Başbakan Recep Tayyip Erdoğan, Manisa'nın Akhisar ilçesinde toplu açılış töreninde konuşma yaptığı sırada balkonundan ayakkabı kutusu gösteren kadının evine anında polisler geldi. Evi aranan Nurhan Gül, karakola çekildi. 2 saat ifade verdi.
Akhisar Cumhuriyet Meydanı'nda Erdoğan'ın konuşması sırasında, meydana bakan yerde evi olan Nurhan Gül, evinin balkonundan Başbakan Erdoğan'a ayakkabı kutusu gösterdi. Protestocu Gül, Başbakan'ın yakın korumaları ve çevik kuvvet ekipleri tarafından evinden gözaltına alınarak karakola götürüldü. Nurhan Gül, burada verdiği ifadesinde 690 TL emekli maaşı ile yaşadığını söyledi. Gül ifadesinde şu görüşlere yer verdi:
Konuşma sırasında evinin terasında oturduğunu söyleyen Gül, "Balkondan, yanımda bulunan boş ayakkabı kutusunu elime alarak salladım ve oturdum. Herhangi bir kelime ve sözlü ifade kullanmadım. Bir iki dakika geçmeden evime korumalar ve polisler geldi. Ayakkabı kutusunu sallayanın kim olduğunu sordular. Ben olduğumu söyledikten sonra gözaltına alındım. Karakola götürüldüm. Sağlık kontrolünden geçirildikten sonra ifadem alınarak tutuksuz yargılanmak üzere serbest bırakıldım" dedi.
Nurhan Gül, ayakkabı kutusunu sallama sebebini ise şöyle açıkladı: "Almış olduğum 690 lira emekli maaşımın düşük olmasından dolayı ve buna yolsuzun ve hırsızın peşine düşülmektense savcının ve polisin peşine düşülmesinin sebep olduğunu düşündüğümden dolayı protesto ettim. Olayın duyulmasıyla birçok arkadaşım arayarak destekte bulundular. Ayrıca dört beş avukat arayarak, avukatlığımı yapmak istediler." Gül, karakolda ifadesi alındıktan sonra serbest bırakıldı.
önce saygilarimla,ülkemizi soyan vede onlari el üstünde tutanlara güzel sözler ,bir ayakkabi kutusunu gösterene ,hakkiyla demokratik bir sekilde prost etmis hakkini savunmus bir vadandasi sebebsis olarak tutuklatmis , bir basbakan diktatör degilde nedir. ben avrupada böyle seyleri hic görmedem yazik. o güzelim ülkeyi böyle kisiler hep gerilere götürürler. ilerleme gözükmez. yazik
Artik "pes dogrusu!" dedirtecek olaylar gelismektedir ulkemizde... Hani Abdulhamit'in uzun burunlu olusundan dolayi "uzun burun" denmasi yasaklanmis ya! Sonradan bu "yagmur yagiyor" denmesinin yasaklanmasina kadar uzanmis. Neden mi? Yagmur yaginca golcukler olusacak,,, golde ordekler yuzecek,,, ordeklerin burnu uzun oldugu cihetle,,, vay neden sen yuce sultanimizin burnu uzun dersin? varsayimina kadar indirgenmis... Basbakan'in meydanda konustugu sirada vatandaslarin yakinlardaki magazalardan satin almis olduklari ayakkabilarin kutulari da "suc aleti" olarak sayildi mi acaba, merak ettim dogrusu...
Şimdi sayın Başbakan çıkıp " Bu kadıncağız ayakkabı kutusunun içindeki tozları çıkıp balkondan silkelemek istemiş olamazmı? Görüyorsunuz işte dış güçler,faiz lobisi,benim ülkemin ileri gitmesini istemeyenler,yeni Türkiye(!) nin önününü kesmek isteyenler,Diyarbakır'ın Oslo'nun intikamını almak istiyenler,devlet içindeki paralel yapılar bu iftirayı atanlardır.Benim ülkemde bir ayakkabı kutusu nasılda suç unsuru olabilmiştir.Siz siz olun birdaha sakın elinizi ayakkabı kutusuna sürmeyin!" der mi acep?