20
Mart
2026
Cuma
ANASAYFA

Kılıçdaroğlu'ndan yeni belgeler

CHP Grup Başkanvekili Kemal Kılıçdaroğlu, RTÜK (Radyo Televizyon Üst Kurulu) Başkanı Zahid Akman'ın, Kanal 7'nin yöneticisi Zekeriya Karaman'a, tüm ticari işlemlerde tam yetki içeren vekaletname verdiğini ileri sürerek, “Sayın Akman, Karaman'ın da ortağı olduğu Rehber Basın Yayın Organizasyon ve Eğitim Tesisleri Şirketi'nin, hala ortağı mısınız?” diye sordu.

Kılıçdaroğlu, TBMM'de düzenlediği basın toplantısında RTÜK Başkanı Akman ve İstanbul 28. Noterliğine ilişkin iddialarda bulundu ve bazı belgeler açıkladı.
Akman'ın, Deniz Feneri e.V. davasında adının defalarca geçtiğini ve görevinden ayrılması gerektiğini ifade eden Kılıçdaroğlu, “Sayın Akman, adının iddianamede geçmesi bir tarafa, doğrudan mahkeme başkanı Alman yargıç tarafından Deniz Feneri davasının Türkiye'deki asıl failleri arasında sayılmıştır. Buna karşın, Sayın Akman, ısrarla görevini sürdürmüş ve Sayın Başbakanın kendisinin arkasında olduğunu söylemiştir” dedi.

“BİAT BELGESİ VERİRSE...”


Zahid Akman ile ilgili 3 ayrı iddiada bulunan Kılıçdaroğlu, Ankara 18. Noterliğince düzenlenen, Akman'ın, Zekeriya Karaman'a, “Şirkete ortak olma, ortaklıktan çıkma, yeni şirket kurma, kamu kuruluşları nezdinde kendisini temsil etme, kar payları üzerinde dilediğince tasarrufta bulunma” gibi tüm ticari işlemlerde tam yetki verdiği vekaletnameyi basın mensuplarına gösterdi.


Kılıçdaroğlu, “Akman, bu vekaletnameyle, gerçek patronunun, Kanal 7'nin yöneticisi Zekeriya Karaman olduğunu ortaya koymaktadır. RTÜK Başkanı olan bir kişi, bir televizyon yönetici ve sahibine bu denli bir biat belgesi verirse, kendisi RTÜK Başkanı görevini objektif olarak yerine getiremez.”

“AKMAN, ŞİRKET ORTAĞI”


RTÜK Yasasının 9. maddesinde, “RTÜK üyeleri ile 3. dereceye kadar kan ve sıhri hısımları radyo ve televizyon hizmetleri alanında üst kurulun görev ve yetki alanına giren konularda herhangi bir yüklenme işine giremez, özel radyo ve televizyon şirketlerinde ve bu şirketlerin doğrudan veya dolaylı ortaklık bağı bulunan şirketlerde ortak veya yönetici olamazlar” ifadesinin yer aldığını anımsatan Kılıçdaroğlu, Akman'ın 3 Ocak 2008 tarihli Türkiye Ticaret Sicili Gazetesi'ne göre, Rehber Basın Yayın Organizasyon ve Eğitim Tesisleri Limited Şirketinin ortaklarından biri olduğunu söyledi. Kılıçdaroğlu, şirketin diğer ortaklarının ise Zekeriya Karaman ve Hasan Hüseyin Ceylan olduğunu ifade etti.


Kılıçdaroğlu, ana sözleşmesine göre, şirketin faaliyet konularından birinin, “Sesli ve görüntülü video, sinema, televizyon ve reklam film ve paket programları hazırlamak, hazır olanları çoğaltmak, pazarlamasını dağıtımını yapmak, stüdyolar kurmak, bunlarla ilgili her türlü makine vs. yurt içinden ve yurt dışından temin etmek ve bunların her türlü ticaretini yapmak” olduğunu söyledi.

