İstanbul Valisi Hüseyin Avni Mutlu ve Emniyet Müdürü Hüseyin Çapkın, Pazartesi günkü Ergenekon davasıyla ilgili önlemleri açıkladı. Vali Mutlu, duruşma salonuna sanık yakınları da dahil hiç kimsenin alınmayacağını ve Silivri'de toplanmaların kanunsuz sayılacağını söyledi.
İşte Vali Mutlu'nun açıklamaları:
Duruşma salonuna tutuklu ve tutuksuz sanıklar, avukatları, milletvekilleri ve basın mensupları alınacaklardır. Mahkemenin talimatı doğrultusunda salona izleyici alınmayacaktır. Mahkemenin bu talimatları doğrultusunda jandarmamız gerekli tedbirleri emniyet birimlerimizle birlikte alacaklardır.
İzleyici olarak bölgeye gitmek isteyen yurttaşlarımıza çağrı yapmak istiyorum. Vatandaşlarımızın davet edildikleri ve mahkeme bölgesinde bir yoğunluk oluşturulmaya çalışıldığı bilgileri değerlendirilmiştir. Bunların bir takım olumsuzlukların da yaratılması yönünde bir çabaya dönüştürme ihtimali değerlendirilmektedir. İzleyici alınmayacak olan salonda izleyicinin bulunmamasından dolayı Silivri mahkeme bölgesine yapılacak intikaller 2911 sayılı yasanın 22. Maddesine göre kanunsuz toplantı ve gösteri, mahiyetinde görülecektir.
SANIK YAKINLARI DA DURUŞMA SALONUNA ALINMAYACAK
Vatandaşlarımızın bu çağrılara iştirak etmemelerini önemli görüyoruz. İstanbulumuza il dışından da muhtelif vasıtalarla gelecek seyirciler için de gerekli tedbirleri alıyoruz.
Huzuru müdafaa konusunda bir ortaklaşmaya ihtiyacımız olduğunu ifade ediyorum.
Alınacak tedbirlere yurttaşlarımızın da yardımcı olmasını yürekten diliyorum.
Karar duruşması öncesi ve sonrasında herhangi bir olumsuzluğun yaşanmaması en büyük dileğimiz ve arzumuzdur.
Sanık yakınları, izleyici çerçevesinde oldukları için da duruşma salonuna alınmayacaktır.
VATANDAŞLAR İZLEYİCİ OLABİLİRİM DİYE GELMESİN
Yola çıkıp gelecek kişiler olursa, onlarla ilgili de planlamalarımız var. Tedbirlerimizi adım adım hangi safhaya kadar gerekiyorsa o safhaya kadar uygulamaya devam edeceğiz.
Bizim önceliğimiz buraya yurttaşlarımızın izleyici olabilirim kanaatiyle gelmemeleridir.
Bir mahkeme heyeti kararı var. Ben de bunu paylaşıyorum.
Ülkemizde basın toplantısı, basın duyurusu yapma konusunda yasalarımız fevkalade imkan tanıyor.
Yasa herhangi bir kısıtlama getirmiyor. İstanbul’da basın açıklamalarının nerede yapılacağı da bellidir. Basın açıklaması yapmak isteyen herhangi bir grup bunu nerede yapacağını gayet iyi biliyordur ve yapabilir.
Mahkeme salonuna alınmayacak vatandaşlarımızın kalkıp gelmelerinin herhangi bir yararı yoktur. Kamuoyunu bilgilendirmek için bu açıklamayı yapıyoruz.
Bizim bütün dileğimiz mahkemenin dışında güvenli bir alan oluşturulması ve toplumsal gerilime sebebiyet verilmemesidir.
"Faşizmin", veya diğer adlandırılması ile "baskıcı düzenin" pekçok kuralları, Kent Haber 'de değişik haberler içinde kısaca açıklanmaktadır !. Örneğin; kadın ve erkek birbirini göremeyecektir (çözümü: her iki cins seyir halinde ayrı kaldırımları kullanacaktır); hamileler, toplum içinde kendilerini gösteremeyecektir (çözümü: el ve ayakın çekildiği ve de en tenha zaman olan saat 03.00 de sokağa çıkabileceklerdir); Ramazan yardımına (!) hak kazananlar, utanamayacaktır (çözümü: bunlar yüzlerine maske takarak dağıtım yerlerine geleceklerdir); hukukun kuralları (!) içinde bir mahkemeyi izlemek mümkün olamayacaktır (çözümü: insan hüveyitiyle değil, koyun postuna bürünerek geleceklerdir) ; v.b; v.b; v.b !....
