19
Mart
2026
Perşembe
ANASAYFA

Erdoğan: 'BDP'liler fazla konuştu'

Süreç hakkında "Fazla konuşmak istemiyorum" diyen Başbakan Erdoğan, "Ama BDP'liler ellerine verilen o notlarla ilgili hemen açıklama yaptılar, fazla konuştukça da hata yapıldı" dedi.

Başbakan Recep Tayyip Erdoğan, Viyana dönüşü uçakta gazetecilerin sorularını yanıtladı.

"BAZILARI ÇOK KONUŞTU"

Başbakan, "BDP'nin içinde bu işi anlayan da var anlamak istemeyen de, bazıları çok fazla konuştu. Derdimiz üzüm yemek, yeter ki huzur gelsin" ifadesini kullandı.

Süreç içinde terör örgütüyle mücadelede taviz verilmeyeceğini belirten Erdoğan, "En ufak bir rehavet bize ağır bedeller ödetebilir. Silahlar bırakılır, Türkiye terk edilirse benim de güvenlik birimlerim operasyonlara nihayet verir" dedi.

"BUNLAR DEVLET ARASINDA OLUR"

Başbakan Erdoğan, "eylemsizlik" ve "barış" ifadelerini de eleştirdi, "Bunlar devletler arasında olur" diye konuştu. BDP'nin kendini Türkiye içinde başka bir devlet olarak gördüğüne vurgu yaptı.

Başbakan, sivil toplum kuruluşları için de "son süreçte hiçbir işe yaramadılar" ifadesini kullandı.

...
Yayın Tarihi : 1 Mart 2013 Cuma 12:57:58
Güncelleme :1 Mart 2013 Cuma 13:06:59


Bu haber hakkında yorum yazmak ister misiniz?
Yorumlarınız
Dr. S. A. IP: 95.15.169.xxx Tarih : 1.03.2013 22:23:22

Devamlı karamsarlık ve her an ümitsizlik içinde yaşayıp bunalıma girecek değiliz ya, bizleri birazda rahatlatacak hikayeler anlatalım ve neşeli olalım ! : Evvel zaman içinde bir köyün muzipmi-muzip ağası ile, gevezemi-geveze uşağı birlikte başka bir köye ziyaret için, sedef ve gümüşten yapılı şatafatlı faytonla yola koyulmuşlar. Giderlerkine yolun üzerinde bir davarın taze yaptığı ve üzerinden henüz buharları tüten bohu gören ağanın aklına o anda bir şaka yapmak gelmiş ve faytonu süren uşağına şunu söylemiş: "- sen eğer bu bohu yersen, sana ağalığımı vereceğim ve senin uşağın olacağım !" Bu teklif karşısında bocalayan uşağı "-aman,etme,yapma ağam" diye direndiysede kendisine cazip gelen öneriyi kabul edip zar-zor bohu yemiş. Ziyaret ettikleri köyden dönüş yolunda ağa uşak, uşakta ağa olmuş. Ama her ikisininde yaptıkları anlaşmayı içlerine sindirememenin huzursuzluğu kaplamış; zira köylerine vardıklarında uşak "bohu yiyen ağa" olarak, ağa ise "uşak" olarak karşılanacak. Ağa kendi prestijini kurtarmak , uşak da uğradığı rezillikten kurtulmak tasasına düşer. Tesadüf bu ya, gene yolun üzerinde buharı tüten bir bohla karşılaşırlar. Bu sefer ağa olan uşak, uşak olan ağaya şu teklifte bulunur: "- ağam, eğer bu bohu da bu sefer sen yersen, sen gene benim ağam ol, ben de senin uşağın olayım !" Bu teklife zaten hazır olan ağa, öğüre-böğüre bohu zorlukla yedikten sonra rahatlar. Köylerine vardıklarında uşak şunu söyler: "- ağam, nihayetinde ben uşak, sen de gene ağa oldun; pekiyi biz bu bohu neden yedik !"    
[ not: bu hikayenin konu başlığıyla ve siyasetle hiçbir ilgisi yoktur ! (!)]


aslan IP: 82.231.126.xxx Tarih : 1.03.2013 23:30:46

 Yazik oldu ayaklar altina alinan milliyetlere ve millete,,, desene!