19
Mart
2026
Perşembe
ANASAYFA

Milliyetçiliği ayak altına aldık

Başbakan Erdoğan, Midyat Köşk Meydanı'nda düzenlenen toplu açılış töreninde vatandaşlara hitap etti. Konuşmasında ayrımcılığa, bölücülüğe, bölgesel, etnik ve dinsel milliyetçiliğe karşı olduklarını belirten Erdoğan, bir çözüm sürecinde olunduğunu belirterek, ''Bu süreçte kimse bizim karşımıza Kürtlükle de Türklükle de çıkmasın. Biz her türlü milliyetçiliği, ayaklarının altına almış bir iktidarız." dedi.

Midyat'ta açılışı yapılan hizmetlerin, eserlerin hayırlı olmasını Allah'tan temenni eden Başbakan Erdoğan, Midyat Belediyesi tarafından yapımı tamamlanan Belediye Kültür Evi, Sağlık Parkı ve Gölçük Parkı'nı bugün açacaklarını belirterek, yatırımlarda emeği geçen başta belediye başkanı olmak üzere herkesi tebrik etti.

Dün de Mardin'de toplu açılış ile 29 adet tesis ve eseri hizmete açtıklarını anımsatan Erdoğan, Midyat'ın ardından Kızıltepe'ye gideceğini ve orada da çoğunluğu eğitim kurumu olmak üzere 6 tesisi açacağını söyledi.

Başbakan Erdoğan, ''Bizim siyasetimiz hizmet siyasetidir, biz ideolojilerle bu yola çıkmadık. Biz, bu yola bu millete efendi olmak için değil, hizmetkar olmak için çıktık. Şu anda Midyat'ın bu en büyük meydanını tıklım tıklım dolduran siz değerli kardeşlerimizle biz, bu hizmet yolunda bu can bu tende olduğu sürece yürüyeceğiz'' dedi.
''2023'E KADAR DEĞİL, 3023'E KADAR SENİNLE BERABERİZ''

Tören alanına asılan ''2023'e kadar değil, 3023'e kadar seninle beraberiz'' pankartına işaret eden Başbakan Erdoğan, ''Kardeşlerim bu gönüllerin konuşmasıdır, bu gönül dünyasının bütünlüğüdür. Ben Midyat'ta bunu görüyorum, ehlen ve sehlen'' dedi.

Hiçbir ayrım, fark gözetmeden 81 vilayete, tüm ilçelere, köylere hatta yaylalara, mezralara kadar hizmet götürdüklerini anlatan Başbakan Erdoğan, yıllarca ihmal edilmiş, geri bırakılmış bütün bölgelere pozitif ayrımcılık yaptıklarını, bölgeler arasındaki makası kapatmak için bunu gerçekleştirdiklerini söyledi.
''ELBİRLİĞİ VE GÖNÜL BİRLİĞİYLE TÜRKİYE'YE HİZMET ETMEYE DEVAM EDECEĞİZ''

''Allah ömür verdiği sürece, insanımızla el birliği, gönül birliği içinde Türkiye'ye, bu topraklara hizmet etmeye devam edeceğiz'' diyen Başbakan Erdoğan, şöyle konuştu:

''Midyat'ın bizim kalbimizde çok çok müstesna yeri var. Midyat, Türkiye'nin bütün renklerini bünyesinde toplayan, bunların huzur içinde karşılıklı sevgi, saygı içinde karşılıklı dayanışma içinde birarada yaşatan bir medeniyetler şehri, bir barış, bir sevgi şehridir. Türkü ile Kürdü ile Arap'ı ile Müslümanı ile Hristiyan'ı ile Süryani'si ile Yezidi ile farklılıklar arasında hoşgörüyü egemen kılan Midyat, değil Türkiye'ye dünyaya örnek teşkil edecek bir ilçemizdir. Siz, bunu başardınız, sizleri tebrik ediyorum.