ERGENEKON, “İKTİDARIN KÂBUSU”!
Her şey “yasak”!
Acaba nefes almak ne zaman yasaklanacak!
Demokrasi diye gelenler, ülkeyi açık hava zindanı yaptılar!
AKP’nin İleri demokrasisi buymuş demek!
Neyse…
*
Karara bakın, 5 Ağustos da, sanık yakınları dahil hiç kimse, duruşma salonuna alınmayacak!
Kim emri kim veriyor?
İstanbul valisi!
Peki, yasa ne diyor?
MADDE 182. - (1) Duruşma herkese açıktır.
(2) Genel ahlâkın veya kamu güvenliğinin kesin olarak gerekli kıldığı hâllerde, duruşmanın bir kısmının veya tamamının kapalı yapılmasına mahkemece karar verilebilir.
(3) Duruşmanın kapalı yapılması konusundaki gerekçeli karar ile hüküm açık duruşmada açıklanır.”
Yani İstanbul valisi yasa dışı karar almış ve konuşuyor!
Duruşma salonuna girişlerle ilgili karar, o davaya bakanı yargıçlarındır!
Vali Mutlu, yetkileri aşıp, yargının görevine karışıyor!
Düpedüz suç işliyor amma!
Türkiye’yi idare edenlerin “suç işleme özgürlükleri var”!
Hatta onların, canı can…
Milletin canı patlıcan…
YASAKLAR,
HALKI SUÇ İŞLEMEYE TEŞVİK ÖTESİ,
TUZAKTIR!
Aslında Silivri’ye gitmenin bir anlamda yasaklanması, millete kurulmuş “tuzaktır”…
Günler hatta haftalar önce, ilgili kuruluşlar ilen edip gerekli organizasyonları yapmalarına karşılık, Vali mutlunun, duruşmaya iki gün kala, yasak getirmesi,Silivri’yi sahiplenenlere karşı bir tuzak olduğu intibasını vermektedir!
Neden yasaklanıyor, Silivri?
Daha önceleri, Silivri de polis müdahalesi olmadan herhangi bir olay oldu mu?
Yani devlet müdahale etmeden hiçbir olay olmaz, şimdi neden bu işgüzarlık?
YASAKTA,
PROVOSAKİYON KOKUYOR!
İşgüzarlığın tek neden, Silivri’ye gidenlerin arasına, provokatörler sokup, olay çıkarıp, giden gurupları suçlu ilan edip göden düşürmek!
Ne yazık ki artık, provokatörler bizzat, devlet tarafından halkın arasına sokulup olay çıkarılıyor!
Gezi direnişi ile devletin nasıl iktidar yönetildiği, polis ve yargının ve tabii medya’nın nasıl kullanıldığı ayan beyan ortaya çıkmıştır…
Polis ya jandarmanın işin içine girmediği onlarca toplantı ya da gösteri yapıldı geçmişte, hiç birinde olay çıkmadı, halk geldiği gibi dağıldı…
Asıl sorun şu;
Recep bey ve şürekâsı Silivri den korkuyorlar!
SİLİVRİ, RECEP BEY’İN KÂBUSU!
AKP, iktidarının en büyük kâbusu, Silivri olmuştur!
Sözde delillerle zindanlara tıktırdığı, muhaliflerini, Silivride ne güçlendiklerinin farkında!
Çünkü, halkın, %70-80 Ergenekon ve balyoz davalarının düzmece yalan, iftiralarla insanların zindanlarda çürütüldüğünün farkına ve tabi olarak inanmıyor!
O insanların haksız yere yıllardır zindanlarda çürütüldüğü biliyor artık!
Düzmece ve abartılı “mağduriyetlerle” iktidara gelen AKP, simdi, Ergenekon, Balyoz ve benzer davalarla mağdur edilen insanların, Türk halkının” destek” vereceğini bildiklerinden paçaları tutuşmuş vaziyette!
