19
Mart
2026
Perşembe
ANASAYFA

Bahoz'un ipini çektiler!

Kandil, İmralı'nın 'yol haritasına' uyma kararı aldı. Örgüt, Nevruz'da ateşkes ilan edecek, 15 Ağustos'ta ise sınır dışına çıkacak. Süreci sabote etmesinden endişe edilen Bahoz Erdal cephe gerisine çekilecek.

İmralı'dan BDP'ye giden mektup Kandil'e iletildi. İmralı'ya giden 2. heyette yer alan BDP'li Sırrı Süreyya Önder, dün Habur Sınır Kapısı'ndan geçerek Kuzey Irak'ın Duhok kentine gitti. Bunun üzerine Öcalan'ın mektubunu Kandil'e Önder'in götürdüğü iddiası ortaya atıldı. Ancak iddiayı yalanlayan BDP Genel Başkanı Demirtaş, mektupları milletvekilleriyle değil, 'uygun bir mekanizma' üzerinden gönderdiklerini açıkladı. Önder'in ise 'uçak korkusu' nedeniyle karayolunu tercih ettiği öğrenildi. Selahattin Demirtaş, Gültan Kışanak, Aysel Tuğluk ve Ahmet Türk'ün de bugün Kandil'e gideceği kaydedildi.

HEYET İMRALI'DAN BÖYLE DÖNMÜŞTÜ

Yenişafak'ın haberine göre Kandil'e ulaştırılan Öcalan'ın yol haritasını 6 gündür değerlendiren örgütün, ateşkes ve geri çekilme takvimine uyacağı belirtildi. Nevruz'da ateşkes ilan etmesi beklenen PKK, 15 Ağustos itibariyle Kuzey Irak'a çekilmeyi planlıyor. Bölgesel Kürt Yönetimi de ateşkesle birlikte sınırda gözlem timleri konuşlandıracak. Örgütün ayrıca Bahoz Erdal kod adlı Suriyeli Fehman Hüseyin gibi radikal ve sürecin dışında hareket edebilecek isimleri cephe gerisi olarak adlandırılan bölgelere çekeceği öğrenildi.

ÇATIŞMAYIN, TALİMATI

Örgütün geçtiğimiz hafta itibariyle Türkiye kırsalındaki tüm birimlerine 'Askeri bölgelerden ve çatışmalardan uzak durun' talimatı verdiği de belirtiliyor.

Kandil sonrası Barzani ile görüşme

Selahattin Demirtaş, Gültan Kışanak, Ahmet Türk ve Aysel Tuğluk'tan oluşan BDP heyetinin Kandil görüşmesinin ardından Bölgesel Kürt Yönetimi Başkanı Mesut Barzani ile de biraraya gelmesi bekleniyor. Görüşmede Kürt yönetimi İmralı, Kandil ve MİT arasında sürdürülen sürece destek açıklaması gelecek. BDP heyetinin Talabani'nin önemli kurmayları Mela Bahtiyar ve Kosret Resul ile de biraraya geleceği, görüşmeye Talabani'nin eşi Hero Talabani'nin de programının uyması durumunda katılması bekleniyor.

...
Yayın Tarihi : 28 Şubat 2013 Perşembe 13:07:16


Bu haber hakkında yorum yazmak ister misiniz?
Yorumlarınız
yasar ertas IP: 5.61.151.xxx Tarih : 28.02.2013 13:58:00

