Başbakan Recep Tayyip Erdoğan Siirt'te Kadınlar Günü programında kadın hakları, barış süreci ve terörle ilgili önemli mesajlar verdi. Erdoğan vasiyetini de açıkladı.
Başbakan Recep Tayyip Erdoğan, Siirt Şehir Stadyumu'nda düzenlenen Dünya Kadınlar Günü programına katıldı. Erdoğan burada yaptığı konuşmada kadınlara, "Benim de vasiyetim en az 3 çocuk" diye seslendi. Erdoğan'ın bu sözleri salondan büyük alkış aldı...
Başbakan Recep Tayyip Erdoğan, kadınların hak mücadelesini bir insanlık mücadelesi olarak gördüklerini, bu mücadelede her zaman onlarla birlikte hareket edeceklerini belirterek, ''Töre adına altında, hiç kimse kadına yönelik cinayetleri, kadına yönelik şiddeti mazur gösteremez. Bizim medeniyetimizde böyle töreler olamaz. Kız çocuklarını toprağa gömme töresini ayaklar altına almış bir peygamberin takipçileri, kız çocuklarına, kadınlara, eşlere ve annelere böyle insanlık dışı bir muamelenin içinde olamaz'' dedi.Başbakan Erdoğan, Aile ve Sosyal Politikalar Bakanlığı tarafından 8 Mart Dünya Kadınlar Günü dolayısıyla Siirt Şehir Stadı'nda kurulan çadırda düzenlenen ''Kadının Emeği Türkiye'nin Yeni Ekonomik Dinamiği'' isimli törene katıldı.
Burada yaptığı konuşmaya ''Tüm dünyanın emekçi, cefakar, çilekeş kadınlarını, mazlum, mağdur kadınlarını selamlıyor, hepsine dostluk kardeşlik ve dayanışma mesajlarımızı iletiyorum'' sözleriyle başlayan Erdoğan, ''Kadınların ezilmediği, kadınların ayrımcılığa tabii tutulmadığı, kadınların horlanmadığı, istismar edilmediği, özellikle de şiddete hiçbir şekilde maruz kalmadığı bir dünya için kadınlarla birlikte mücadeleye devam edeceğiz. Kadınların hak mücadelesini bir insanlık mücadelesi olarak görüyoruz. Bu insanlık mücadelesinde her zaman onlarla birlikte hareket edeceğiz'' dedi.
-''Eğer kadın huzurluysa ülke huzurludur''-
''Bizim topraklarımızda, bizim medeniyetimizde, kadın, hem toplumun hem de toplumun çekirdeği olan ailenin temelidir. Bir anne olarak, bir eş olarak ya da bir evlat olarak kadın evini, çekip çevirdiği kadar toplumu şekillendiren, toplumu dönüştüren ülkeye ülkeye istikamet çizen bir varlıktır'' diyen Başbakan Erdoğan, şöyle devam etti:
''Eğer kadın mutluysa toplum mutludur. Eğer kadın huzurluysa ülke huzurludur. Eğer kadın refah içindeyse eğer kadın umut içindeyse toplum da o kadar refah içinde, gelecekle ilgili olarak o kadar umut içindedir. Kadınlarını ihmal eden, kadınlarını aşağılayan, öteleyen, dışlayan, kadınlarına ikinci sınıf varlık muamelesi yapan hiçbir toplumun hiçbir alanda ilerlemesi asla mümkün değildir.''
-Hazreti Peygamber'i örnek gösterdi-
Başbakan Erdoğan, kadınlardan ifadelerini, eşlerinize babalarına erkek çocuklarına tekrar tekrar söylemelerini isteyerek, ''Biz öyle bir peygamberin takipçileriyiz ki yozlaşmış bir toplumsal yapıyı doğru yola davet için geldiğinde ilk yasakladığı kız çocuklarına yapılan vahşet olmuştur. Kız çocuklarının diri diri toprağa gömüldüğü, kadınların, eşlerin, annelerin hor görüldüğü, hatta insan dahi sayılmadığı bir toplumda, kadınları baş tacı etmiş, annelerin ayağının altında cennet olduğunu müjdelemişti. Biz, işte böyle bir medeniyetin mensuplarıyız'' ifadelerini kullandı.