“İMZALAR FARKLI”


Kılıçdaroğlu, Zahid Akman'a, “Bu şirketin hala ortağı mısınız? Bu nasıl bir gayrimenkul şirketidir ki televizyon işine bulaşıyor? Kanal 7 yöneticisi ve sahibi Karaman ile aynı şirkette ortak olmanız, sizin, yasanın 9. maddesini açıkça ihlal ettiğinizi göstermez mi? Çünkü siz, bir televizyon sahibi ile ticari ortaklık kurarak yasada belirtilen 'dolaylı dahi olsa televizyon sahipleriyle ortaklık kurulamayacağı yasağını delmiyor musunuz?” sorularını yöneltti.


Akman'ın, Ankara 18. Noterliğince düzenlenen imza sirkülerini gösteren Kılıçdaroğlu, Beyaz İletişim Tanıtım Turizm Sanayi ve Limited Şirketi'nin İstanbul 28. Noterliğince onaylanan 2004 tarihli kararının altındaki imzanın, Akman'ın imza sirkülerindeki imzasıyla hiçbir benzerlik göstermediğini belirtti. Kılıçdaroğlu, bunun için kriminal bir rapor almaya gerek olmadığını, karar defterindeki imzanın sahte olduğunun bir bakışta anlaşıldığını kaydetti.

Kılıçdaroğlu, Akman'ın kendi yerine sahte imza atan kişiler hakkında bugüne kadar Cumhuriyet Başsavcılığına suç duyurusunda bulunup bulunmadığını sorarak, “Bulunmadıysa, bunun gerekçelerini kamuoyuna açıklamak zorundadır. Nasıl bir iş ve çıkar birlikteliği vardır ki, sizin adınıza sahte imza atan kişiyi koruyorsunuz” dedi.

“KOLTUKTAN AYRILMASI GEREKİR”

Bir RTÜK Başkanının, yasalarının kendisine tanıdığı yetkileri koltuğunu korumak için kullanmasının vahim olduğunu kaydeden Kılıçdaroğlu, yasaların, RTÜK Başkanına verdiği yetkilerin, birilerinden intikam alma amacıyla kullanılamayacağını ifade etti. “Bunu fırsat olarak değerlendirip, medyayı sindirmeye çalışmak, ancak sahteciliğe göz yumanlar için olabilir” diyen Kılıçdaroğlu, RTÜK Başkanı Akman'ın, “Ahlakı korumak” adına orada oturamayacağını, koltuğundan ayrılması gerektiğini savundu. Kılıçdaroğlu, Akman'ın, Başbakan'dan aldığı gücü kullanmaya devam ettiğini öne sürdü.

“BUNLAR, (DURMAK YOK, YOLMAYA DEVAM) DİYORLAR”


Deniz Feneri çerçevesinde bu konuları araştırırken, 2 ayrı gerçekle daha karşı karşıya kaldıklarını dile getiren Kılıçdaroğlu, sözlerini şöyle sürdürdü:
“Bunlardan ilki hortumcuların aynı adreste çok sayıda şirket kurmaları ve bir süre sonra kurdukları bu şirketlerin unvanlarını değiştirerek yollarına devam etmeleridir. Yani bunlar diyorlar ki, durmak yok, yolmaya devam. Bunu yaparak, bir yandan yeni ihalelere, yeni şirket isimleriyle girerek izlerini kaybettirmekte, öte yandan da hukuku, yolsuzlukları perdelemek amacıyla kullanmaktadırlar.


İkinci gerçek ise bu şirketlerin kayıtlarındaki yasa dışılıklardır. Bu işler AKP güvencesi altında yapıldığından hiçbir kamu otoritesi bunları denetlememekte, o kadar ki, bazı noterleri kendilerine hizmet eder hale getirmektedirler. Almanya'da Deniz Feneri Davasında hapiste bulunan birisiyle ilgili olarak, sanki İstanbul'daymış gibi işlem yapan, İstanbul 10. Noteri'ni bunun en çarpıcı örneklerinden biri olarak açıklamıştık. Benzer uygulamalara İstanbul 28. Noterliğinde de rastlıyoruz.”

