19
Mart
2026
Perşembe
ANASAYFA

AKP'nin ön savunması belli oldu

AKP kapatma davasıyla ilgili olarak Anayasa Mahkemesi’ne verdiği metne “savunma” değil, “cevap” adını verdi.

-AKP’nin Anayasa Mahkemesi’ne verdiği kapatma davasıyla ilgili savunmanın ayrıntıları belli oldu, 98 sayfalık savunmanın altında Başbakan Recep Tayyip Erdoğan’ın imzası yer aldı.

-Başbakan Erdoğan, partisinin cevabını, “Ak Parti, laikliğe aykırı fiillerin değil, kurulduğundan itibaren yaptığı çalışmalarla ülkemize ve milletimize hizmetin odağı haline gelmiştir” dedi.

-Savunmada “İddianame’de AK Parti yerine ısrarla AKP denilmesi siyasi tavır göstergesidir” denildi.

Savunmanın ilk sayfasında “Cevap Veren: Adalet ve Kalkınma Partisi, Karşı Taraf: Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı, Konu: İddianameye cevaplarımız” ifadeleri bulundu.

Savunmanın giriş bölümünde iddianamenin hukuk sisteminin en temel karakteri olan objektiflik, nesnellik, nedensellik ve rasyonelliğe dayanmadığı, en iyimser yaklaşımla bir algılama sorunun varlığını ortaya koyduğu belirtildi.

Savunmada, “Partimiz hakkında hazırlanan iddianame baştan aşağı gerçekleri tersyüz eden, değerleri ve kavramları birbirine karıştıran, dahası koruyor gibi göründüğü ilkelere zarar veren ön yargılı bir yaklaşımı yansıtmaktadır. Bu iddianamenin gerçekte olup bitenle bir ilgisi bulunmamaktadır. Esasen böyle bir
İlgi kurma kaygısı taşımadığı da ortadadır. Bu nedenle iddianamenin ortaya koyduklarıyla gerçekler arasında derin bir uçurum bulunmaktadır. Sonuçta iddianamenin kanıtladığı tek şey de budur” denildi.

- “İDDİANAME ÇELİŞKİLER YUMAĞI” –

Savunmanın giriş bölümünde “Bu iddianame bir çelişkiler yumağıdır. Kurulduğu andan beri Cumhuriyetimizin kurucusu Gazi Mustafa Kemal Atatürk’ün gösterdiği çağdaş uygarlık hedefine doğru kararlılıkla yürüyen ve bu yürüyüşün en önemli dönemeci olan Avrupa Birliği’ne tam üyelik hedefinin gerçekleşmesi için gerekli her adımı atan bir partinin laikliğe aykırı fiillerin odağı haline geldiğini ileri sürmek bir çelişkidir” ifadesi de yer aldı.

AKP’nin büyük uzlaşma arayışının Başsavcı’ya göre “suç oluşturduğu” vurgulanan savunmada, vurgulanmış siyah harf karakterleriyle “Açıkladıklarımız ve yaptıklarımız dışında gizli gündemimiz hiçbir zaman olmadı, bundan sonra da olmayacaktır” ifadesi yazıldı.

Savunmada iddianamede portresi çizilmeye çalışılan partiyle Ak Parti'nin hiçbir ilgisini bulunmadığı, temel sorunun “Ak Partinin siyasi felsefesi ve vizyonunun anlaşılamaması” olduğu belirtilerek, şu görüşlere yer verildi:

“-Muhafazakar Demokrat bir siyasal kimlik geliştiren Ak Parti, siyaseti normalleştirmeyi, siyaseti gerçekçi bir eksene oturtmayı, Türk siyasetinin kronik gerilim alanlarını rahatlatmayı amaçlamıştır.

-Ak Partinin kendisini net, somut ve çerçevesi belirlenmiş bir şekilde ortaya koyması ‘gizli gündem’, ‘takiyye’ gibi olumsuz çağrışımların gereksiz gerilimler üretmesini engellediği gibi, kimlik-eylem-söylem uyumunu sağlayarak siyasete kalite kazandırmak açısından da önemli bir farklılık oluşturmuştur.

