
Başbakan Recep Tayyip Erdoğan, İmralı ile yaşanan sürece ilişkin açıklamalarda bulundu, "AK Parti'ye yeni kredi açıyoruz" diyen Kılıçdaroğlu'na yanıt verdi.
Başbakan Recep Tayyip Erdoğan, Afrika turuna çıkmadan önce İstanbul'da gazetecilerin sorularını yanıtladı.
Erdoğan, İmralı ile yaşanan sürece ilişkin, ''Bu yeni başlamış bir süreç değil. Bizim buradaki bütün gayretimiz, terörle mücadelede başarılı olabilmek, huzur ve refahı tam manasıyla ülkemizin dört bir köşesine getirebilmektir. Bu konuyla ilgili olayın bizim açımızdan iki ayağı var. Bir devlet ayağıdır, iki siyaset ayağıdır. Ama bunu bilmeyenler, anlamayanlar var. Siyasetle, hükümetle veya hükümet etmeyle devleti yönetmeyle devlet mekanizmalarının çalıştırılması arasındaki inceliği ayırt edemeyen siyasetçiler de var. Biz burada bu inceliği koruyarak bir yol takip ediyoruz. Burada da daha önce başladığımız bir süreci devam ettirmenin gayreti içindeyiz'' dedi.
Erdoğan, ''Bu gelişmeler esnasında bizler siyasetçi olarak böyle bir görüşmenin içinde olmadık, olmuyoruz'' diya konuştu.
Genel af söz konusu değil
4. Yargı Paketi ile ilgili çalışmaların devam ettiğini belirten Erdoğan, şunları söyledi:
''Bu çalışmalar çerçevesinde de en kısa zamanda 4. Yargı Paketi'ni de Meclis gündemine getirmek suretiyle çıkarmanın gayreti içerisindeyiz. Fakat şunu çok açık net söyleyeyim; teröre bulaşmış olanları bağışlayan böyle genel bir af asla söz konusu değildir. Bunun da bilinmesini istiyorum. Örneğin İmralı için ev hapsi gibi şeyler uydurulup duruluyor. Asla böyle bir şey söz konusu değildir. Yani AK Parti'nin iktidarında böyle bir şey olamaz.''
Sen krediye muhtaçsın
Başbakan Erdoğan, CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu'nun, ''AK Parti'ye yeni bir kredi açıyoruz. Çözün sorunu'' ifadelerine ilişkin, ''Kendisi muhtac-ı himmet bir dede, nerde kaldı gayrıya himmet ede. Sen nereye kredi vereceksin? Sen krediye muhtaçsın bir defa'' dedi.
MECLİS' DE KENDİ ÇIKARLARI İÇİN MÜNFERİT DAVRANAN MUNAFIKLARIN ANADOLU'YU BÖLMEK AMACIYLA MUTABAKATA VARDIKLARI VE ÜLKEDE "İKİ BAŞLI İKİ MECLİSLER" (!) KURMAKTA HEDEFLERİNE YAKLAŞTIKLARI (VEYA VARDIKLARI) ŞİMDİ ANLAŞILIYOR ! TAŞIDIKLARI KİMLİK CÜZDANLARIYLA "BEN TÜRK VATANDAŞIYIM" DİYENLERE, ÜLKENİN BÜTÜNLÜĞÜ İÇİN "MUHALEFET YAPMAYA" (!) ÇALIŞANLARA, "BU VATAN BÖLÜNMEZ" HAYKIRIŞINDA BULUNANLARA GEÇMİŞ OLSUN DİLEKLERİMLE, AYRICA HAMBURGERLERİNE YAĞ SÜRÜLEN AMERİKAN EMPERYALİZMİNİ DE KUTLAR (!), BEN BÖYLE DEMOKRASİNİN YÜZÜNE DE VE İÇİNE DE .....RÜM !