Midyatlı ustalar nasıl ki ellerinde 'çift' dedikleri cımbızla tel tel gümüşü biraraya getirip, onları örmek suretiyle dünya harikası telkari eserler ortaya çıkarıyorsa işte Mardin ve Midyat tıpkı telkari gibi ahengin, zarafetin, inceliğin güzelliğini yansıtıyor. Bu kardeşlik, bu dostluk, bu dayanışma bize Allah'ın lütufudur. Bize lütuf olan güzelliği, zenginliği, ahengi inşallah zedelemeyecek; bunu bozmak isteyenlere asla fırsat vermeyeceğiz.''
''KENDİ IRKININ ÜSTÜN OLDUĞUNU İDDİA EDEN, ŞEYTANIN İZİNDEDİR''

Başbakan Erdoğan, 12 yıl önce yola çıkarken Yunus Emre'nin diliyle ''Yaradılanı yaradandan ötürü seviyoruz'' dediklerini ve bunu çok net bir ilke olarak benimsediklerini belirterek, geçmiş haftalarda dile getirdiği ''Kim ki kendi ırkının, kavminin, kendi kabilesinin diğerlerinden üstün olduğunu iddia ediyorsa o kişi şeytanın izindedir'' sözünü yineledi. Erdoğan, şöyle devam etti:

''Kavimler farklı olabilir, ama saygındır. Kabileler farklı olabilir, ama saygındır, ırklar, diller, inançlar farklı olabilir, ama saygındır. Kardeşlerim, ne Arap'ın beyaza, ne beyazın Arap'a üstünlüğü yoktur. Başı kuru üzüm tanesi gibi incik, böncük de olsa biz insanları severiz. Ayrım yapamayız, biz her şeyden önce yaradanın kullarıyız, her şeyden önce insanız, canız. Biz, Türkiye Cumhuriyeti toprakları üzerinde hep beraber tek milletiz, bu millet kavramının içinde Türk'ü var, Kürd'ü var, Arap'ı var, Laz'ı var, Çerkez'i var. Var oğlu var.

Bizim kadim medeniyetimizde asla böyle bir farklılık, asla ayrım olmamıştır. Bizim kültürümüzde, geleneklerimizde özellikle bu hassasiyet hep korunmuştur. Etnik milliyetçiliği kim yaparsa yapsın o sapkınlığın içindedir, fesat içindedir, fitne peşindedir. Bin yıllar boyunca bu topraklarda nasıl bir ve beraber olduysak Allah'ın izniyle yine bir olacak, diri olacak, bu topraklar üzerinde iri ve güçlü olacağız.''
''MİDYAT'I YENİDEN ÖRECEĞİZ''

Başbakan Erdoğan, Mardin'in bölge illeri arasında çok farklı bir yerde durduğunu, Mardin'in büyüyerek, geliştiğini, her alanda kabuğunu kırdığını dile getirerek, ''Mardin içinde Midyat aslında bin yıllar içinde bize çok anlamlı mesaj veriyor. İşte eserler ama burada bir bozulma başlamış işte bizim onu düzeltmemiz lazım'' dedi.

Tören alanındaki restore edilmiş yerel mimari örneği Belediye Kültür Evi'ni göstererek, Midyat'taki mimari bozulmayı Mardin Büyükşehir Belediyesi ile düzelteceklerini ifade eden Başbakan Erdoğan, ''Her şeyi ile o telkari ustaları gibi Midyat'ı da yeniden inşallah öreceğiz'' diye konuştu.

Meydandaki tarihi eser niteliğindeki yapıların adeta konuştuğunu, ''Ben Midyat'ım, ben Mardin'im, ben bir tarihim, kültürüm, medeniyetim'' dediğini vurgulayan Başbakan Erdoğan, şunları kaydetti:

''İnşallah Midyat huzurla, istikrarla, güvenle, eğitime yoğunlaşıyor, sanata yoğunlaşıyor. Eğer biz, tüm bölgede huzuru, güvenliği, dayanışmayı tesis edersek, kardeşliği yüceltirsek inanın bölgedeki her ilçe Midyat gibi, her il Mardin gibi olacak, kabuğunu kıracaktır. Bu bölgede, Doğu ve Güneydoğu Anadolu bölgelerimizde işsizliğin de yoksulluğun da acının, kanın, gözyaşının da yegane sebebi terördür, terör. Buradan gözlerindeki heyecanı, ışıltıyı, umudu görebildiğim evlatlarımız niçin en iyi eğitimi almasın. Üniversiteyi bitirip neden mühendis olmasın, doktor olmasın, öğretmen olmasın, mimar olmasın. İstediği alanda niçin kariyer yapmasın. Bu bölgenin çocukları neden önemli mevkilere gelip kendi şehirlerine hizmet etmesin? İşte Muammer Güler kardeşimiz, bu toprakların evladı. Yıllar yılı valilik yaptı, Gaziantep'te vali oldu, en son İstanbul'umuzda vali oldu, 7 yıl İstanbul gibi bir şehre vali olarak hizmet etti. Şimdi İçişleri Bakanı oldu tüm Türkiye'ye hizmet verecek. İçinizden biri.''
''ÇÖZÜM SÜRECİNDE KİMSE BİZİM KARŞIMIZA KÜRTLÜKLE DE TÜRKLÜKLE DE ÇIKMASIN. BİZ HER TÜRLÜ MİLLİYETÇİLİĞİ, AYAKLARININ ALTINA ALMIŞ BİR İKTİDARIZ''

