük Birliği Ek Protokol metninin hafta sonu Ankaraya ulaştığını söyledi.
Bakan Gül, ABden Ek Protokol metnini içeren mektubun ellerine ulaştığını belirterek, ABye yeni üye olan 10 ülkenin AB müktesebatını üstleneceğini, protokolün imzalanmasının da bu durumun bir gereği olduğunu söyledi. Gül, şunları kaydetti:
ABnin birçok üye olmayan ülkeyle yaptığı anlaşmalar, yeni üyeler tarafından üstlenilecektir. ABnin Türkiye ile de Gümrük Birliği vardır, bunların yeni ülkelerle yürürlüğe girmesi gerekir. Aslında fiilen 1 Mayıs 2004 tarihinde bu yürürlüğe girmiştir ve uygulanmaktadır, yani bütün AB üyesi ülkelerle Türkiye arasında mal hareketleri serbesttir. Kıbrıs Rum yönetiminin kendi hakim oldukları alanlar, kendi kanunlarının geçtiği alanlarda da bu geçerlidir.
Protokol metnine ilişkin müzakerelerin birkaç hafta önce Brükselde yapıldığını belirten Gül, üzerinde mutabakata varılan bir metin olduğunu ve bu metne ilişkin süreç başlatıldığını kaydetti.
ABden mutabakata varılan metnin kendilerine gönderilmesini istediklerini, metni inceleyeceklerini ve ellerindeki metinle aynı olup olmadığına bakacaklarını söyleyen Gül, Buna evet diyeceğiz ve bununla ilgili süreç başlayacak dedi.
RUM KESİMİNİN TANINMASI SÖZ KONUSU DEĞİL
Gül, imza aşamasının ABnin İngiltere dönem başkanlığı dönemine de kalabileceğini, süreç tamamlanınca Türkiyenin taahhütlerini yerine getirerek, metni imzalayacağını kaydetti. Gül, şöyle devam etti:
Uluslararası devletler hukuku ne söylüyorsa, bunun gerekleri yapılacaktır. Rum kesiminin tanınması söz konusu değildir, bu kalıcı çözüm ortaya çıkınca olacaktır. Şu anda Kıbrıs Rum yönetimi halkı Türkiyeye gelebilirler, havaalanlarından vize alıp Türkiyeye gelebilirler. Dolayısıyla insan hareketi serbestse, mal hareketi de bir şekilde serbest olacaktır; ancak Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti Türkiye tarafından tanınmıştır, bu devam edecektir. Oradaki Büyükelçimiz devam edecektir, herhangi bir değişiklik söz konusu değildir.
Türkiye olarak biz, kalıcı bir çözümün ortaya çıkması, bütün bu bölgenin bir işbirliği örneği haline gelmesi için BMye yaptığımız çağrıyı tekrarlıyoruz. Ümit ederiz ki BM önderliğinde kalıcı çözüm sağlanır, sağlanınca da zaten karşılıklı adımlar atılır, ama kalıcı bir çözüm ortaya çıkmadan tanıma zaten söz konusu değil. Bununla ilgili her türlü hukuki tedbirler alınmıştır.