19
Mart
2026
Perşembe
ANASAYFA

Erdoğan'dan flaş açıklama!

Türkiye'yi, Suriye'deki bataklığa çekmek için yapılan her provokasyon karşısında soğukkanlı olunması gerektiğini söyleyen Başbakan Erdoğan, ''Tuzağa düşmeyeceğiz. Bu yapılanları da yapanın yanına kar bırakmayacağız'' ifadesini kullandı. Başbakan, böyle bir hüznün ranta çevrilmek istenmesini de ahlaksızlık olarak niteledi.

Başbakan Recep Tayyip Erdoğan, AK Parti İstanbul Kadın Kolları Başkanlığı'nın düzenlediği "Analar Ağlamasın" temalı Anneler Günü programında konuştu.

Başbakan Erdoğan, tüm annelerin Anneler Günü'nü kutlayarak başladığı konuşmasında Hatay'ın Reyhanlı ilçesinde dün düzenlenen bombalı saldırılara da değindi.

'HÜKÜMETİ SUÇLAMAK FIRSATÇILIK'
Başbakan, ''Saldırı sonrası hükümeti suçlamak fırsatçılıktır. Bugün bir olmak, beraber olmak, 76 milyon acıyı paylaşmak, saldırılara birlikte göğüs germek, tüm dünyaya birlik fotoğrafı sunmak zorundayız'' değerlendirmesinde bulundu.

Erdoğan'ın konuşmasından öne çıkan satır başları şöyle:

''Maalesef bugün bir Anneler Günü'nü daha hüzün içinde idrak ediyoruz.Dün Hatay'ın Reyhanlı ilçesinde 2 bomba yüklü aracın infilak etmesi sonucu 46 kardeşimizi kaybettik. 19'u ağır 55 kardeşimiz de halen tedavi altında. Bu saldırıların hemen ardından bölgedeki çalışmalarımızı yoğunlaştırdık. Olayın aydınlatılması için çalışmalar hemen başlatıldı.

'SABRIMIZI, SOĞUKKANLILIĞIMIZI TEST EDİYORLAR'
Milletçe büyük bir hüzün içindeyiz. Tek yürek olarak bu acıyı aşacak, böyle acıların yaşanmasının da önüne geçeceğiz. Gerek Reyhanlı'daki saldırılar, gerek Suriye meselesi bazı hususları paylaşmak arzusundayım. Öncelikle şunu vurgulamak durumundayım. Bizi, Türkiye'yi Suriye'deki kanlı bataklığın içine çekmek için yapılan her provokasyon karşısında soğukkanlı olmak zorundayız. Türkiye'nin sabrı, soğukkanlılığı adete test ediliyor. Aklı selim dışına çıkarak bizi çekmek istedikleri tuzağa düşmeyeceğiz. Özellikle Hatay ilimizde bir takım hassasiyetleri tahrik etmek suretiyle fitne çıkarılmak isteniyor.

'MESELE AK PARTİ'NİN DEĞİL, TÜRKİYE'NİN MESELESİ'
Suriye'deki mesele AK Parti'nin Recep Tayyip Erdoğan'ın meselesi değil Türkiye'nin, milletimizin meselesidir. Düşürülen uçak AK Parti'nin uçağı değil, Türkiye Cumhuriyeti'nin uçağıdır. Şehit edilen polisler Türkiye Cumhuriyeti Devleti'nin polisleridir. Alçakça katledilen masum insanlar Türkiye Cumhuriyeti vatandaşlarıdır. Bugün bir olmak, beraber olmak zorundayız. Saldırı sonrası hükümeti suçlamak fırsatçılıktır.

'TAHRİKLERE KARŞI DİKKATLİ OLUNMALI'
Saldırılara birlikte göğüs germek zorundayız. Bugün 'Ben demiştim' diye ortalıkta böbürlenme günü değildir. Bu saldırıların amacı en başta milletimizin fertleri arasına fitne sokmak, zihninde soru işaretleri oluşturmaktır. Buna müsaade etmeyeceğiz. Benim Reyhanlı'daki kardeşlerim biliyorum bu Anneler Günü'nü hüzün içinde kutladı. Lütfen tahriklere karşı dikkatli olun. Bizi birbirimize hasım etmeye çalışanlara prim vermeyin.

'SURİYE POLİTİKAMIZA YÖNELİK DEĞİL'
Bu saldırılar Suriye politikamıza yönelik değil, büyüyen bir Türkiye'ye yönelik saldırılardır. Tuzağa düşmeyeceğiz. Bu yapılanları da yapanın yanına kar bırakmayacağız.

