Bakanlar Kurulu'na sunulan yasa taslağına göre, karanlık tehdidiyle karşılaşılırsa devlet özeli beklemeden santral yapımına girecek..
Devlet, elektrikte karanlık tehdidiyle karşı karşıya kalınırsa özel sektörü beklemeden piyasaya girecek ve santral yatırımı yapacak. Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanı Hilmi Güler'in, önceki gün Bakanlar Kurulu'na sunduğu "Elektrik Piyasası Kanunu ve Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun Tasarısı" taslağı açıklandı. Tasarı, elektrikte, kısa süre sonra ortaya çıkacağı belirtilen arz yönlü krizi önlemek için özel sektör yatırımlarını teşvik ediyor, bu gerekçeyle gerektiğinde devletin de yatırım yapmasının önünü açıyor.
* DEVLETTEN YATIRIM SİNYALİ: Devlet, elektrikte arz açığının oluşması durumunda yeniden santral yatırımı yapacak. Tasarıya göre Elektrik Üretim Anonim Şirketi, (EÜAŞ), elektrik arz-talep dengesinin ortaya çıkardığı gereklilik çerçevesinde yeni üretim tesisleri kurabilecek, kiralayabilecek ya da işletebilecek.
* RÜZGÂR ESECEK DEVLET KAZANACAK: Birden fazla şirket, rüzgâr santrali yapmak üzere aynı bölge ya da aynı trafo merkezi için lisans başvurusu yapması durumunda Türkiye Elektrik İletim AŞ (TEİAŞ), ihaleye çıkacak. Üretilecek her birim elektrik başına devlete (TEİ- AŞ'a) en yüksek katkı payını teklif ve taahhüt eden şirket, ihaleyle belirlenecek.
* ÜRETİM DE ÖZELLEŞTİRİLECEK: EÜAŞ'ın sahip olduğu kömür santralleri hızla özelleştirilecek. Santraller, özelleştirme programın alınsa bile yönetimleri, Enerji Bakanlığı'nda kalacak. Santrallerden elde edilen gelirler, enerji sektörü yatırımları için kullanılacak.
* YATIRIMCIYA TEŞVİK: (Üretim ve otoprodüktör lisansı sahibi yatırımcılara) Üretim tesislerinin işletmeye giriş tarihlerinden itibaren 2013 yılı sonuna kadar iletim sistemi sistem kullanım bedellerinde yüzde 50 indirim yapılacak.
Elektrik enerjisi üretim açığının dile getirildiği forumlarda , ülkemizin rüzgar gücünün enerji üretiminde kullanılacağı umuduyla "RÜZGÂR ESECEK DEVLET KAZANACAK" türü hayale kapılanların rüyalarının uzun sürmeyeceği kesindir. 2007 yılı sonunda TBMM'de kabul edilen 5710 sayılı kanun ile Nükleer Güç Santrallarının Kurulmasının önü açılmış, Türkiye teknolojisine ve üretim hammadde kaynaklarına uzak bulunduğu, dünyada terkedilmekte olunan riskli ve maliyetli bir enerji üretimine paldır küldür dalmıştır. Kanunun hemen arkasından başta General Electric olmak üzere diğer nükleer santral üreticilerinin Türkiye'de yerli ortaklıklara başlaması, 5710 sayılı yasanın kimler için ya da kimlerin gayreti ile çıkartıldığı sorusunun en güzel cevabıdır. Bu bir bir dönem fakir halkının böbreğini satarak yaşam savaşı verdiği Hindistan'ın nükleer enerji ve uzay teknolojisi yatırımlarına yönelerek, kitleleri uyutma politikasının, günümüzde Türkiye'ye uyarlamasıdır. Tarihinin en yüksek dış borç seviyesine ulaşmış bir iktidarın, Dünya'nın en yüksek faiz oranını vererek borçlarını yeni aldığı borçlarla ödediği dönemde,ülkenin pahalı enerji üretim yatırımları için tekrar borçlandırılması çabalarına cuk oturan atasözümüzü hepimizin hatırlayacağını umuyorum.
devlet madem santral yaptıracaka neden kar eden kuruluşları satıyor ve kuruluslarda çalısan vatandaslarını neden magdur işsiz bırakıyor issizligi önleyecegine bu kurulusta çalısan işçileri ve aielerini yok etmektedirler birde bu kurulusta çalısan memurları baska kurumara gönderen imkanın işçilerede saganasını istiyorum işçierinde aiesive çockları var devletimzin işçieride düşünmesi gerekiyor