20
Mart
2026
Cuma
ANASAYFA

DTP'de sürpriz başkan adayı!

DTP Kars eski İl Başkanı Mahmut Alınak, AKP Hükümeti’ni iktidardan düşürmek amacıyla DTP Genel Başkanlığına aday olduğunu açıkladı.

Alınak, Genel Başkan seçilmesi durumunda DTP’nin devletle yapacağı yazışmaların Kürtçe ve Türkçe olacağını, hükümet ve devlet yönetimine karşı diyalog siyaseti yerine kriz siyaseti izleneceğini, partinin etkinliklerinde Kürtçe ve Türkçe enternasyonal marşı okunacağını belirtti.

Alınak yaptığı yazılı açıklamada, Türk ve Kürt halkını temsil eden özgürlükçü bir hükümet kurulması gerektiğini ifade ederek, DTP Genel Başkanlığı’na aday olduğunu duyurdu. Alınak, “AKP döneminde sadece dolar milyarderleri kazançlı çıktı. Bu nedenle AKP bir gün dahi iktidarda kalmamalı. Doğru ve etkili bir mücadele çizgisiyle hayal gibi görünen bu hedefe ulaşabiliriz” dedi. Alınak açıklamasında, DTP Genel Başkanlığına seçilmesi durumunda izleyeceği politikayı da maddeler halinde sıraladı. Genel Başkanlığı döneminde partinin devletle yapacağı yazışmaların Kürtçe ve Türkçe olacağını belirten Alınak şunları kaydetti:

“-Hükümet ve devlet yönetimine karşı diyalog siyaseti değil, kriz siyaseti izlenecektir. Bu nedenle partimizin Başbakan Recep Tayyip Erdoğan’dan daha önce istediği randevu iptal edilecektir. Cumhurbaşkanı ve Başbakanla görüşmeyeceğiz ve el sıkışmayacağız. Kendileri bizden randevu talep ederse ancak çantalarında bir özgürlük paketi varsa randevu isteklerini değerlendireceğiz. Aksi halde randevu vermeyeceğiz.

-Demokrasi ve özgürlüklerin pervasızca çiğnendiği bu şartlarda Cumhurbaşkanı, Meclis Başkanı ve Genelkurmay Başkanının verecekleri bütün resepsiyonları boykot edeceğiz.

-Partimizin etkinliklerinde Kürtçe ve Türkçe enternasyonal marşı okunacak.

-‘Gençler ölmesin, analar ağlamasın’ sloganı ile Serhat’tan Botan’a iki ay sürecek bir yürüyüş başlatılacak.

-Kürt sorununun kansız çözümü için devlet yönetimini zorlayacak ekonomik, sosyal ve siyasal sivil itaatsizliklere girişilecek.

-Genel siyasi bir affın çıkarılması için ‘Bizi de tutuklayın’ kampanyası başlatılacak.

-Polisler bu yıl Nevroz’da ve 1 Mayıs’ta Van, Yüksekova, Hakkari, İstanbul ve bir çok yerde halka saldırıp pek çok ölüm ve yaralama gerçekleştirdiler. Bu görüntülerin son bulması için, biz genel merkez yöneticileri kendimizi birbirimize zincirleyip alanlarda halka canlı kalkan olacağız.”

anka
Yayın Tarihi : 2 Haziran 2008 Pazartesi 10:56:39


Bu haber hakkında yorum yazmak ister misiniz?
Yorumlarınız
metehan IP: 212.156.58.xxx Tarih : 2.06.2008 15:09:34

ya bırakın bunları. bi de demokrat diyorsunuz adamlar kendi çıkarları doğrultusunda hareket ediyo bence terör örgütüyle bağlantısı olan insanların demokratik olma şansı yoktur .