“İSTANBUL 28. NOTERİ, KARARI, ALINMADAN ÖNCE ONAYLIYOR”



İstanbul 28. Noterliğiyle ilgili de iddialarda bulunan Kılıçdaroğlu, Noter ile ilgili 3 ayrı belge sundu.
Kılıçdaroğlu, Noterin, Beyaz Holding A.Ş'nin 27 Temmuz 2005'teki yönetim kurulu kararının, daha karar alınmadan önce 25 Temmuz 2005'te, Beyaz İletişim Tanıtım Turizm Sanayi ve Limited Şirketi'nin yönetim kurulu kararını da karardan 5 gün önce onayladığını belirtti. Kılıçdaroğlu, İstanbul 28. Noterinin, Beyaz Holding A.Ş'nin, 27 Temmuz 2005 tarihli yönetim kurulu kararını ise 25 Temmuz 2005'te onayladığını ifade etti.


CHP'li Kılıçdaroğlu, “Bu şirketler, Deniz Feneri bağlamında şirketler, Akman ve Karaman'ın imzasının olduğu şirketler” diye konuştu.
Bir soru üzerine Kılıçdaroğlu, noterle ilgili cumhuriyet savcılarının harekete geçmesi gerektiğini ifade ederek, 3 belgeyle ilgili suç duyurusunda bulunmayı düşündüklerini bildirdi.

“AKMAN, AKRABAM DEĞİL”


CHP'li Mersin Belediye Başkanlığındaki iddialara ilişkin bir soruya karşılık Kılıçdaroğlu, konuyu bilmediğini söyledi. Kılıçdaroğlu, iktidarın, yargının bulunduğunu, iktidarın önünü kesip, kapamayacaklarını belirterek, devletin, nerede yolsuzluk varsa, bütün gücüyle üzerine gitmesi, suçluların cezasını çekmesi gerektiğini dile getirdi.


Yolsuzluk olayında adı geçen bir kişinin kendisinin akrabası olduğuna yönelik iddiaya Kılıçdaroğlu, “Yeni duydum, demek ki akrabalarım sayısı artıyor. Ama Akman, kesinlikle akrabam değildir” diye karşılık verdi.

“BATERİYE BİZ DE KARŞIYDIK”


Oğlu Kerem Kılıçdaroğlu'nun 14 yaşındayken sigortalı olduğuna yönelik haberlerin anımsatılması üzerine Kılıçdaroğlu, “Sigortalı çalıştı, çalısmasın mı yasa dışı mı? Ankara'da saygın bir firmada part-time çalıştı. İlgili firmaya sorarsanız, size açıklayacaktır. Varsa bir usulsüzlük, yolsuzluk üzerine giderim, hiçbir tereddütüm yok. Eğer yasaksa, çalışmadıysa hay, hay... Ama çalıştıysa niye itiraz ediyorsunuz. Ben ilkokulda çalıştım ama sigortam yoktu. Çalışmasına ben de karşıydım. Oğlum o çalışmadan sonra, baterinin bazı aygıtlarını aldı. Bateriye biz karşıydık, evde çalarsa komşular rahatsız olacaktı. Ama aldı”

“KİMSENİN, SÖZLERİNE GÜVENMEMESİ LAZIM”


Ak Parti Genel Başkan Yardımcısı Dengir Mir Mehmet Fırat'ın, CHP Genel Başkanı Deniz Baykal'a yönelik açıklamalarının sorulmasına karşılık Kılıçdaroğlu, “Sayın Fırat'ın, normalde oradan ayrılması lazım. Kamuoyunun önünde herkese söz verdi. Biz, delil değil yüce mahkemenin verdiği kesinleşmiş kararı sunduk. Bu konumdaki kişinin artık siyaseten konuşmaması lazım. Konuşuyorsa artık o kişinin sözlerine kimsenin güvenmemesi lazım” dedi.

Kılıçdaroğlu, doğalgaz zammından en çok etkilenin emekliler olduğunu belirterek, Ankara Büyükşehir Belediyesi'nin BOTAŞ'a borcunu ödemediğini, bunun faturasının da halka çıkarıldığını kaydetti.

