19
Mart
2026
Perşembe
ANASAYFA

Dünyanın sorusu: NiÇin?

Çin'de uygulanan tek çocuk politikası ilginç bir durum ortaya çıkarıyor. Bu ülkenin çocuklarının amcası, dayısı, ağabeyi, ablası, teyzesi ve halası yok. Bu kavramları bilmiyorlar bile. Sadece anne-babası, dede ve nineleri var. Kardeşin ne demek olduğunu bu çocuklar asla hayatlarında anlayamayacaklar. Akrabalık kavramlarını çoktan unutmuş görünüyor Çin.


ÜÇ HARFLi BiR DEV ÇiN
İstanbul'dan, uçakla 10 saatlik mesafedeki bir ülkede Çin'deyiz. Çin dünyanın en çok yatırım yapılan 1. ülkesi. Hem toprak hem de nüfus bakımından çok büyük bir ülke. Yüzölçümü 9 milyon 596 bin km². Nüfusu 1 milyar 350 milyon. Sıkı nüfus planlaması ve tek çocuk politikasına rağmen Çin nüfusu artmaya devam ediyor. Nüfus her yıl 10 milyon artıyor.

Çin'de 56 farklı millet yaşıyor. Bu milletlerin konuştukları diller de farklı farklı. Çincenin çok farklı lehçeleri de konuşuluyor. Ancak tüm Çin'de konuşulan ortak bir dil var Putonhua. Mandarin olarak ta isimlendirilen bu dili Çin'de yaşayan milletlerin tamamı anlıyor ve konuşuyor. Bu açıdan bakıldığında Putonhua yani Mandarin dünyanın en çok konuşulan anadili. 1 milyar 350 milyon kişinin konuştuğu bir dil bu. Çin'de kişi başına düşen milli gelir 1700 dolar. Dünya granit ve linyit yataklarının 3'te biri bu ülkede. Türkiye ise bu ülkeye en çok bor satıyor.

30-40 katlı dev gökdelenler yükseliyor şehrin her tarafında. 9-10 katlı binaların olduğu bölgeler neredeyse köy hükmünde. 9 yıl önce ziyaret ettiğimiz Pekin'den çok daha farklı bir hava vardı şehirde. Hızlı bir gelişim söz konusuydu. Cadde üzerindeki bisiklet ve motosiklet parkları kaldırılmıştı. Küçük taksilerin yerini daha büyük ve güzel taksiler almıştı. Şehrin modern bir görünüm alması için ne gerekiyorsa yapılmıştı. İnsanların giyim tarzı değişmişti. Hele Mao'nun giydiği elbiseleri giyen, kullanan hiç kalmamıştı.

Pekin'in sembolü bisikletlerin sayısı da geçen yıllara nazaran oldukça azalmış. Sürekli yeni yeni inşaatlar boy gösteriyor şehirde. Çin şehirlerinin genelindeki hava Pekin'de de hakim. Sisli ve puslu bir manzara var dışarıda. 80 bin civarında yabancı öğrencinin Pekin'de eğitim gördüğünü öğreniyoruz. Yaklaşık 500 yıldır Çin'in başkentliğini yapıyor Pekin. Nüfusu 15 milyon civarında. Wan Fucin Caddesi şehrin en meşhur caddelerinden. Özellikle hafta sonları bu cadde çok yoğun oluyor. Pekin'in trafiğe kapalı en büyük caddesi burası.

Wan Fucin Caddesi çok farklı kültürel etkinliklere sahne oluyor yıl boyunca. Orada bulunduğumuz süre içerisinde Fransız elbisesi giymiş Çinlileri görüyoruz. Meğer Fransız kültürünün tanıtımı yapılıyormuş bugün. Her ülke kendi kültürünü başka ülkelerde anlatma adına ciddi çalışıyor. Geleneksel Fransız elbisesi giyen Çinliler ilginç bir görüntü oluşturuyor. Keşke biz de Türkiye olarak bu konuda ciddi gayret sarf edebilsek.

Sokakta dolaşanları gelinle damat zannettik. Sorduk evleniyor musunuz diye. Öyle bir şey yokmuş. Gelin kıyafeti ve geleneksel erkek Çin kıyafeti bir internet tanıtım firmasında kullanılmak içinmiş. Dikkat çekmek içinmiş. Aslında bir internet firmasının tanıtımını yapıyorlar. Az ileride de telefon reklâmı yapanları görüyoruz. Cadde üzeri seyyar reklâmcılarla dolu anlaşılan. Gün boyu dolaşıp firmaların adını duyuruyorlar. Yıllardır Çin üzerine çalışan misyonerlerin kurmuş oldukları bir kilise dikkatlerden kaçmıyor cadde üzerinde.

