Edirnede düzenlenen Uluslararası Roman Sempozyumunda Avrupada yaşayan Romanların ya da halk diliyle çingenelerin sorunları ele alındı. Toplantıya katılan uzmanların ortak saptaması ise Romanların yaşadıkları ülkelerde toplum dışına itildikleri oldu. Sempozyumu izleyen DWden Vedat Açıkgözün haberi
Avrupada kaç milyon Roman yaşadığını kimse bilmiyor. Tahminlere göre, bu rakam 15 milyon. Kökleri Hindistana dayanan Romanlar, yüzyıllar önce Avrupanın değişik ülkelerine göç etmişler. Romanlar, aradan geçen uzun zamana karşın, yaşadıkları toplumlarda kültürlerini ve yaşam biçimlerini değiştirmeden sürdürüyor.
Türkiyede de Romanların sayısı hakkında kesin bir bilgi yok. Kimilerine göre, 1 milyon, kimilerine göre ise 2 hatta 5 milyon Roman Türkiyede yaşıyor. Ancak özellikle doğu Avrupa ülkelerinde yaşayan Romanların sorunları sık sık uluslararası gündeme meşgul ediyor. ABnin büyük önem verdiği Romanların sorunları ise Edirnede düzenlenen Uluslararası Roman Sempozyumunda ele alındı.
Romanlar dışlanıyor
Edirnede düzenlenen Uluslararası Roman Sempozyumuna katılan yerli ve yabancı misafirler, evsahibi Romanlar tarafindan müzikle karşılandı. Avrupadaki Romanların sorunlarını tartışan katılımcıların sahip oldukları ortak fikir ise Romanların tüm Avrupa ülkelerinde dışlandığı oldu.
Brükseldeki Avrupa Roman Enformasyon Merkezi Başkanı İvan İvanov, Avrupa ülkelerinde Roman halkına karşı ayrımcılık yapıldığını belirterek Avrupadaki Romanların en büyük sorunu ayrımcılık. Hayatın her alanından dışlanıyorlar. Eğitim alanında, sağlık ve iş konusunda da. Hükümetler ve yerel yönetimlerin buna karşı savaşmaları gerekiyor.
Türkiyedeki Romanlar
Türkiyede yaşayan Romanlar da aynı konulardan şikayetçi. Devletin, Romanlara yardım elini uzatmadığını, Roman oldukları için işe alınmadıklarını ve toplumun önyargılı olduğunu düşünüyorlar. Romanlar hakkında bir kitap yazan Mustafa Aksu, bazı Romanların bu nedenle kimliklerini bile gizli tuttuğunu ifaderek Ticaret yaparak zenginleşmiş cingene aileler vardır. Ancak bunlar ne yazık ki bütün toplumlarda olabildiği gibi kendi toplumundan çıkarlar, uzaklaşınlar. Kendilerinin çingene olmadığı kanaatini yaymaya çalışırlar. Çingene kimliğini öylesine saklamaya çalışırlar diye konuştu.
Hatta kendisinin bile uzun zaman Roman kimliğini gizli tutarak yaşadığını anlatan Aksu, eşinin kendisinin Roman olduğunu nişanlandıktan iki ay sonra öğrendigini belirtiyor. Aksu, bazı yakın dostlarının bile Roman olduğunu duyduklarında ilişkilerini kestiklerini vurguluyor.
Ekonomiye katkıda bulunuyorlar
Romanlar üzerine araştırma yapan Ege Üniversitesi Sosyoloji Bölümü Ögretim Üyesi Suat Kolukırık da önyargıların yanlış oldugunu belirtiyor. Türkiyedeki Romanların zannedildiği gibi çalışmaz, haylaz ya da hırsız değil, Türk ekonomisine önemli katkılarda bulunduklarını ve çoğu kişinin prestiji düşük meslekler olarak tanımladığı işlerde çalıştıklarını kaydeden Kolukırık sözlerini şöyle sürdürdü:
Bugün hamballar, marangozlar, inşaat işçileri, demirciler, müzisyenler, nakliyecilerin çoğunluğu çingenelerden olusuyor. Bu iş ve meslekleri çingeneler yapıyor ve bu toplumda birilerinin bunları yapması gerekiyor. Bu anlamda baktığınızda ekonomiye büyük katkıları var.
Türkiyede Romanların diğer büyük bir sıkıntısı da haklarını arayacak bir örgütün olmaması. Siyasi partilerde hemen hemen hiçbir Roman yer almıyor. Hatta Romanların yoğun olduğu bölgelerde bile yerel yönetimlerde Roman bulmak zor. Bunun en büyük nedeni ise Romanların birlik oluşturamaması. Edirnedeki sempozyumda evsahibi Romanlar arasında çıkan kavgalar da bunun bir kanıtı.
DW TÜRKÇE
Yayın Tarihi :
11 Mayıs 2005 Çarşamba 00:52:05
Güncelleme :11 Mayıs 2005 Çarşamba 00:53:45