HÜSEYİN POLAT IP: 78.166.138.xxx Tarih : 2.06.2008 18:58:52

evet sizler 30 bin kişinin ve bizler gibi kürt kardeşlerimizin katllerini alkışlıyorsunuz.öncelikle dağa giden masumları kurtarmayı deneyin.onca can birkaç kişi mutlu olsun sokaklarda nutuk atsın diye verilmedi.pkk dağdan inmediği sürece kardeşlik olmaz. çünkü terörle bir yere varılmaz ancak mutlu azınlık ortaya çıkar.siz acaba inanıyormusunuz şu andaki başlarınızın sizi umursadığını.hayır umursamazlar.çünkü çıkar herşeyin üstündedir.yazık atatürk türkiyesinde kardeşce yaşamak varken ortalığı karıştıranlara ve ülkeyi bölmek isteyenlere.yazık masumların kanıyla mutlu olanlara.bence gelin nasıl kurtuluş savaşını birlikte kazandığımız gibi birlikte yaşayalım.birilerinin maşası olmayalım halkların kardeşliği için yaşayalım.mutlu bir ülke için elele verelim.hep birlikte mutlu olup.mutlu azınlıklara kanmayalım.inanmak allaha inanmak herşeyden iyidir.zaten ölmeyecekmiyiz.


