Kenthaber Yayın Koordinatörü Erdem Yücel, kamudaki gizli çekişmeyi gözler önüne serdi.
Polis ile öğretmenler arasında başlayan 'ücret' kavgasını tarafların ağzından objektif bir yaklaşımla dile getiren Yücel, her iki tarafın da dört gözle beklediği 'zam' tartışması için Polis İle öğretmen çekişmesi!.. başlıklı yazısında bakın hangi ifadeleri kullandı...
Polis İle öğretmen çekişmesi!..
Günümüz ortamında anlamsız ve hiç nedeni olmayan bir çekişme, Kenthaber’e gönderilen okuyucu yorumlarına da yansıdı. Her iki taraf birbirlerini en ağır sözlerle itham ediyorlar. Bunların büyük bir kısmı da aşırı hakaret içerdiğinden yayına girmemiştir.
Bu karşılıklı atışma nereden kaynaklanıyor?
Başbakan, dört yıl önce verdiği bir sözü, ancak bugün yerine getirerek, polislerin maaşlarına 200-700 TL’lik bir zammı yürürlüğe koydu.
Türkiye’de birbirlerinden farklı görevleri sürdüren memurlar varken, polislere neden zam yapılmıştı?
İşte, öğretmenler ile polisleri karşı karşıya getiren de bu oldu. Polise yapılan zamma tepki öğretmenlerden geldi.
Aslında şaşılacak bir durum...
Türkiye’de memurların çileli yaşamı (işini bilenler hariç) yıllar yılı, hiç de iç açıcı bir durum göstermiyor. Memurların çoğu ezelden beri sıkıntı içerisinde, ay sonlarını zar zor getiriyorlar. Kredi kartları kurtarıcı olarak görülse bile o kartlar onları daha da bir batağın içerisine çekiyor... Emeklilerin ise onlardan aşağı kalan yanı yok...
Ne denir? Türkiye’de memurların ve emeklilerin yazgısı yıllardır çözülemeyen, kangrene dönüşmüş bir sorundur.
Polislere yapılan, zamma öğretmenlerin tepkisini anlayabilmek biraz zor... Gönül ister ki, yalnızca öğretmenler ve polisler değil, tüm devlet memurları hakları olan bir yaşam düzenine eriştirilebilsin. Ancak hiçbir hükümet bu konuda radikal bir çözüm üretemedi. Sıkışınca da “IMF elimizi kolumuzu bağladı” denildi. İMF’ye bağımlı olmadığımız günlerde de bu işin üzerine gelmiş geçmiş hükümetlerin hiç birisi tam olarak eğilmedi.
Şimdi gelelim, bizim okuyucu yorumlarımıza yansıyan polis ve öğretmen çekişmesine;
Her iki kurum da saygı duyulması gereken, memleketimiz için çalışan kurumlarımızdır. Öğretmenler genç nesli eğitmek, öğretmek ve yetiştirmekle yükümlüdür. Emniyet teşkilatı ise, vatandaşının güvence içerisinde yaşamasını sağlayan, gerektiğinde canını çekinmeden ortaya koyan bir diğer kurumdur.
Kısacası, birbirlerinden farklı kulvarlarda görev yapan iki ayrı kurum...
Bu yazıyı yazarken öncelikle belirtmek isterim ki, ailemde ne polis ve ne de öğretmen var. Bu bakımdan gelişen olaylara, aralarındaki çekişmeye daha objektif olduğumu sanıyorum.
Günümüz koşullarında polisin işi gerçekten çok zordur. Gecesi gündüzü yok, bize gelen yorumlardan öğrendiğim kadarıyla ailelerine yeterince zaman da ayıramıyorlar. Ayrıca polis göreve giderken, öğretmenin aksine evine ne zaman döneceği veya dönüp dönmeyeceği de belli değildir.
Kırsal kesimlerde görev yapan öğretmenler de bazı polislerimiz gibi şehit olmuştur.
