Türkiye'de kaçak elektrik kullanım oranının en fazla olduğu Dicle Bölgesi'nde vatandaşın yaptıkları, denetim elemanlarını şaşkına çeviriyor.
Türkiye’de kaçak elektrik kullanan vatandaşların çok ilginç yöntemler kullandıkları belirlendi. Sayacı yatak odasına koyanlardan, manyeto ya da büyük mıknatıslarla sayaçlarının durdurulmasına kadar bir dizi yöntem kullanılıyor.
"SAYAÇ ARIZA YAPTI"
Kaçak elektrik kullanan abonenin yakalanması da sorunu çözmüyor. Bu durumda vatandaş, sayaca müdahale edildiğini iddia ederek sayacın arıza yaptığı iddiasında bulunuyor. İtirazlar üzerine fatura iptal oluyor ve bu da kayıp olarak geçiyor.
"NORMALDE KAÇAK ORANI 8-9 CİVARINDA OLUR AMA BİZİM BÖLGEMİZDE YÜZDE 75 KAÇAK VAR"
Kaçak elektrikle en yoğun mücadeleyi yapan Dicle Elektrik Dağıtım şirketi, bölgede alışkanlık haline gelen kaçak elektrik kullanımından vatandaşı vazgeçirmeye çalışıyor. Dicle bölgesindeki kaçak oranının yüksekliğine dikkat çeken şirket yetkilileri, "Elektrik kaçağı normal bir bölgede en fazla yüzde 8-9 civarındadır. Bizim bölgede yüzde 75 kaçak var. 13 milyar kilowatt (kWh) saat kayıp kaçak var.
"BUNUN MALİ DEĞERİ 1 MİLYAR DOLAR"
Bunun mali değeri de yaklaşık 2 milyar TL buda 1 milyar dolara denk geliyor." dedi. Yetkililer, kaçak kullanımların bu kadar yüksek olmasının sebebi olarak ise kaçak kullananların para vermediği için israf etmesini gösteriyor.
MÜDAHALE EDİLMEMİŞ SAYAÇ YOK GİBİ
Bölgede kaçakla mücadelede yazılan faturaların genelde iptali söz konusu. Kullananların büyük bir çoğunluğu sayaçlara müdahale ettiği için cihazlarda arıza oluşmuş durumda. Fatura kesiliyor ve sanki o elektrik kullanılmış gibi gösteriliyor, daha sonra itirazlar üzerine fatura iptal oluyor ve buda kayıplara dahil oluyor.
EN FAZLA KAÇAK TARIMSAL SULAMADA
Şirketten alınan bilgilere göre bölgede en çok kayıp kaçağın yaşandığı mevsim yaz, daha çok tarımsal sulamada kaçak elektrik kullanılıyor. Yetkililer bu oranın yaz aylarında yüzde 80'e çıktığını kaydediyor. Kırsalda olduğu için şirket yetkilileri kaçak kullananlara müdahale etmekten çekiniyor.
YATAK ODASINDA UYGUNSUZ SAYAÇ
Yetkilinin verdiği bilgilere göre bölgede kaçakçılıkta aklın sınırlarını zorlayan yöntemler de kullanılıyor. Bunlardan biriside yatak odasından kaçak elektiriğe denetim engeli. Denetimlerin sağlıklı bir şekilde yapılabilmesi için sayaçların hane dışında bir yerde olması gerekiyor fakat bölgede denetimlerin yapılmasını engellemek isteyenler sayaçlarını evlerinin içine taşıttırıyor. Bu örnekler arasında en ilginç olanı ise yatak odasına konulan sayaçlar. Şirket yetkilileri yaşadıklarını şöyle anlatıyor;
"EŞİM EVDE DEĞİL KAPIYI AÇAMAM"
"Sayaçlar normalde evlerin dışında kolay ulaşılacak yerlerde olması gerekiyor fakat bu bölgelerde insanlar evlerinin içerisine alıyor ve denetime geldiğinde eşim evde değil deyip kapıyı açmıyorlar. Hatta bir keresinde bir dairede sayacı yatak odasına koymuşlar ve içeri almak istemediler bizi."