sadece ve sadece ufaciktan bir kumarci ve seyirci hikayesi yazmak geldi icimden kumar masada kizismis bir kisi eline zari almis gelene iyi tutana iyi atiyormus tur atiyormus bir hayli para yutmus önü cebi vs. para dolmus yav demis bu gün isi götürecegim sansim cok iyi tabi öyle derken böyle derken kefenin cebi nin olmadigini gözün doyumsuzlugu unutmus sans dönmüs sansizlik gelmis hem kendi hem kazandigi paralari geri kaybetmisssss
sonradan seyirciler yorumcular yorum yapmaya baslamislar yav iste sans varken birak dedik oynama dedik su dedik bu dedik dinletemedik olacagi besbelli idi al simdi ye mamayi yesin mamayi selami kelamida kesmisler
kumarci da kendi kendine yav ben neyaptim neden sans varken para varken oyunu birakmadim kimseyi dinlemedim hem kazandigimdan hem paramdan oldum simdi yanliz kaldim kafasini vuracak yermi duvarmi aramis bulmusmu bulmamismi orasini bilmiyorum bilenler varsa yeni yorumlarinda yaza dursunlar
bu konu bu hikaye ile ne alakasi var diyenler vardir elbet yorumcular olmus bir seyi olduktan sonra yorum yapmak gayet basit ve güzel kumarcinin kazanmasi ve kaybedecegini bilseydi kaybetmez oyun oynamazdi gibilerde
bir konu yu yoktan planlamak ve planida tam rayina oturutmak her baba yigidin yiyececi is degil iste bu problemi cözecek ön görüs ve cabalar yapanlarda ve yorumlarda göremiyorum ben bunu hem yorumlarda hem yapacak larda bekliyorum bekleyen dervis muradina ermis ama ben galiba bu yasamimda bunu göremiyecegim bu konuda bir cümle hosuma gidiyor artik sebebi dandik ölümlerimiz olmasi bunu icin bir caba gelsin her kisileren hatam var ise özür ama bu is nereye kadar
çok bahisler kazandım, birtek "demokrasiyle" oynadığım oyunların hiçbirini kazanamadım
sayin kenthaber okuyucularina ve de yorumcularina sevgi ve saygiyla Yorumcu salih Özbeyin agzina kollarina vede düsüncelerine saglik,ayni benim düsüncem gibi yazmissiniz,yalniz birsey daha var basbakan konusmalarinda ne yazikki alevi vatandaslairi devamli kötülülyor kendisi önce bir gecmisine baksin ondan sonra laflarini söylesin, sevgiyle, saygiyla saglikla kalin.
APO İLE GÖRÜŞMELER, ÖNÜMÜZDE Kİ SEÇİMLERDE “ATEŞ KES” İÇİN Mİ?
PKK ile görüşmüyorsunuz denildiğinde, Recep bey daha dün, Yani,” 22 Ağustos 2010 “da Kayseri, Cumhuriyet Meydanında,”Terör örgütü, kandilden konuşuyor, CHP, MHP, BDP Ankara’da onun hoparlörü oluyor. Bizim dört kez bunlarla(terör örgütü) ile bir araya oturduğumuzu söyleme “şerefsizliğini” iddiasını yapanlar hesap verecek” demişti
Yani Görüşenleri, şerefsizlikle suçluyordu!
Yardımcısı Bülent Arınç, Turgutlu da, 07 Eylül 2010 yapığı konuşmada;
”Bizler terör örgütü ile konuşacak kadar,”namussuz ve şerefsiz değiliz” diyordu
*
Peki, kim bunlar?
Bir başbakan!
Diğeri başbakan’ın yardımcısı!
Yani devletin büyükleri!
Yani
Ecdadın, Müslüman iktidar!
Müslüman olan yalan söyler mi?
Bunlar” diyalog Müslüman’ı” her şey, bunlarda mubah!
Neyseeee…
*
Demek ki namus ve şeref unutulmuş ki,APO ile görüşmeler aleni olarak başlatıldı…
Peki, ne olacak APO ile görüşülünce,?
PKK Silahı bırakacak mı?
Biraz ayıp olacak ama…
Nah bırakır, PKK silahı!
APO’nun, PKK’nın varlık, yaşam sebebidir silah, kan dökmek!
PKK silahı bırakınca, kim sallar, APO’yu, PKK’lıyı, Karayılan i
Öte yandan, APO İmralı da ki ininden ne yapabilir diyecektim ki,
Karayılan ,hop dedik ben varım ,önce benimle görüşeceksiniz diye çıkıverdi ortaya..
Ve son noktayı koydu,”Silah bırakmayacağız”
*
PKK’nın ruhunu bilen, “İbrahim Güçlü” bakın ne diyor olup bitenlere;
PKK'nın çok parçalı bir yönetime sahip olduğuna dikkat çekti.