Başbakan Recep Tayyip Erdoğan, bir çözüm sürecinde olunduğunu belirterek, ''Bu süreçte kimse bizim karşımıza Kürtlükle çıkmasın, kimse bizim karşımıza Türklükle de çıkmasın. Biz her türlü milliyetçiliği, ayaklarının altına almış bir iktidarız. Kuru milliyetçilik yok. Bizim milliyetçilik anlayışımızda ne var biliyor musun? Vatanseverlik var. İnsan severlik var. Fakirin, fukaranın, garip gurebanın yanında yer almak var'' dedi.

Konuşmasında ayrımcılığa, bölücülüğe, bölgesel, etnik ve dinsel milliyetçiliğe karşı olduklarını belirten Erdoğan, tüm insanları aynı şekilde sevdiklerini, bunun için de bir sürecin içinde olduklarını kaydetti. Başbakan Erdoğan, şöyle konuştu:

''Nedir bu süreç? Bu süreç bir çözüm sürecidir. Bu süreçte kimse bizim karşımıza Kürtlükle çıkmasın, kimse bizim karşımıza Türklükle de çıkmasın. Biz her türlü milliyetçiliği, ayaklarının altına almış bir iktidarız. Kuru milliyetçilik yok. Bizim milliyetçilik anlayışımızda ne var biliyor musun? Vatanseverlik var, insan severlik var. Fakirin, fukaranın, garip gurebanın yanında yer almak var. Ve şu güzel ülkemizi, dünya ülkeleri arasında ilk 10'un içerisine sokmak var. Bizim derdimiz bu.''

Hedeflerine ulaşmak için eğitim, sağlık, adalet, emniyet gibi alanlarda çalıştıklarını, Türkiye'yi bunun üzerine inşa ettiklerini söyleyen Erdoğan, göreve geldiklerinde Türkiye'nin 26 noktasına hizmet veren havayollarının bugün bu sayıyı 50'ye çıkardığını belirtti. Eskiden Mardin'den İstanbul'a karayoluyla yaklaşık 30 saatte gidilebildiğini hatırlatan Erdoğan, şimdi bu ''çile yolculuğu''nu havayolu sayesinde 1 saat 45 dakika gibi bir süreye indiğini kaydetti. ''Benim insanım buna layık değil miydi? Layıktı. Niye bunlar yapılmadı? Çünkü mesele ufuk meselesi'' diyen Erdoğan, kimin insanını sevdiğinin, insanına hizmetkar olduğunun ortaya çıktığını söyledi.
''BİRLİKTE SİLAHLAR SUSSUN, FİKİRLER, SİYASET KONUŞSUN DİYECEĞİZ''

Mardin-Midyat-Kızıltepe arasındaki tüm yolların asfalta dönüştüğünü, okulların her geçen gün modernleştiğini, bütün bu gelişmelerin artarak süreceğini vurgulayan Erdoğan, şöyle devam etti:

''Artık okullarımıza akıllı tahtalar gelmeye başladı. Tablet bilgisayarlar gelmeye başladı. Yavrularımız artık kitap yüklü çantalarla değil, elinde kitabı içine yerleştirilmiş tabletiyle gelecek. Onunla dersine girecek, dersinden çıkacak. Ama hep beraber teröre karşı çok mücadele edeceğiz, çok mücadele vereceğiz. Ben inanıyorum ki benim Midyatlı kardeşim cesur, cesaret sahibi.

Birileri 'kepenkleri indirin' dediği zaman o kepenklerini indirmeyecek. 'Kusura bakmayın. Siz başka yerlere gidin' diyecek. 'Bizim gönül kapılarımızı, gönül kepenklerimizi kimse indiremeyecek' diyecek. Dikkat edin, terör örgütü özellikle son zamanlarda eğitim kurumlarını, okulları, dershaneleri, yurtları hedef alıyor. Molotoflarla, taşlarla, bombalarla okulları yakıyor, yıkıyor, hatta öğrencileri hedef alıyor, öğrencileri katlediyor. Çünkü bu bölgenin insanının okumasını, yetişmesini istemiyorlar.