Bazı öğretmenler biz eğitimliyiz gibisinden, eskilerin deyişi ile “abesle iştigal”, talihsiz bir laf etmişler. Sanırım bu sözü söyleyen öğretmenler, çok eskilerde kalmışlar... Yakın tarihlere kadar polislerin içlerinde ilkokul, orta okul ve lise mezunu olanlar vardı. Yüksek tahsilli olanlar ise teşkilatta kolayca yükselirdi. Benim fakülteyi bitirdiğim yıllarda bazı arkadaşların Emniyet Teşkilatına başvurmuş, komiser yardımcısı olarak göreve başlamış ve kısa sürede de yükselmişlerdi. Bugün şartlar değişmiştir; o eski eğitimsiz denilenler yavaş yavaş emekli olarak teşkilattan ayrılmışlar ve yerlerini fakülte mezunu polisler almıştır. Emniyet Genel Müdürlüğünde görev yapan polislerin hemen hemen hepsi iki veya dört yıllık fakülte mezunlarıdır. İçlerinde Yüksek Lisans, hatta doktora çalışması yapanlar da vardır.
Çeşitli nedenlerle polise işim düştüğünde gördüğüm manzara çok farklı olmuştur. Güler yüzlü, sıcakkanlı polisler çay ikramı bile yaparak benimle ilgilenmişlerdi. Eğitimli oluşlarını her haliyle görevlerine yansıttıklarını da gözlemlemişimdir. İçlerinde istisnaları yok mudur? Kuşkusuz her meslekte olduğu gibi onların da aralarından ayrık otları çıkabilir. O bakımdan bir iki kişi yüzünden hepsini töhmet altında bırakmaya da gerek yoktur...
Öğrendiğim kadarıyla bir polis ayda 240 saat görev yapıyor. Buna en azından 60 saat olmak üzere 300 saatlik bir de ek görev süresi ekleniyor. Sabah 8’de göreve başlayan bir polis, kaç saat görev yapacağını bilemez. Haftanın üç dört günü yapılan profesyonel veya amatör maçlarda, mitinglerde, yürüyüşlerde, yabancı devlet misafirlerinin korumasında görev alır. Daha doğrusu görev almadığı durum ve olay yoktur. Buna karşılık hiçbir ek görev ücreti alamadığı gibi bu görevi süresince karnını kendi imkânları ile doyurur.
Buna karşılık aldığı para ile ucu ucuna kendisini ve ailesini geçindirmeye çalışır. Bazıları bunalıma girer, içlerinden cinnet geçirerek intihar edenler bile olmuştur. Bazıları psikolojik yönden tedaviye muhtaç duruma da düşerler.
Bu bakımdan yapılan bu zam bile bence çok azdır. Analarının ak sütü gibi helaldir. Geç bile kalınmıştır.
Öğretmenlere gelince, onların görevlerini polislerle karşılaştırmak olanaksızdır. Arada çok farklar vardır.
Öğretmenler de çok güç koşullar altında görev yapmaktadır. Öncelikle yozlaşmış bir Milli Eğitim Bakanlığı’nın müfredat programına uymak zorundadır. Bunun dışına çıkarak öğrencilerine daha aydınlatıcı bilgiler veremezler. Verecek olurlarsa müfettiş takibatına uğramaları işten bile değildir. Bunun yanı sıra, her an çok cahil aile bireyleri ile karşı karşıya kalırlar. Kendilerine arka çıkacak bir merci de yoktur. Kırsal kesimlerin öğretmenleri ise çok daha zor koşullarda, mahalle baskısı ve geçim sıkıntısı altında boğulmuşlardır. Maddi imkânsızları yönünden sosyal yaşantıları yoktur, tüm uğraşlarını internet ortamına çevirmişlerdir.
Bununla beraber öğretmenleri iki ayrı kategoriye ayırmak da mümkündür. İşini bilenler ve işini bilemeyenler gibi...
