BDP'li Sırrı Süreyya Önder, Sinop’un CHP’li Belediye Başkanı Baki Ergül ile ilgili iddialarını geri aldıklarını ve kendisinden özür dilediklerini söyledi.
Barış sürecine ilişkin Karadeniz’e gezi düzenleyen Halkların Demokratik Kongresi temsilcileri BDP İstanbul Milletvekilleri Sırrı Süreyya Önder, Sebahat Tuncel, BDP Mersin Milletvekili Ertuğrul Kürkçü ve Bağımsız Milletvekili Levent Tüzel Sinop’ta yaşanan olaylarla ilgili Meclis’te basın toplantısı düzenledi.
Önder, Sinop'ta kendilerine gösterilen bir yerel gazetede, Belediye Başkanı'nın, ‘Bunlar barış için gelmiyorlar' şeklinde bir demecini okuduklarını anlatarak, “Ancak bu yerel gazeteye ulaşamıyoruz. Yereldeki arkadaşlardan bilgi almaya çalıştığımızda kimi bu demecin kimi Gerze belediye başkanlarına kimi başkasına ait olduğunu söylüyor. O kargaşada, o gazeteler de gittiği için, bulamadığımız için Sinop Belediye Başkanı hakkındaki iddiamızı geri alıyor, kendisinden özür diliyorum. Kanıtladığımızda tekrar gündemleştireceğiz. Ama iki vekil olarak bu demeci okuduk” diye konuştu.
Sinop’ta taş atan grup içinde CHP’lilerin olduğunu, kurumsal olarak MHP bu işin içinde olmasa da MHP’lilerin de bu grupta yer aldığını belirten Önder, “Bu kafatasçı bir koalisyondu” dedi.
Ertuğrul Kürkçü ise, medyada iddia edildiği gibi BDP’nin Karadeniz bölgesinde örgüt kurmak için gitmediğini belirterek, “Gitse ne olur? BDP Türkiye partisi olsun, her meseleyle ilgilensin demiyor musunuz? Fındık meselesi ile HES'lerle ilgilensin kötü mü? Barışın tarafı olsa kötü mü? Bu bölgede karşı karşıya kaldığımız halkın direnişi değil, biz bu bölgede önceki psikolojik harekat stratejisinin parçası olarak bölgeye yerleşmiş özel harp koalisyonu ile karşı karşıya kaldık. Burada asla ve asla halkın emekçi güçleri, çalışan insanlar, ev kadınları, esnaf, köylüyle karşı karşıya kalmadık. Heyecanlı gençler ile bu koalisyonun içinde bulunmakta fayda gören kimi yerel siyasetçileri gördük” diye konuştu.
Hükümet partisinin Karadeniz’de karşı karşıya kaldıkları bu özel harp koalisyonunu temizlemesi gerektiğini belirten Kürkçü, “Hodri meydan, kim kazanacak göreceğiz; barış, demokrasi, özgürlükler kazanacak, savaş son bulacak. Karadeniz’in sırtına kimse yafta yapıştırmaya kalkmasın” dedi.
“AKLIMIZA MADIMAK GELDİ”
Levent Tüzel ise, “Hepimizin aklına Madımak gelmiştir. Meclis Başkanı ve İçişleri Bakanı ile görüşceğiz. Meclis Araştırması isteyeceğiz. Biz barışı istiyorsak bunun üzerine gitmeliyiz” dedi.
CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu’nun dünkü konuşmasında sürekli milliyetçilikten söz ettiğini ancak bu olaya hiç değinmediğini belirten Tüzel, bunun hayretle karşıladıklarını söyledi.
“Orada bir Sivas yaşansa tüm Türkiye bunun altında kalırdı, ucuz atlattık” diyen Sebahat Tuncel, hükümetin eğer sorumluluğunu kabul etmiyorsa, yerel yöneticileri görevden alması gerektiğini savundu. Tuncel, “Eğer bize Karadeniz’e gitmeyin diyorsanız, demek ki bu ülkeyi bölmek istiyorsunuz” diye konuştu.