Bu bölge insanının yoksulluktan, işsizlikten kurtulmasını istemiyorlar. Kanlarını akıttıkları, ölmeye ve öldürmeye programladıkları gençlerin tükenmesini istemiyorlar. İşte buna artık hep birlikte, Midyat'tan bugün Türkiye'ye sesleniyorum, hep birlikte dur diyeceğiz. Dur. Hep birlikte silahlar sussun, fikirler konuşsun, siyaset konuşsun diyeceğiz. Biz, Milli Birlik ve Kardeşlik Projemizde, bir çözüm süreci içerisinde bir evreye girdik. Silahların susması, silahların artık gömülmesi, kendi ayaklarının üzerinde duran, kendi iradesi ile hareket edebilen siyasete fırsat tanınması için bir çözüm süreci başlattık. Sizler, benim sevgili Midyatlı kardeşlerim, arkamızda durduğunuz sürece biz bu meselenin üzerine kararlılıkla gidiyoruz ve gideceğiz. Sizlerin hayır duası bizimle olduğu müddetçe biz, Allah'ın izniyle bu meseleyi çözeceğiz ve çözüyoruz.''
''ARTIK, İNKAR, RET, ASİMİLASYON POLİTİKALARI YOK''

Haklar, hürriyetler, özgürlükler konusunda hiçbir sıkıntılarının olmadığını, bugüne kadar yaptıkları uygulamalarla da bunu gösterdiklerini ifade eden Erdoğan, hakları ve özgürlükleri sadece belirli bir kesime vermediklerini, belirli bir kesime uygulamadıklarını, batı hangi hakları alıyorsa, doğu ve güneydoğu da aynı hakları alacak dediklerini vurguladı.

Erdoğan, 10 yıl önce Yüksekova'ya, Cizre'ye, Iğdır'a havaalanı yapılmasının kimsenin hayal bile etmediği hizmetler olduğuna işaret ederek, iktidarlarının bu ve benzeri hizmetleri gerçekleştirdiğini anlattı. Kentleri bölünmüş yollarla bağladıklarını, çünkü yolun medeniyet demek olduğunu belirten Erdoğan, şunları söyledi:

''Medeniyetin artık bu ülkede hakim olduğunu görüyoruz. 780 bin kilometrekare vatan toprağının her karışında aynı hakların, aynı özgürlüklerin hakim olması için çalışıyoruz. Artık, inkar politikaları yok, ret politikaları yok, artık asimilasyon politikaları yok. Bunların hepsi ayaklarımızın altında. Kürt'ü de Arap'ı da Türk'ü de Laz'ı da Çerkez'i de Gürcü'sü de hepsi benim kardeşim. Biz imtiyazları yıka yıka bu ülkede demokrasiyi güçlendirdik, kökleştirdik.''
''ONLAR İPE UN SERİYOR''

''Bugün önümüzde duran sorunların çözümü yeni imtiyazlar üretmekten geçmiyor'' diyen Başbakan Erdoğan, tam tersine hakların ve özgürlüklerin herkes için hayata geçirildiğinde sorunların gerçek anlamda ve kalıcı şekilde çözülmüş olacağını söyledi. Yeni anayasayı, Milli Birlik ve Kardeşlik Projesi'ni bunun için önemsediklerini vurgulayan Başbakan Erdoğan, şöyle dedi:

''Yeni anayasa deniyor. Yeni anayasayı isteyen biziz. Diğerleri istiyor mu? Hayır. Onlar ipe un seriyor. CHP diyor ki 'Bunun sınırı olmaz ne zaman biterse.' MHP, '23 Nisan güzel bir gün. 23 Nisan'a kadar bitirelim' diyor. 'Eyvallah' diyoruz, 23 Nisan fazla uzun bir süre değil. Ama BDP'ye bakıyorsun o da aynen CHP gibi konuşuyor, 'Süresi olmaz, ne zaman biterse' diyor. Böyle sulandırma olmaz. Eğer bir işi yapacaksan bunun başlangıcıyla bitişi belli olur. Bugün Arap Baharı'nda bile 6 ayda anayasa yapıyorlar. Bu kadar anayasalar yapmış, anayasalarda değişiklikler yapmış bir Türkiye hala darbe anayasalarıyla mı yönetilecek?