AA
Yayın Tarihi : 3 Kasım 2008 Pazartesi 16:52:02
Güncelleme :3 Kasım 2008 Pazartesi 17:11:22


Bu haber hakkında yorum yazmak ister misiniz?
Yorumlarınız
turan çetin IP: 88.245.109.xxx Tarih : 3.11.2008 20:30:00

sayın kılıçtaroglu chp ye belge toplamak içinmi geldi


Ayhan Kasap IP: 87.168.125.xxx Tarih : 3.11.2008 18:11:45

Sadece bir kişinin çalışmasıyla olmaz. Artık memleketin sahibi olan insanların, bu çirkefliğe, bu vurdumduymazlığa karşı, bu soyguna dur demeleri gerekir. Hani Deniz Feneri'nin dosyası istenecekti. Alman mahkemesi çok büyük vurgun, esas vurguncular Türkiye'de diyor, onlar suçluları arayacaklarına, Yimbaş, Deniz Feneri, Kombassan ve Karabasan ile çaldıkları paraları memlekete getirip, aklamanın yolunu açıyorlar. Bizler ise "bana dokunmayan yılan bin yaşasın" mantığı içinde, bütün uzuvlarımız hipnotize olmuş şekilde, yapılanları sineye çekmekle yetindiğimiz sürece, memleketimizi zifiri karanlığa götürmeğe and içmiş zihniyete yardımcı olduğumuzu niye göremiyoruz? Gözlerimizin ve beyinlerimizin açılması için, daha neler yapmalarını bekliyoruz? Karanlığa gidişi durduracak cesareti bulamıyorsak, götürüldüğümüz karanlıktan kurtulacak gücü nasıl bulacağız? Hak, hukuk, adalet bağımsızlığını kaybettikten sonra, başvuracak merci bulabilecekmiyiz? Karanlıktan bizi ve memleketimizi kim çıkaracak?


HANCI IP: 85.99.82.xxx Tarih : 4.11.2008 01:01:05

TEMİZ SİYASET ADINA BRAVO......


vatansever IP: 85.99.91.xxx Tarih : 3.11.2008 18:29:25

sayın kılıçdaroglu boşuna ograşma zaten hiç bir şey olmuyor vergi kaçırma usulsuzlük hep çıkartın ortaya ne oldu maliye hareketemi geçti savcılık tutukladımı ne oldu ama benim gibi garibandan kendi hataları olan bana ruhsatı kendileri verdigi halde ticari çalışabilir yazısının yanına çarpı işareti koymadıkları için 1500 ytl ceza ödedim ruhsatı verirken çarpı işaretinin olması gerektigini biliyorlarki ceza yazıyorlar ozaman neden koymadılar çünkü ben garibanın 20 yıl çalışarak ve paranın büyük bir bölümünü kredi çekerek bir araba sahibi oldum ve onuda nasıl geri alırız diye ograşıyorlar okadar haksızlık çıkartın ortaya ne oldu yola devam


hüseyin gedik IP: 88.244.198.xxx Tarih : 4.11.2008 00:08:09

sevgili arkadaşlar kılıçdar oğlunu seviyorum yerinde bulgularile yerinde hamleler ataklar yapıyor nasılsa birşey olmuyor demeyin bir şeyler oluyor kılıçdar oğlu azimli kararlı duruşu ve dürüstlük bayrağını sallayarak halkın gözündeki ve gönlündeki yeri pekiştiriyor yani CHP,nin yeni lideri kılıçdar oğlu bunu bir köşeye yazın zira baykal hayli yorgun inatlaşa süre gelen siyaset zemininde hayli yıpranmış bir kişilik kılıçdar oğlunada yakışır solda liderlik ben kendi adıma şimdiden kutlarım yolunun açık olmasını dilerim hüseyin.


bekir keskiner IP: 88.228.22.xxx Tarih : 4.11.2008 13:26:53

Kılıçdaroğlu,sen çalışmayan oğlunu SSK lı yaparak kurumu yanıltarak ileride oğlunun emekli olmasını kolaylaştıran ve avantajlı kılan bir işlemin müsebbibisin.İnadığın tüm değerler adına ettiğin milletvekilliği yeminine sadık kalarak size soruyorum:OĞLUNUZ GERÇEKTEN ÇALIŞTI MI?Çalışmadı ise bu evrakın hukuktaki adı nedir?sağladığınız devlet aleyhine oğlunuz lehine olan avantajın kısacası "bir şeyi hak etmemişseniz birine haksızlık yapıyorsunuz "vecizesinde dile getirilen gibi ,bu durumda haksızlık yaptığınız kim olmaktadır?