Çin'de anne ve babalar genelde çalışıyorlar. Çalıştıklarından dolayı çocuğa dede ya da nine bakıyor. Tek çocuk politikasından dolayı ilginç bir durum ortaya çıkmış. Çin'deki çocukların genelde amcası, dayısı, abisi, ablası, teyzesi ve halası yok. Çocuklar böyle kavramları bilmiyorlar. Çocukların sadece anne-babası, dede ve ninesi var. Başka bir akrabası yok. Yeni nesil çocuğun da büyüdüğünde sadece bir çocuğu oluyor. Çin gerçekten bazı kavramları, özellikle akrabalık kavramlarını çoktan unutmuş görünüyor. Kardeşin ne demek olduğunu bu çocuklar asla hayatlarında anlayamayacaklar. Tek çocuk olduğundan dolayı genellikle bu çocukların şımarık büyütüldüğü söyleniyor.

Her büyük şehirde olduğu gibi Pekin'de de trafik ciddi anlamda problem. Çünkü caddelerinde 3 milyondan fazla araç var. Ve her gün de 1600 araç Pekin trafiğine katılıyor. Bazı günler trafiğe gönüllü çıkmama günü. Ama bu günlerde bile trafiğin yoğun olması gözlerden kaçmıyor. Gönüllü trafiğe çıkmama günü gibi uygulamaları trafiği rahatlatmak için yapıyorlar. Ancak trafiğin normal günlerdeki yoğunluktan neredeyse hiç farkı yok. Anlaşılan insanlar kendi arzu ve istekleriyle trafiği çıkmama kararı alamıyorlar. Çin'de benzinin litresi 66 cent. Türkiye'ye göre çok daha ucuz.

Pekin'de resmi rakamlara göre 200 bin Müslüman var. 30 civarında da cami var şehirde. Çin Seddi'ne teleferikle çıkıyoruz. Az sonra sed bütün ihtişamıyla görünüyor.

Ay'dan çıplak gözle gözlenebilen insanoğlunun yaptığı tek eser. Dünyada başka eşi ve benzeri yok Çin Seddi'nin. 10 metre yüksekliğinde 4 metre genişliğinde ve 12 metre burçlarla birbirine bağlı toplam 6 bin km uzunluğunda dev bir eser. İnsanoğlu isterse dünyada neler yapabiliyor.

Yerli ve yabancı binlerce insan her yıl bu seddi geziyor. Çin turizminin en önemli öğesi Çin Seddi. Çok büyük bir gelir kapısı aynı zamanda. Ziyaret ettiğimiz kısım Badalin diye adlandırılan bölüm. Seddin her tarafı ziyarete açık değil. Ancak restorasyonu yapılmış güvenli kısımları insanların ziyaretine açık tutuluyor. İnsanlar Çin seddinde fotoğraf çektirmek için adeta birbirleriyle yarışıyorlar. Sedde ulaştığı anda deklanşörlere basmaya başlıyorlar. Hem Çin Seddi'ni görmenin mutluluğunu yaşıyor hem de ileride bu mutluluklarını fotoğraflar sayesinde başkalarıyla paylaşmak istiyorlar.

İsteyenler teleferikle zirveye kadar çıkıp ondan sonra yukarıdan aşağıya sed üzerinde yürüyerek turlarını bitiriyorlar. Kendilerine güvenenlerse hem zirveye yürüyerek çıkıyor hem de aşağıya yine gerisin geriye yürüyerek iniyorlar. Teleferikle çıkıp Çin Seddi'ni ziyaret için turistler 15 dolar para veriyorlar. Teleferik kullanılmadan ziyaret içinse kişi başına 6,5 dolar ödüyor turistler.

Geçen yıl Çin'den Türkiye'ye 56 bin 300 turist gitmiş. Çin 2015'te 200 milyon turist hedefliyor. Dünya sıralamasında ilk 5'te olan Çin 2020 de Fransa'yı geçerek dünyada en çok turist çeken ülke olmayı hedefliyor.

2005'te yaklaşık 13 milyon turist Çin Seddi'ni ziyaret etmiş. Bugün Çin seddinin bazı kısımlarının yok olma tehlikesiyle karşı karşıya olduğu söyleniyor. Seddin bazı bölümleri bakımsızlıktan, iklim şartlarından ciddi hasar görmüş durumda. 6000 km.lik bu seddi tamir etmek de öyle hiç kolay değil.

Biz de Çin Seddi'nin farklı açılardan fotoğraflarını almaya çalışıyoruz. Tabi sed üzerinde foto çekmek de kolay değil. İnsan seli akıyor adeta Çin Seddi'nin üzerinde. Yakaladığınız açının tam ortasında aniden birisi beliriveriyor. Ya da yorgunluktan muhabbete başlayan iki yaşlı insan.

Zaman Pazar
Yayın Tarihi : 16 Kasım 2008 Pazar 05:43:53


Bu haber hakkında yorum yazmak ister misiniz?