Cennetin babaların, kadınların ayağı altında değil annelerinin ayağı altında olduğunun müjdelendiğini belirten Erdoğan, ''Bu, anlamlıdır. Yani bizim dinimizde, annelik, bir irtifadır, bir yüksek seviyedir. Onun için anneliği hor görmek aslında bir zaaftır'' diye konuştu.
Başbakan Erdoğan, şunları söyledi:
''Biliyorum, Siirt'te bazı farklılıklar, değerlendirmeler, yönlendirmeler başka türlü anlaşılabilir ama ben biliyorum ki Siirt'in erkekleri, kadınına şiddet uygulamaz ama eğer yapanlar varsa eğer kadına şiddet uygulayan varsa onlara Hazreti Peygamber'i örnek gösterecek, onları uyaracaksınız. Eğer dinlemiyorlarsa eğer şiddet uyguluyorlarsa hiçbir hanım kardeşim çekinmesin, hiçbir hanım kardeşim korkmasın. Gitsin, polise, jandarmaya, hakim ve savcılara derdini açık açık anlatsın.''
Zaman zaman bazı emniyet görevlilerinin, kadınlara yönelik şiddet uygulamalarına şahit olduklarını dile getiren Erdoğan, bu konuların takipçisi olduklarını ve takipçisi olmaya da devam edeceklerini vurguladı.
Geçen yıl 8 Mart'ta şiddete maruz kalan, şiddet tehdidi altında olan kadınlar için caydırıcı ve ağır şekilde cezalandırıcı bir yasa çıkarıldığını hatırlatan Erdoğan, ''Bu yasanın uygulanması konusunda, hiçbir mazereti hiçbir bahaneyi kabul etmiyoruz. Polisin, jandarmanın, hakim ve savcılarımızın yasanın harfiyen uygulanması konusunda daha duyarlı, daha dikkatli olmalarını özellikle şahsım ve milletim adına, insanlık adına rica ediyorum'' dedi.
-''Bizim medeniyetimizde böyle töreler olamaz''-
Başbakan Erdoğan, ''Töre adına altında, hiç kimse kadına yönelik cinayetleri, kadına yönelik şiddeti mazur gösteremez. Bizim medeniyetimizde böyle töreler olamaz. Kız çocuklarını toprağa gömme töresini ayaklar altına almış bir peygamberin takipçileri, kız çocuklarına, kadınlara, eşlere ve annelere böyle insanlık dışı bir muamelenin içinde olamaz'' diye konuştu.
Başbakan Erdoğan, önce kadınların bu şiddete ''dur'' demesi gerektiğini bildiren Erdoğan, ''Siz haklarınızı bilecek, haklarınızın farkında olacak ve o hakları korkmadan, çekinmeden savunacak, kullanacaksınız. Siz haklarınıza sahip çıkarsanız, siz bunun mücadelesini samimiyetle verirseniz inanın tüm engeller, ortadan kalkacaktır'' ifadelerini kullandı.
-''Eğer kadın cahil kalırsa toplum cahil kalır''-
Erdoğan, son 10 yılda kadın hakları alanında önemli adımlar atıldığına dikkati çekerek, ''Bizim anayasal, yasal düzenleme yapmamız, reformlar yapmamız, adeta sessiz devrimler gerçekleştirmemiz yetmiyor. Sizin de bu hakların bilincinde olmanız, bu haklara sıkı sıkıya sahip çıkmanız gerekiyor'' değerlendirmesinde bulundu.
2004 ve 2010 yıllarında yapılan anayasa değişiklikleriyle, ''kadın ve erkekler eşit haklara sahiptir'', ''aile toplumun temelidir, eşler arasında eşitliğe dayanır'', ''alınacak tedbirler eşitlik ilkesine aykırı yorumlanamaz'' hükümlerini getirdiklerini anlatan Başbakan Erdoğan, Medeni Kanun'u, Ceza Kanunu'nu, Ailenin Korunmasına Dair Kanun'u, İş Kanunu'n, kadınlar lehine değiştirdiklerini, TBMM'de Kadın-Erkek Fırsat Eşitliği Komisyonu kurduklarını aktardı.
Erdoğan, ''Kadınları, özellikle de kız çocuklarımızın eğitimini çok önemsiyoruz. Eğer kadın cahil kalırsa çocuk cahil kalır eğer kadın cahil kalırsa toplum cahil kalır. Her hanım kardeşimizin her kız çocuğumuzun rahatça, özgürce, kolayca okuyabilmesi, eğitim görebilmesi için çok önemli adımlar attık'' diye konuştu.