El Salud IP: 78.179.183.xxx Tarih : 3.06.2008 20:48:52

AKP döneminde hem dağda hem de TBMM de palazlanan, Türkçeyi, Türk Bayrağını, Türk İstiklal Marşını rededen Kürt'ler şimdi mazlum rolünü oynama gayretinde. Terör hiçbir ulusun kaderi değildir. Türk'ler kurtuluş savaşı öncesinden bugüne kadar Kürt terörü ile savaşmaktadırlar. Bu savaşta devletin gücünü göstermeyi bilen tek lider, ulusal kahramanımız Mustafa Kemal Atatürk'tür. Çünkü terörün bitirilmesi, teröristin beslenilmesi ile değil, yok edilmesi ile mümkündür. Şimdi yakın tarihimizdeki Kürd ihanet ve isyanlarına kısaca bir göz atalım; Kürtçülerin en önemli tezi Kurtuluş Savaşı’nı Türklerle Kürtlerin birlikte verdikleridir. Öyle bir tarih uydurulmuştur ki, Kurtuluş Savaşı’nı Atatürk Kürt ağalarla birlikte vermiştir. Kürtlerin Kurtuluş Savaşımıza katıldıkları ise en büyük uydurmaların başında gelir. O halde Kurtuluş Savaşımız boyunca Kürtlerin gerçekte ne yaptığını ortaya koyalım. Kurtuluş Savaşımızın başlangıcında, Milli Güçleri idare etmek üzere Erzurum’da bir Heyet-i Temsiliye oluşturulur. 24 Ağustos 1919’da oluşturulan Heyet-i Temsiliye Mustafa Kemal Paşa başkanlığında 9 kişiden oluşur. Diğer temsilciler, eski Bahriye Nazırı Rauf Bey, eski Trabzon milletvekili İzzet Bey, eski Erzurum milletvekili Raif Efendi, eski Trabzon milletvekili Servet Bey, Erzincan’da Nakşi Şeyhi Fevzi Efendi, eski Beyrut valisi Bekir Sami Bey, eski Bitlis milletvekili Sadullah Efendi ve Mutki aşireti lideri Hacı Musa Beydir. Kurtuluş Savaşımızın bu ilk önder kadrosundan sadece Rauf ve Bekir Sami Beyler Kurtuluş Savaşı’nın sonuna kadar yola devam etmişlerdir. Yani denildiği gibi Kurtuluş Savaşımız ağaların ve şeyhlerin desteğiyle verilmemiştir. Ama burada çok daha önemli bir gerçeği de ortaya koymamız gerekmektedir. Mutki Aşireti reisi Hacı Musa Bey sözde Kurtuluş Savaşımızın ilk önderlerindendir. Belgeleri inceleyenler bunun böyle olduğunu kabul etmek zorunda kalırlar. Ancak gerçek bambaşkadır. Hacı Musa Bey, 1923 yılı Mayıs ayında Erzurum’da kurulan Kürt Azadi Cemiyeti’nin de lideridir. Azadi Cemiyeti’nin üyelerinden biri de Şeyh Sait’tir. Azadi Cemiyeti İngilizlerle, Fransızlarla ve Sovyetler Birliği ile temas kurarak Bağımsız Kürdistan için destek aramıştır. Daha sonra bu örgüt İngiliz desteği ile başlayan Nasturi Ayaklanması’na katılır. Nasturi Ayaklanması’nın bastırılmasından sonra ise İran’a kaçarlar. Mustafa Kemal de Nutuk’ta bu konuya şöyle değinir: “Baylar, tarih, söz götürmez bir biçimde ortaya koymuştur ki, büyük işlerde başarı için yeteneği ve gücü sarsılmaz bir başkanın varlığı çok gereklidir. Bütün devlet büyüklerinin umutsuzluk ve güçsüzlük içinde, bütün ulusun başsız olarak karanlıklar içinde kaldığı bir sırada ‘yurtseverim’ diyen bin bir çeşit kişinin, binbir türlü davranış ve inanç gösterdiği kargaşalı bir zamanda danışmalarla, birçok saygın ve erkli kişilerin sözlerine uyma zorunluluğuna inanmakla; sağlam, esaslı ve özellikle sert yürünebilir mi? Tarihte buna ulaşmış bir topluluk gösterilebilir mi? İkincisi baylar, ulus, ülke, siyasa ve ordu yöneticiliğinde hiç bulunmamış ve bu alanda değeri belirmemiş ve denenmemiş gelişigüzel kişilerden, örneğin Erzincanlıbir Nakşi Şeyhi ve Mutki’li gibi zavallılardan da kurulabilecek herhangi bir temsilciler kuruluna, söz konusu durum ve görev bırakılabilir miydi?” Mustafa Kemal’e idam kararı veren de Kürttü! Kürtlerin ağaları bunu yaparken milletvekilleri de boş durmaz. Bitlisli Kürt milletvekili Yusuf Ziya Bey de Azadi örgütünün içindedir. Yusuf Ziya Bey aynı zamanda İngiliz ajanıdır. Mustafa Kemal Paşa, Yusuf Ziya Bey’den kuşkulanmakta ve onu takip ettirmektedir. Gerçekten de Mustafa Kemal’in kuşkuları gerçek olur ve Yusuf Ziya Bey Nasturi İsyanı’na katılır. İşin daha da vahimi Yusuf Ziya Bey’in askeriye içinde de adamları vardır. Nasturi İsyanı’nı bastırmakla görevli birlikten, Fırka komutanı İhsan Nuri, Vanlı Rasim, Tevfik Cemal ve Teğmen Ali Rıza da Kürt örgütünün üyesidir ve isyan sırasında 270 askerle birlikte karşı tarafa geçerler! Görüldügü gibi Kurtuluş Savaşımıza katılan ve Türklerle savaşan Kürtlerle değil, Kurtuluş Savaşı’nın içine sızan, ancak kendi Kürt örgütlenmesini devam ettiren, İngiliz, Fransız işgalcilerle işbirliği yapan ve en sonunda da Türk askerine karşı cephe açan Kürtleri görüyoruz. Bu örgütün İngiliz desteğini sağlamak için Nasturi isyanından üç yıl önce 1920 yılında yine Hakkari’de başka bir isyan çıkarttığını da kaydedelim. Peki Kürtlerin Kurtuluş Savaşımız sırasındaki tek ihanetleri bu mudur? Aslında Kurtuluş Savaşı’nın başından itibaren Mustafa Kemal’in karşısındadır Kürtler. Mustafa Kemal’in idam emrini veren Kürt Mustafa Paşa’dır!. Aynı Kürt Mustafa Paşa’nın eniştesi ise Kürt İzzet Bay’dir ve İstanbul Hükümeti’nin İçişleri Bakanıdır. Kürt İzzet Bey de İngiliz ajanıdır. Kürt İzet Bey’in bir de yeğeni vardır Şerif Paşa, o da Kürdistan Teali Cemiyeti’nin Paris temsilcisidir. İstanbul Hükümeti’nin ve İngilizler’in Mustafa Kemal hareketini engellemek için kullanmayı düşündükleri kütle ise Kürtlerdir. Damat Ferit, Kürdistan Teali Cemiyeti ile görüşerek onlara özerklik karşılığında Mustafa Kemal’e karşı savaşmayı teklif eder. Damat Ferit Yüksek Komiser De Robeck ile görüşerek Sevr koşulları gereğince 15 bin kişilik bir Kürt ordusu kurulmasını ve Kürtleri Mustafa Kemal’e saldırtmayı teklif eder. Bu yönde en önemli girişim Ali Galip olayıdır. İngiliz ajanı Binbaşı Noel, Ali Galip ve Kürdistan Teali Cemiyeti liderleri Malatya’ya geçerler. Burada bir Kürt birliği kurarak Sivas yolunda Mustafa Kemal’i öldürecekler ve Kongre’nin toplanmasına engel olacaklardır. Ancak Mustafa Kemal girişimi haber alır ve tedbir alır. Malatya’da Türk birlikler İngiliz ajanı, Ali Galip ve Kürdistan Teali Cemiyeti liderlerini kıstırırlar. Tutuklama emri vardır. Noel, İngilizlerden yardım ister. Saraya baskı yapılır fakat sonuç varmez. En sonunda kaçmak zorunda kalırlar. Özet olarak; İhanet, İsyan, Pusu ve Kaçmak bir Kürd'ü temsil eden 4 ana karekteristik olgudur.


