Atatürk'ün Hz. Muhammed'in mezarını koruduğunu kanıtlayan belge yıllardır açıklanmıyor"
Vefatının 70. yılında Büyük Önder Atatürk'ü gençler tartıştı. Abbas Güçlü ile Genç Bakış'ın Sakarya Üniversitesi'nden ekrana gelen dün geceki bölümünde Büyük Önder Mustafa Kemal Atatürk'ün hayatı her yönüyle tarışıldı.
Atatürk olmasaydı Hz. Muhammed'in mezarı yıkılacaktı
Atatürk olmasaydı Hz. Muhammed'in mezarı yıkılacaktı
AKP Eski Milletvekili Prof Dr. Nevzat Yalçıntaş anlatıyor
"...Vahabilik'te mezar ziyareti günah sayıldığı için Suudiler bütün mezarları yıkmaya başlamışlar. Sıra Hz. Muhammed'in mezarına gelmiş. Ülkedekiler Mustafa Kemal Atatürk'ten yardım istemişler. Atatürk bu olayı duyunca tüm manevi duyguları kabarmış ve Suudi Kralı'na Hz. Muhammed'in değil mezarına, türbesinin bir taşına dahi dokunulursa bedelinin çok ağır olacağını bildiren nota niteliğinde bir yazı göndermiştir. Bu vesika Dışişleri arşivlerinde mevcut ama yıllardır açıklanmıyor. Oysa ki Türk halkının Büyük Kurtarcısı'nı her yönüyle tanıma hakkı var."
KAZIM KARABEKİR'İN KIZI KONUŞTU
Cumhuriyet Gazetesi Ankara Temsilcisi Mustafa Balbay, Kazım Karabekir'in kızı Timsal Karabekir ve Atatürk Araştırmaları Merkezi Eski Başkanı Mehmet Saray'ın konuk olduğu program gençlerin zaman zaman sertleşen söylemleri ve ilginç sorularıyla devam etti.
Kızı Timsal Karabekir, Kazım Karabekir ve Atatürk arasında yaşananları anlatıyor...
Kurtuluş mücadelesinin kaderini değiştiren cümle: "Emrinizdeyim Paşam!"
Atatürk hakkında tutuklama emri çıktığında Erzurum'da bir konakta Rauf Orbay ile birlikte oturmakta olan Atatürk'e "Kazım Karabekir kuvvetleri ile geliyor." derler. Mustafa Kemal sararır. "Herşey buraya kadarmış. Milli mücadele başlamadan sona erecek." der. Kazım Karabekir sivil Mustafa Kemal'in karşısına gelir ve "Emrinizdeyim Paşam!" der. İşte o an Türk'ün tarihi, yıldızı parlamış, Cumhuriyetin temelleri atılmış, Mustafa Kemal, "Atatürk" olmuştur.
İzmir Suikastı acı bir iftira
İzmir Suikastı acı bir iftira. Belki bir suikast olmuş ama o Paşalar'dan hiçbiri abide olarak gördükleri ve o abidenin birer taşı olmaya hazır oldukları kişiye böyle bir saldırı yapacak kişiler değillerdi.
Yani İzmir Suikastı suikast içinde suikasttır. Ki o paşalar idamla yargılandılar. Ama sonra hepsi beraat etti. Çünkü hepsi alnı açık şerefli Paşalardı.
Babamı Atatürk'le görüştürmediler
Dolmabahçe Dil Kurultayı'nda Atatürk diyor ki "Bana Kazım'ı getirin, barışmak istiyorum." Ama nedense bririleri araya girip etten duvar örüyor ve babam Atatürk'le görüşemiyor.
Daha sonra komaya girmeden Atatürk tekrar "Getirin Kazım'ı helalleşmek istiyorum." diyor. Ama babama haber vermiyorlar.
Ablalarım o zaman babama "Gider miydin baba?" diye sorduklarında babam "Tabii giderdim, çünkü o Mustafa Kemal'di." diyor.
Biz aile olarak asla Mustafa Kemal'e kırgın değiliz, olamayız. O yüce insan Türkiye Cumhuriyeti'ni kurdu.
Timsal Karabekir'in diğer açıklamaları ise şöyle
O dönem ceylan derisinde oturmadılar, borçları ödediler
Osmanlı'nın küllerinden Türkiye Cumhuriyeti doğdu. Birinci Meclis'e bakarsanız çok zor şartlarda oldujlarını görürsünüz. Onlar Ceylan derilerinde oturmadılar. Fakat Osmanlı'nın borcu son kuruşuna kadar ödendi. Ben bugün herkesi ekonomide Kurtuluş Savaşı'na davet ediyorum. Borcumuzu ödememiz mecburidir.
Programda ekrana gelen çapıcı röportajlar ise Atatürk'n hayatının gizli bugüne dek çok fazla konuşulmayan bazı önemli noktalarını da gözler önüne serdi.
Çok geç saate kadar sürmesine rağmen programı seyrettim.Timsal Karabekir hanımefendi nin anlattıkları,verdiği mesajlar çok önemliydi. Bir kez daha gördük ve bir kez daha tanıdık Mustafa Kemal Atatürk'ü. Evet o bütün ömrünü, enerisini milletine vatanına vakfeden eşsiz yüce bir önder, tam anlamı ile bir insandı. Bakınız, anlatılanlar, arşiv filmlerinde, fotoğraflarda ilginç bir ayrıntı var. Atatürk'ün etrafında halkı itekleyen tartaklayan korumalar yok. Peki neden? Çünkü gerek yok, çünkü Atatürk kendisi için değil milleti için yaşıyordu.Yaptığı devrim, getirdiği yenilikler vatandaşının uygar milletlerin yanında başını dik tutmasını sağlayacak yeniliklerdi. Ne kendisi ne de yakınındakiler için haksızayrıcalıklar istememiş ve bunu men etmişti. Kısaca kendini baba gibi seven vatandaşından neden korunmak istesin ki? Ama yakın zamanlara bakıyoruz da, tıpkı Orta Çağ daki derebeyleri gibi bir sürü ayrıcalıklı yönetici insanın etrafında korumalar. Bizlere hizmet için seçtiğimiz insanlar zamanla efendi olmaya başlamış. İşte Atatürk'ün farkı burada. Kendini milletinden asla ayrı ve yüksekte düşünmediği için. O bu yüzden Atatürk......
gökhan bey haklısınız belki ama o zaman insanlar saygılı edepliydi terör yoktu şimdi 71 türlü halk var hepsinin düşünceleri farklı ülkeyi yıkmak isteyende var korumak isteyende insanları anlamak zor kötülük olmasa bile tanıdıkları insanin üstüne çıkıyorlar
sahte belgelerle kimseyi aldatmaya kalkmasınlar Kabe'yi dünyada hangi güç yıkalbilir ki?Sayın millet size sesleniyorum bu haber tamamen insanlara yapılan komplodur.Sakın aldanmayın
ATATÜRKÜ VE KAZIM PAŞAYI NE KADAR SEVSEK NE KADAR ANSAK YETMEZ..... BU CENNETIM ULKEYI BIZE KURAN VE HAYATI BOYUNCA TUM VEDARLIGI GOSTEREN ,BUYUKLERIMIZE MINEKTARIZ...GUNUMUZDE KIYMETINI BILMEYEN , ARKASINDAN BOŞ BOŞ KONUŞAN VE GUNUNU GUN EDIP YAŞAYAN İNSAN GIBI GOZUKEN İNSAN AZMANI CANAVARLARA YAZILAR OLSUN... ALLAH MEKANLARINI CENNET ETSIN .......