Biz samimi olduğumuzu daha başta gösterdik. Bizim 325 milletvekilimiz var, biz 325 milletvekiliyle Anayasa Uzlaşma Komitesi'nde üç kişiyle temsil ediliyoruz. Bizim dışımızdaki üç partinin 215 milletvekili var, 9 üyeyle temsil ediliyor. Bakın 325 milletvekilimiz var üç üyeyle temsil ediliyoruz, 215 milletvekilleri var 9 üyeyle temsil ediliyor. Biz buna bile 'Eyvallah' dedik; niye? Yeni anayasayı yapalım diye. Hala kalkıp faturayı bize kesmek istiyorlar, bunu kimse yemez. Parlamentodaki normal komisyon çalışmalarında milletvekili sayınız neyse ona göre üyeyle orada temsil edilirsiniz. Ama biz burada 'Yeter ki üzüm yiyelim' dedik, 'Bizim bağcı dövmekle işimiz yok' dedik. Şimdi Meclis Başkanımız 'Mart sonu' dedi. Mart sonuna kadar çalışıyoruz, çalışacağız. İnşallah hayırlı olur, inşallah bunu da bitiririz.''

Hedeflere ulaşmanın önündeki engelin terör olduğunu dile getiren Başbakan Erdoğan, ''Onu da çözdüğümüzde bu ülkenin, bu milletin önünde duracak hiçbir güç olamaz. Bunu başardığımızda Türkiye'yi 2023 hedeflerimize ulaştırmakla kalmaz çok daha ötesine de geçebiliriz. İşte o zaman Mardin'i bırakın Türkiye'yi, dünya çapında bir marka şehir haline gelmesinin önüne hiç kimse, hiçbir şey geçemez. Yeter ki bir olalım, beraber olalım, Midyat'taki hoşgörüyü, huzuru her yerde hakim kılalım'' diye konuştu.
TÖRENDEN NOTLAR

Başbakan Erdoğan'ın konuşmasını aralarında Mor Gabriel Manastırı Turabbin Metropoliti Timotheos Samuel Aktaş'ın da bulunduğu cemaat ve kanaat önderleri de protokol sıralarından dinledi.

Törene Başbakan Yardımcısı Beşir Atalay, İçişleri Bakanı Muammer Güler, Ulaştırma, Denizcilik ve Haberleşme Bakanı Binali Yıldırım, Aile ve Sosyal Politikalar Bakanı Fatma Şahin, Milli Eğitim Bakanı Nabi Avcı, Gıda Tarım ve Hayvancılık Bakanı Mehdi Eker, Maliye Bakanı Mehmet Şimşek, AK Parti Mardin ve çevre illerin milletvekilleri, Başbakanlık Müsteşarı Efkan Ala ve Emniyet Genel Müdürü Mehmet Kılıçlar katıldı.

Meydandaki ''2023 değil 3023 desen de sonuna kadar seninleyiz Sayın Başbakanım'' ve ''Dinler, diller şehri, barış hoşgörü bahçesine hoş geldiniz'' pankartları ile meydana bakan her evin üzerine özel harekat güçlerinin yerleştirilmesi, alana açılan sokaklarda oluşturulan arama noktaları dikkati çekti.

Başbakan Erdoğan ve beraberindekiler daha sonra yerel mimariye göre restore edilmiş Belediye Kültür Evi'ni de gezdi. Erdoğan, Kültür Evi'nden ayrılırken dışarda kendisini bekleyen AK Parti gençlik kolları üyelerinin ve vatandaşların yanına gitti. Başbakan Erdoğan burada bazı vatandaşların kendisine ilettiği sorunları yerel yöneticileri yanına çağırarak aktardı.

Erdoğan, bir vatandaşın sigorta primlerinin yüksek olmasından şikayet ederek bölgede sigorta primlerine uygulanan indirimin devam etmesini istemesi üzerine, indirime devam edileceğini söyledi. Başbakan Erdoğan, yanına gelen kız çocuklarıyla da ilgilendi, onlarla fotoğraf çektirdi.

 

AA
Yayın Tarihi : 17 Şubat 2013 Pazar 16:25:19
Güncelleme :17 Şubat 2013 Pazar 17:21:38


Bu haber hakkında yorum yazmak ister misiniz?
Yorumlarınız
mehmet IP: 95.15.205.xxx Tarih : 17.02.2013 17:07:01

Milliyetçilik kavramını inkâr eden bir kişinin, üstesinden gelemediği sorunlar karşısında çelişkilere ve acizliğe düşmesinin göstergesidir ! (veya aristo mantığıdır) Bu kişiden ayrıca "ulusalcılık" ve "vatan bütünlüğü" kavramlarının ne anlama geldiğinin de açıklanmasını bekleriz !  