only IP: 81.213.199.xxx Tarih : 2.06.2008 17:37:59

hakem adlı arkadaşımızın görüşlerine doğrudan katılıyorum.çok iyi tespitlerde bulunmuş.bu devletin temellerinin atılmasında büyük bir katkısı olan ve de yüzyıllardır barış içinde yaşadığımız Kürtlerin iradesine saygı duyulması gerektiğine inanıyorum.saygılarımla.


ahmet IP: 85.97.67.xxx Tarih : 2.06.2008 13:01:58

Apo olursa şaşırmayın...


ahmet IP: 85.97.67.xxx Tarih : 3.06.2008 00:41:37

Hakem zat kardeşim ben dtp yi kasdetmedim.Pkk yıda bu ülkede bunları yaratan devlet senıde benıde şurda bile birbirimizle uğraştıran devlet.12 Eylülde kardeşi kardeşe kırdırttanlar bir gecede nasıl olduda tık kesti.Adada hayran duyduğunuz zatı besleyenlerde kullananlarda devlet.28 Şubatta ülkeyi ekonomıyı bu hale getirende devlet.Aç susuz bıraktırdığı dağlara salan da devlet.Sen lafı tersine çekme ben senı bir kardeşim olarak kabul etmışım bin yıldır.Bak dedelermız çanakkalede bize stemle bakıyorlar.Bu ülkede gene bu ülke uğruna canını verecek sen ve bizim gibiler sevgili kardeşim.Syonist oyunlarına daha ne kadar geleceğiz..


ROJ IP: 85.104.57.xxx Tarih : 2.06.2008 14:45:24

bence kim başarılı olursa o başkan olsun kimse dalga geçmesin demesin işte başkanları bi işe yaramıyorr onların laflarını yemiyelim