Özellikle diş baskılar ve içte yapılan eleştiriler, iktidar edenlerin uykularını kaçırıyor!
İşte bu yüzden, İktidar çirkefleşmekte, faşizm ötesi uygulamalara başvurmakta tereddüt etmemekteler!
Netice;
Ergenekon da, Tahliye olmayacak!
Olsa bile birkaç kişi ile kalacak!
Seçim öncesi, AKP’nin işine gelmez Ergenekon da tahliyeler!
Zaten öyle vicdanlı bir yargı kadrosu da yok…
Ve son olarak;
Halk, Silivri ye gidecek…
Bayrağını sallayacak!
Protestosunu yapacak!
AKP’nin zalim ve kindar iktidarının gerçek yüzünü,
Türküsünü söyleyecek
İçeride yiğitlere selam edecek…
Dünya ya bir kez daha haykıracak…
Hatırlatalım
AKP için de,”korkunun ecele faydası yok”
Malum sonu” AKP’ de tadacak”…
yasak yasak yasak kelimesine karsi alerji olan bir yapiyami sahibiz diye kendi kendime soruyorum yasaksa yasaktir yasak isede bu yasaklarin neticesinde zararin zarari olacaksa yasak diyenler bunu önlemek icin yasak koyabilir ve uymakta bunu takip edebilir bicak kemige dayanma var ise olmazsa olmazlar geldiyse ayri bir konudur buda en son bir yoldur
bir nasrettin hoca hikayesi hoca kizini suya testi ile gönderirmis her seferinde göndermeden kizini bir dövermis bir gün komsu hoca Efendi neden kizini her seferinde su almaya gitmeden dögersin hoca cevap testiyi kirmasi diye suc yok ama hoca böyle yaparmis hakli haksiz bilmek zor
günümüzden bir hikaye bir zamanlar bir kisi bir yerden Tatli calmis calanda bir kisi ve oda insanmis ve yakalanip iceri atilmis öyle ya hirsizlik bu bilmem asiri seneler bilmem kac yil ceza verilmis belkide o hala icerde kim Bilir iste bu kimbilir de kimsenin kili bile kipirdamamis bu nasil bir yargidir dememis nerde bu insanlar nerde bu hak ariyanlar hala sesleri cikmamis
memleketimde biri suc isler bu kisinin arkasi dayisi mevkisi mali mülkü parasi nüfüsü etrafi politikaci si vs suc bertaraf etmek icin Alarm verirdi ama bunlari tersi arkam arkam diye inleyen kisiler girin iceri olurdu bu ve simdiki zamanda burada bir suc islendi ise makamina kisiligine malina parasina bakilmadan vs vs biraz olsun Adalet önüne getirilme var görünmektedir SON NOKTA OLARAK hala ve hala Tatli calana verilen ceza asiri ve suc ortada yokken yapacakti diye mevkili nüfüslu olmasi ayri olamakla beraber bu da bir karmasalikmi karmasalik demek gibioluyor her kisi insan her insan olan kisi ve islenen suc var ise adaletimiz buna adaletini uygulamalidir bu uygulandi Zaman millet bunu gördügü Zaman güven gelecek güvenin geldigi yerde herkez rahat edecek KUTUPLASMALAR HER DAIM OLACAK hatalarda olacak AMA AZA INECEK AZA iste o Zaman adaletin kestigi parmak acimaz olacak insalla
Düzeltmedir: Bu konuyla ilgili yaptığım yorumumda, "insan hüviyetiyle değil, koyun postuna bürünerek geleceklerdir" ifademe karşın, benim kimliğimi bilen yandaşlarımdan, bu ifadeyi yanlış kullandığım hususunda cep telefonuma ikâzlar geldi. Ben de, bilmeden yaptığım bu hatayı şöyle düzeltmek gereğini duydum: " Başımızdaki malumumuz, - gezi olaylarında olduğu gibi - halklarını çapulcu, çakal, bilmem ne sıfatlarıyla anarsa, benim 'koyun postu' benzetmemin yerinde olacağı kanısınsayım.