  bir sürec basladi herkez konusuyor herkez yaziyor herkez düsüncesini söylüyor  bazilari terz söylüyor bazilari düz söylüyor bazilari terz yaziyor bazilari terz hareket ediyor bazilari öyle bazilari böyle ama bir sürec devam ediyor  bunlarin olmasida gerekli diyor  bu istede bazilari iyi olacak bazilari kötü olacak  baziolari umdugunu bulacak bazilari bulamiycak  ama ikisini ortasi insallah bulunacak ama orta da bir bulunursa bir güzellik gelecek kanisindayim  buna ragmen bu sürecte biraz ordan biraz burdan dikkate ihtiyac olacak comaklar sokulacak comaklari bertaraf etmesini artik bilme zamani geldi bunlari zor olsada bertaraf edelim bir toplumsall beraberlige gidelim  bir taraf simdi güzel konusuyor bu beraberligide arada bir söylüyor buna caba harcar gibi cözümde ilerliyor (icinden ne geciriyor ben müneccim degilim diyor  bu simdii zamanda beni hic ilgilendirmiyor) ama deftere yaziyorum misali icimden bende geciriyom sankilim bir beyaz mendil sallaniyor eeeh simdi bu beyaz mendil salllanirken ne gerek var sinirlarda top tüfege diye icimden geciriyorum  isler bitti isler olmadi süreci baska yola soktuk soktular topta orda tüfekte orda koy simdi onlari bir kenara  muhalefetlere bakiyorum olumsuzluklarina hep takiliyorum zaten olumlumsuzluklara onlarda takilmis "muhalefetya" bir kerede olumlu yanasalim olmazza olmazlardan is isten gecti bu islerde olmaz olumsuzmu oldu sil bastan hep beraber takilalim olumlumu oldu hep beraber paylasalim  el ele  halay cekelim görün memleketimizi o zaman


h.ertugrul IP: 88.231.155.xxx Tarih : 28.02.2013 14:09:49

 Medyada dolaşan bu haberler doğru ise ve beyanatlar denildiği şekliyle icra edilebilirse; İmralı ve Kandil'in her kademedeki örgüt elemanlarını sıkı denetim, takip ve kontrol altında bulundurduğu, hiçbirisinin örgüt üst kademelerinden emir ve talimat almadan harekete geçemediği  kesinlik kaznacaktır. Ancak şöyle bir durumu da atlamamak gerekir. Ele geçirilen yönetici konumundaki örgüt militanları yargılama evresinde kendilerine isnat edilen pekçok eylemden haberdar olmadıklarını, böyle bir emir ve talimatlarının bulunmadığını beyan ederek kendilerini savunmaya çalışmışlardır. Apo bunlardan birisidir.

"Apo söyledi, ateşkes var, eylem yok, marjinal kişileri etkisizleştirin, geri çekiliyoruz" söylemi eğer gerçekleşecekse, bu zamana kadar yapılmış bütün eylemlerin sorumlularının da bu en son emri verenler olduğu aşikar olacaktır.

Diğer birisi de çıkıp demişti ki "ben terörist değilim". İmralı ile Kandil ve Avrupa'daki kürt diasparosu arasında mekik dokuyan, mektup kuryeliğine gönüllü katılan, hatta bunu apo emri olarak mecburiyetten yapan her kim olursa olsun tartışmasız terör örgütü elemanıdır. Bunların kuzu postuna bürünmüş çakal olduklarını bu zamandan sonra tartışmaya, kanıtlamaya gerek kalmamıştır.

Şu anda Türkiye'nin yapılmak istenilen yeni anayasası üzerinden PKK terör örgütü ile uzlaşma arayışları vardır. Bakalım pastadan kim ne kadar büyük pay kapabilecektir.

Bu noktada Kıbrıs'tan edildiğimiz tecrübeyi hep aklımızda tutalım. Barış görüşmeleri neticesinde Annan Planında uzlaşılmış, konu halkların onayına sunulmak üzere referanduma götürülmüştü. Referandum öncesinde görüşmeler esnasında Annan planına onay verip altına uygundur şeklinde imza koyan rum siyasetçileri son dakikada bu plana "hayır" demeliyiz propogandasını yapıp rum tarafınca planın reddedilmesine vesile olmuşlardı. Yani yıllarca yapılan görüşmeler, diyaloglar bir günün akşamında çöpe gidivermiş, mesele sil baştan hale gelmişti.

Eğer Türkiye'nin terör sorununun çözümünde de aynı hadise yaşanırsa ben şahsen hiç şaşırmam. Çünkü bu insanların ipiyle kuyuya inilmez.