-Sosyal Güvenlik Kurumu ile Türk Eczacıları Birliği (TEB) arasındaki 2008 Yılı İlaç Alım Protokolü görüşmelerinde anlaşma sağlanamazken, TEB, “uzlaşılmazsa 24 bin eczane pazartesi gününden itibaren süreli olarak kapatılır” uyarısında bulundu.
Sosyal Güvenlik Kurumu ile Türk Eczacıları Birliği (TEB) arasındaki 2008 Yılı İlaç Alım Protokolü görüşmelerinde anlaşma sağlanamazken, TEB, “uzlaşılmazsa 24 bin eczane süreli olarak kapatılır” uyarısında bulundu.
Sigortalıların ilaç alımlarını düzenleyen 2008 Yılı İlaç Alım Protokolü çalışmalarında anlaşma sağlanamadı. TEB’e bağlı bulunan 51 eczacı odası başkanı olağanüstü toplanırken, Başkanlar Kurulu bazı kararlar aldı. Başkanlar Kurulu karanını TEB’de yapılan basın toplantısı ile açıklayan TEB Başkanı Erdoğan Çolak, 2007 yılı protokolü süresinin 1 Temmuz itibariyle dolacağını, protokolün imzalanmaması halinde eczanelerden soysal güvence ile ilaç alınamayacağını kaydetti.
-“ISKONTO KABUL EDİLEMEZ”-
2005 yılından itibaren eczanelerde ‘deprem’ yaşandığını ve yeni dayatmaların söz konusu olduğunu savunan Çolak, protokolün imzalanmasında eczaneleri kapanma noktasına getirecek ve hastaların ilaç erişimine engel olacak uygulamaları asla kabul etmeyeceklerini söyledi. Eczanelerin, ilaç şirketlerinin ve ilaç politikalarının finansörü haline getirilmeye çalışıldığı iddiasında bulunan Çolak, kurum ıskontosunu ise kesinlikle kabul edilmeyeceğini ifade etti.
Çolak, ilgili düzenlemelerin sadeleştirilmesi ve hasta yararı esas alınarak hazırlanması gerektiğini vurgulayarak, şöyle konuştu: “Eczacıdan sürekli taviz bekleyen tutumun devam etmesi halinde, 24 bin eczanenin benzer bir kaderi paylaşacağı ve hastalarımızın mağdur olacağı endişesinden hareketle, ilaç şirketinin kamuya yaptığı indirimin eczane üzerinden yapılmasına devam edildiği, birçok meslektaşımızın iflas noktasına gelmesine rağmen, eczacı ıskontosunun devam ettirildiği, kestiğimiz faturanın yüzde 75 ile 90’ının belirli bir süre sonra avans olarak ödenmesini, geri kalanının sonradan ödenmesini öngören, dünyanın hiçbir ülkesinde olmayan bir uygulama ile bazı ilaçların günübirlik tedavi altında çoğunda eczacı olmayan hastane eczanelerinden verildiği, eczacıların hiç görevleri olmadığı halde muayene ücretinin tahsiline zorlandığı, hiçbir bilgi vermeden yapılan kesintilerin devam ettiği, protokol metinlerini cezai şartlarla doldurup eczacıyı potansiyel suçlu olarak gösteren bir protokolü imzalamayacağız. 8 bin 500 eczanenin sürekli olarak kapanmasındansa, tüm eczanelerin süreli olarak kapanmasını tercih edeceğiz.”
“PAZARTESİ GÜNÜ KEPENKLER KAPANABİLİR”-
Çolak, Pazartesi günü yapılacak görüşmelerde de anlaşmaya varılamaması halinde öğleden sonra yapılacak toplantıda eczanelerin süreli olarak kepenk kapatmasıyla ilgili çerçevenin tam anlamıyla belirleneceğini kaydetti. Çolak, pazartesi günü itibariyle eczanelerin süreli olarak kapanabileceğini ifade etti.
Çolak’ın konuşmasının ardında toplantı salonunda bulunan 51 eczacı odası başkanı ayağa kalkarak açıklamayı uzun süre alkışladı.
Aslında son duruma şaşmamak lazım. Şu ana kadar kimsenin aklına gelmeyen yöntemleri bir mucid edasıyla halka pazarlarken sonuçlarını göremeyen AKP, sosyal güvenlik kurumlarının üyelerinin ve dönemlerinde bol miktarda dağıtılan Yeşil Kart sahiplerinin ilaça ulaşmasında da çıkmaz sokağa girdiği hala anlamak istemiyor. Sisteme yıllarca güvenerek prim ödemiş ya da ödemekte olanlarla, sadece AKP'nin %46,5 oy almasına katkı sağlayanlara dağıtılan yeşil kartların ilaç ihtiyaçları aynı bütçeden karşılanmaya çalışılırsa işin sonu iflasla biter. Bu arada iflası ertelemek için sisteme hiç katkı yapmayan yandaşlara sağlık hizmeti vermek, ilaç dağıtabilmek uğruna, prim ödeyenlere mezarda emekliği ve daha düşük emeklilik maaşını yasalaştırmak da durumu kurtarmaya yetmemiştir. Çünkü hala ülkemizde sağlık hizmetlerinden yararlanan ve ilaç alanların toplamı içersinde, yandaş seçmenlerden oluşan sisteme katkı sağlamayanların oranı daha yüksektir. Ülkemizin çalışanı, emeklisi, eczacısı üzerlerine yıkılmak üzere olan AKP enkazından korunmanın bir yolunu bulmak zorundadır.