Nihat Batar IP: 79.195.194.xxx Tarih : 17.02.2013 21:52:46

AKP ye oy verenler bunu ya iyi okusun yada iyi dinlesinler. Bu adam hangi Ülkenin basbakani acaba? Eger Türkiye nin se bu ne bicim yakisiksiz bir yaklasim? Yok Türkiye nin degilse o da yabanci Ülkelerin yurdumuza dil uzatmalari gibimi dil uzatiyor? O da degilse bu adami  Ülkeme kim basbakan secti, yaptiklarindan utansinlar ve bu yanlisi bir daha yapmasinlar lütfen.


ahmet IP: 88.241.160.xxx Tarih : 18.02.2013 12:11:46

 hadi bakalım bunuda tekele aldılar başbakanım benden başkası bunlarla gelmesin  mesela bdp mhp bunları kullanıp oy almasın ben kullanayım ben o oyları alayım diyor  birde sayın başbakanıma hatırlatma yapayım bazı arap sözlerini yanlış tecüme etmiş o söz "kendini  ırkının arap ırkı üstüne olduüunu söyleyen seytandır " gibi olmalıydı artık arapların sözlerini  değiştirip vatandaşı kandırmayalım 


YAŞAR KARABAKLA IP: 88.228.157.xxx Tarih : 17.02.2013 21:59:24

 İmam Taberani Hz. Muaviye’den şöyle nakleder: İbn-i Zi’l Kela anlatıyor: Bir gün Muaviye’nin yanındaydım. Ermeniye vilayetinin valisinden posta geldi. Muaviye valinin mektubunu okudu, hiddetlendi; sonra kâtiplerinden birini çağırdı ve ona valinin tahriratına şöyle yaz, dedi. ‘İdarendeki araziye Türkler’in akın ve yağma ettiklerinden bunun üzerine arkalarından takip kuvvetlerini sevkettiğinden ve bu takipçilerin yağma edilen şeyleri onlardan istirdat etmiş olduklarından bahsediyorsun. Anan sana matem tutsun, sakın bir daha öyle bir harekette bulunma, Türkleri kışkırtma ve onlardan hiç bir şey istirdat etme. Çünkü ben Resulullah’dan işittim. Buyurdu ki; “Türkler yavşan otu biten yerlere (Avrupa’ya) kadar ilerleyeceklerdir.”

• Hıfz, on kısma ayrılmıştır: Dokuzu Türkler’de, biri diğer insanlardadır. (Ahmed Ziyaeddin Gümüşhanevi (Ramuz’ul-Ehadis 4140 nolu hadis)

Hıfz kelimesi bazı kitaplarda hafızlık, kavrama kabiliyeti olarak tercüme edilmiştir. Merhum Mehmed Vani Efendi’ye göre ise muhafazakârlık yani dinini, milletini, vatanını, maddi ve manevi değerlerini, örf ve âdetlerini, namusunu koruma duygusunun her milletten çok Türk milletindedir.

• Taberi şöyle anlatmaktadır: Hz. Peygamber Arap kabilelerin hücumu yılında (Hendek savaşı) Medine’nin etrafında kazılmak istenen hendeğin sınırlarını çizdi... Biz hiçbir zaman bu sınırları aşmak istemiyorduk. Salman hendekten çıkarak Hz. Peygamberin bulunduğu yere geldi. Bu sırada O bir Türk çadırını kurmakla meşgul bulunuyordu. (et-Taberi II. S:568)

• Ebu Said el-Hudri demiştir ki; Hz. Peygamber ramazanın ilk on gününde itikâfa girmiştir. Sonra ortasındaki on günde tentesi üzerinde hasır bulunan bir Türk çadırında itikâfa girmiştir. Ebu Müslim.

• Resulullah Efendimiz bir gece rüyasında peşine önce siyah bir koyunun, sonrada bir beyaz koyunun takıldığını görüyor. Sabahleyin mescid-i saadete gelip namaz kıldırdıktan sonra sırf iltifat olsun diye bu rüyanın yorumunu Ebubekir Sıddık Hazretlerine bırakıyor. Bu iltifata hem sevinen, hem de mahcup olan Ebubekir (r.a): “Mademki, öyle arzu buyurdunuz, yorumunu yapayım. Ey Allah’ın Peygamberi1 Peşinize ilk takılan siyah koyun Arapları, sonra da takılan beyaz koyun beyaz bir ırkı temsil eder. Yani önce Araplar size inanıp peşinize takılacak, sonra da beyaz bir ırk İslam’a girip size uyacak...” rüyadaki siyah koyun Arapları, beyaz koyun ise Türkler’i işaret etmiştir. Çünkü bir müddet sonra beyaz yüzlü olan Türkler İslam’a girmişlerdir.