- SİNERJİ –

-AK Parti Türkiye’nin geleneksel kültürel değerleri ile ‘muasır medeniyet seviyesinin üstüne çıkma’ hedefi arasında bir çelişki değil, uyum olduğunu gösteren politikalar üretmiştir. Bunu yaparken AK Parti’nin sosyolojik gücü ile siyasi perspektifinin ürettiği sinerji, Cumhuriyetimizin mayasında bulunan modernleşme hedefine odaklanmıştır.

-AK Parti, toplumun tüm kesimlerinden, ülkemizin her bölgesinden, bütün ekonomik ve sosyolojik katmanlarından oy almış bir merkez partisidir. Partimiz, son genel seçimlerde 81 ilin biri hariç tümünde milletvekili çıkaran tek partidir. Dolayısıyla AK Parti Türkiye’nin birlik ve bütünlüğünün teminatıdır.

-Üniter devlet, laik devlet, demokratik devlet vurgusu AK Parti’nin temel siyasi misyonudur.

-AK Parti laikliğe karşı odak değil, laikliği toplumsallaştıran bir harekettir.

- BAŞSAVCI AK PARTİ YERİNE AKP DEDİ –

-Kapatma talebinde bulunan iddianame hukuk dışı bir dille kaleme alınmıştır. her şeyden önce, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı’nın resim kayıtlarında Adalet ve Kalkınma Partisi’nin kısaltmasının ‘AK Parti’ olarak belirtilmesine rağmen, iddianamede ısrarla ‘AKP’ şeklinde kullanılması siyasi bir tavrın göstergesidir.”

Önceki hafta Anayasa Mahkemesi’ne 98 sayfalık ön savunmasını ve 3 klasörlük ek belge sunan AKP, yaptığı savunmada laiklik konusundaki yorum farkından dolayı kapatılmak istendiklerini söyledi.

AKP hakkında laikliğe karşı eylemlerin odağa haline geldiği iddiasıyla hakkında kapatılma talebiyle dava açılan AKP, üniversitelerde türban takma özgürlüğü getiren anayasa düzenlemesine ilişkin iddianamede yer alan ifadelere ilişkin olarak ön savunma metninde şu görüşleri dile getirdi:

“Ülkede yaşayan herkesi ve her kurumu bağlayan Anayasanın uygulanması gerektiğini söylemek, laikliğe aykırı olmak bir yana, hukuk devleti olmanın zorunlu bir gereğidir. Sonuç olarak, sadece laiklik konusundaki yorum farkından dolayı bir siyasi partinin kapatılmasının istenmesi, evrensel standartlara uygun laiklik ilkesi, ifade ve siyasi parti özgürlükleri ile asla bağdaşmaz. Esasen partimizin laiklik anlayışı da demokratik ülkelerde ve uluslar arası belgelerde benimsenen laiklik anlayışı ile uyumludur. Dolayısıyla, partimizin laikliğin için boşalttığı yolundaki iddia bütünüyle temelsizdir.”

-‘ANAYASA DEĞİŞİKLİKLERİNİN LAİKLİĞE AYKIRI OLDUĞU İLERİ SÜRÜLEMEZ’

AKP, ön savunma metninde türbana ilişkin yaptıkları anayasa değişikliğinin laikliğe aykırı olduğunun ileri sürülemeyeceğini de belirtti. Ön savunmada, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcısı’nın bir gazeteci ile yaptığı röportaj da delil olarak gösterildi. Başsavcı Yalçınkaya’nın doğrulamadığı röportajda, Başsavcı’nın anayasa değişikliklerinin açılan kapatma davasının temel gerekçesini oluşturduğu belirtilmişti.