-''Anneler değişirse çocuklar değişir''-
Başbakan Recep Tayyip Erdoğan, iktidarları döneminde kadınlara yönelik yapılan sosyal yardımlar çerçevesinde kadınların iş gücüne ve siyasete katılımını teşvik ettiklerini vurgulayarak, 2002'de yüzde 4 olan kadın milletvekili oranının yüzde 14'e kadar yükseldiğine işaret etti.
Kadınlarla birlikte mücadele ederek bugüne kadar çok önemli işler başardıklarını anlatan Erdoğan, bundan sonra da kadınlarla birlikte hareket edeceklerini söyledi.
Kadın sorunlarını tarihin tozlu raflarına havale edeceklerini ifade eden Erdoğan, ''Kadınlar gelişirse Türkiye gelişir, anneler değişirse çocuklar değişir, Türkiye değişir'' diye konuştu.
Başbakan Erdoğan, iş hayatında, sanatta, spor ve bilimde başarı gösteren Türk kadınlarından örnekler vererek, her kadının mücadele ederek kendisine yepyeni bir dünya inşa edebileceğini sözlerin ekledi.
Başbakan Recep Tayyip Erdoğan, terör sorunuyla ilgili, ''Anneler, biz bu meseleyi birlikte çözeceğiz ama sizinle çözmek istiyoruz. Biz, sizler için özellikle çırpınıyoruz, bir şeylere rağmen çırpınıyoruz, aşırılıklara rağmen çırpınıyoruz, bedeli ne olursa olsun bu bedeli baldıran zehiri de olsa içmeyi göze alarak çırpınıyoruz. Sizin acınızı, gözyaşınızı dindirmek bizim için çok çok önemlidir. Ankara'da bizim önümüze engeller çıkartanlara, çözümü engellemek isteyenlere, gençlerin kanı üzerinden siyaset yapanlara inat biz çözmek için yüreğimizi ortaya koyuyoruz, sizde yanımızda olun''Erdoğan, Aile ve Sosyal Politikalar Bakanlığı tarafından 8 Mart Dünya Kadınlar Günü dolayısıyla Siirt Şehir Stadı'nda kurulan çadırda düzenlenen ''Kadının Emeği Türkiye'nin yeni Ekonomik Dinamiği'' töreninde yaptığı konuşmada, Siirt'in 2014'ün Mart ayında yeni bir sürecin de adımını atacağına inandığını söyledi.
Başbakan Erdoğan, ''Çünkü az önce arka sokakları şöyle dolaşırken, o arka sokakların halini görünce gerçekten üzüldüm. Çünkü daha modern, daha temiz bir Siirt için diyorum ki bu anlayışlarla yerel yöneticilik olmaz. Onun için el ele vereceğiz. Omuz omuza vereceğiz ve bunu başaracağız'' diye konuştu.
Kadınlara ''Siz isterseniz şu çözüm sürecinde terörü bitirirsiniz, size inanıyorum'' diyen Erdoğan, 8 Mart Dünya Kadınlar Günü'nün aynı zamanda bunun miladı olmasını istedi.
-''Nuran'ın yaşadığı olaydaki metanetli tavrının örnek olmasını arzu ediyorum''-
Başbakan Erdoğan, sözlerine şöyle devam etti:
''Burada, aramızda çok ama çok değerli bir kardeşimiz var. O Türkiye'nin en kahraman kızlarından biri. O Türkiye'nin gururu bir kardeşimiz. Çünkü o Türkiye'nin en genç gazisi. Sevgili kardeşim Nuran Evin. O kadar dirayetli, o kadar yürekli, o kadar yiğit ki inşallah Rabbimin lütfuyla iyileşecek ve inanıyorum ki inşallah ayağa da kalkacak. Umutsuz olmayacağız. İnşallah bu da olacak. Rabbim her şeye kadirdir. Nuran'ın bir an önce iyileşmesi için dua ettik, dua ediyoruz. Tüm hanım kardeşlerim, onun ablaları, kardeşleri, hep beraber bunu yapacağız. Elimizden gelen neyse, başta şahsım, Aile ve Sosyal Politikalar Bakanım, Valimiz, hep birlikte, kendisine de söyledim, söylüyorum, en ufak bir aksamaya yer yok, sen bizi her zaman haberdar edeceksin.
