19
Mart
2026
Perşembe
ANASAYFA

Bu konuşma tarihe geçecek!

Orta Doğu'ya ikinci ziyaretini gerçekleştiren ABD Devlet Başkanı Barack Obama, bu sabah Mısır'ın başşehri Kahire'ye geldi. Obama Kuran'dan alıntı ayetlerle desteklediği konuşmasında İslam dünyasına tarihi nitelikte mesajlar verdi.

Obama konuşmasında şunları söyledi:

Yıllar süren çelişkiler, tek bir gecede silemeyiz. Kalbimizdeki şeyleri açıkça söylemeliyiz. Ortak bir zemin bulmamız gerekiyor. Kuranda söylediği gibi her zaman hakikati söyleyin.

İlişkilerimiz farklılıklarımız tarafından tamamlandığı sürece işbirliğinden ziyade artık bu anlaşmazlık döngüsü son bulmalı. Ben buraya yeni bir başlangıç için geldim. ABD ve İslam arasındaki ilişki aslında rekabete bağlı olacak değil. Ortak ilkeleri paylaşıyoruz.

Konukseverliğiniz içinm minnet duyuyorum. Aybnı zamanda benim ülkemdeki Müslüman toplulukların selamının taşıyıcısı olmaktan mutluluk duyuyorum. Esselamun aleykum

Manyetik pusula, hastalıkların salgın hale geldiğini İslam kültürü buldu. Harika müzik ve yazıyı getirdi. Eşitliği ve insanlara hoşgörüyü öğretti.
Aynı zamanda İslam her zaman ABD'nin bir parçası oldu. ABD'yi ilk tanıyan Fas oldu.

Oy vermişler yönetmişler, her türlü spor oyunlarımızda birlikte olmuşlar.
Üç kıtada İslam'ı tanıma fırsatı buldum.

Aynı prensip Müslümanların ABD'yi algılamasında da geçerli olmalı. ABD, sadece kendi çıkarlarını düşünen bir ülke değil.

Biz bir imparatorluğa karşı gelerek ortaya çıktık. Özgürlük için yüz yıllarca savaştık.
İsmim Hüseyin olarak başkanlık yapabildiğim bir ülke.

Amerika'da herkes için fırsatlar eşit olamamış olabilir. 7 milyon Müslüman, Amerika ortalamasının üzerinde standartlarına sahipler.

ABD'nin her eyaletinde bir cami vardır. Kilise dayatmasına kesinlikle karşıdır.
İslam Amerika'nın bir parçasıdır. Hepimiz güvenli ve başarılı bir şekilde yaşamak isteriz. Bu insanlığın ortak umududur.

Bizim görevimiz sadece sözler halkın ihtiyacını karşılayamaz. Ancak önümüzdeki yıllarda cesur bir şekilde hareket edersek başarıya ulaşırız.
Bir ülkede ekonomi zarar görürse, orada herkesin refahı zarar görür. Bir kişi grip olursa herkes risk altında kalır.

Bosna ve Darfur'da insanlar öldürüldüğünde hepimizin vicdanını yaralar.
İnsanlık tarihi her zaman halkların ve dinlerin birbirlerini kontrol altına almasını anlatır.

Problemlerimizi ortaklık ve işbirliği ile çözmeliyiz.Bu sıkıntılı bölgeleri görmezden gelmemiz anlamına gelmez tam tersini söylüyorum.
Birlikte karşılamamız gereken şeyler var. Ankara'da da söyledim. Asla İslam'la savaş içinde olmayacağız.

Masum kadınların, çocukların öldürülmesine karşıyız. Ben birlikte çalışmamızın zaruretine inanıyorum.Biz Afganistan’da asker tutmak istemiyoruz. Orada şiddet olmasa idi askerimizi hiç tutmazdık. Bu sebeple 46 ülkenin desteğini istiyoruz.
Bunlar insanları öldürüyordu ve en çok öldürdükleri de Müslümandı.

