19
Mart
2026
Perşembe
ANASAYFA

AKPM'den Türkiye'ye AB vizesi

Avrupa Konseyi, Türkiye için 12 Eylül 1980 askeri darbesinden bu yana uluslararası planda hazırlanmış en olumlu karara imza atmaya hazırlanıyor.

Demokrasi, insan hakları ve hukuk devleti alanlarındaki eksikleri nedeniyle 1996 yılından bu yana Avrupa Konseyi’nin denetim mekanizmasında tutulan Ankara’nın, yarın Strasbourg’da yapılacak bir oylamayla bu mekanizmadan çıkıp “politik açıdan normalleşmiş” Avrupalı ülkeler kulübüne girmesi bekleniyor.

Avrupa Konseyi Parlamenterler Meclisi (AKPM) genel kurulunda yarın düzenlenecek oturumda, Türkiye’nin politik açıdan Avrupa standartlarında bir ülke haline gelip gelmediğine karar verilecek. Sabah saatlerinde yapılacak oturumda, Türkiye’deki politik reformlar tartışılıp, bir de karar alınacak. Biri Belçikalı diğeri Lüksemburglu iki raportör tarafından kaleme alınan Türkiye raporunun taslak kararında, son iki yılda geçmiş on yıla oranla daha fazla reform yapıldığına işaret ediliyor ve Ankara’nın Avrupa’yı ikna edici bir demokratik reform sürecine girdiği görüşü savunuluyor.

AKP VE CHP’YE ÖVGÜ

Taslak kararda, AKP hükümetinin Kasım 2002’de iktidara geldiğinde kimi endişeler yaratmış olmasına rağmen, reformlar için TBMM’deki çoğunluğunu olumlu kullandığı ve CHP’nin de söz konusu reformların gerçekleşmesine katkıda bulunduğu belirtiliyor.

Taslak kararda, son zamanlarda politik, Anayasal ve yasal planda gerçekleştirilen tüm reformlardan övgüyle söz edilerek Türkiye’nin politik denetimde tutulmasına gerek kalmadığı vurgulanıyor. Buna karşılık, daha önce denetim mekanizmasına alınan tüm ülkeler için olduğu gibi Türkiye’nin de daha çok bir formalite olan denetim sonrası sürece (post-mornitoring) dahil edilmesi tavsiye ediliyor. AB üyesi olan Çek Cumhuriyeti, Letonya ve Slovakya ile müstakbel AB üyeleri Bulgaristan ve Hırvatistan da halen Avrupa Konseyi’nin denetim sonrası sürecinde bulunuyor.

LEYLA ZANA FAKTÖRÜ

Raportörlerin bu önerilerinin temelinde, Ankara’nın geçen yıl sonunda Kıbrıslı Rum Titina Loizidu ile ilgili Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi kararına uyması, idam cezasını kaldırması, hatta idam cezasının savaş koşullarında dahi uygulanmayacağına dair Avrupa sözleşmesine imza atmasının önemli rol oynadığı söyleniyor. Geçen Nisan ayında tartışılması planlanan rapor, eski DEP milletvekillerinin konumu nedeniyle Haziran ayına ertelenmişti. Avrupa Konseyi kaynakları, son aylarda gerçekleştirilen reformlar ve eski DEP’li milletvekillerinin serbest bırakılmasıyla birlikte Türkiye’yi denetim sürecinden çıkarmanın önünde engel kalmadığını söylüyorlar.

YENİ ANAYASA ÇAĞRISI

AKPM bu süreçte Türkiye’den, Avrupa Konseyi’ne bağlı Venedik Komisyonu’yla işbirliği halinde yeni bir Anayasa oluşturmasını, seçim kanununu değiştirip %10 barajını aşağı çekmesini, askerlik görevi için vicdani ret uygulamasını benimsemesini, Ombudsmanlık kurulmasını, Ceza Kanunu’nu revize etmesini, olağanüstü hal döneminden kalma yasalarını gözden geçirmesini, yerel idareler reformunu uygulamaya koymasını, yargıç ve savcıların eğitimi konusunda Avrupa Konseyi ile ortaklaşa yürütülen eğitim programlarına devam etmesini, Cenevre Mülteciler Sözleşmesi’ne yönelik coğrafi çekinceleri kaldırmasını, ulusal azınlıkların varlığını kabule yönelik politikasını sürdürmesini, kadınların okur-yazarlık oranını arttırmasını ve kadına yönelik şiddetle mücadele etmesini istiyor.

AB AÇISINDAN ÇOK ÖNEMLİ

Rapor ve taslak kararın kabulü, Türkiye’nin tüm Avrupa’ya has müşterek politik kriterleri yerine getiren ülkeler sınıfına girdiğinin de kanıtı olacak. Bir diğer deyişle, Avrupa Birliği üyeliği için şart koşulan Kopenhag siyasi kriterlerinin Türkiye tarafından yerine getirildiğinin tescili olacak. Avrupa Konseyi yetkilileri, taslak kararın kabulünün Türkiye’nin Avrupa Birliği perspektifi açısından da önemli olduğunu, Avrupa Konseyi’nde politik açıdan normalleşmiş bir ülkeye karşı AB Komisyonu’nun değişik bir tavır almasının mümkün olmadığını söylüyorlar.

AB Komisyonu’nun AKPM kararını merakla beklediğini belirten Avrupa Konseyi kaynakları, Mayıs 2004’te Avrupa Birliği’ne üye olan Orta Avrupa ve Baltık ülkelerini örnek göstererek, bu ülkelerin Avrupa Konseyi denetim mekanizmasından çıktıktan sonra AB ile üyelik müzakerelerine başladıklarına işaret ediyorlar.


NTV TELEVİZYONU
Yayın Tarihi : 21 Haziran 2004 Pazartesi 20:59:22
Güncelleme :21 Haziran 2004 Pazartesi 21:01:31


Bu haber hakkında yorum yazmak ister misiniz?