• Ata, bana İbnu Hişamın kadınları erkeklerle karışık olarak tavaftan yasakladığı zaman dedi ki: "O bunu nasıl yasaklar, Resulullah (sav)ın zevceleri bile erkeklerle birlikte haccettiler!" Ben Ataya sordum: "Onların beraber hacdan örtünme emrinden önce miydi, sonra mıydı?" "(Evet, kasem olsun) buna, ben örtünme emrinden sonra şahid oldum!" diye cevap verdi. Ben tekrar sordum: "Pekala erkeklere nasıl karışırlardı?" Şu cevabı verdi: "Erkeklere karışmazlardı, Hz. Aişe (ra) erkeklerden ayrı olarak tavaf ederdi, onlara karışmazdı." Hatta bir kadın kendisine: "Ey müminlerin annesi, yürü (Hacerül-Esvede elimizi değerek) istilam edelim!" demişti de Hz. Aişe ona: "Sen dilediğin şekilde git" deyip kendisi gitmekten imtina etmişti. Onlar geceleyin kim oldukları bilinmez halde çıkarlar, (erkeklerle beraber tavaf yaparlardı.) [Beytullaha girmek istedikleri zaman da, erkeklerin tamamen çıkarılmış olmalarına kadar durup beklerler, sonra girerlerdi.] (Ata devamla): "Ben (Mekke kadısı) Ubeyd İbnu Umeyrle birlikte, Müzdelifedeki Sebir dağında mücavir (yani ikamet eder) olan Hz. Aişe (ra)nin yanına giderdim" dedi. Ben hemen sordum: "Pekâlâ Hz. Aişenin örtüşü ne idi?" "Keçeden yapılmış küçük bir Türk çadırının içindeydi. Çadırın bir perdesi vardı. Aişe (sav) ile bizim aramızda bu perdeden başka bir şey yoktu. Ben Hz. Aişenin üzerinde gül renginde bir zıbın gördüm." (Ravi (r.a.): İbnu Cüreyc Kaynak: Buhari, Hacc 64)

• Ebu Sekine (ki Muharrerlerden bir kimsedir) Resulullah (sav)ın bir sahabesinden naklen anlatıyor: "Resulullah (sav) buyurdular ki: "Sizi bıraktıkları müddetçe siz de Habeşileri bırakın. Sizi terkettikleri müddetçe Türkleri terkedin." (Ravi (r.a.): Ebu Sekine Kaynak: Ebu Davud, Melahim 8, 4302)

Read more: http://www.anadolutayfasi.net/turk-kulturu/4410-turk-milleti-hakkindaki-ayet-hadisler.html#ixzz2LBk2iaDR


YAŞAR KARABAKLA IP: 88.228.157.xxx Tarih : 17.02.2013 21:57:47

 • Kaşgarlı Mahmut Divanı Lügat-it Türk isimli eserinde Buhara ve Nişabur hadis imamlarından şu hadis-i kutsi’yi rivayet etmektedir: “Ulu ve Aziz olan Allah diyor ki; Benim Türk ismini verdiğim ve doğuda yerleştirdiğim bir takım askerim vardır ki, her hangi bir kavme karşı gazaba gelecek olursam o Türk askerimi işte o kavmin üstüne saldırtırım.” (Kaşgarlı Mahmut, Divanı Lügat-it Türk, C.1., 294 –1333 İst basımı)

• Kostantiyye (İstanbul) mutlaka feth olunacaktır. Onu fetheden kumandan ne güzel kumandandır ve o asker ne güzel askerdir. Buhari (et-Trah-ul Kebir, cilt 1, kısım 2, sayfa: 81) Ahmed bin Hanbel (Müsned IV/42, kahire 1313) El-Hakim (el-Müstedrek IV/42-422, Haydarabat 1335)

• Türk dilini öğreniniz, çünkü Türlerin çok uzun sürecek bir hâkimiyetleri vardır. (Kaşgarlı Mahmut, Divanı Lügat-it Türk, C.1.,s:3 –1333 İst basımı)


Read more: http://www.anadolutayfasi.net/turk-kulturu/4410-turk-milleti-hakkindaki-ayet-hadisler.html#ixzz2LBjfvK2J


aslan IP: 82.231.126.xxx Tarih : 18.02.2013 14:13:54

Basbakan "milliyetçilik" sözünü  "Irkçilik" anlaminda kullanmissa bir nebze anlasilabilir ama "millet, ulus" kelimelerini çagristiran milliyetçilik ve ulusalcilik terimlerinden insanlarin vazgeçmesi mümkün degildir. Sayet oyle olsa idi ne askerlerimiz dogu bolgelerimizde vatani ve milleti için ölür ne de Kurt asilli vatandaslarimiz PKK bayragi altinda daglarda ölürlerdi? Millet ve milliyetin dinle de ilgisi yoktur. Din birlestirici olsa idi ayni dinden olan Ortaçag Avrupa'sinda yuz yil ve otuz yil savaslari olmazdi.