Örneğin; fen bilimleri, matematik, yabancı dil öğretmenleri özel dershanelerde dolgun ücretle iş bulmakta, ders saatleri dışında oralarda çalışmakta, özel dersler vermektedir. Diğer bölümlerin öğretmenleri ise ya kaderine küser, elindeki avucundaki ile zar zor geçinmeye çalışır. Bazıları da mesai saatleri dışında gizli gizli şoförlük, pazarcılık ve satıcılık yaparlar...
Aslında bu durum Türkiye’nin bir ayıbıdır. Öğretmenine değer vermeyen, onlara normal bir geçim standardı sağlayamayan devlet ondan ne kadar verim alabilir ki?
Kısacası polisin de öğretmenin de işi çok zor; her iki görevdekiler de çok güç şartlarda geçim mücadelesi veriyor.
Devletin iki kurumunun; birine verilen, diğerine verilmeyen küçük bir zam uğruna birbirine düşmesi gerçekten çok üzücü. Bir de şimdilik sessiz kalan diğer kurumların ayaklandığını düşünün... Sırası gelmişken belirtmek isterim ki, pek az kişi isteyerek öğretmen veya polis olmuştur. Şartlar ve işsizlik onları oralara taşımıştır... Örneğin bir mühendis, bir hukukçu veya iktisatçı polis olmak yerine kendi branşında çalışmayı ister. Ama geçim sıkıntısı, işsizlik kişileri başka başka sahalara itmiştir. Bu bakımdan kaderlerine razı olmuşlardır.
Devlet adaletli, adil olmalı, evlatlarını birbirine düşürmeden, haklarını onlara vermelidir. Her iki kurum da siyasete bulaşmamalı, siyasetçiler onlardan elini çekmelidir.
Giovanni Vica’nın dediği gibi; “Adalet baldan tatlı, yağdan yumuşak, ıtırdan daha güzel kokuludur.”
erdemyucel2002@hotmail.com
Bu arada belirtilmesi gereken bir şey var neden polise zam varda jandarmaya yok TÜRKİYE nin %96 sının emniyet ve asayişini sağlayan, terörle mücadelenin kahramanları olan her türlü görevi icraa eden jandarmaya zam yok polise var. Adalet bunun neresinde
toplumu eğiten bizleriz, biz öğretmenler kadar yorulan başka bir kesim var mı acaba? sabahtan akşama kadar ayak üstünde oturmadan eğitim veren bizleriz, abartısız aldığım maaş bana yetmemekte, ayın sonunu zor getiriyorum...
Sayın boti boti sürekli yorulan sizmişsiniz soruyorum size okullar gece açık mı hayır.Tabiki gece siz yatağınızda rahat uyurken rüyalar görürken biz polisler piskopatlarla uğraşıyoz sabah evimizden çıkıyoruz ama akşam döneceğimiz allaha kalmış.....
tüm taraflara sevgi ve saygılarımı sunuyorum.emekli öğretmenim.ama herkes şunu iyi bilsin.görevini layıkıyla yapan bir öğretmen tüm görevlilerden daha büyük görev yapıyor.çakal yok mu?her meslekte var.ben yetkili olsam Hizmetli bile yapmayacağım öğretmenler var.Hatta son zamanlarda bazıları müdür de oldu.Ne yazık......Ve çok acı.Duygusal değil gerçekleri ifade ediyorum.İspatlarım.Neyse.Elbette polis kardeşlerimiz zor şartlarda görev yapıyor. Kardeşim ve damadım polis.çok iyi biliyorum durumu.Ama.Polise silahı var diye zam verip öğretmeni ezmenin anlamı yok.polis almasın diyen de yok. sadece öğretmen alsın diyen de yok.her kese eşit zam diyoruz ve polis öğretmen düşmanlığı yaratmak isteyen herkesi şiddetle kınıyorum.esenlik dileklerimle
değerli öğretmenlerim.ben bu konuda tarafsızım ama buda bir gerçek silahı olan kazanır sizde silahınızı akılcı kullanın kazanın...
devlet elinde silah olana zam verir bu güne kadar iyice bir bakın asker ve polise verilenle normal memura verilen zam oranını bir karşılaştırı o zaman hersay ortaya çıkar ha birde hakim ve savcılarımız zaten bu 3 meslek erbabı her yerde ve her zaman özel degilmidir adamın elinde silahı var kızarsa sıkar.
