Vali Hüseyin Avni Mutlu'nun, 8 Haziran'da 14 polisin yaralandığı ve 22 Haziran'da 17 yaşındaki Buse Sarıyağ'ın yanı sıra dört askerin şehit olduğu bombalı saldırıların faiilleri diye kamuoyuna tanıttığı 19 kişiden 16'sı serbest bırakıldı. Başka suçlamalarla tutuklanan üç kişi dahil hiçbir zanlıya mahkeme sürecinde soru bile sorulmadı. Polislerin yaralandığı Küçükçekmece'deki saldırıyla ilgili gözaltına alınan 10 kişiden de dokuzu serbest bırakıldı.
Vali Mutlu’nun açıklamasına göre, Küçükçekmece’de, 8 Haziran’da polis servis aracına, 22 Haziran’da ise askeri servis aracına yönelik bombalı saldırıların ön hazırlığında yer aldıkları iddiasıyla gözaltına alınan 19 şüpheli önceki gün adliyeye sevk edilmiş, 10’u savcılık, altısı da mahkemece serbest bırakılmıştı. Seyithan Ö., Mehmet Kazım S. Okan A. ise Mutlu’nun iddiasının aksine, bombalı saldırılara iştirakten değil, ‘silahlı örgüt üyeliği’ iddiasıyla tutuklanmıştı.
İddiaya göre, son bombalama eyleminden bir gün önce, 21 Haziran’da gözaltına alınan şüphelilere polis ve savcılıkta 8 ve 22 Haziran’daki bombalı saldırılarla ilgili herhangi bir soru yöneltilmedi. Savcılık sorgusuna yansıyan polis kaynaklı bir iddiaya göre, sansasyonel eylem yapmak üzere İstanbul’a gönderilen bir kişi kimi şüphelilerin evinde barınacaktı. Fakat bu kişinin kim olduğu ve hangi evlerde barınacağı iddiasına açıklık getirilmedi.
Bir diğer iddiaya göre ise bir kısım şüpheliler İzmir’de 21 Ağustos 2008’de 17 polisin yaralandığı bombalı saldırının talimatını verdiği ileri sürülen ‘Beyaz Saçlı Topal’ kod adlı kişiyle irtilatlıydı. Fakat şüpheliler bu iddiaları reddetti. ‘Beyaz Saçlı Topal’ı da tanımadıklarını söyledi. Sorguda, varlığı iddia edilen ‘Beyaz Saçlı Topal’ ile şüphelilerin irtibatını gösterir bir kanıt gösterilmedi.
Sacdan saksı nerede?
Ayrıca, şüphelilerden Seyithan Ö.’nün 28 Ekim 2008’den itibarın telefonunun dinlendiği, 27 Mayıs 2010’dan itibaren de teknik takibe alındığı ortaya çıktı. Seyithan Ö.’ye isnat edilen en önemli suçlama, 18 Haziran 2010’da, demir ustası Ahmet H.’nin atölyesine giderek, kendisiyle birlikte tutuklanan Mehmek Kazım S. ile ‘çuval içine konulmuş sacdan nesneyi’ arabasına yüklemiş olması... Mehmet Kazım S., bu nesnenin, sacdan yapılmış bir saksı olduğunu, o gün Seyithan Ö.’nün aracıyla evine götürdüğünü söylüyor. Fakat saksının nerede olduğunu kimse bilmiyor. Polislerin el koyup koymadığı da anlaşılamadı.
Kurban derileri de soruldu
Şüphelilere yöneltilen sorular arasında, siyasi etkinlikler ve gündelik ilişkiler yer alıyor. Seyithan Ö.’nin İnönü Mahallesi Derneği (İNDER) ve Bulanıklılar Derneği’ndeki çalışmaları, Aralık 2008’de yardım amaçlı topladıkları kurban derileri yöneltildi. Ayrıca 2 Kasım 2008’de Taksim’de, Öcalan’ın sağlık durumuna ilişkin eylem ile 1 Aralık 2008’de kayınvalidesinin ölümüyle ilgili telefon görüşmesi de soruldu.