Kur'anda "Bir cana kıyan bütün canlara kıymış salıyır" diyor. Kur'an’da aynı zamanda "Bir canı kurtaran bütün insanlığı kurtarmak demektir" deniyor.
Bir milyardan fazla insanın inancı birkaç kişinin inancından çok daha önemli.
Afganistan ekonomisini geliştirmek için 2 milyar dolardan fazla yardım yapacağız.
Irak konusuna da değineceğim. Dünyanın her tarafından tepkiler geldi. Irak halkı Saddam Hüseyin'in zulmünden kurtulduğu için şimdi daha iyi durumda. Thomas Jeffersen'ın sözlerini hatırlayalım. Bilgeliğimizi ne kadar fazla kullanırsak gücümüz o kadar artar.

Irak halkına şunu çok açık bir şekilde ifade ettim. Irak, Irak halkının olacaktır. Irak'ın demokratik olarak seçilmiş hükümeti yönetecek.
Askerlemizin çekilme kararına da saygılıyız tabii ki. Birleşik Irak'ı bir ortak olarak düşüneceğiz. Biz de kendi prensiplerimizi unutmamalıyız.
ABD'de işkenceyi kesinlikle yasakladım ve Guantanamo'yu gelecek yıl başında kapanmasını emrettim.

Müslümanlar şiddete ne kadar çabuk tepki verirse o kadar hnızlı sonuca ulaşırız.
ABD'nin İsrail ile olan bağları çok köklü. Bu kırılamaz. Tarihi de gözardı edemeyiz. Yüzyıllar boyunca Avrupa'da birçok şeylerle karşılaştı.

6 milyon Musevi öldürüldü. Bugünkü İsrail'den daha fazla bir nüfus. Bunu reddetmek asla olamaz. Bu bölgede barışı engellemekten başka bir şey yaramaz.
Öte yandan Filistinli Müslümanlar 60 yıldır acı çekiyor. Onlar da kamplarda zor şartlarda yaşıyor. Filistin halkına asla sırtını dönmeyecektir.

Filistinliler kendi devletini kuracaktır.

İki halkın da acı dolu geçmişi var ve isteklerinde haklıdırlar. Acı geçmişleri dolayısıyla biraraya gelemiyorlar. İsrail kurulduğu için Filistinliler yerlerinden edildi, İsrail de sürekli karşı karşıya. İkisi de gözardı edilemez.
Bu hem İsrail, hem Filistin, hem de ABD'nin çıkarı böyle bir çözümde. Her iki tarafın da yol haritası çerçevesinde sorumlulukları var.
Filistinliler şiddete son vermeli. Şiddet ve cinayet asla başarıya ulaşmayacaktır. ABD'de ırkçılık yüzünden zenciler acı çekti. Ama sorunlarını barışla çözdü.
Şiddet ne gücü ne cesadeti gösterir. Otobüsteki yaşlı kadınlara saldırmak cesaret değildir.Hamas, Filistin halkını biraraya getirmek için şiddete son vermeli. İsrail'in varlığını kabul etmeli. İsrail'in var olma isteği reddedilirse Filistininki de reddedilir.

Ancak yeni yerleşimler barış sürecine zarar veriyor, durması gerekir. Gazze'deki durum İsrail'in varlığına destek vermiyor. İsrail barış için çaba harcamalı.
Arap ülkeleri de Arap-İsrail çatışması sorunların çözümünden dikkati dağıtmamalı. İsrail'in haklı taraflarını kabul etmeli.

Amerika her zaman barıştan yana oldu. Biz barışı zorlayamayız.
Çok fazla kan, çok fazla kan döküldü. Bu konuda hepimizin sorumlulukları var. İsrailli, Filistinli annelerin çocuklarını barış içinde büyütmeleri gerek. İbrahim'in bütün çocukları barış içinde yaşamalı. Hz. Musa, Hz. İbrahim ve Hz. Muhammed birlikte dua etmeli.

Yıllar boyunca İran kendini ülkeme karşı olmakla tanımladı. İran birçok sivilin kaçırılması konusunda rol oynadı. Şu anda İran'ın neye karşı olduğu değil, nasıl bir gelecek istediğidir.