POLISDE ÖGRETMENDE OLMASSA OLMAZ AMA JANDARMA ALMALI EN YUKSEK MAASI BENCE ONMLAR OLMASSA POLİSDE OMAZ ÖGRETMENDE ALLAH JANDARMAYI BASIMIZDAN EKSIK ETMESIN
Eğitim Fakültesi mezunu bir Polis Memuru olarak yazıyorum buraya. Polis Memurunun aldığı maaşı 08:00 - 17:00 mesai saati dahilinde çalışan bir memur zihniyeti ile düşünürseniz fazla bulabilirsiniz. Ama şuna emin olun hiç bir polis memuru bu zihniyette düşünemez. Çünkü kendisi bile işinin ne zaman biteceğini bilememektedir. "Polisin 5 dakika sonraya randevusu olmaz." lafı bunun en iyi isbatıdır bence. Değerli öğretmen arkadaşlarımızın da durumunu biliyorum. Onların maaşıda yetersiz. Devletimizin esenlik ve ferahı için çalışan memur arkadaşlarımı duyguların en asili ile selamlarım. Saygılarımla...
HAYDİ ÖĞRETMEN ARKADAŞLAR HEP BERABER POLİSE SORUN OLACAK VATANDAŞ YARATALIM ALDIKLARI MAAŞI HAKKETSİNLER NASIL FİKİR AMA BELKİ EĞİTİMİN ÖNEMİ ANLAŞILIR...BAŞBAKAN BİZEDE SÖZ VERMİŞTİ NEDEN ÖĞRETMENLERE KARŞI SÖZÜNÜ TUTMUYOR ANLAMIYORUM
Allah hepinizede daha çok versin ama devletin maaşlarda yaptığı ayrımcılıkla birbirinize düşmeniz anlamsız.Akıllı akılkcı ve mantıklı olunup şükredilirse hepsi düzelir.
arkadaslarım bırbırınızle nıye kavga edıyorsunuz bızı bu hale getıren basımıza sımdıye kadar gelen hukumetlerdır bızım onları kontrol etmemız gerekırken onlar bızı kontrol edıyor elbette maaşlar çok ama çok dusuk
tmm öğretmelerın de hakkı war ama ıkısının karsı karsıya gelmesı cok sacma adamlar sabahlara kadar nobet tutuyolar bu vatan için bence sonuna kadar haklılar zam ısteme konusunda
ALicengiz bey kardeşime.lütfen.eğer bu ülkede memur olarak jandarma durumundan şikayetçi olursa biz ölmüşüz demektir.sevgilerimle
ya hep bu ögretmenler polisler mi bu devletin memuru biz saglıkcılar 6 yıldır daha hiç zam almadık polis son 6 yılda çoook zam aldı daha ne istiyorlar ögretmenlere gelince aldıklarını hak ediyorlar mı bir baksınlar bakalım şu toplumun haline polisler evet çok çalışıyor ama zamlarınızı aldınız beyler saygılar
BUNUN İÇİN YORUMA HAKARETE GEREK YOK BİR HADİS VAR ERDOĞAN BUNU İYİ BİLİR İNSAN SEVDİĞİNLE BERABERDİR DİYE EVET ŞU ANDA ERDOĞANIN VE AKP NİN EN SEVDİĞİ MEMUR POLİS HAKLIDA BU SEVGİ KARŞILIKSIZ DEĞİL AYRICA POLİS VERİLEN EMİRİ YARGILAMAZ SORGULAMAZ TIPKI İSLAMİ SİSTEM GİBİ KARŞILIKSIZ İTAAT EDER AMA ÖĞRETMEN ÖYLE DEĞİLDİR SORGULAR YORUMLAR YANLIŞ İSE DÜZELTİR DÜZELTEMESSE KARŞISINDA DURUR HATTA EZİLİR SÜRÜLÜR AMA YANLIŞA DOĞRU DEMEZ TABİ BU KENDİNİ EĞİTİME ADAMIŞ ÖĞRETMENLER İÇİN GEÇERLİ
polislere yapılan zam az jandarmadan kesilen 146 ytl lik tazminatın da polislerin maaşlarının üzerine eklenmesi gerekir.