Bizi, Türkiye'yi, Suriye'deki kanlı bataklığın içine çekme yönündeki her provokasyon, her tahrik karşısında, son derece dikkatli, son derece hassas, en önemlisi de son derece soğukkanlı olmak zorundayız. Büyük devlet, hadiseler karşısında soğukkanlılığını muhafaza edebilen, aklıselimle düşünebilen, aklıselimle hareket edebilen devlettir. Birilerinin, Şam'daki canilerle, Şam'daki gayrimeşru yönetimle gönül bağı olabilir. Birilerinin, eli kanlı terör örgütleriyle muhabbeti olabilir. Birilerinin mezhep taassubu içinde bir mezhep çatışmasına körükle gitme niyeti de olabilir ama biz buna izin vermeyeceğiz.

Bu saldırılar açık açık söylüyorum kanlı Baas rejiminin işbirlikçilerine fırsat verme saldırılarıdır. Bu saldırılar başta Hatay olmak üzere barış içinde yaşayanları tahrik etme niyetindeki saldırılardır.

Bir evladın ne demek olduğunu sadece anneler bilir. Yakın zamanda Suriye’nin Banyas şehrinde insanın ruhunu sarsan manzaralara şahit olduk. Eşimle birlikte gazetelerdeki o fotoğrafları gördük. O şehit edilmiş yavruların annelerinin kucağındaki haline bakarak ağlıyorduk. Bu katliamı yapan rejimin aktörlerine sahip çıkanlar bunu insanlığa ve Türk milletine anlatamazlar.

O elim manzarayı tarif etmek mümkün değil. Bir ördeğin katran içindeki çırpınarak ölümüne dünya feryat ederken bu yavruların katledilişine nasıl sessiz kalır diye feryat ediyorum.

Yan yana iki bebek bir yaşında bile değiller. Bir tanesinin ayakları dizden parçalanmış öylece yatıyorlar. O bebeklerin görüntüsü ömrümün geri kalanında gözümün önünden gitmeyecek.

'BAŞBAKAN KİMLİĞİMİ ŞU KÜRSÜYE BIRAKIR GİDERİM'
Eğer ben o bebekleri görmeyeceksem o bebekler için feryat etmeyeceksem olmaz olsun böyle siyaset. O bebeklerin ölümüne susmaktansa ben Başbakan kimliğimi şu kürsüye bırakır giderim. 'Suriye politikanızı değiştirin' diyorlar. Ne yapalım, o bebekleri görmezden mi gelelim?

Yarın mahşer gününde rabbim bize soracak 'O bebekleri gördün de ey Türkiye Cumhuriyeti Başbakanı ne yaptın?' diye. Ne diyeceğim? 'Siyaset yaptım mı' diyeceğim. Hz. Muhammed ‘Bir elime ayı diğer elime güneşi verseniz de vazgeçmem’ derken ben dengeler adına susmaya mı tercih edeceğim? Hiç kimsenin yaptığı yanına kalmayacaktır. Bu yapılanları yapanların yanına kar bırakmayacağız.

'ANNENİZİN AYAKLARININ ALTINI ÖPÜN'
Sevgililer sevgilisinin ifadesiyle, cennet annelerin ayakları altındadır. Siz cennet kokusunu almak istemez misiniz? Öpün annelerinizin ayaklarının altını… Hiçbir şey kaybetmez, tersine kendinizi cennette hissedersiniz. Öptüreceklerinden değil ama anneler evlatlarını öyle gördüklerinde bir başka mutlu olurlar.''

 

...
Yayın Tarihi : 12 Mayıs 2013 Pazar 17:47:50
Güncelleme :12 Mayıs 2013 Pazar 18:02:00


Bu haber hakkında yorum yazmak ister misiniz?
Yorumlarınız
yasar ertas IP: 5.61.150.xxx Tarih : 13.05.2013 09:59:29

