Başbakan Erdoğan'ın yurtdışına okumaya gidecek öğrencilere hitap ederken, " Biz Batı'nın ilmini, sanatını almadık. Maalesef değerlerimize ters düşen ahlaksızlıklarını aldık " demesi bitmeyen bir tartışmaya yol açtı.
Son olarak Vakit gazetesi Batı'daki "ahlaksızlıkların" bir listesini yayımladı. Listede şu tip şeyler sayılıyor:
- Homoseksüellik ve lezbiyenlik, "cinsel yaşam özgürlüğü" adı altında teşvik ediliyor... - Yaşlılar, huzurevlerine terk edildi... Genç nüfus, her yıl azalıyor.
- Birçok Batı ülkesinde cinsellik yaşı 1011'e inmiş durumda...
- Eroin başta olmak üzere her türlü uyuşturucu madde ve alkol bağımlılığı, ilkokul düzeyine inmiş durumda.
- Komşuluk yok, misafirlik yok, yardımlaşma ve dayanışma yok.
- İnanç bunalımı, bütün Batı ülkelerini tehdit ediyor. Avrupa nüfusunun yarısı inançsız
Yukarıda sayılan türden "ahlaksızlıkları" Batı ülkelerinden aldığımız iddiası yanlıştır.
Birkaç örnek vereyim:
- Osmanlı edebiyatında, özellikle erkekerkeğe ilişkileri anlatan çok sayıda eşcinsellik metni bulunur. (Öyle şiirler var ki burada yazmam mümkün değil.)
- Uyuşturucu, Batı toplumlarının ciddi bir sorunudur ama o uyuşturucunun hatırı sayılır bir bölümü Türkiye üzerinden gitmiyor mu? Şimdi rakam nedir bilmiyorum ama 10
yıl önce bu yolla ülkemize 50 milyar dolar " kara para " girdiği söyleniyordu.
- Dinsizlik ve tanrıtanımazlık Avrupa ülkelerinde yaygındır ama ABD için aynı şey söylenemez.
- Komşuluk, misafirlik gibi ilişkiler " mahalle " tipi örgütlenmelerde yaygındır. Eğer bugün komşularımıza " yabancı " isek, bunun nedeni Batı'yı taklit etmemiz değil kentleşmenin yarattığı şartlardır. Komşunun yerini meslektaşlarla ilişkiler aldı.
- Nüfusumuz henüz genç ama 10-15 yıl içinde bizde de yaşlılık önemli bir sorun olacak ve huzurevi sayısı katlanacak.
Özetle: "Batı'yı taklit ettiğimiz için bu durumdayız" diye yakınmayı bırakın da... Kentleşmenin, piyasa ekonomisinin, nüfus hareketlerinin yol açtığı sorunlarımıza somut çözümler arayın!
Önce Selam diyelim, sayin Emre Aköz Hakim GÜC'ler dünyamizi yönlendirir bunu bilmeniz gerekir.Ben 30 yildir batinin ortasinda yasiyorum,kendi kültürünüde bati kültürünüde taniyan biri olarak Batinin zenginligi acimasiz rekabet üzerinde ücüncü dünya Milletlerinin kani üzerine kurulmus zenginliktir.Batililarin Ahiret diye bir problemi yokki,ben bir taksi söförüyüm toplumun ortasinda burda prensip herseyi yapabilirsin ama yakalanmamak sarti ile vijdanlar cebe coktan girmis.Benim kültürümdeki sapiklik bunlarda öyle normal yasalasmis sinirsiz hürriyet adi altinda tesvik eder gibi.Ama sonucta bir gayeleri var gücü ne pahasina olursa olsun baska kutuplara kaptirmamak, bunun icin pervasizca insanoglunun beynini zorlayan akilalmaz oyunlarla bu gücü koruyorlar.Özetle: "Batı'yı taklit ettiğimiz için bu durumdayız" diye yakınmayı bırakın da... Kentleşmenin, piyasa ekonomisinin, nüfus hareketlerinin yol açtığı sorunlarımıza somut çözümler arayın! Bu sözünüze katiliyorum.Unutmayalim YARADAN her seyi denge üzerine kurmustur,batida bu dengeler coktan bozulmustur.Bati zengindir ama MUTLU degil, bundan kendileride farkindalar.Bati bize artik alena zarar vermiyor,onlarin fazlasiyla bizde TEMSILCI'leri var........ Saygilarimla
tek ahlaksızlık escınsellık olsa halk aç hırsızlık fuhus almıs basını gıdıyo senın yedıgın balın kılosu 500 mılyonmus sen gıt o cennete bızı sokmayan olcakmı bakalım