Nuran kızıma, Nuran kardeşime 21 Eylül akşamını tekrar hatırlattığımız için bizi bağışlasın ama Nuran'ın yaşadığı olaydaki metanetli tavrının, onun sabrının, onun dirayetinin tüm kadınlara örnek olmasını ben gönülden arzu ediyorum. O talihsiz akşam Siirt'te teröristler pusu kurdular ve bir arabaya 100'den fazla mermi yağdırdılar. Aracın içinde bildiğiniz gibi 5 kızımız vardı. Maalesef 3'ünü şehit verdik. Onlar yüce bir makamdalar. Nuran ve Gülcan kardeşlerimiz ise hamdolsun araçtan sağ olarak çıkarıldılar.''
Son dönemde benzeri bir saldırının Bingöl'de yaşandığını hatırlatan Erdoğan, ''Orada da Hatice Belgin kardeşimizi çocuğuyla kaybettik. Batman'da Mizgin Doruk kardeşimizi karnında bebeğiyle kaybettik. Şehitlerimize tekrar Rabbimden rahmet niyaz ediyorum. Gazi kardeşlerim, değerli Siirtli hanım kardeşlerim, onları yalnız koymayacak'' dedi.
-''Silah hiçbir sorunun çözümü değildir ve olamaz''-
''Tüm Türkiye'ye sesleniyorum, silah hiçbir sorunun çözümü değildir ve olamaz. Terörün ve onun ortaya koyduğu şiddet hiçbir şekilde mazur görülemez'' diyen Erdoğan, silahın arkasında, acıdan, gözyaşından, kandan başka hiçbir şey bırakmadığını dile getirdi.
Terörün 30 yıl boyunca arkasında sadece yetimler, öksüzler, karartılmış hayatlar, söndürülmüş ocaklar bıraktığını vurgulayan Erdoğan, şunları kaydetti:
''Terör Türkiye'nin tamamını olduğu kadar bu topraklara, bu toprakların insanlarına çok ağır bedeller ödetti. Bir kardeşiniz olarak sizlere sesleniyorum. Siirt'in bir damadı olarak, enişteniz olarak sizlere sesleniyorum. Tüm kalbimle, tüm samimiyetimle sizlere sesleniyorum. Bu yolun bir çıkmaz sokak olduğunu artık sizler de daha güçlü şekilde dile getirin diyorum. Evlatlarımızı elimizden alan, yavrularımızın eline silah verip onları robota çeviren, yavrularınızı ölmeye ve öldürmeye gönderen bu şebekeye karşı lütfen siz de sesinizi yükseltin.
Anneler, değerli anneler, biz bu meseleyi birlikte çözeceğiz ama sizinle çözmek istiyoruz. Biz, sizler için özellikle çırpınıyoruz, bir şeylere rağmen çırpınıyoruz, aşırılıklara rağmen çırpınıyoruz, bedeli ne olursa olsun bu bedeli baldıran zehiri de olsa içmeyi göze alarak çırpınıyoruz. Sizin acınızı, gözyaşınızı dindirmek bizim için çok çok önemli bir görev. Ankara'da bizim önümüze engeller çıkartanlara, çözümü engellemek isteyenlere, gençlerin kanı üzerinden siyaset yapanlara inat biz çözmek için yüreğimizi ortaya koyuyoruz, siz de yanımızda olun. Anneler, annelik şefkatinizle sizler de yüreğinizi ortaya koyun.''
Nuran Evin'in yaşadığı acıyı bu topraklarda başkalarının yaşamamasını isteyen Erdoğan, ''Siirtli hanım kardeşlerimin, Siirtli anaların yaşadığı acıyı başka kadınlar, başka anneler artık yaşamasın'' dedi.