Ön savunma metninde yapılan anayasa değişikliği şu sözlerle savunuldu:
“Anayasa Mahkemesi’nin iptal kararından sonra yasama organının aynı konuda düzenleme yapabileceğine dair çok sayıda örnek bulunmaktadır. ‘Yükseköğretim Yasası’nda değişiklik içeren teklifin Anayasaya aykırı olduğu tartışmasızdır’ sözü de hem hukuken yanlıştır, hem de Anayasa Mahkemesi’nin yorum yetkisine müdahale niteliğindedir. Bir kere, bizim anayasa düzenimide kanun tekliflerinin Anayasaya uygunluğunun incelenmesi parlamento dışındaki bir organ tarafından yapılamaz. Bu anlamda henüz yasalaşmamış, Parlamentoda yasama sürecinin komisyon ve genel kurul aşamalarından geçmemiş bir metnin ‘anayasaya aykırı olduğu’nun söylenmesi hukuken hiçbir geçerliliğe sahip değildir.

‘Anayasa değişikliği içeren teklif ise amaç yönünden Anayasaya aykırıdır’ görüşü hem yanlıştır, hem de Anayasa Mahkemesi’nin yetki alanına müdahale niteliğindedir. Yanlıştır, çünkü Anayasanın hükümleri arasında hiyerarşi bulunmamaktadır. Şekil sakatlığı dışında, Anayasanın bir hükmünün diğer bir hükmüne aykırı olduğu hukuken ileri sürülemez. Nitekim Anayasamız anayasa değişikliklerinin esas bakımından denetimini kabul etmediği gibi, şekil bakamından uygunluk denetimini de ‘teklif ve oylama çoğunluğuna ve ivedilikle görüşülemeyeceği şartına uyulup uyulmadığı hususları ile sınırlı’ tutmuştur. Anayasanın 10 ve 42 nci maddelerindeki değişikliklerinlaiklik ilkesine aykırı olduğu iddiası hukuki açıdan ileri sürülemez. Kaldı ki, bu değişiklikler kamu hizmetlerinden yararlanmada kanun önünde eşitlik ilkesi, üniversite eğitiminde fırsat eşitliği ve öğrenim özgürlüğünün alanını genişletme gibi amaçlar taşımaktadır.”

-ANAYASA YAPMA İDDİANAMEYE KONU EDİLEMEZ-

Ön savunma metninde yapılan anayasa değişikliğinin iddianameye konu edilmesine de tepki gösterilerek şu görüşler dile getirildi:

“Anayasayı yapma ve değiştirme yetkisi herhangi bir iddianameye konu edilemeyecek kadar önemli, demokratik ve anayasal bir yetkidir. Bu yetkinin ürettiği temel normu denetleme yetkisi, sadece belli şekil sakatlıkları bakımından Anayasa Mahkemesi’ne aittir. Hiç kimse, Anayasanın kurucu iktidar olan meclise verdiği yetkinin kullanımının, Anayasa karşıtı eylem grubuna girdiği iddiasında bulunamaz. Parlamentodaki oylamada söz konusu anayasa değişikliklerinin 411 oyla kabul edilmesi, AK Parti’ye mensup milletvekilleri dışındaki diğer partilere mensup milletvekillerinin de bu değişikliğe olumlu oy verdiklerini göstermektedir.

.
Yayın Tarihi : 6 Mayıs 2008 Salı 13:48:00
Güncelleme :6 Mayıs 2008 Salı 14:54:06


Bu haber hakkında yorum yazmak ister misiniz?
Yorumlarınız
M.SALİH ÖZBEY IP: 88.245.8.xxx Tarih : 7.05.2008 01:32:48

