Başbakan Recep Tayyip Erdoğan'ın oğlu, kızı, damadının ağabeyi, oğlunun kayınvalidesi, eniştesi ve kızının eltisinin de üyeleri arasında bulunduğu bir vakıf, İstanbul'da İbn-i Haldun adıyla üniversite kuruyor.
Üniversite, Türkiye Gençlik ve Eğitime Hizmet Vakfı (TÜRGEV) tarafından kurulacak. Vakıfta, AKP milletvekilleri ve Belediye başkanları da bulunuyor.
YASA TASARISI TBMM'YE SUNULDU
Bu konudaki yasa tasarısı TBMM'ye sunuldu. Tasarı uyarınca İbn-i Haldun Üniversitesi, Eğitim, İletişim, İnsan ve Toplum Bilimleri, Hukuk ve Siyasal Bilgiler fakülteleri ile Sosyal Bilimler ve Eğitim Bilimleri enstitülerinden oluşacak.
Gazeteport'un haberine göre, tasarının gerekçesinde, 2012 yılında 1 milyon 895 bin kişinin yükseköğrenim için talepte bulunduğu, ancak 865 bin 482 öğrencinin üniversitelere yerleştirildiği belirtildi.
Yeni üniversitesinin yükseköğretim talebine katkı sağlayacağı vurgulandı.
BAŞKAN YARDIMCISI BİLAL ERDOĞAN
Üniversiteyi kuracak olan ve halen 12 ayrı kız yurdu işleten TÜRGEV'in yönetim kurulunda, Başkan yardımcısı olarak Bilal Erdoğan yer alıyor.
KURUL ÜYELERİ
Vakfın genel kurul üyeleri de şu isimlerden oluşuyor:
Bilal Erdoğan (Erdoğan'ın oğlu),
Esra Albayrak (Erdoğan'ın kızı),
Serhat Albayrak (Erdoğan'ın damadının ağabeyi),
Reyhan Uzuner (Bilal Erdoğan'ın kayınvalidesi),
Ziya İlgen (Erdoğan'ın eniştesi),
Şule Albayrak (Esra Albayrak'ın eltisi),
Ahmet Ergün (Erdoğan'ın yakın arkadaşı),
Bülent Turan-Mustafa Ataş ve Doğan Kubat (AKP İstanbul Milletvekilleri),
Hasan Can (AKP Ümraniye Belediye Başkanı),
Mevlüt Uysal (AKP Başakşehir Belediye Başkanı),
Mustafa Demir (AKP Fatih Belediye Başkanı),
Yasemin Solmaz (İş adamı Remzi Gür'ün kızı),
Zeynep Eker Ayhan (Tarım Bakanı Mehdi Eker'in kızı)
ülkenin nimetlerinden yeteri kadar faydalanıyordu yetmedi hala devam edecekler ama dünya malını öbür tarafa götüremeyeceklerini bilmiyorlar ki
Anodoluda bir söz var hızlı giden atın poğu seyrek düşer.Anlayan anlamıştır.
gençlik ve spor bakanlığı 80 ilde 100 bin kapasiteli yurt arıyor dersanelerden sonra hocanın yurtlarına sıra gelecek olaylar ve hadiseler öyle garip ki 28 şubatta tehdit edilen bir parti gibi gösterildi halbuki 28 şubatta askerin hedefi cematlerdi ve en baştada dersaneleri ve okulları yurtları olan cemaatler bu cematler askerin ve polisin yargının içinde örgütleniyordu elinde silah olan anaysayı korumak yerine bir cemaate hizmet eden kişiler bu askeri rahatsız etti hükümtelerin kayıtsız kalması askeri kızdırdı askerde kararlar aldı hatta başbakanda sayın Cumhurbaşkanıda altına imza attı asker bu girişiminden dolayı pek çok subayını kaybetti yargılananlar istifaya zorlananlar asker üzerinde sayılamıyacak komplolar hatta benim kökenim ergenekona dayanmıyor bu ergenekondan çıkan milleti ergenekona tıkarım diye koca bir kara delik yaratan bir daire başkanı hala görevde suçlu suçsuz herkes içine atıldı cemaat bu yapılırken sevinç naraları attı ama keser döner sap döner bu gün şu anki düzen için en büyük tehlike elinde silah olan ve bir cemaate bağlı insanlar gösteriliyor o insanlar o cemaaten kopartılmalı kopartıcaklarda