Silahların değil artık gönüllerin, fikirlerin, siyasetin konuşması gerektiğini belirten Erdoğan, sözlerini şöyle tamamladı:
''Eğer fikirlerine güveniyorlarsa silahları ayaklarının altına alsınlar. Siirt'in sevgili anneleri, peygamberler diyarı, sahabeler diyarı, alimler, erenler diyarı, Siirt'in sevgili anneleri, sizin hayır dualarınız var ya işte o hayır dualarınızı bizlerden eksik etmeyin. O hayır duaları tüm kapıları açar. O hayır duaları tüm engelleri aşar. O hayır duaları bizim de gayretlerimizle kanı, gözyaşını ve acıyı durdurur. Hem hayır dualarınızı eksik etmeyin hem de artık bu sürece analık yüreğinizle 'dur' deyin. İnanın siz 'dur' derseniz bu kan durur. Siz 'yeter' derseniz bu gözyaşı diner. Bu kutlu yolda, bu hayırlı yolda sizlerden destek bekliyoruz. Muhalefetin uzlaşmaz siyasetine, medyanın sorumsuz tavrına rağmen milletle biz bu yolda yürüyor, milletle bu meseleyi çözeceğimize inanıyoruz. Niyetimiz hayır, inşallah akıbetin de hayır olacağına gönülden inanıyoruz.''
siyasetcileimizin konusmalarina nutuklarina hadi alistik dedik onlarda bizlerde bu aliskanliklarimizda havanda su döver olduk ama bu yaziyi yazan bana darilmasin lütfen bu zittirik konusmalari cok cok uzun uzun aynen yazmasi okuyanlarin okuma zevkini ve atliyarak oku gitsin e gitmistir ama ben yinede okudum ama cok cok ufff ladim tabiki yazana degildir sözüm kizima söylüyorum sen anla gelinim buna ragmen konusmalarda geliniminde masallahi var derken 3 cocuk isterler ama yaparken isterken iyide bunlari hangi sosyal yasalarla yatacaksiniz
cocuk parasi yok issiz babanin issiz oldugunda ailesine garanti devlet bakacak yasasi yok okul cagi geldi baba calistigi halde eve bakacak durumu yok bir de okul masraflari diger masraflari cok vs. vs. simdi ben soruyorum hemcocuk yapanlara hem yap diye nasihat verenleredi hengi popona güvenipte cocuk yapiyorsunuz hele vasiyete verene gene ne sorayim bilmemki ama akilda vereyim yap sosyal yasalarini al dogacak cocuklarin hayatini garantiye gör kac cocuk yapar bu caliskan milletimiz
gene örnek memlekten söz edeyim cocuk parasi var her türlü para cocuklar icin var her koruma devletce var buna ragmen bu iste halkinda tembellikmi ne var ne cokcoluk cocuk az ama masallah orada yasiyan arablar da eski kafami ne var ceketini karisinin üstüne atmis karisi hamile kalmis bir sürü evlat yapmis atmis oranin hükümetine kapagi hükümet baba babaligini yapiyor oda kenardan süs babasi ayaklarina yatiyor vallah ben bunlari yazarken atmiyor bana ister inanin ister inan mayin inan mayanlar gitsin kendi gözlerinle görsün bu avrupadaki babalar süs babasi böyle babaliga can kurban zevki gururu ona ait derdi kaseveti bakimi devlet babaya varlikli zenginler bu yasalarin temel sarlarindan faydalanir normal gelirli vatandaslar kadarda degildir
"en az 3 çocuk" derken, ya "en fazlası" ne kadar olacak ! bir siyasetçinin "dört duvar yatak içine/işine karışmasına da" dünya tarihinde ilk kez rastlıyorum. ayrıca bu kişinin vasiyetini açıklamak için neden bu bölgeyi seçtiğine de bir anlam veremedim. benim de vasiyetim, bunun gibi siyasilere (!) rağbet edilmemesi olacaktır !
selam turkuyede cok cocuga ihtiyac yok herkes baka bilecegi kadar yapsin bizim sirtimizdan kimse cocuk dogurup buyutmeye kalkmasin yorulduk tukendik bu yildan sonraki yilarda cok cocuk yapanlar ben acim fakirim diye duygu somurusu yapmasin eskide cahil diye kendimizi avutuyoruk simdi cahilikte kalmai en cahili basimiza basbakan oldu demeki insan isterse yaptigi cocuga da baka bilir .teror bitecek diyen zihniyet terorun cikis nedeninin en basinda fakirlik isyan oldugunu biliyor neyse bu sahsin konusmasi pek kimsenin umrunda degil biz isimize bakalim bos beles lerle isimiz olmaz zaten
"Mubarek" her gun gaipten aldigi emirleri halka iletiyor. Her dalda bilgisi var. Toplum bilimci, folklorcu, baglamaci, muzisyen, kompozitor, ve her sey... Bu gaip burada "ABD" oluyor herhalde? Yakinda peygamberligini ilan ederse ABD devreden cikacak ve sasirmayacagim.
