19
Mart
2026
Perşembe
ANASAYFA

Erdoğan'ı kendi sözleriyle vurdu

CHP Genel Başkanı Deniz Baykal, bugün partisinin grup toplantısında gündemi değerlendirdi. İsrail'in Gazze'de yaptığı katliama değinen Baykal, hedefine ise Başbakan Tayyip Erdoğan'ı aldı. İşte Baykal'ın konuşmasından satırbaşları:

-Ekonomik durgunluk ve işsizlik ortaya çıktı. Ekonomi her alanda daralma sergiledi. Ağır borç yükü vatandaşı zorda bıraktı. 2008 yılı bonkörce davranılan geride bıraktığımız yılların acısını çıkarırcasına halkımızın omuzlarına yükledi.

-Türkiye'de hukunun adaletin nasıl işlemesi gerektiğini Almanya örneği göstermiştir. Üstelik yolsuzluklar konusunda nasıl bir din istismarcılığı yapıldığı ortaya çıkmıştır.

-Umut ediyorum bu Türkiye adına bir uyanışı da beraberinde getirecektir. 2009'da bu dileklerle giriyoruz.

-2009 yerel seçimleri umut ediyorum bir kırılma noktası olacaktır.

-2009'a acı bir şekilde giriyoruz. Gazze'de yaşanan olaylar ve yılbaşında meydana gelen doğalgaz faciası halkımızı derinden yaraladı.

İsrail'in Gazze'de yaşattıkları

-Durumu siyasetle, diplomasi ile izahet etmemk mümkün değildir. Ortada makul hale dönüştürelemeyek bir durum vardır. Bir toprak parçası uzun süredir ambargo altında. Elektrik yok, ulaşım yok, hastane yok. Hastanelerin hedef alınması, kadın, yaşlı genç herkesin ölüm altında bırakılması şu andaki tablodur.

-Böyle bir tablonun sorumluluğunu hangi vicdan kabul edebilir. Anlamak mümkü değildir. Bu herkes için utanç verici bir tablodur.

-Sanki ortada gizli bir mutabakat var, belki gizli olmayan bir mutabakat var.

-61 yılın sonunda bu insanlar hangi noktadır şimdi? Şiddet sadece Ortadoğu'da değil, ne yazık ki Filistin'de insanlara egemen olmaya başladı. Çözümsüzlük şiddeti besliyor. Terör çözümsüzlüğün kaçınılmaz sonucudur. Bunu kıracak tek yol, Filistin'de bir çözümü hayata geçirmektir.

-Çözümün ne olacağı konusunda bir mutabakat var. İki devlete dayalı bir çözüm. Bunu İran ve Hizbullah kabul etmeyerek, teröre başvuruyor. Dünya bu çözümü hayata geçirmekte geciktikçe, bu çözümün kendisi tehlikeye giriyor. Çözümsüzlük şiddeti, şiddet, terörü, terör çözümsüzlüğü yaratıyor. Ateşkes artık siyasetin değil, insanlığın bir talebi olmalıdır.

ESKİDEN ERDOĞAN FARKLI KONUŞUYORDU

-Olmert, Başbakan Erdoğan'a bu saldırı hakkında bilgi verdi mi vermedi mi? Mısır basını İsrail'in bilgi verdiğini söylüyor. Biz merak ediyoruz: TC Başbakanı'na bilgi verildi mi verilmedi mi? Başbakan diyor ki, -Bize karşı bir saygısızlık yapıldığını düşünüyoruz. Görüştük, arkasından bu olay oldu- diyerek, bu konunun görüşülmediği izlenimini vermeye çalışıyor.

-Eğer görüşülmediyse bu çok büyük bir saygısızlıktır. İsrail, Türkiye'ye tüm dünyayı ayağa kaldıracak bir saldırıyı saatlerce görüştüğü halde vermediyse çok büyük bir saygısızlıktır. Eğer bilgi verildiyse, o saldırıdan sonra saatlerce nutuk atmak ise samimiyetsizliktir. Bunların hangisi doğrudur? Bu soru yanıtlanmalıdır. Başbakan İsrail Türkiye ilişkileri konusunda bugün grupta da söylemiş: "Ülkeyi yönetmek bakkal yönetmeye benzemez" demiş.

-Can Dündar bize hatırlatıyor, İsrail'le ekonomik ve ticari ilişkiler konusunda Erdoğan, "Bu terör karşısında Türkiye'nin İsrail'le imzaladığı M60 tanklarının modernizasyonuna ilişkin anlaşmayı derhal askıya almalıdır." O zamanki Erdoğan bunu söylüyor. Ondan bir kaç gün sonra, eğer mevcut hükümet Türkiye'nin gücünün farkında değilse yazıklar olsun. 700 yıllık ülke, tanklarını modernize etmek için 50 yıllık İsrail'e muhtaç oluyorsa bu kara kara düşünülmesi gereken bir tablodur.

-Bugünkü tabloyu söyleyeyim, o tank anlaşmaları ötesinde, Türkiye bugün birbiri ardına anlaşmalar imzalıyor İsrail'le.

-Bugün kendisi İsrail'le can ciğer, içli dışlı, kuzu sarması... Öte yandan veriyor veriştiriyor. Bu ne perhiz ne lahana turşusu! İsrail de diyor ki canım bırakın ne derse desin. O böyle konuşacak ama biz karşılıklı destek ve dayanışmamızı sürdüreceğiz.

-İsrail bunu mazur görebilir ama Türk halkı görürse, dünya Türk politikasının söylenenin aksi olduğunu görürse, bunun zararını kimse ödeyemez.