Türkiye bir yol ayrımına girdi! Yargıtay başsavcısı tarafından , AKP nin Kapatılması ilgili hazırlanan , İDDİANAME ile!! AKP, milletten ,ALLAHI ALTATMAYLA, BİRLİKTE, KÖMÜR ÇUVALI, ERZAK TORBASI, ve de YEŞİK kart ve iş vereceğim, VAADİ ve İKTİDAR avantajı ile aldığı, % 46,5 OY ile, Beyninin arkasındakileri uygulamaya başlaması!! İle doruk noktasına varması!! bazı kesimleri haklı olarak,Harekete geçirdi!! Bir anayasal Kurum olan, Yargıtay Başsavcılığı,İNKAR da etseler daha önce ,kapatılan REFAH ,partisinden gelme,AKP nin gidişatını , izlenmesi sonucunda, ,LAİK, Cumhuriyeti yıkma !! EYLEM ve Davranışlarının görülmesi üzerine!! Bu KAPATMA DAVASI açıldı!! Normal,Hukuka, saygılı, Demokratik, Bir Hükümet !! Bir anayasal kurum, tarafından, AÇILAN Kendisini KAPATMA davasında, !! Devlet Terbiyesi ve ADAM 'lığı olanların !! bu davada yapması gereken nedir ? SAVUNMA hazırlamak, !!Yani bir suçlama var ise,bunun karşılığı, devlet Terbiyesi içinde , SAVUNMA hazırlamak !! Ancak böyle olmadı Yargıtay Başsavcısına, HAKERET, TEHDİT, yapmak şeklinde ki davranış kırla gitti, AĞZI OLAN KONUŞU !! vur ABALIYA misali !! Yetme di ? yandaş MEDYA ,Adamın, yedi sülalesini TEŞHİR ETTİ, Ölen ABİ’ si İHTİHAR eden kardeşi !! bunların ölüm ve intihar Sorumlusu olarak, YARGITAY BAŞSAVCISI gösterildi !! .Hangi kalıba uyar!! En hafifinden Terbiyesizlik olmalıdır !!! Ancak yapılan ne acıdır ki bu terbiye sınırlarını aşan, küçük ve hakaretle, Top Yekin bir HÜCUM ile Hedef tahtasına oturtuldu, Başsavcı !! Hani Herkes, Bu söylemleri kınarken,O anki feveranlıklara KONUŞANLARIN toplum önünde, ki, Psikolojik durumlara yorumladı!! Bu TÜR Davranışları!!! Halbuki, işin öyle olmadığı, AKP' nin 111 sayfalık SAVUNMASININ ilk satırlarında görüldü !! Bakın, Daha bismillah ,siftah ,savunmanın GİRİŞ bölümünde, bakın neler söyleniyor, BAŞSAVCI İçin, "ÇARPIK OKUMA İLE GERÇEKLERLE İLGİLİ OLMAYAN SONUÇLAR" ın ortaya çıkması imiş savcının hazırladığı ,İDDİANAME, hızını alamıyor ,Bay RTE ve güruhu Savcının bir " ALGILAMA sorunu olan, kişi gibi göstermek, hatasına düşmüş olmaları,!! kendilerinin, aslında,,Devlet yönetmekten ne kadar UZAK bir zihniyette olduklarını gösteriyor .!!! Yani belden aşağı vurmak En büyük ACİZLİKTİR " Devletin ,En üst düzeyinde ki bir memura bu şekilde HAKARET ETME YETKİSİNİ KİM SİZE VERİYOR !! Bakın, Politik, KALİTEYE !!!, Kimler tarafından yönetiliyoruz !! Artık siz karar verin,?? İşte,Kömür ve Makarna dağıtılarak, Alınan OY la ,böyle kalitede bir yönetim Çıkar KARŞINIZA !!Ucuz ETİN yahnisi olmaz diye boşuna dememiş atalarımız!!