SAYIN ERDOĞANIN KONUŞMASINI DİNLEDİM HANİ TARAFLI BASIN DİYORLAR YA AZ SÖYLÜYORLAR BU TARAFLI BASIN DEYİL ADETA YALAKA BASIN OLMUŞ ESAS ÜZERİNDE DURULMASI KONULARI BASIN HİÇ KAALE ALMIYOR BASIN TOPLANTILARINDA BİLE BU HUSUSDA SORU SORMAKDAN ÖCÜ GİBİ KAÇINIYORLAR O ZAMAN BEN SORMAK İSTERİM
1- ÜÇ ÇOCUK KİMLER YAPACAK KORUMANIZ ALTINA ALDIĞINIZ YANDAŞLARINIZMI ? YOKSA HERKESMİ.
2- BU 3 ÇOCUĞUN GEÇİM KAYNAĞI NASIL SAĞLANACAK VATANDAŞ ÇÖPDEN EKMEK TOPLAMAĞA BAŞLADI AŞ YOK İŞ YOK YOKSA HERKESİN SENİN KIZINA BAĞLADIĞIN MİLYARCA LİRALIK MAAŞI GİBİ MAAŞIMI VAR SANIYORSUN .
3- HERKESİN SENİN YANDAŞLARIN GİBİ DAYILARI AĞABABALARI VARKİ İSDEDİKLERİ AN İŞ VE AŞ BULABİLECEKLERİNİ UMUT EDİYORSUN
4- HER SEFERİNDE MUHALEFETE ÖZELLİKLE C.H.P YE SALDIRIP BUNLARIN BİR DİKİL AĞAÇLARI YOK DİYORSUN VE MEMLEKETİN BU HALE GELMESİNDE SEBEP BUNLARDIR DİYORSUN PEKİ VE EKLİYORSUN MİLLET BUNLARI İSDEMİYOR ONUN İÇİN İKTİDAR OLAMIYORLAR İKTİDAR OLMIYANIN DİKİLİ AĞACI NEREDEN OLSUN VE SATDIĞIN BUNCA KAMU MALINI ACABA BABANMI YAPDI YOKSA ANANMI YAPDI YADA GÖKDENMİ İNDİLER YERDENMİ BİTDİLER ELBETDE MUHALEFETİN BİR DİKİLİ AĞACI YOK ÇÜNKÜ SEN ONLARI YANDAŞLARINA PEŞKEŞ ÇEKDİN HALADA DEVAM EDİYORSUN DİNDEN MÜSLÜMANLIKDAN BAHSEDİYORSUN BUDA YALAN EĞER DİNİ BİLMİŞ OLSAYDIN HALKIN KORKUTULARAK İŞ YAPMASINA SEBEP OLANLAR KENDİNİ ALLAH YERİNE KOYANLARDIR BUDA DİNİ İNKARDIR DAHA NE SORALIM SEN BUNLARA CEVAP VER ODA KAFİ YALAN SÖYLEMENİN HALKI KANDIRMANIN KİŞYE İFTİRA ATMANIN HANGİ DİNDE YERİ VAR YOKSA SENİN DİNİN BUNUMU GEREKDİRİYOR VE YALAKA BASININLA DAHA NEKADAR GİDECEKSİN YOKSA ÖMRÜNÜN SONSUZ OLDUĞUNUMU SANIYORSUN UNUTMA TOPRAKDAN GELDİK TOPRAĞA DÖNECEĞİZ VE HER CANLI MUHAKKAKKİ ÖLÜMÜ TADACAKDIR İŞTE O ZAMAN VAY O HALKI ALLAHLA KANDIRANLARA ONLARIN HALİ NE KÖTÜ OLACAKDIR DİYEN KURANI VE O KURANI İNDİREN ALLAHA SIĞINMANI EL AMAN DİLEMENİ TAVSİYE ETMEKDEN BAŞKA ELİMDEN BİRŞEY GELMEZ ....SANSÜRE UĞRAMADAN YAYINLANMASI UMUDUYLA PEK UMUT YOK AMA ?