CAN DÜNDAR NE DEMİŞTİ

Eski atta yeni süvari

“O bombaların altında ölen çocukların ahı yerde kalmayacaktır. (İsrail) o savunmasız kadınların, anaların gözyaşında boğulacaktır.”
Duygusal laflar bunlar... Ama bir Başbakan’dan çok bir şaire yakışıyor.
Oysa Başbakan’dan beklenen, işinin gereğini yapması...
Gereği ne peki?
* * *
Gereğini, 2002’nin AKP lideri Recep Tayyip Erdoğan söylüyor.
Neyse ki internet var; “yapılması gereken”i Erdoğan unutsa da arşiv hatırlatıyor.
Mesela Yeni Şafak’ın internet sitesinin “Arşiv” bölümüne giriyorsunuz.
“5 Nisan 2002” yazıyorsunuz.
“Sayfayı getir” komutuna basıyorsunuz. O günün 1. sayfası ekranınıza geliyor.
Sayfada yine İsrail’in Filistin’de uyguladığı katliam var. Ve yine Erdoğan’ın fotoğrafı... Ama bugünkünden hayli farklı şeyler söylüyor:
“Bu terör karşısında Türkiye’nin İsrail’le imzaladığı M-60 tanklarının modernizasyonuna ilişkin anlaşmayı askıya alması gerekir.”
İsrail terörü büyüyünce, 8 ve 9 Nisan’daki konuşmalarında tekrarlıyor teklifini...
11 Nisan’da Meclis grubunda diyor ki:
“Eğer mevcut hükümet Türkiye’nin gücünün farkında değilse yazıklar olsun. 700 yıllık Türkiye, tanklarını modernize etmek için 50 yıllık İsrail’e muhtaç oluyorsa, bu kara kara düşünülmesi gereken bir unsurdur.”
* * *
Daha 7 sene geçmemiş aradan...
O Erdoğan Başbakan olmuş ve İsrail yine acımasızca saldırmış.
Ve saldırıdan birkaç gün önce, Türkiye’nin İsrail’le 167 milyon dolarlık silah alım anlaşması yaptığı İsrail basınına yansımış. Ardından İsrail Havacılık ve Uzay Sanayii açıklama yapıp, yeni anlaşmayla, Türkiye’nin İsrail şirketlerine havacılık istihbaratı sistemleri için 141 milyon dolar ödeyeceğini bildirmiş.
Konuyu İsrail gazetelerinden öğrenen bizim medya, Hükümet Sözcüsü Cemil Çiçek’e soruyor:
“Gazze’deki vahşet karşısında İsrail’le imzalanan silah anlaşmasını iptal etmeyi düşünüyor musunuz?”
Erdoğan’ın sözcüsü Çiçek, “eski Erdoğan”dan çok farklı konuşuyor:
“Ülkeler arasındaki işbirliği nedeniyle askeri bağların koparılması söz konusu olamaz. İsrail’le askeri işbirliği, Türkiye’nin ulusal çıkarlarına hizmet etmektedir.”
* * *
Muhalefetteyken “Askeri anlaşmalar askıya alınsın” diyenlerin, iktidar olunca “Aman dokunmayın, böyle kalsın” çizgisine gelmesi ibret verici değil mi?
Taraf’ta Lale Sarıibrahimoğlu “Geçen yıl itibariyle Türkiye ve İsrail arasındaki savunma sanayii işbirliğinin 1.8 milyar dolar olduğunu” yazıyor.
Demek “bombaların altında ölen çocukların ahına, savunmasız kadınların gözyaşına” sebep olan bombalarda Türkiye’nin de maddi katkısı var.
Öyleyse Başbakan’dan, gözyaşı edebiyatı yapmasını değil, oy isterken sergilediği tavrı almasını istemez misiniz?
“2002 model Erdoğan”ın “Eğer hükümet, Türkiye’nin gücünün farkında değilse yazıklar olsun” sözünü hatırlatmaz mısınız?
Boşuna uğraşmayın!
Bizde kim süvari seçilirse seçilsin, devlet atı hep bildiği yöne koşar.

 

 

Kenthaber
Yayın Tarihi : 6 Ocak 2009 Salı 14:52:21


Bu haber hakkında yorum yazmak ister misiniz?
Yorumlarınız
kemal özkan IP: 85.105.182.xxx Tarih : 6.01.2009 19:16:32

sayın baykal erdoğana kızmana gerek yok sayın erdoğan yıllar önce ben o gömleği çıkarıp attım şimdi yep yeni bir gömlek giydim ve ben tamamıyla değişdim dememişmiydi eh şimdi hangi gömleği giydiğini ve ne yönde değişdiğini artık anlamışsınızdır sizin vazifeniz sakin sakin bunu halka anlatmak ve o koltuğuda ehline bırakmakdır iyisin ama yetersiz kalıyorsun sonra erdoğan kadar yakışıklıda deyilsin yalanıda pek beceremiyorsun dindarda değilsin [öyle söylüyor rakiplerin] yani ne yaparsan yap ağzınla kuş tutsan nafile.


olcay gençtürk IP: 212.175.115.xxx Tarih : 6.01.2009 19:47:52

BAŞBAKANIN TEK AMACI VAR ODA DİYARBAKIR I ALMAK ONUN TEK HEDEFİ ODU KİM ÖLÜRSE ÖLSÜN KİM AÇKALIRSA KALSIN AKP İKTİDARDA KALSIN BUNLAR İÇİN ÖNEMLİ DEĞİL.