Dünyanın en büyük ekonomisinde görülen durgunluk sinyalleri uluslararası piyasaları sarsmaya başladı. Geri dönmeyen mortgage kredilerine bağlı olarak dev bankalar birbiri ardına rekor zarar açıklarken yatırımcıların borsalardan kaçışı devam ediyor.
Şimdi gözler ABD'nin bu ay sonunda açıklanacak 2007 yılı büyüme verileri ve Merkez Bankası FED'in faiz toplantısına çevrildi. ABD ve dünya ekonomisine ilişkin farklı görüşler ortaya konulurken BM Kalkınma Programı (UNDP) Başkanı Kemal Derviş, zengin ülkelerin ekonomik büyümelerinde görülen yavaşlamanın tüm dünyayı etkileyeceğini söyledi.
BM'de, 2008 yılında kalkınma programı ile ve BM'nin kalkınma önceliklerini anlatan bir basın toplantısı düzenleyen Derviş, dünyadaki genel ekonomik görünümle ilgili bilgi verirken, "Zengin ülkelerin ekonomik büyümesi yavaşladı, başta ABD, Japonya ve AB üyesi ülkeler olmak üzere ekonomik büyüme oranları bu yavaşlamayı gösteriyor." dedi. Türkiye'de 2001 krizinden sonra ekonomiden sorumlu devlet bakanlığı görevini de yürüten Derviş'e göre, dünyada ilk kez böyle bir gelişme yaşanıyor.
Dünya ekonomik büyüme performansı artık daha çok Çin gibi gelişmekte olan ülkelerin ekonomik büyümeleriyle ölçülüyor. Büyümenin yarısı gelişmekte olan ülkelerden geliyor. Bu kapsamda, gelişmekte olan ülkelerin ekonomik canlılığı dünya ekonomisi açısından bir şans. Bu ülkelerin dünya ekonomik karar verme mekanizmalarında daha fazla sese sahip olmaları gerekiyor. Zengin ülkelerde görülen bu ekonomik yavaşlama henüz durgunluk düzeyine ulaşmadı; ancak böyle olması durumunda bu, dünya kalkınmasına olumsuz etkide bulunur. Zengin ülkelerdeki bu ekonomik durgunluk, tüm dünyayı ve insanları etkiler.
Bu kapsamda kendisinin de Türkiye'de ekonomiden sorumlu bakanlık yaptığı dönemde mali sektörün denetiminin hem ne denli zor hem de ne derece önemli olduğunu bizzat yaşadığını dile getiren Kemal Derviş, bu mali denetim sıkıntısının yalnızca gelişmekte olan ülkelerde değil, zengin ülkelerde de görüldüğünü ifade ederek, şunları kaydetti: "Şimdi zengin ülkelerde ortaya çıkan bu sorun, Afrika'daki çiftçiler, Hindistan'daki işçilerde ya da Latin Amerika'daki memurlar üzerinde etkili olacak."
'Demokrasi güçleniyor'
UNDP'nin dünyada birlikte çalıştığı ülkelerde 'iyi yönetim ve demokratik kurumların kurulması' konularında ülkelere yardım ettiğini hatırlatan Kemal Derviş, 20 yıl önceyle karşılaştırıldığında gelişmekte olan pek çok ülkede demokratik sürecin güçlendiğini söyledi. Seçimlerin demokrasinin vazgeçilmez bir parçası olduğunu da belirten Derviş, "Ancak seçimler yeterli değil, seçimler 'seçimi kazanan her şeye sahip olur' düşüncesine yol açmamalı." diye konuştu.
Derviş, yargı gibi önemli kurumların sürekliliğiyle ülkede bulunan ekonomik kurumların, örneğin merkez bankalarının ve başkanlarının özerkliğinin önemli olduğunu vurguladı. İklim değişikliğine 2008'de de büyük önem vermeyi sürdüreceklerini aktaran Derviş, 2007-2008 İnsani Kalkınma Raporu'nun konusunun iklim değişikliğiyle mücadele olduğunu belirtti. Derviş, Bali'deki iklim konferansının 'mütevazı' bir başarı olduğunu, asıl işin şimdi başladığını ve UNDP'nin, iklim değişikliğinin etkilerinin azaltılması çalışmalarına katkıda bulunmayı sürdüreceğini kaydetti.