Adalet Bakanı ve Hükümet Sözcüsü Cemil Çiçek, Bakanlar Kurulunun, muhtar maaşlarının yüzde 100 artırılmasını kararlaştırdığını bildirdi.
Adalet Bakanı ve Hükümet Sözcüsü Cemil Çiçek, buğday taban fiyatlarının, yarın, Başbakan Recep Tayyip Erdoğan tarafından AK Parti TBMM grup toplantısında açıklanacağını söyledi.
Cemil Çiçek, Bakanlar Kurulunun ardından toplantının gündemine ilişkin açıklamalarda bulundu.
Fenerbahçeyi, şampiyonluğu dolayısıyla kutlayan Çiçek, Galatasarayın da centilmence oynadığını, Avrupa turnuvalarında da aynı başarıların yakalanmasını temenni etti.
Devlet Bakanı ve Başbakan Yardımcısı Abdüllatif Şenerin, orta vadeli programla ilgili bilgi sunduğunu belirten Çiçek, Türkiyenin, planlı kalkınmayı sürdürdüğünü, her 5 yılda bir kalkınma planlarının yenilendiğini anımsattı.
Çiçek, 10 Aralık 2003 tarihinde çıkardıkları Kamu Maliye Yönetimi ve Kontrol Kanununa göre, 3 yıllık gelir ve gider durumlarının hesap edilerek, bundan sonraki programların bu şekilde yürütüleceğini, bununla ilgili bir değerlendirme yapıldığını vurgulayarak, sonuçların ay sonuna kadar Resmi Gazetede yayımlanacağını söyledi.
Bakanlar Kurulunda Kamu Personel Rejiminin görüşüldüğünü ifade eden Çiçek, ancak konunun çok kapsamlı ve düzenlenmesi zor bir tasarı olacağı için bugün sadece kısa bilgi verildiğini ve temel dokümanların dağıtıldığını kaydetti. Çiçek, ilgili bakanlıkların, konuyu bir kez daha inceleyeceğini ve gelecek Bakanlar Kurulunda konuyu yeniden görüşebileceklerini vurguladı.
MUHTAR MAAŞLARI
Çiçek, köy ve mahalle muhtarlarının maaş artışını da görüştüklerini bildirerek, Türkiyede yaklaşık 60 bin muhtar bulunduğunu dile getirdi. Çiçek, muhtarların aldıkları maaşın yüzde 100 artırıldığını, Maliye Bakanlığının kararnameyi hazırlayacağını, süratle çıkacağını kaydetti.
Mayıs ayından itibaren, özellikle Adana dahil olmak üzere, güney bölgelerinde hasada başlandığını anımsatan Çiçek, şöyle konuştu:
Buğday taban fiyatları ne kadar erken açıklanabilirse, çiftçilerimizin önünü görebilmeleri, Toprak Mahsulleri Ofisine veya tüccara malını satabilmesi açısından taban fiyatın belirlenmesi gerekmektedir. Hükümet olarak, bugün bununla ilgili çok etraflı bir değerlendirme yaptık. Rakamları ben açıklamayacağım, yarın Başbakan grup toplantısında bunu açıklayacaktır.
Nüfusun yüzde 30-35ini ilgilendiren geniş bir kesim olduğu için, bugünkü imkanlar içerisinde acaba çiftçilerimize daha fazla ne vererek memnun edebiliriz. O yaklaşım içerisinde çok kapsamlı bir değerlendirme yapılmıştır.
Çiçek, Dışişleri Bakanı ve Başbakan Yardımcısı Abdullah Gülün, iç ve dış siyasi gelişmelerle ilgili bilgi verdiğini belirterek, hükümet olarak, bu konuda değerlendirmelerde bulunduklarını anlattı.
İç tüzük ve Anayasa gereği, TBMMnin, bir karar alınmadığı takdirde 1 Temmuz itibariyle tatile girdiğini hatırlatan Çiçek, bu normal çalışma düzeni içerisinde çıkarılması gereken yasaların bulunduğunu söyledi.
Çiçek, bunların bir kısmının ekonomik istikrar programı, Türkiyenin taahhütleriyle ilgili olduğunu, bu süre içinde acilen çıkarılması gereken yasalar ile ilgili de değerlendirmeler yapıldığını anlattı.
AİHMİN KARARI
Çiçek, Avrupa İnsan Hakları Mahkemesinin (AİHM) terör örgütü elebaşı Abdullah Öcalana ilişkin kararıyla ilgili bundan sonraki hususun, kendilerinin karar vereceği bir konu olmadığını belirterek, Türk milleti adına yargılama yetkisine sahip mahkemeler, Anayasa, Türkiyenin taahhütleri dikkate alınarak doğru kararı verecektir dedi.
Çiçek, Bakanlar Kuruluna ilişkin yaptığı açıklamanın ardından gazetecilerin sorularını yanıtladı.
Çiçek, bir gazetecinin, AİHMin verdiği karar doğrultusunda hükümetin, dosyayı yeniden açma şeklinde bir adım atacağı yönünde haberler var. Böyle bir yöntem hukuk sisteminde var mı sorusu üzerine, açıklamalarının, bu konuda ne, nasıl yapılacaktan daha çok, AİHMin verdiği kararın neyi ihtiva ettiğinin izahı şeklinde olduğunu söyledi.
Cemil Çiçek, Yoksa, şu yol, bu yol tercih edilecek diye bizim bir değerlendirmemiz olamaz. Çünkü bu konunun yargıyla alakalı bir boyutu var. Kendimizi yargının yerine koyarak, şu yol tercih edilecektir tarzında bir şey söylememiz mümkün değil diye konuştu.