hakem IP: 88.228.85.xxx Tarih : 2.06.2008 14:08:26

""ahmet""adındaki yorum yapan zat,dtp bu ülkenin bir partisidir o insanlar uzaydan gelmedi yıllardır bu topraklarda herkes gibi çile çekti,askerlik yaptı,vergi verdi emek verdi can verdi öyle atıp tutmak kolay,hele bilgisayar başında kahraman kesilmek zaten senin gibi irili ufaklı kişilerin işidir.Polat alemdarı izleyip ortaya kahraman kesilmeyin.Dtp bu ülkede 20 milyon yaşayan emekçi onurlu kürt halkının oylarıyla kendi hür iradesiyle meclise girmiştir,bundan böyle 20 ile değil 220 ile gelecek,hala bu ülkede kürt varlığından rahatsız olanlar var. Eğer bu ülkede mhp varsa elbette dtp de olacaktır. Kürtlerden niye rahatsızsınız,size tarihte Malazgirt kapılarını açtığı için mi? yoksa sizi Anadoluya girmenize yardımcı oldular diye mi? Siz dtp den rahatsız olacağınıza bu ülkeyi soyan bu ülkeyi çetelere teslim eden düzenden rahatsız olun. Hergün her anda gelen zamlardan, açlıktan kendi evladını canını satan insanlardan, ekonomik sıkıntıların yok ettiği ailelerden, mafya, çete  reislerinin bu ülkede nasıl hakim olduklarından rahatsız olun. Eğer dtp veye kürtler bu işin içindeyseler onlardan da rahatsız olun ama onlara sıra gelenciye kadar rahatsız olacak çok şey var duyarlı emekten yana olan haktan yana olan herkes bunun farkında bilen biliyor.


EMRAH ÖZTÜRK... KARS... IP: 78.160.154.xxx Tarih : 3.06.2008 01:02:25

hakem bey herşeyii yazmışsın ama tek birşeyi yazmamışsın bu ulkede türkler kadar kürtlerde aynı hakka sahıp değilmi ben her zaman soyledım soyluyorum şanlı türk bayragında kürt kardeşlerimizinde kanı var inkar eden nankördür.pkk ya destek dtp veren kürtlerin partisi olmaz olamaz aklınız başınıza alın abd nın ve ab nın oyununa gelmeyin yazık bu ulkeye yazık genç yaşda şehit olan askere yazık analara doğmamış bebeleredtpnin amacını ve dtpnın kişilik yapısını artık 5 yaşındakı çocukda biliyo apoya sayın diyen bir partiye destek veriliyorsa bu ulkede yiyilen içilen haram olsun zehir zıkkım olsun inşallah ALLAH BUYURUYOR KURAN_I KERİMDE VATANA İHANET ALLAHA VE RESULUNE İHANETTİR bunun hesabını artık aklınız varsa düşünün.. unutmayın BİN CAN ÇIKAR BİR GRAM TOPRAK ÇIKMAZ BU VATAN içinden..gelın bu ölümlü dünyada kardeş kardeş geçinelim vurup kırmayla iş hal olmaz....bugune dek teröre ulkemız tam tamına 400 milyar dolar harcadı hesap kitap yaparsak bu para üzerinden ülkemızde ne işisiz kalırdı nede imf ye borcumuz olurdu... 20 milyon kürt varsa bu ülkede 20 milyonun tamamınıda apoya sayın diyen zihniyet partisine ortak koşmayın bu partiyi sevmeyen benim kendi kardeş gibi sevdiğim kürt kökenli çok arkadaşım var nefret bile ediyolar......


hacı ali güneş IP: 78.181.53.xxx Tarih : 2.06.2008 20:44:00

oyuna gelmeyin. bunların hiç birisi masune değil. PKK ya terör örgütü diyemeyenlerden ne beklenir. DTP nin başına kim geçerse geçsin önce insan taciri uyuşturucu kaçakçısı PKKya terör örgütü diyecek. sonra milleti inandıracak...


fetti günce IP: 85.98.12.xxx Tarih : 2.06.2008 14:05:41

evet arkadaşlar mahmut bey gibi demokrasi açısında cesur bir başkanımız olmalı gerçi tüm vekilerimiz üzerine düşeni yapıyor demokrasi adına yolunuz açık olsun dtp şimdiden sayın genel başkanımız mahmut alınaka başarılar burdan tüm dtp li milletvekillerimize selam ve saygılarımla...