20
Mart
2026
Cuma
ANASAYFA

Krizin sebebi ABD bankaları

Türkiye Odalar ve Borsalar Birliği (TOBB) Başkanı Rifat Hisarcıklıoğlu, tüm dünya ülkelerini etkileyen küresel mali krizin çözümü ve yöntemlerini ne dünya ülkelerinin nede Türkiye bilmediğini söyledi.

Çorum'da ABİGEM Merkezi'ni açan ve daha sonra Anitta Otel'de TSO'nun vergi rekortmenleri ödül törenine katılan Hisarcıklıoğlu, ödül töreninde yaptığı 'Dünya, Türkiye ve Küresel Kriz' konulu bir sunum yaptı. TOBB Başkanı Hisarcıklıoğlu, kriz döneminde tasarruf yapılması gerektiğini belirterek, reel ve finans sektörünün ortak hareket etmesi ve paniğe kapılınmaması çağrısında bulundu.

Hisarcıklıoğlu, krize karşı Türkiye'nin alması gereken önlemleri anlatırken sık sık işadamlarına uyarılarda bulunurken, Hükümeti de uyararak, krizin henüz bitmediğini ve ikinci bir kriz dalgası beklediklerini belirterek, herkesin mali dengeyi iyi hesaplaması gerektiğini söyledi.

Hisarcıklıoğlu, "Kriz tüm dünyada olduğu gibi Türkiye'yi de etkiliyor, endişemiz ikinci bir kriz dalgasının daha gelmesidir. Bu nedenle her firma mutlaka gelir gider dengesini iyi yapmalı. Alacakları hangi para biriminde
yapıyorsa, borçlanmaları da aynı para biriminde yapmalıdır" dedi.

"Türkiye krizlere karşı şerbetli"

Türkiye'nin krizlere karşı artık şerbetlendiğini belirten Hisarcıklıoğlu, Türkiye her 4 yıl bir krizle karşı karşıya kalıyor, bu nedenle artık sanayici ve iş adamlarımız krizlerden nasıl çıkılacağı konusunda bilgi sahibidir.

İçimize kapanarak krizi çözemeyiz, global dünya ekonomisinden pay sahibi olmak için dünya açılmalıyız ve daha çok para kazanma yöntemleri aramalıyız. Türk insanı bunu başarır ve başarmıştır. 25 yıl önce Türkiye 3 milyar dolar ihracat yaparken şimdi 132 milyar dolar ihracat yapan bir ülke. Krizden kurtulmanın tek yolu büyümedir. Yatırım yapmadır" diye konuştu.

"Türkiye'yi bekleyen tehlike işsizlik"

Türkiye Cumhuriyet tarihinden bu yana en büyük büyümeyi gerçekleştirerek yüzde 7 oranında büyüdüğünü hatırlatan Hisarcıklıoğlu, "Büyümeliyiz, ekonomimiz hız büyüyordu, ancak biraz rahatladık ve birbirimizle kavga etmeye başladık ve bu yıl sonunda büyüme oranı yüzde 4'ün altına indi. Bu büyümenin durması demek, yatırımın durması demektir, yatırımın durması demek işsizlik demektir. Türkiye'nin önünde ciddi bir işsizlik krizi bekliyor. Bu nedenle istihdamı arttıracak kararlar alınmalı ve uygulanmalıdır"
şeklinde konuştu.

Türkiye 2001 krizini yaşayıncaya kadar dünyadaki küreselleşmenin farkına varamadığını ve kendi içine kapandığını belirten Hisarcıklıoğlu, "2001 krizi öyle bir yumruk gibi geldi ki bize, gözümüzü de açtı. Ve biz aradan geçen 5 yıllık zaman diliminde bu küreselleşme olgusundan faydalandık. Yüzde 49'luk bir büyüme yakaladı Türkiye. Bunu da Türk özel sektörü yatırım yaparak sağladı. Fakat herkes bu işten verim elde ederken, dünya ilk defa küresel bir krizle karşı karşıya kaldı ve bu krizde bütün dünya ülkelerini etkiledi" diye konuştu.

"Krizin sebebi ABD bankalarıdır"

Dünyada yaşanan krizin sebebinin ABD bankalarının hayalci kredi anlayışı olduğunu anlatan Rifat Hisarcıklıoğlu, "2004 yılında ABD bankaları ev kredisi vererek insanlara kredi kullandırdı. Evlerinin değerinin arttığını belirterek 2. bir kredi daha verdi. Satın aldıkları evlerin değerinin iyice arttığını belirterek üçüncü bir kredi verildi.

Kredileri alan ve evlerinin değerinin yüksek olduğunu sanan kişilerin evlerini satmaya kalktıklarında evlerin değerinin aldıkları kredinin yarısı olduğunu öğrenmesinin ardından bankaların kredi balonları ortaya çıktı ve dünyayı sarsan mali kriz yaşandı. Şimdi bu krizi nasıl çözüleceğini hiç kimse bilmiyor. Krizin başlamasından itibaren dünya krizi ciddiye almadı, ABD seçim nedeniyle krizi ötelemeye çalıştı, ancak deniz bitti kara görüntü ve tüm dünya gerçekle karşı karşıya kaldı" şeklinde konuştu.