Ön yargı olmadan ileriye doğru adım atılabilir. Ama konu nükleer silahlara gelince, bizim bu konuda bir tavrımız var. Ortadoğu'da silahlanma yarışını körükler. ABD'nin amacı hiçbir ülkenin nükleer silaha sahip olmamasını sağlamaktır.

Dördüncü konu ise demokrasi.Bir takım tartışmalar olduğunu biliyorum. Irak savaşı ile ilgili oldu bunlar. Herhengi bir sistem, bir başka ülkeye dayatılmamalı.
Amerika, bir seçimin sonuçlarına müdahale etmez. Amerika, düşünce özgürlüğünden yana. İnsanlar fikirlerini ortaya koyabilmeli. İnsanlar özgür bir şekilde yaşamak istiyor. Biz dünyanın her yerinde özgürlükleri destekleyeceğiz.
Fikirleri bastırmak onları asla yok etmez. Aynı fikirde olmasak bile farklı fikirlere sahip çıkarız. Nerede olursa olsun halk tarafından kurulan yönetimler olmalı. Bunu da zorla değil insanların kabul etmesi ile olmalı.

Beşinci konu ise din özgürlüğü. İslamın gurur verici bir hoşgörü geleneği vardır. Ben Endonezya'da çocuk olarak gördüm. Hristiyanlar özgür bir şekilde yaşıyorlardı. İnsanlar, kendi kabul ettikleri dini yaşamalıdır. Bugün bunun önüne bir çok engel çıkıyor. Din özgürlüğü her zaman merkezde kalmalı. ABD'de bazı kanunlar müslümanların zekat vermesini engelleyen kanunlar var. Bun ortadan kaldırmaya çalışacağım. Müslümanlar, kimin ne giyeceğine karışmamalı. Türkiye'nin Medeniyetler İttifakındaki rolleri gibi köprüler kurulmalı.

Altıncı konu kadın hakları. Biliyorum, buradaki seyicilerden de anladığım kadarıyla sağlıklı bir tartışma ortamı var. İnsanlar başları örtülü oldukları için farklı yerde görülmemeli. Türkiye, Pakistan, Endonezya'da kadınların lider olarak seçildiğini görüyoruz. Amerika'da kadınlar hala eşitlikm için savaşmaya devam ediyor. Bizim kızlarımız da erkeklerimiz kadar katkı sağlayabilir.Gerek kadınların, gerek erkeklerin bütün potansiyellerini kullanmalıdırlar.Hayatlarını geleneksel ortamlarda yaşamak isteyenler de olabilir. Kadınların iş bulması ilkesinin yanında olacağız.

Son olarak ekonomik gelişim ve fırsata değinmeki istiyorum.Küreselleşme değişimi, değişim de eraberinde korkuyu getiriyor bazen.Halklarımız için en fazla gelenekler ve kişiliğimiz iüste tutarız. Gelişim ve gelenek arasında bir zıtlık olması gerekmez. Japonya ve Güney Kore ekonomilerini hızla geliştirdi ancak geleneklerini korudu. Dubai gibi yerlerde Müslümanlar geleneklerini bozmadı.

Birçok Körfez ülkesi zenginlik yaşıyor, ancak bazıları bunu gelişim için harcıyor. Müslüman ülkelerle birlikte yeni bir ekonomik sistemi oluşturacağız.Anlattığım şeyleri yapmak kolay olmayacak. İstediğimiz gibi bir dünya kurmak için buna ihtiyacımız var. İsrail ve Filistin'in güvenhlik içinde yaşadığı, Tanrı'nın tüm çocuklarının haklarının saygı gördüğü bir dünya istiyoruz.

Bazıları bu gelişmenin önünde duracak. Geçmişten gelen çok fazla güvensizlik var. Gençlere söylüyorum. Sizin dünyayı baştan yaratmayı istemelisiniz.Bizi ayıran değil, birlikte ve sürdürülebilir bir alan oluşturmalıyız. Tüm insanlığın onur ve şerefini dikkate almalıyız.