Haftasonu 2 gün tatil yapan Polis değil Öğretmen, 15 gün sömestr tatili yapan Polis değil Öğretmen, 2.5 ay yaz tatili Polis değil Öğretmen, Haftada 5 gün 08/17 çalışan Pois değil Öğretmen, Ekders verip bunun ücretini alan Polis değilk Öğretmen, Yıl boyunca belirli aralıklarla yapılan ÖSS,KPSS,DGS,YDS,SBS,OKS vs sınavlarda Polislerde görev aldığı halde ücretini alan yine öğretmen ki bu sınavlar hafta sonu yapılıyor ve parasını öğretmenler alıyor, Utanın yaaa Allahtan revamı yaptıklarınız. Keşke siz Polisin şartlarında çalışsanız Polislerde Öğretmenin şartlarında çalışıp onların maaşını alsa.Mesaisi bittiği halde cep telefonunu kapatmanın yasak olduğu,heran toplumsal olaylarda masai saati gözetmeden çalışan maçlarda görev yapan 12/12 çalışan hafta sonu ailesiyle herhangi bir yerde gezip dolaşamayan dini ve milli bayramlarda sürekli görev yapan ve eş dost anne baba ziyareti yapamayan can güvenliği tehlikede olan yine polisler. Ve buna rağmen alacak oldukları üç kuruş zamda gözü olan öğretmenlerin Allah gözülerini doyursun. Başka ne denilebilirki..
ya ben anlamıyorum niçin öğretmen ile polis kıyaslanıyor.her ikiside ülkenin olmazsa olmazı ama ikisini kıyaslarsan çalışma şartlarına göre polis şuanki aldığı maaşın bir kaç katını almalıdır.5 Dakika sonraya randevu veremiyosun...kısaca bundan anlayan anlar...
BENNCE POLİS VE ÖGRETMENİN HİÇ KONUŞMAYA HAKKI YOK İŞLERİ FISTIK GİBİ ÖGRETMENLİK 365 GÜNÜN 65 GÜNÜ ÇALIŞIYOR. EK İŞİ VER. POLİSDE 12 SAAT ÇALIŞIR 24 SAAT YATAR. ONUNDA EK İŞİ VAR . PEKİ JANDARMA NE YAPSIN 24 SAAT ÇALIŞIR. ODA KUŞ UÇMAZ KERFAN GEÇMEZ YERLERDE ÇALIŞIR. EN ÇOK ŞEHİT VEREN KURUM JANDARMA PERSONELİDİR. TÜRKİYEDE EN ÇOK TAYİN GÖRENDE JANDARMA PER.ŞARTLARIN AGIRDA BİZ SESİMİZİ ÇIKARMIYORUZDA POLİS VE ÖGRETMEN HİÇ SESİNİ ÇIKARMAMASI LAZIM. ELİNİZİ VİCDANIZA KOYUN KONUŞUN
Evet değerli öğretmenlerim sizler hakikaten çok yoruluyorsunuz ama elimizi vijdanınıza koyarak yazın sizleri yetiştiren öğretmenleriniz kadar özverilimisiniz bir kez sorgulayın kendinizi hani köy enstitüleri kurucuları olan öğretmenlerimiz,köye ilk futbol takımını kuranlar hani köy ormanına ilk ağacı dikenler hani o hastalandığımızda bize gerektiğinde ilk tıbbi müdehalede bulunanları hiç hatırlıyormusunuz onları ve kandinizi kıyaslıyormusunuz. İşte onlar Atatürk'ün genç nesilleri emanet ettiği öğretmenlerimiz sizler herşeyi hakkettiniz. Peki yeni nesil öğretmenlerimiz hakettiğiniz maaşı istediğinizden eminmisiniz?