Cumhurbaşkanı Abdullah Gül, Yargıtay bildirisi ile gerilen siyasi ortama müdahale etti. Gül, konunun taraflarıyla görüştüğünü açıkladı.
Gül'ün, bugün saat 17.30'da Yargıyat Başkanı Hasan Gerçeker'i Çankaya köşkünde kabul edeceği bildirildi.
Geçtiğimiz hafta MHP lideri Devlet Bahçeli, Cumhurbaşkanı Gül'e çağrıda bulunarak 'bildiri krizine' müdahale etmesini istemişti.
İşte, 'Taraflara görüşlerimi ve tavsiyelerimi ilettim' diyen Cumhurbaşkanı Gül'ün açıklaması...
"Ülkemizde son aylarda yoğunlaşan siyasi ve hukuki tartışmaları yakından izlemekteyim.
Bütün demokrasilerde olduğu gibi, dinamik bir demokrasi olan ülkemizde de, milletimizi ve dünyayı doğrudan ilgilendiren her konunun, toplumun bütün kesimlerince en geniş ve açık biçimde tartışılması doğal olduğu kadar, gerekli ve yararlıdır.
Bu tartışmalarda ortaya atılan görüşlerin geçerliliğini ve haklılığını ise nihayette kamuoyunun sağduyusu en isabetli biçimde tayin edecektir.
Ancak, sözkonusu tartışmaların Anayasamızın temel ilkelerini, ulusal çıkarlarımızı ve itibarımızı, milli birlik ve beraberliğimizi, ekonomik ve siyasi istikrarımızı zedeleyebilecek boyutlara varmamasına ve bunun gerektirdiği âdap, usül ve düzeye özen göstermek sorumluluk duygu ve bilincine sahip bütün kişi ve kurumlar için geçerli olan bir görevdir.
Kamuoyunun da yakından takip ettiği gibi, son aylarda anayasal kurumlarımızın temsilcileriyle yaptığım düzenli görüşmelere ilaveten, TBMM?de temsil edilen veya TBMM dışında kalan siyasi parti liderleri ve başta ekonomik ve sosyal örgütler, basın ve düşünce kuruluşları olmak üzere sivil toplum temsilcileriyle ayrı ayrı veya birlikte bir dizi görüşme yapmış bulunuyorum.
Bu görüşmelerimde, yukarıdaki çerçevede çeşitli düşüncelerimi ve bunlara bağlı kaygı, telkin ve tavsiyelerimi muhataplarıma gayet açık bir şekilde iletmiş bulunmaktayım.
Bunların büyük bölümünü çeşitli vesilelerle yaptığım konuşmalar, yazılı açıklamalar ve demeçler yoluyla kamuoyu ile esasen paylaşmış olduğum malumdur. Bu vesileyle bir kez daha vurgulamak isterim ki, küresel ve bölgesel planda, önemli siyasi, ekonomik ve güvenlik sorunlarıyla karşı karşıya olunan bu kritik dönemde ülkemizde yaşanan olaylar ile ilgili siyasi ve hukuki tartışmaların halkımızın fedakarlığıyla sağlanmış olan istikrar, itibar ve kazanımlarımızın aşınmasına ve Türkiye?nin stratejik çıkar ve hedeflerinde ileride telafisi mümkün olmayan tahribatlara yol açmasına fırsat verilmemelidir.
Temaslarım devam etmektedir ve edecektir.'
çok merak ettim şimdi, ÇANKAYA' nın GÜL’Ü ne yapacak? Kendisinin de SANIK olduğu bir dava için, Ne telkin de bulunacak, ne gibi ARABULUCULUK yapacak !! Hadi DEVLET BAHÇELİ şaşırmış!! Her yerlerle Gülücükler atarken kendi teşkilatın temel felsefesini dağıtıyor! Aslında DEVLET BAHÇELİ’ Yİ kontrol ettirmek lazım? ,Böyle zamansız ve MANTIKSIZ Çıkışları insanın aklına türlü şeyler geliyor doğrusu !!! Ve de ,sorası geliyor insanın BAHÇELİ kendinde mi ACABA ?? !Evet, Bay GÜL ne yapacak bülbülü mü , SAKSAĞANI mı ötürecek ? Aslında kocaman MANTILI VEDA ZİYAFETİ çekip ! Bu işlerin üzerine, Bir bardak soğuk SU içmesi doğru bir tavır olur da !!Çünkü Parti kapanacak,kendisi de ÇANKAYA’DAN inecek ??Neyse o Sonra konuşulacak mesele! Gerçi ayrıntılar,henüz açıklanmadı. Ama, tüm olanlar, olacaklar FASO FİSO çırpınışlar!! Görülmüş, şey midir? Sanık olunduğu bir dava hakkında O sanık , kişi, ARABULUCU OLSUN, Hani derlerler ya KUYUYA bir DELİ TAŞ atar, KIRK DELİ O taşı çıkmamaya çalışır !! O misal Laf olsun TORBA dolsun hikayesi!! Bakalım daha neler göreceğiz !! Körle yatan ŞAŞI kalkıyor! işte öyle bir şey !!
Son günlerde AKP'nin kapatma davasıyla başlayan, daha sonra AKP'nin AB ülkeleri ve ABD'li siyasiler ve komisyon başkanlarından, Türkiye'nin Yüksek Yargısını baskı altında yutmaya yönelik bildiri siparişleri ile tırmanan ve son olarak da, yargının AKP tarafından kontrol edilmesini amaçlayan Yargı Reformu Strateji taslağının Oli Rehn’e sunulması sonrasında bugünkü noktaya gelinen gerilimin tarafı olan Cumhurbaşkanı'nın, müdahalesi, gerilimin azaltılmasını değil, artmasına neden olacaktır. Demokrasilerde Cumhurbaşbanları, başbakanlar ve diğer siyasiler yargılanamaz diye bir kural yoktur. Ülkesini seven her Türk'ün yargının kanunlar çerçevesinde, görevini yapmasını onaylaması gerekir.