YAŞAR KARABAKLA IP: 88.228.157.xxx Tarih : 17.02.2013 21:58:29

 • Benim ümmetimi öyle bir kavim sürüp, kovalayacaktır ki; onların yüzleri (yuvarlak ve) enli, gözleri (çekik ve) küçük, çehreleri sanki üzeri derilerle kaplanmış kalkanlar gibidirler. Onlar üç defa Arabistan yarımadasına kadar ilerleyeceklerdir. İlk istilada onların önlerinden kaçanlar kurtulacaktır. İkinci istilada hücuma uğrayanlardan bazıları helak olacak ve bazıları da canlarını kurtaracaklardır. Üçüncü istilada ise onların kökleri kesilecektir (Artık istilalar son bulacaktır) işte onlar Türkler’dir. Nefsim yed-i kudretinde olan Allah’a yemin ederim ki, Türkler (çok yakın bir gelecekte) atlarını Müslüman mescidlerinin direklerine bağlayacaklardır. Ebu Davud (Nuseym b. Hammad, Kitabü’l Fiten, Atıf Ktp. No: 602, V.121122)

• Türkler size ilişmedikçe sizde onlara ilişmeyiniz. Çünkü milletimin mülkünü ve Allah’ın ona olan ihsanını en evvel Kantura (Türk) nesli alacaktır. İmam Taberani (Mu’cem’ül-Kebir ve Mu’cem’ül Evsat isimli eserinde)

• Habeşliler sizle uğraşmadıkça siz de onlarla uğraşmayınız. Hele Türkler size dokunmadığı sürece siz de Türkler’e (sakın) dokunmayınız! Ebu Davud (Sünen-i Davud, IV.s:112)

Yukarıdaki hadis-i şerif Cüveydi tarafından şöyle nakledilmiştir: “Türkler sizlere dokunmadıkça siz de Türkler’e dokunmayınız. Zira onlar çok sert ve haşin tabiatlı kimselerdir.” (El-Cüveyni; Tarih-i Cihan-güşa, 1, s:11)

Read more: http://www.anadolutayfasi.net/turk-kulturu/4410-turk-milleti-hakkindaki-ayet-hadisler.html#ixzz2LBjrHMwn


ismail keskin IP: 176.33.41.xxx Tarih : 18.02.2013 11:41:57

 Sayın başbakan Türk Milliyetçiliğini ayaklarının altına aldığını söylemiş kime şirin gözükmek için etti bu lafı anlamış değilim ancak ayak altına alışmış olanlar bir gün gelir ayaklar altında kalırlar. Türk olan Türklüğü kabuleden böyle bir laf etmez. Demekki başbakan  Türkiye Cumhuriyeti başbanı ama  bu güne kadar ağzından Türk olduğuna dair bir cümle çıkmamıştır. Türklük kilikte yazan yazıyla olmaz hangi etnik kökenden gelirse gelsin kendini Türk olarak hissetmediği sürece Türk olmaz. 


YAŞAR KARABAKLA IP: 88.228.157.xxx Tarih : 17.02.2013 21:56:59

 Türk Milleti hakkındaki, ayet ve hadisler Ey iman edenler! İçinizden kim dininden dönerse, Allah Müminlere karşı alçak gönüllü, kâfirlere karşı onurlu ve zorlu, kendisinin onları seveceği, onlarında kendisini seveceği bir kavim getirir ki; Onlar Allah yolunda savaşırlar ve hiçbir kınayanın kınamasından çekinmezler. Bu Allah’ın lütfu inayetidir ki, onu kime dilerse ona verir. Allah ihsanı bol olan, en çok bilendir. (Maide suresi:54)

Bu ayet-i kerimenin, başta Vani Mehmed Efendi, Elmalılı Hamdi Yazır, Ömer Nasuhi Bilmen, ve Celal Yıldırım Hoca başta olmak üzere bir çok İslam alim ve mütefessire göre Türkler’i işaret ettiği kabul edilmektedir

Read more: http://www.anadolutayfasi.net/turk-kulturu/4410-turk-milleti-hakkindaki-ayet-hadisler.html#ixzz2LBjQ00gI