Tuncel ayrıca bir soru üzerin İmralı’ya gidecek heyetle ilgili bugün bir toplantı yapacaklarını söyledi.
Sırrı Süreyya'nın özür dilemesi, aklıma ''Ağa ile At Bakıcısının'' hikayesini getirdi...
Be!! insafsız,be!!müfteri insanlar.Ben ailemi,çoluk çocuğumu,eşimi dostumu alıpta Tunceli,ye veya silopi,ye,lice,ye,Hakkari,ye rahatça,can korkusu olmadan gidebiliyormuyum sanki?Askerlerimiz neden uçakla gönderiliyor?Neden toplanma bölgeleri ihdas edilip sıkı güvenlik tedbirleri ile kıt'a,larına sevk ediliyorlar???Eh!! işte bu işler böyledir.Etnik milliyetçilik bumerang gibidir.Bir gün sana döner vede kafanda gözünde patlar.
insan oglullari yasadigi müddet boyunca bir toplumda bilerek bilmeyerek sasar beser oldugundan hatalari vardir elbet bunu kimileri önceden bilir kimileri aninda bilir kimileri sonradan bilir kimileri bilmez kimilerine yapilanlar dogrudur kimilerine göre hatadir yanlistir ammaaa bir insansak beraber yasiyorsak bir kural kaide olmali ve zaten buda vardir bunu modern uygar memleketleroran olarak iyi uygular geri kalmis memleketler oran olarak az uygular
1.tesekkür 2. özür dilerim 3.lütfen 4.af ederseniz 5. siz , biz senli benli hitaplar vs. hangitoplumda bu sözler cok kulaniliyorsa gayet güzel bir toplum ortaya cikmaktadir
bunlarin kulanilmadigi toplumlar maalesef siddet kavga hiddet illede ben hakliyim vs. carpik bir toplum olusmaktadir
bu durmda ender raslanan bu üzürdileme gayet olumlu ve her ne olrsa olsun tesekkürümü ben bu kisiye yolluyorum ve bir animi yaziyorum
150 km otöbüsle yolculuk yapiyorum yollar güzel otobüs güzel söförde güzelmi güzel onun ötöbüsü var arada bir trtafik cizgilsini ortaya alip yolunortasindan gidermi gider gidiyor eh o kadar folso olurmu olur diyor ama o yolun ortasinda gittikce söyliyeyim söylemiyeyim bos ver derken birazda tirslarken elinde eldiven kahve vs. " muavin herhalde" efendice servis yapiyor yolcularda efendimi efendi giyinisleri hanim efendi sabah yolculugundanmi desem tik yok ceb telofonu birinin caldi özür dilerim dedi yavasca konustu ben bir hos oldu bir yere geldik biri inmek istedi hani yani paldür küldür misali o anda birinin ayaginami basti ne oldu ayagina basilan soguk kanlilikla insaniz yaaa insan bir sey der afmi özürmü gibilerde oda bir laf etti nerdeyse bir birlerine giriyorlardi yalanciktanda olsa dese aliskanlik olsa fenami olurdu ama sag salim geldik söföre önce teskkürettik sonrada özür yanlis anlama dedim ama genelde kendi yolundan gitmedin hep öbür yola girdin bunu sebebini anliyamadim ama genede sag ol bizi getirdin öyle bakti tik yok ama bende tik dese hemen kendimi disari atacagim benimkiside teselli adam otbüs söförünü dögemek icin trafikte otöbüs önünde fren yapiyor kosarak otabüs kapsinikiriyor iceri giriyor ver yansin diyor ceza neoluyor anlamiyorum ehliyet gider para cezasi gelir zara cezasi gelir söför calisamaz rapor alir bunu o kisi ödervs. bunlar tabiki modern memleketlerde olur bizdede haber olur macera gibi anltilr ne ceza aldi sus pus olur yada serbest dolasir herkezde bunu böyle bilir bende böyle yapacagim nasil olsa bir sey olmuyo der ve görün halimizi