19
Mart
2026
Perşembe
ANASAYFA

Öcalan'ın zehirlendiği yalan!

Adalet Bakanlığı, Abdullah Öcalan'ın sağlık durumu hakkında Avrupa İşkencenin Önlenmesi Komitesi'nin (AİÖK) hazırladığı raporun, hükümlüde hiçbir zehirlenme bulgusunun olmadığını açıkça ortaya koyduğunu bildirdi.

Abdullah Öcalan'ın avukatları Mart 2007'de İmralı Yüksek Güvenlikli Kapalı Ceza İnfaz Kurumu'nda hükümlü bulunan müvekkillerinin zehirlendiğini iddia etmişti.

Bunun üzerine hükümlüden numuneler alınmış ve ardından da İstanbul Adli Tıp Kurumu'nda tahliller yapılmıştı. Tahliller sonucunda zehirlenme iddialarının asılsız olduğu tespit edilmişti.

Daha sonra AİÖK'nın 19-22 Mayıs 2007 tarihlerinde İmralı Yüksek Güvenlikli Cezaevi'ni ziyareti sırasında, hükümlü Öcalan'dan saç ve göğüs kılı örnekleri alınmış ve söz konusu numunelerin tahlilleri AİÖK'nın belirlediği uzmanların da katılımıyla 29 Ekim-6 Kasım 2007 tarihlerinde Türkiye'de TÜBİTAK'ta yapılmıştı.

Adalet Bakanlığı'ndan yapılan açıklamada, "Türkiye'de gerçekleştirilen son derece ayrıntılı ağır metal tahlilleri sonuçlarına ilişkin analiz ve değerlendirmeler, AİÖK tarafından bağımsız uzmanlara yaptırılmıştır. Bahse konu uzmanların analiz ve değerlendirmeleri sonucunda AİÖK'nın hazırladığı rapor, hükümlüde hiçbir zehirlenme bulgusu olmadığını açıkça ortaya koymaktadır" denildi.

Açıklamada, "AİÖK'nın yorumunda, 'AİÖK tarafından görevlendirilen uzmanların bulguları, hükümlünün ağır metal zehirlenmesine maruz kalmadığını göstermektedir. Kıl numunelerinde görülen yüksek değerlerdeki baryum, magnezyum ve stronsiyuma ilişkin olarak, uzmanlar bunların muhtemelen çevresel faktörlere bağlı olduğunu değerlendirmiştir' ifadelerine yer verildi.

Adalet Bakanlığı açıklamasında, "Yorumda, her halükarda, toksik olmayan bu maddelerle ilgili olarak tespit edilen değerlerin hükümlünün sağlığı için tehlike teşkil etmediği görüşü belirtilmektedir. Öte yandan, AİÖK'nın yukarıda belirtilen İmralı ziyareti sırasında hükümlü Öcalan'ın sağlık sorunları hakkında gündeme getirdiği hususlar çerçevesinde, mutat sağlık kontrollerine ek olarak, gerekli muayene ve tahlilleri yaptırılmış ve sonuçları AİÖK'ya iletilmişti. Bu konuda, AİÖK'nın raporunda vardığı sonuç, hükümlünün röntgenlerinde endişe edilecek bir bulguya rastlanmadığı, burnundaki geniz akıntısı gibi sıkıntıların ise Türkiye'deki mahkumiyetinden yıllar önce geçirdiği bir cerrahi operasyondan kaynaklandığı şeklindedir" denildi.

Açıklamada, "AİÖK'nın raporu ve raporun ekindeki belgeler Abdullah Öcalan ve PKK yandaşlarının uluslararası kamuoyunu yanıltmaya yönelik çabalarının ve iddialarının ne derece yanıltıcı ve gerçek dışı olduğunu bir kez daha göstermiştir" ifadesi kullanıldı.

AİÖK'nin 19-22 Mayıs 2007 tarihinde adaya yaptığı ziyarete ilişkin raporun, Türkiye Cumhuriyeti Hükümeti'nin zamanında vermiş olduğu yanıtın ve AİÖK'nin zehirlenme iddiaları konusundaki bulgularını içeren ek raporun, anılan belgelerin gizliliğinin kaldırılmasına yönelik iznin hükümetçe verilmesinin ardından, 6 Mart 2008 tarihinde AİÖK tarafından yayımlandığı ifade edilen açıklamada, anılan belgelere AİÖK'nın "www.cpt.coe.int" adresinden ulaşılabildiği bildirildi.

...
Yayın Tarihi : 6 Mart 2008 Perşembe 14:36:51
Güncelleme :7 Mart 2008 Cuma 07:30:10


Bu haber hakkında yorum yazmak ister misiniz?
Yorumlarınız
kiraz IP: 163.156.240.xxx Tarih : 6.03.2008 17:39:10

nerde o guzel gunler.allahim buyuksun sen bize o gunleride goster.pislik temizlemek imandan gelirmis.


mhpcanik IP: 85.105.108.xxx Tarih : 6.03.2008 15:38:40

keşke gerçek olsaydı da zehirlenseydi


Gökhan IP: 88.244.214.xxx Tarih : 6.03.2008 17:12:39

Bu şerefsizin yaşadığı her saniye,gazisi ile şehidi ile bir millete toptan küfürdür.Avrupa'dan korkup asamayanlar da bu küfüre ortaktırlar.Oysa aynısı herhangi bir Avrupa devletinin başında olsa o saat asarlardı ama hani derler ya yürek lazım.Atatürk ü her zamankinden daha çok arıyorum.Nerede İstiklal Mahkemeleri,nerede vatana ihanet kanunu?O kanunlar vatanını seven Deniz'leri,Hüseyin'leri katletmek için mi hatırlanacak?