İddiaya göre, Mehmet Kazım S.’nin takma adı olan ‘Mele’ (Kürtçe’de molla yerine kullanılıyor) kod adı sayıldı. Mehmet Kasım S.’ye, evinden çıkan ‘Ciğerhun’ adlı kitap, cezaevinden gönderilmiş “Sevgili Kazım heval” sözcüğüyle başlayan bir mektup, Azadiya Welat gazetesinin çıktısı soruldu. Tutuksuz yargılanmak üzere serbest bırakılan BDP Küçükçekmece İlçe Başkanı Salih B.’ye, 1 Ocak 2010’da KCK operasyonlarını protesto eylemine ve 25 Kasım 2008’de “Faşizme ve Polis Terörüne Son’ isimli protestoya katılıp katılmadığı soruldu.
Çoğu inşaat işçisi
Bu üç suçlama dışında, şüphelilerin ortak özellikleri şunlar: Tamamına yakını BDP üyesi ve yöneticisi... Muş Malazgirtli ve Bulanıklı olan şüpheliler, Küçükçekmece’de veya Başakşehir’de ikamet ediyorlar. Ve yine tamamına yakını inşaatçılıkla uğraşıyor. Örneğin, Seyithan Ö. müteahhitlik yapıyor, Mehmet Kazım S. duvarcı, Okan A. fayans ustası, Ahmet D. demir ustası, Kemal Ç. ise sıvacı...
Öte yandan, 22 Haziran’da askeri araca saldırının ardından gözaltına alınan 10 şüpheliden yedisi emniyetten, iki de dün savcılıktan serbest bırakıldı. Bir şüpheli ise tutuklandı.
Kesin yukarıdan birileri demiştir.Açılım var sakın tutuklamayın diye.
bence hükümetin amerikalı hukuk danışmanı böyle davranılmasını istemiştir.
İŞTE SİYASET (!), İŞTE ADALET (!) !.. KİMLERİN KİMLERLE İŞBİRLİĞİ YAPTIĞI ARTIK İYİCE SU YÜZÜNE ÇIKMAYA BAŞLADI. (Malûmlara hitaben bir not: "Ergenekon adı altındaki engizisyon mahkemelerine yarın kimleri göndereceklerinizi bugünden tesbit ettiniz mi ?"
Gözünü sevdiğimin<KÜRT AÇILIMI>sen nelere kadirsinnnn öyleeeeeee!!!!!!!!!!
Sayın Mutlu Diyarbakır'da vali iken de kim ne söylüyorsa hemen inanan bir karekter sergiliyordu... Valilik koltuğuna Efkan ALA gibi adamların oturması gerekir.... Devletin valilik makamı o kadar ucuz olmamalı. Suçsuz yere binlerce insan lekeleniyor ve töhmet altında bırakılıyor.
milletin beynine naorkoz veriyorlar.hepsi yalan dalavere
işte türk milletinin anlamadığığı ve anlamak istemediği asıl sorun budur adam suç işlememiş zorla adami süçlü duruma düşürüyorlar kardeşim ben bir kürdüm suç işlemediğim halde fişleniyorum ve bir de ustune ustluk ceza ailim niye neden sebep nedir LÜTFEN MİLLET OLARAK ARTIK GERÇEKLERİ GÖRELİM NEYMİŞ ADAMLARI SERBEST BIRAKMIŞSIN LÜTFEN SİZİN ÇOCUĞUNUZ OLSA SUÇSUZ İÇERİYE ATILSA KABUL EDERMİSİNİZ PEKİ BU NE BİÇİM BAŞLIK HANI ZORLA ADAMLARI DÖVE DÖVE EZİYET EDE EDE ZARAR VERİYORSUN NEDEN HEPSİ DOĞULU HEPSİ KÜRT HEPSİ BDPLİ OLABALİR BU ONLARIN SUÇLU OLDUĞUNU GÖZSTERMEZ LÜTFEN YETER ARTIK