TOBB Başkanı Hisarcıklıoğlu, ATO Başkanı Sinan Aygün’ün darbe dönemlerini anımsatan bir şekilde herkesi derinden yaralayan bir uygulamaya tabii tutulduğunu belirterek, böylesine bir tutumu asla kabul etmediklerini, bu muameleyi kınadıklarını söyledi.
Ankara Ticaret Odası olağanüstü Meclis toplantısına katılan TOBB Başkanı Rifat Hisarcıklıoğlu, dün Ergenekon operasyonu kapsamında yaşanan olayın herkesin yüreğini yaktığını, başta Ankara’nın müteşebbisleri olmak üzere Türkiye’deki iş dünyasını derinden yaraladığını söyledi.
Hisarcıklıoğlu, TOBB olarak her zaman demokrasiden, meşruiyetten, şeffaflıktan, demokrasi kültürünün gelişmesi ve yerleşmesinden yana olduklarını ifade ederek, “İşte dün böyle bir camianın çok saygın bir mensubu, ancak darbe dönemlerini anımsatan bir şekilde hepimizi derinden yaralayan bir uygulamaya tabii tutulmuştur. Açıkça söylüyorum, böylesi bir tutumu asla kabul etmiyoruz. Aygün’ün hala kamuoyuna açıklanmamış olan bir takım gayri meşru faaliyetler içinde anılmasını, herhangi bir açıklama veya suçlama belirtilmeksizin böyle bir muameleye tabii tutulmasını kınıyoruz” dedi.
Aygün’ün meşruiyet dışı herhangi bir tavır ve davranış içerisine girmeyeceğini bildiklerini kaydeden Hisarcıklıoğlu, davet edilseydi adalete yardımcı olmak için ifade vermeye gitmeyecek miydi? Sorusunu sordu. Hukukun üstünlüğü ve demokrasinin gereği, insanların ifadesine başvurmanın kamuoyu vicdanına uygun yöntemleri olduğunun altını çizen Hisarcıklıoğlu, bu süreçte insanlara reva görülen muamelenin evrensel hukuk ilkeleriyle doğrudan bağdaşması gerektiğini söyledi. Darbelerin sadece hükümetlere karşı olmayacağının altını çizen Hisarcıklıoğlu, “İşte dün vuku bulan olay kişilik onuruna darbedir. Zira ticaret güven üzerine bina edilmiştir. Bir tüccarın en büyük sermayesi itibarıdır” dedi.
Hisarcıklıoğlu, eğer bir sistemin, hukukun ve adaletin dışına çıkmakla korunabilecekse esasen korunmaya değer olmadığını dile getirdi. Türkiye’nin hukuk devleti olduğunu, hukukun üstünlüğüne ve Türk yargısına olan inançlarının tam olduğunu belirten Hisarcıklıoğlu, yargı sürecinin mutlaka şeffaf ve açık olması gerektiğini kaydetti. Aygün’ün tabii tutulduğu muamelenin geleceğe makul kaygı ve endişeleri artırdığını ifade eden Hisarcıklıoğlu, konuşmasına şöyle devam etti:
“Akşam yatağa yatarken saban nasıl bir Türkiye ile karşılaşacağım endişesi içinde olmak istemiyorum. Hukuk keyfi yöntemlere karşı bireylerin son sığınağıdır. Hukukun olmadığı yerde özgürlük de yoktur. Adalete güvenin zedelendiği bir yerde toplumsal ve siyasal bağların çözülmesi kolaylaşır. Yaşadığımız bu ortam toplumsal kutuplaşmayı daha da derinleştirmekti. İktisadi hayatı olumsuz etkilemektedir.”
Türkiye’nin demokrasiden vazgeçmesi gibi bir lüksü olmadığının altını çizen Hisarcıklıoğlu, herkesin demokrasiye ve evrensel hukuk normlarına sahip çıkması gerektiğini söyledi. Kanunları eleştirmenin başka, kanunlara uymanın başka olduğunu belirten Hisarcıklıoğlu, herkesin kanunlara uymak zorunda olduğunu kaydetti.
Hisarcıklıoğlu’nun konuşması ATO Meçlisi üyeleri tarafından sık sık alkışlanarak kesildi.
Sahsen ben ve benim gibilerinin bir korkusu yok sabaha ne olacak diye ,yarasi olan gocunur,yarasi olanlarida Turk adaleti hesabini verir.Yasasin Turkiye Cumhuriyeti,Suclular kim olursa olsun bir sekilde hesap vermeli.