"ÖNCE BOZUYORLAR DENETİM OLUNCA ÇALIŞTIRIYORLAR"
Şirket kaçakla mücadelede ilk etapta sayaçları güçlendirme yolunu seçti. Uzmanlardan alınan görüşlere göre sadece sayaçların elektronik sayaçlarla değiştirilmesi yeterli değil zira kaçakçılıkta sınır tanımayanlar elektronik sayaçları da bozup denetim öncesinde tekrar çalıştırabileceğini keşfetmiş durumda. Yetkili konu hakkında şunları söylüyor;
"SAYAÇ ÜRETİCİLERİ BİLE PES ETTİ"
"Sayaçları nasıl daha sağlam yapabilir diye üreticilerle konuşunca onlarda bu mümkün değil çünkü bu kaçak kullanımla ilgili bir çok çeşit yol bulmuşlar her halükarda kaçırıyorlar diyor. Sayaçlara yüksek manyetik ya da büyük mıknatıslar uygulanıyor. Sayaç donuyor ve denetim yaklaşınca tekrar sayaç çalıştırılıyor denetim bittikten sonra tekrar donduruluyor."
VATANDAŞ BORCUNU ÖDEMEYE YANAŞMADI
Vatandaşların biriken borçlarını ödemesi için şirket çeşitli kampanyalarda başlattı. Borçların faizleri silinerek ana para alınması ve borçların taksitlendirilerek ödenmesi gibi bir takım kolaylıklar getirildiğini ancak bu konuda da vatandaştan da yeterince dönüş alabilmiş değil.
Olsun pasammmmm,,, biz oderiz eksikligini???
Bu sorun dün başlayıp, bugün devam etmekte olan bir sorun değildir. Terör başladığından beri devam etmekte ve gün geçtikçe yaygınlaşmakta, günümüzde ise toplumu potansiyel olarak elektrik hırsızı haline dönüştürmüş bir sorundur bu. Devlet sektörünün çalışanları terörü bahane edip yıllarca kırsalda elektrik denetimi yapmamışlardır. Sonuç bu hale gelmiştir. Devletin koruyucu unsurları terör yavaşlayınca öncelikli olarak uyuşturucu ile mücadeleye yönelmiş, medyadan öğrendiğimiz kadarı ile zehir tacirlerinin kolu kanadı kırılmaya başlanmıştır. Bir gün gelecektir ki, bu unsurlar elektrik hırsızlığı ile de mücadele edecek, hırsızın hırsızlığı yanında kar kalmayacaktır. Sosyal devlet bunu yapabilmeli ve de yapmak mecburiyetindedir. Memleketin bir tarafında insanlar parasız elektrik kullanamazken, diğer tarafında hiç para vermeden elektrik harcanması anayasanın eşitlik ilkesine bile aykırıdır. Öncelikli yapılması gereken ise kaçak kullandığı anlaşılan kişilerin elektriğinin derhal kesilmesi, hem de direğe bağlı kabloların koparılıp atılması şeklinde yapılması gerekir. Trafolardaki seksoner denilen şartellerin de rastgele açılıp kapanır hale gelir konumdan çıkarılması gerekmektedir. Çünkü elektrik görevlileri o köyden mahalleden ayrıldıklarında birileri kendi başına seksonerden elektriği kesip, elektriksiz direğe çıkarak yeniden kaçak bağlantı yapamamalıdır. Çoğunluğu kaçak kullanan yerlerdeki trafolara yüksek gerilim girişi bile kesilmelidir. Zararın neresinden dönerseniz kardır çünkü.
bu kul hakkıdır..burada yaşayan vatandaşların 3 kuruş için öbür alemde kendilerini ateşe atmaları çok üzücü..
Bunlar oldukça bizim iki yakamız bir araya gelmez.Ödediğim paranın derdinde değilim ama kendimi aptal hissetmeme neden oluyorlar.