"Kandil, yani PKK;
İran, Suriye, Maliki, Lübnan Hizbullah cephesi içinde yer alıyor.
Bu nedenle, İran ve Suriye istemediği sürece, müzakereye oturması bile mümkün değildir." diyor...
.*
Bülent Arınç,
APO, Ankara da okurken sessiz ve sakin, okulda, 5 vakit namaz kılan, 3 kişiden biriydi diyor bay Arınç..
Nasıl oldu teröre bulaştı anlayamadım diyerek, bir yandan, bebek ve 40 bin kişinin öldürülmesine “emir “ veren, APO canisini millete sevdirmeye çalışırken, diğer yandan da, APO ya gaz verip, PKK’nın silah bırakmasında “söz” sahibi olduğunu mesajları vermesi ile bu süreç başladı!
Bir diğer etkende,
PKK’lıların başlattıkları ölüm(!) oruçları tezgâhında, son kerteye gelinip, tam da ölüm oruçlarından vaaz geçilecekken, APO’nun “Ölüm oruçlarını bırakın” şeklindeki çıkışı,
APO’nun hala örgütte ağırlığı olduğu intibası millete pompalandı!
Eh millete enayi ya yiyor öylesi lokmaları
*
AKP yandaşları bile, Recep bey’in gaza getirildiğini belirterek,”APO’nun, Açlık grevindeki tezgâhı tıkır tıkır işledi”
Kim mi diyor?
Bugün yazarı, Âdem Yavuz Aslan
Başka ne diyor?
PKK zaten, kış dolayısıyla, İnine çekilecekti…
Desenize, gene tufaya geldi Recep Bey!
BU BİR TEZGÂH BEYLER!
Bu bir tezgâh beyler!
Bu tezgâhı kuranlar, PKK’yı dinlendirmek, TSK’nin arada birde olsa, Operasyonlarına,”ara” verdirmektir!
APO ile yapılan, müzakere metinleri satır aralarında, PKK’nın nasıl korumaya alındığını göreceksiniz!
Ama gözler kör edilmiş kulaklar sağır, nerdeyse APO ,”Peygamber” ilan edilecek…
Aha buraya yazıyorum, ilkbaharda, PKK güçlenerek, Katliamlarına başlayacak!
bakmayın, Millet yine tezgâha getiriliyor!
Neymiş efendin,
PKK’nın silah bırakması için APO’nun tek sözü yetermiş!
Aslında, ne APO’nun sözü geçer ne de Kandil’dekilere Bunların asil sahibi olan, ABD’ye bakın!
ABD’nin oluru olmadan, ne Kandil, canileri silah bırakır ne de APO ve benzeri sümsükler bu işi hal edebilirler!
Dedik ya bu bir tezgâh!
AMAÇ, ANALARIN GÖZYAŞLARI DEĞİL!
Siz bakmayın, anaların gözyaşları dinsini artık analar ağlamasın, martavallarına..
Ve
Kimse kendisini kandırmasın, İktidar, Kan” dursun” diye çabalıyor diye!
Evet, kan dursun, diye kastedilen, önümüzdeki seçimlerde kanın durması hedef!
Eee,
Recep Bey Cumhurbaşkanlığına oynuyor…
Terör en azından seçim döneminde durmalı ki, yandaşları, yalakaları,Recep Bey’i “terörü bitiren kahraman” ilan etsinler…
Nasılsa millet balık hafızalı!
Oslo görüşmelerinde, hedef neydi?
Anaların gözyaşlarının dinmesi mi?
Yoksa,
Referandum ve Genel seçim sürecinde, PKK’nın “Ateş kes” etmesi mi?
Sonradan açıklanmadı mı?
Seçim v referandum sürecinde, PKK’nın eylemlerine son vermesi için pazarlıkların yapıldığı!
Ve
Karayılan bizzat açıklamadı mı? İktidar bizi kandırdı, Öcümüz büyük olacak diye?
2012 yılında, 170 ‘e yakın şehit vermedik mi?
NE KARŞILIĞINDA PAZARLIK YAPILIYOR?
Sevgili okurlar asıl soru şu olmalı!
İktidarda biliyor ki, Terör örgütü ile müzakere yani masaya oturmanın suç olduğunu!