"Mali sektörde yaşanan kriz reel sektöre de sıçradı"

Mali sektörde başlayan krizin bugün reel sektöre doğru bir geçiş süreci yaşadığının altını çizen Hisarcıklıoğlu, yaşanılan süreçte 150 yıllık köklü geçmişe sahip olan Amerika'nın dev yatırım bankası Lehman Brothers'ın 600 milyar dolarlık bir rakamla battığını, bunun da 70 milyonluk Türkiye'nin bir yıllık Gayri Safi Milli Hasılası'na eşit olduğunu söyledi. Bundan sonra dünyada beklenen sürecin faiz-kur ve enflasyonun yükselişi olduğunu kaydeden Hisarcıklıoğlu, bankacılık sektörünün dayatmasıyla birlikte
şirket bilançolarında da daralmalar yaşanacağını, bu nedenle gerek bankacılık sektörü, gerekse reel sektörde küçülme beklediğini, bunun da büyülemeyi doğrudan etkileyeceğini belirtti.

"Dişten arttırma zamanı"

Kriz ortamında iş dünyasının yapması gerekenleri sıralayan Hisarcıklıoğlu, artık eskisi gibi para bol ve ucuz olmadığı için borç ve alacak vadesinin birbiriyle uyumlu olması gerektiğini, borç hangi para cinsindense alacağın da o parayla aynı cinste olması gerektiğini dile getirdi.

Verimlilik ve karlılığın yaşanılan süreçte önemli olduğunu ifade eden Hisarcıklıoğlu, bugün gelinen noktada gelirden çok harcama yapılmamasını önerdi. "İşten artmaz dişten artar" sözünü hatırlatan Hisarcıklıoğlu, tasarruf yapılması gerektiğini söyledi.

Türkiye'nin krizi aşabilmesi için yeni pazarlara açılarak, Güney Amerika, Afrika, Uzakdoğu ve Ortadoğu pazarlarına girilmesini öneren Hisarcıklıoğlu, Türkiye'nin Avrupa'daki pazar payının yüzde 49'a gerilemesinin de bunun en önemli göstergesi olduğunu kaydetti.

Hisarcıklıoğlu, bankalarla reel sektörün aralarındaki ilişkileri geliştirmesi gerektiğini belirterek, "Çünkü 2001 yılındaki söylemler bankaları batırdı. Yaklaşık 40 bin beyaz yakalı işsiz kaldı. Paniğe kapılmamız hep bu durumu yarattı. Bankacılık ile reel sektör bu nedenle çok sık bir araya gelip birbirini bilgilendirmeli. Her şeyden de önemlisi paniğe kapılmamız lazım. 'Küçük olsun da benim olsun' devri kapandı artık. Aynı iş kolundakiler artık birleşmeli. Güçlü olup, ayakta kalabilmek istiyorsak o zaman aynı sektörde iş yapan kişilerin işlerini birleştirmesi lazım. Bununla birlikte sıfır maliyetle finansman da bulunmuş olur. Eğer güçlerimizi birleştiremezsek hepimiz bu küresel yarışta devre dışı kalırız" dedi.

"Hesap vermeyen hesap soramaz"

Eski üretim tekniklerinin terk edilerek yenilikçi olunması gerektiğini söyleyen Hisarcıklıoğlu, bugün gelinen noktada para kazanılabilmesi için dün bilinen tüm bilgilerin eskidiğini, farklılıkların ve yeniliklerin ortaya konulması gerektiğini belirtti.

Hisarcıklıoğlu, Türkiye'nin önümüzdeki süreçte yapması gereken en önemli konunun güçlü ekonomi ve kaliteli demokrasi olduğunu, iki olgunun da birbirinden ayrılamaz parçalar olduğunu vurguladı.

Türkiye'de güçlü bir ekonominin olması için demokrasi kalitesinin üst seviyede olması gerektiğini ifade eden TOBB Başkanı Rifat Hisarcıklıoğlu, demokrasi standardının yükseltilmesi için de kayıtlı ekonomi sistemine geçilmesini savunarak, "Hesap veremeyen, hesap soramaz. Bugün Vergi Dairesi Başkanlığı sizden hesap defterlerinizi istese paniklemeden götürebilecek kim var içinizde? Peki o zaman nasıl hesap soracaksınız? Sen hesap sormak istediğinde, 'Getir defterleri' diyor. O zaman demokrasinin kalitesini
arttıracağız. Bunun yolu da kayıtlı ekonomiden geçiyor. Türkiye'de gerçek demokrasi nerede biliyor musunuz? Her 4 yılda bir önümüze konulan seçim sandığında. Artık bugün gelinen noktada sadece 4 yılda bir değil, her gün her saniye hesap sorma dönemi" diye konuştu.

Yapılan konuşmaların ardından TSO tarafından ödedikleri vergilerle ilk 5'e giren kurum ve kuruluşlara ödülleri verildi.
Ödül törenine Çorum Valisi Mustafa Toprak, AK Parti Çorum Milletvekilleri Agah Kafkas, Cahit Bağcı, Belediye Başkanı Turan Atlamaz, TOBB Başkanı Rifat Hisarcıklıoğlu, TSO Başkanı Kenan Malatyalı ile diğer sanayi odası başkanları, daire müdürleri ile çok sayıda sanayici ve işadamı katıldı.

iha
Yayın Tarihi : 15 Kasım 2008 Cumartesi 07:30:32
Güncelleme :15 Kasım 2008 Cumartesi 02:41:27


Bu haber hakkında yorum yazmak ister misiniz?