Türkiyenin, Avrupa Konseyi üyesi olduğunu, Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesini kabul ettiğini anlatan Çiçek, terör örgütü elebaşı Abdullah Öcalanın yargılanma sürecini özetledi.
AİHMe yapılan taleplerin önemli bir kısmının reddedildiğini anımsatan Çiçek, bazı konularda da tekrar başa dönülmesinin esas itibariyle mümkün olmayacağını kaydetti. Çiçek, çünkü AB uyum yasaları çerçevesinde bu konuların bir kısmının, ihlal olarak kabul edilen hususların ortadan kaldırıldığını ifade etti.
Konunun, Türkiyenin adil yargılama yapmadığı sonucuyla gündemde olduğunu söyleyen Çiçek, şunları kaydetti:
Bu ihlalin nasıl bertaraf edileceğiyle ilgili olarak da kararda, bugüne kadar açıklanmış kararlardan farklı olarak, bir yeniden yargılama yapılabilir veya dosyanın açılması tarzında yeni bir unsur bu kararda yer almıştır. Bu metin, bizim Bakanlığımız ve Dışişleri Bakanlığı tarafından incelenmiştir. Bizim söylediğimiz husus, kararın bu kısmının özetlenmesinden ibarettir. Bundan sonraki husus, bizim karar vereceğimiz bir konu değildir. Türk milleti adına yargılama yetkisine sahip olan mahkemeler, Anayasa, yasalar, uluslararası sözleşmeler, Türkiyenin taahhütleri dikkate alınarak doğru kararı verecektir. Burada bize, size, Türk milletine teker teker düşen, yargıya güvenmektir.
TEK BAŞIMA HİÇ DÜZENLEME YAPMADIM
TCK ile ilgili AK Parti Grubunun ve Başbakan Recep Tayyip Erdoğanın farklı düşündüğü, sizin ise farklı düşündüğünüz yönünde haberler vardı. Böyle bir şey var mı sorusuna karşılık, kendisinin partide en uzun siyasette bulunanlardan biri olduğunu belirten Çiçek, hiç bir milletvekilinin partiye, hükümetine, grubuna rağmen müstakil bir faaliyet yürütemeyeceğini söyledi.
Adalet Bakanı olarak göreve geldiğinden bu yana kendi başına hiç bir düzenleme yapmadığını, hiç bir zaman tek başına hareket etmediğini ifade eden Çiçek, TCK ile ilgili yaptıkları çalışmanın tek başına değil, parti grubundan, adalet komisyonundan katılanlarla, bilim adamlarıyla, konuya katkı sağlayacak kişilerle tartışıldığını, bu toplantıların kapalı kapılar ardında yapılmadığını ifade etti.
Çiçek, hükümet olarak Türkiye şartlarında mümkün olan doğruları yapmaya gayret ettiklerini belirterek, Kim bunun dışında bir değerlendirme yapıyorsa bir şeyin altında bir şey arıyor demektir dedi.
SEBZE HALLERİNİN DURUMU
Sebze hallerinin kaldırılacağı yönündeki haberler üzerine, Tarım ve Köyişleri Bakanı Sami Güçlü ile Sanayi ve Ticaret Bakanı Ali Coşkun arasında bir diyalog yaşandığının hatırlatılması üzerine de Çiçek, iki bakan arasında bir ihtilafın söz konusu olmadığını kaydetti.
Çiçek, konunun, soru önergelerine verilen cevapların kamuoyuna yanlış aksettirilmesiyle ilgili olduğunu söyleyerek, Önergenin içinde benim bildiğim haller kalkacak diye bir cümle yoktur dedi.
Fenerbahçe-Galatasaray maçı sonrasında yaşanan gösterilerde, havaya açılan ateşle 2 çocuğun yaralandığının anımsatılarak, bu konuda nasıl bir önlem alınacağının sorulması üzerine de Çiçek, bu üzücü olayların her zaman gerçekleştiğini belirtti.
Kendisini kontrol edemeyen bir kısım insanların herkesin üzülmesine neden olduğunu dile getiren Çiçek, Bu işler her zaman yasa meselesi değil. Sorduğunuz soruyla ilgili yasalarda hiç bir boşluk yok. Ama binlerce insanın hepsinin arkasına polis koymak mümkün değil. Mesele yasa eksikliğinden ziyade, eğitim eksikliğidir diye konuştu.
"LAFIN TAMAMI DELİYE SÖYLENİR"
Bir gazetecinin, TCK konusunda bazı Ak partili milletvekillerinin tepkisi var. Vekiller, Sayın Bakanla görüştüğümüzde değişiklikle ilgili kendisi bizi geçiştiriyor, Cumhurbaşkanlığı için geniş mutabakat sağlamayı düşünüyor diyorlar demesi üzerine Çiçek, Anlayana söyledim, lafın tamamı deliye söylenir diye bir atasözü var. Bu sözüm herkesedir dedi.
Herkesin bir bütünlük içinde konuya bakması gerektiğini vurgulayan Çiçek, şunları söyledi:
Hangi milletvekillerimiz onu bilmiyorum, bu neviden yasalar bir bütünlük içinde, parti grubu, hükümet, bakanlık, komisyon, bunlarla birlikte hazırlanmıştır. Bu yaslarda arzu edilmeyen hususlar olabilir. Arzu eden varsa partiye konuşur.
Özel hayatımda, arabamın olmadığı dönemler oldu, evimden dolmuşa bindim ama siyasette hiç dolmuşa binmedim. Kimse beni dolmuşa bindirmeye kalkmasın, üzerimde bir sorumluluk var.
ANKA
Yayın Tarihi :
23 Mayıs 2005 Pazartesi 23:40:27
Güncelleme :23 Mayıs 2005 Pazartesi 23:44:28