Savaş çıkarmak, bitirmekten çok daha kolay. Başkasını suçlamak kendine bakmaktan daha kolay.Her dinin ortak bir kuralı var. Kendimize yapılmasını istemediğimiz bir şeyi başkasına yapmamalıyız.Biz elimizde istediğimiz dünyayı şekillendirme gücünü taşıyoruz. Geçmişi ve yazılanları dikkate almalıyız. Kur'an, "Erkekler ve kadınlar sizi yarattık. birbirinizi tanıyasınız der:" İncil'de ise barış getirenler kutsanmıştır, çünkü onlar Tanrı'nın çocuklarıdır der.Dünya halkları barış içinde yaşayabilirler, Tanrı'nın vizyonu da budur.

Hüsnü Mübarek'le görüştü

ABD Devlet Başkanı Barack Obama, İslam dünyasına sesleneceği Kahire'deki konuşmasından önce Mısır Devlet Başkanı Hüsnü Mübarek'le görüştü.
Görüşme sonrasında Kahire'deli tarihi El Kuba Sarayı'nda gazetecilere açıklamalarda bulunan Obama, "İsrail ve Filistinlilerin durumunu görüştük. Bölgeye barış ve refah getirmek için yapıcı bir şekilde ne tür ilerlemeler yapabileceğimizi ele aldık" dedi. Mübarek'le görüşmeyi uzun süredir beklediğini belirten Obama, Mısırlılara Amerika'dan selam getirdiğini söyledi.

Mübarek'le görüşmeyi uzun süredir beklediğini belirten Obama, Mısırlılara Amerika'dan selam getirdiğini söyledi.

Mübarek de "Hiçbir sınırlama olmadan her konuyu görüştük" dedi.
Obama, görüşme sonrasında, İslam dünyasına sesleneceği Kahire Üniversitesi konuşması öncesinde Kahire'deki Sultan Hasan Camii'ni ziyaret etti. Obama ve kendisine refakat eden Dışişleri Bakanı Hillary Rodham Clinton, 600 yıllık tarihi camiye girişlerinde ayakkabılarını çıkardılar. Obama, kendisine camiyle ilgili bilgiler veren rehbere bazı sorular yöneltti.

Görüşme sonrasında Kahire'deli tarihi El Kubbbe Sarayı'nda gazetecilere açıklamalarda bulunan Obama, "İsrail ve Filistinlilerin durumunu görüştük. Bölgeye barış ve refah getirmek için yapıcı bir şekilde ne tür ilerlemeler yapabileceğimizi ele aldık" dedi.

Obama, Sultan Hasan Camii'ni ziyaret etti

ABD Devlet Başkanı Barack Obama, Mısır Devlet Başkanı Hüsnü Mübarek'le görüşmesinden sonra Kahire'deki Sultan Hasan Camii'ni ziyaret etti.
Obama'nın ziyareti dolayısıyla Kahire'nin büyük bölümü kapatıldı. ABD Başkanı'nın geçeceği güzergahlar ise önceden tamirden geçirildi ve yollar ve binalar yıkandı.
Obama'nın İslam dünyasına sesleneceği, uzun süredir beklenen konuşmanın yapılacağı Kahire Üniversitesi de baştan başa yenilendi. Bunun 2 milyon dolara mal olduğu kaydedildi.

Obama'nın, Batı'yla İslam dünyası arasındaki gerginlikleri ortadan kaldırmaya yönelik konuşma yapması bekleniyor. Konuşma metni Ben Rhodes tarafından hazırlandı. Rhodes, konuşmayla İslam dünyası ve ABD arasında diyalogda yeni bir sayfa başlayacağını söyledi.
 

iha
Yayın Tarihi : 4 Haziran 2009 Perşembe 15:25:52
Güncelleme :4 Haziran 2009 Perşembe 15:32:26


Bu haber hakkında yorum yazmak ister misiniz?