Şimdi iddianameye cevap verilen Savunma ’dan bir kaç cevap; Neymiş efendim, BU İKTİDAR şeffaf ve hesap verebilir miş!! Hani Dokunulmazlık kalkacaktı!! Kalkmayacaksa nereden belli olacak şeffaflık, GEMİÇİKLERİN, YAYLILARIN, MISIR TİCARETİ'NİN İSTANBUL YAĞMA EDİLMESİ!!! YAHUDİ İŞ ADAMI, OFER ile KAPALI KAPILAR ARKADASINDAKİ PAZARLIKLAR, EN SON ARAPLARIN ,SABAH ve ATV işi ve HALKBANK VE GARANTİ BANKASININ, , BAŞBAKANIN' DAMADININ ŞİRKETİ ÇALIKLARA, VERDİKLERİ KREDİ'NİN Hikayesini bir açıklayın da görsün millet sizin ne kadar HESAP VEREBİLİRLİĞİNİZİ VE ŞEFFAFLIĞINIZI !! ,Savunmayı verdiğiniz MAKAM Yani ANAYASA MAHKEMESİ ÜYELERİ Türkiye'de yaşıyorlar, UZAY' yaşamıyorlar ??!! kör de değillerse !!! gerçekleri onlarda MİLLET gibi görüyorlar !! SİYASETE KALİTE KAZANDIRILMASI; El hak, Siyaset tarihine geçecek bir kalite, Aslında,Uluslar arası bir kalite belgesi verilmeli, !! böyle, siyaset yapanlara, !!Her gün milleti, STRES 'le kaldıran, Salavatla,yatıran, bir iktidar ve de siyaset şeklini Türkiye'de görülmedi !! Vatanı,Milletin, geleceğini, Yabancılara,PEŞKEŞ çekerek, gelecek olan, "MUASR MEDENİYET OLMAZ OLSUN !! bugüne kadar yaşananlar bundan başkası olmadı!!!Bu dava ne SİYASİ NE EKONOMİK BEDEL, ödeyecek!!! Var olan EKONOMİK SIKINTI VE SİYASİ YOZLAŞMAYI, bertaraf edecektir AKP'nin kapanması !!! Hukuk sistemine ZARAR vermesi söz konusu değil! Aksine, Hukuk BAĞIMSIZ ve GÜÇLÜ olacak,!!Aslında, Hukukun Üstünlüğünü, Savunmak, HUKUKA İNANMAYANLAR tarafından, söylenmesi bir TAKKİYE değil mi sizce ! Dokunulmazlıkları, neden kaldırmıyorsunuz sorusuna , bu zevat geçmişti , HUKUKA (hakimlere) güvenmiyoruz diye ,Mazeret ‘te bulmamışlar mıydı ??!!! Gerçekten bu savunma baştan sona kadar TAKKİYE ’ler le doludur. örneğin, Geçmişte, Başbakanlar, hemen hepsi bu iddianamede, isimleri, LAİKL' lik konularında ve bu mealde, konuşmalarından söz edilip, ŞAHİT gösterilmesine karşılık !! HOCALARI NECMETTİN ERBAKAN' dan hiç SÖZ edilmemesi, TAKKİYE değil mi!!! Bu savunmada, en önemli, söylemlerden biri de,Tarih'e not düşülerek, Başsavcının, AKP' nin ÖNÜNÜ kestiğinden DEM vurularak, ANAYASA Mahkemesi üyelerine de, GÖZ dağı verilerek! işi Hukuk dışı MECRALARA taşırma kurnazlığı yapılmaktan da geri kalınmamış!! NETİCE OLARAK, " BAŞSAVCININ VAHİMLERE DAYALI ALGILAMA HATASI" olan bu iddianame'nin geçersiz kılınması isteği ile savunmaya SON verilmiş!! Ne kadar kalitesiz, KÜÇÜLTÜCÜ, ifadelerle !!BAŞSAVCIYA, hakaretlerle dolu ! bu SAVUNMA gerçekten ;TARİH 'e NOT düşülecek bir BASKI ve KARAMALA, belgesi olarak tarih'e geçecektir. kimsenin Kuşkusu olmasın ! Ve Tarih kimi Haklı çıkaracak, onu belki biz görmeyiz AMMA çocuklarımız ibretle görecektirler ve tabi DERS alarak !!!