Peki, bir insan boynunu hiç giyotine isteyerek götürür mü?
Önce şu tespiti yapalım;
AKP, iktidardan kolay kolay gideceğe hiç mi hiç hesap etmiyor!
Her şeye hâkim ve kadir olduğunu var sayıp, yasa da benim kanunda benim diyerek,”Dikta” uygulamasına güveniyor!
Birinci unsur bu!
İkinci konu da, APO ve PKK’nın çıkarları!
PKK ya da APO ile yapılan silah bırakma pazarlığı neyin üstüne yapılıyor?
APO’nun bu işte çıkarı ne olacak?
Dedik ya milletimiz balık hafızalı Hani bir hikâye var,
Kurbağanın ürkütülmemesi hikâyesi…
İşte o misal:
Doğu ve Güney doğuya, en azından, muhtariyet verilecek ve başına da, APO getirilecek!
APO paketlenip getirildiği uçakta,” benim anam Türk” beni kullanın dememişimiydi!
Kullanılmaya müsait olduğuna göre neden kullanılmasın.
Şimdi yaptığı bir başka şey mi?
Yok o tezgâh tutmazsa,
Ve de
APO bu işte başarılı olursa, kademeli olarak serbest bırakılıp, TBMM’ye sokulacak!
Yani bu gün TBMM olan PKK’lıların APO’ ya rahmet okuttukları da bir gerçekken neden,
APO mecliste olmasın?
Seçimle olmazsa, atama yolu ile bakan yardımcısı bile olabileceğini söylemeye gerek var mı?
SONUÇ;
TSK, resmen, PKK’ya yenik sayılmış, PKK ile silahlı mücadeleye son verilmiştir!
Peki,
APO ile görüşmelerde, kesin amaç ne?
Amaç,
Akan kanın durması, anaların gözyaşlarının dinmesi kesinlikle değildir!
Pek nedir amaç?
Recep Bey’in Başkan olmazsa, Cumhurbaşkanı olarak seçilmesin de, PKK engelinin kısa bir sürede olsa kalkması yani,”Ateş kes” edilmesidir!
Ha bu arada,
Oslo da ki kazığını, PKK’lılar unutmuş olabilirler mi?
Hiç tahmin etmiyorum…
Oslo da,
AKP’nin, PKK ‘ya pek çok tavizlerin verildiğini bilmeyen var mı?
Varsa,
Ya da Murat Karayılan,'ın demeçlerine baksınlar…
Özetle, Şerefsizlik ve namussuzluğun, tavan yapıyor”
Olanlar bundan bunlardan ibaret
SEVGİLİ KENT HABER OKUYUCULARI:
Benim,tekulus-yarentürk,akis haber-(Denizli) ve Türkelleri haber sitelerinde de köşe yazılarım çıkıyor...Kent haber'e de ,köşe yazısı yazmak için başvuruda bulundum cevap bekliyorum.
Sevgli kardeşim,aklın yolu birdir.Onun için benzer düşünceler içindeyiz. Aleviler konusu ne yazık ki,AKP'nin "yüz" karasıdır. AKP istanbul -Bakırköyde,kilise yapılması için arsa bağışlarken,Alevilere ait cemevlerine karşı duruşunu tek bir şey izah eder,bunların,gerçek"müslümanlıktan uzak,vahabi mensubu olduğunun kanıtıdır.Ancak anlamadığım bir soruyuda,eğer "Alevi" size, Türkiye de 20 milyon'a yakın éalevi vatandaşın olduğu söylenir...
Peki neden AKP'ye OY veriyorsunuz?
Çünkü sizler,OY vermezseniz,AKP iktidar olabilir mi?
Tıpkı,Geçinemiyen,emeklilerin,AKP'ye oy verip ağlaşmalarında olduğu gibi.
Sizden samimi cevap bekliyorum.saygılarımla.
Sayın Yaşar Ertaş; Karamsarlığa hiç gerek olmadığı gibi, sizlere sıhhatli ve uzun ömürler temenni ederek, aklen düşüncelerinden aciz olanların yanısıra aklıselim sahibi olanlarla birlikte ülkemizin bugün içinde bulunduğu mağduriyetten kurtulacağının inancı içinde -inşallah- sizinle birlikte yaşayıp, gelecekte halklarımızın huzur ve refaha ermelerine şahit olacağız !