hani bazi sözlerimiz vardir  ön yargi diyorum ama acaba sankilim böylemi böylemidir  diye düsünüyorum 1-persembenin gelisi carsambadan bellidir (baslarimizin  konusma ve sözlü satasmalarina söyle bir göz atalim nasil bir politika ise bize hasmi has cene ile satasma politikasi hadi icte buna alistik ama elin ogluna veya disada bu cene nedir )2-uyuyan yilana dokunma veya buna mukabili bu yilan uyanik olsada dokunma aklini selimini kullan biz ne yapiyoruz dokunuyoruz isirdi isirdiktan  sonrayine  cene ve  tellallik yapiyoruz 3-yiyemiyecegin seyin ne al ....  yat .. derler özür ama anliyan anlar yapma yapamiyorsan bari konusma 4- ic veya dis politikalar yapmak mecburiyetindesin ama dogru ama yanlis ayri mesele  cene ile satasma yerinde  otur sus ve bekle 5-sen bayramlik agzini actin icini döktün rahatladin agzini acanan a rahatlik getirmis olabilir icimde tutmadim hic olmassa söyledim dersin ama bu rahatlama baskalarina bela getiriyor sa söyleyen kisini rahatlamasi acaba dogrumuidur

bir ördegin katran icinde kurtarilmasina onlar hic yoktan bir seyler yapiyorlar bizede yine kenardan konusma ve cene satasmasi kaliyor  neden bu cene  isin en kolay tarafidir ondan is icraat zor  sadece konus konus biz zaten konusan milletiz konusma huyumuzu bende severim ama bazi konusmalar o kadar bela getiriyorki bu huyumuzu kimse kizmasin ama sevmemeye basladim onu icin ricamdirki kisa ve öz (haberlerimizede lütfen bir bakin adam haber degil ayni konuyu balandira balandira anlatiyor uzun uzun anlatiyor birde telas ekleniyor yemede yaninda yat)ama nerdeee bende ayninin aynisiyim ne demisler armut agacinin dibine düsermis ay böyle armudada demeden gecemiyecegim armudun iyisinide ayilar yermis nerde bu ayi ben burda armut o burda armut gel gell ayi ye beni ayiya davete devammi devam ayida türkce ögrenmis yan gelmis yatiyor armut pis agzima düs bu memlektte armut  cok diyor  armudu yedimi bizede zor geliyor 


Yaşar Yılmaz IP: 88.250.62.xxx Tarih : 13.05.2013 08:39:44

murat adlı yorumcu,bu ülke senin babanın mı beğenmeyen gitsin diyebiliyorsun,kim bilir sen de akepeden nasıl nemalanıyorsun ki hemen yandaşlığa soyunuyorsun.


türkoğlu IP: 85.105.188.xxx Tarih : 13.05.2013 09:00:38

ülkeyi bitirdiniz yazıklar olsun


KEMAL ÖZKAN IP: 85.105.220.xxx Tarih : 13.05.2013 00:57:31

  HANGİ KİMLİĞİNİ BIRAKACAKSIN BÖLÜ CÜLÜK KİMLİĞİNİMİ AMERİKA KİMLİĞNİMİ YOKSA İFTİRACI YALANCI KİMLİĞİNİMİ?


murat IP: 195.87.3.xxx Tarih : 12.05.2013 21:00:31

yaşar yılmaz sendemi bu ülkenin düşmanısın  ne zaman güzel birşey yapılsa bu ülkede senin gibi insanlar  çıkıyor ahkam kesiyor sen evini nekadar güzel idare ediyorsun acaba kalkıpta 70 milyondan bahsediyorsun  herkes kendi çevresine baksın ne kadar doğru   bu zamana kadar ne başbakanlar geldi geçti  hangisi bu kadar ülkeyi sağlam temellere oturttu  birileri çıkıyor ölüyor öldürüyor bumu çözüm müslüman gibi yaşamak istemeyen terketsin bu devleti


Yaşar Yılmaz IP: 88.250.62.xxx Tarih : 12.05.2013 19:00:36

Türkiye'de iyi bir şey olunca kimseye fırsat vermez hemen biz yaptık diye sahiplenirsiniz;şimdi bombalı bir saldırı oldu hemen ağız değiştirdiniz;bu akepenin değil,76 milyonun meselesi(bir de ağzınızdan Türkiye çıkmıyor-76 milyon diyorsunuz) siz hangi ülkenin başbakanısınız,yoksa Türkiye Cumhuriyeti'nin adı 76 milyon cumhuriyeti mi oldu da bizim haberimiz yok.Duygu sömürüsüne başladınız yine,kimliğimi alır giderim demogojisi ve duygu sömürüsü,eee ne de olsa Türk Toplumu duygusaldır,yarın bütün olup biteni  unutur,sizi de bağrına basar.Zaten bu mantık değil mi sizi orada tutan.Keşke bırakıp gitseniz ne iyi olurdu hem ülkem için hem de sıfır sorun dediğiniz komşularımız için...