21
Mart
2026
Cumartesi
ANASAYFA

Okullarda 'sabıkalı' temizliği

Milli Eğitim Bakanı Nimet Çubukçu, İstanbul'da okul kantinlerinde ve sözleşmeli olarak çalışan 233 sabıkalının, artık çalışmayacağını belirtti.

Çubukçu, “Bu isimlerin hiçbiri bir suçtan mahkum olmuş kişiler değil. Ama arandıkları ya da yargılandıkları suçlar, çocukların daha yüksek düzeyde korunması düşüncesinden hareketle, daha titiz davranmamızı gerekli kılıyor” dedi.

Çubukçu, bakanlığın talebiyle yapılan araştırmada, İstanbul'daki okullarda sabıkalı çalıştırıldığının ortaya çıkmasına ilişkin gazetecilerin sorularını yanıtladı.

Okul kantinlerinde çalışan sabıkalı bir kişinin söz konusu olmadığını belirten Çubukçu, sabıkalı ile bazı suçlardan aranan kişilerin birbirine karıştırılmaması gerektiğini söyledi.

Çubukçu, İl Milli Eğitim Müdürlüğü ile İstanbul Emniyet Müdürlüğünün işbirliği protokolü çerçevesinde konunun ortaya çıkarıldığını, bakanlığının, bu işin ortaya çıkarılması için çalışma yapan kurum olduğunu kaydetti.

Üzerlerine düşen görevi en iyi şekilde yerine getirme gayreti içinde olduklarını dile getiren Çubukçu, “Okul servislerimiz, kantinlerimiz olsun, eğitim hizmetleri dışında çalışan insanlarla ilgili büyük bir titizlik gösteriyoruz. Okullarımız ve çocuklarımızın, en yüksek düzeyde himaye, korunmaya ve tedbirli davranmaya ihtiyacı var. Okulları, çocuklarımızın, çoğu zaman kendi evlerinden daha yüksek düzeyde korunmaları gereken kurumlar olarak görüyorum” diye konuştu.

“KESİNLEŞMEDEN SUÇLANMASINI DOĞRU BULMAM”

Milli Eğitim Bakanı Çubukçu, okulların kantin ve servis işletmeciliği gibi, kurum dışındaki bu gruplara yönelik ihalelerden önce bazı belgeler istendiğini, bunlardan birinin de sabıka kaydı olduğunu anımsattı. Çubukçu, sabıkasızlık durumunda, diğer şartların da uygun olması halinde, ihalenin verildiğini söyledi.

Çubukçu, ihaleleri, bakanlığın ya da bakanlık kurumlarının değil, Kamu İhale Kanunu çerçevesinde oluşturulan komisyonlar ve okul aile birliklerinin yaptığını hatırlattı. Çubukçu, bakanlığın, minimum düzeyde inisiyatifinin bulunduğunu buna rağmen denetim görevlerini yerine getirmek adına daha titiz davrandıklarını ifade etti.
Kantin işletmelerini alanlar, burada çalışacaklarla ilgili sabıka kayıtları ve diğer belgelerin istendiğine dikkati çeken Çubukçu, sözlerini şöyle sürdürdü:
“Çoğu durumda, herhangi bir hüküm giymemiş olsa dahi bazı isimler, bazı suçlardan aranıyor olabiliyor. Bir hukukçu olarak, bir kişinin hakkında verilmiş kesinleşmiş mahkumiyet kararı olmaksızın suçlanmasını doğru bulmam. Dolayısıyla bu isimlerin hiçbiri bir suçtan mahkum olmuş kişiler değillerdir. Ama arandıkları ya da yargılandıkları suçlar, nitelik itibariyle söylediğim nedenlerle, çocukların daha yüksek düzeyde korunması düşüncesinden hareketle, daha titiz davranmamızı gerekli kılıyor. Bu çalışmayı biz bu nedenlerle yaptık, gösterdiğimiz hassasiyetin bir sonucu olarak görülmesini temenni ediyorum.”

“KİMSEYİ SUÇLAMAK İSTEMİYORUM, BİZ TİTİZLİK GÖSTERİYORUZ”

Bakan Çubukçu, “Sabıkalılar hakkında bir şey yapılacak mı?” sorusuna, “Sabıkalı değiller, suçlu da değiller. Bazı suçlardan haklarında arama, yakalama, yargılama gibi işlemler var. Sonuçlanmamış meseleler” karşılığını verdi.

Okulların, çocuklar için en güvenli kurumlar olması, onlara zarar verecek unsurların bulunmaması gerektiğini bildiren Çubukçu, kimseyi suçlamak istemediğini, kendilerinin titizlik gösterdiklerini dile getirdi.

Çubukçu, “233 sabıkalı çalışmaya devam edecek mi?” sorusunu “Hayır” diye yanıtladı.

Okul kantinleri sabıkalı kaynıyor

İstanbul’un ilk ve ortaöğretim okullarında 233 sabıkalının kantinci ve sözleşmeli personel olarak çalıştırılması tepki topladı. Kayıtları incelenenlerden 6’sı ise çocuklara yönelik suçların faili. Vali Yardımcısı Harun Kaya “Hukuki prosedür neyse uygulayacağız” dedi.

OKULLARDA cips ve gazlı içecekler yerine süt ya da taze sıkılmış meyve suyu tüketilmesi için çalışmalar yapılırken, İstanbul’un ilk ve ortaöğretim okullarında 233 sabıkalının kantinci ve sözleşmeli personel olarak çalıştırılması büyük tepki topladı. Kantinciler Odası Başkanı Vahap Osmanoğlu, tüm kantincilerden bir kez daha sabıka belgesi istedi. Tüm Öğrenci Velileri Dayanışma Derneği Başkanı Orhan Yüce, kantinlerin okullardan çıkarılması, gıda ihtiyacının devlet tarafından karşılanması çağrısında bulundu.

İçişleri Bakanlığı ve Milli Eğitim Bakanlığı’nın daha önce yaptığı “Okullarda güvenli ortamın sağlanmasına yönelik koruyucu önleyici tedbirlerin artırılmasına ilişkin işbirliği protokolü” uyarınca, İstanbul Emniyet Müdürlüğü sabıka araştırması yaptı. İstanbul Emniyet Müdürlüğü, 21 Ocak’tan itibaren İstanbul’daki ilk ve ortaöğretim okullarında çalışan 12 bin 898 kişinin tek tek sabıkasını inceledi. Polis tarafından Genel Bilgi Toplama (GBT) kayıtları incelenen 12 bin 898 kişiden
9’u cinsel suçların faili.

Altı sübyancı, 12 katil 13 uyuşturucu satıcısı

Bunlar arasında Üsküdar’da görev yapan T.H., Beşiktaş’ta görev yapan İ.A., Gaziosmanpaşa’da görev yapan M.K., Avcılar’da görev yapan S.Ö., Sancaktepe’de görev yapan A.Y., Sarıyer’de görev yapan G.A., doğrudan çocukları hedef alan kategorideki bir suçun faili; sübyancı. “Küçük yaşta çocuğun cebren ırzına geçmek, baştan çıkartmak, iffete taarruz etmek, çocuklara cinsel istismar” gibi suçlamalarla yasal işlem gördüler. Diğer dört kişi yetişkinlere yönelik cinsel saldırıların faili. Ayrıca 7 kişi bu tür suçlara karıştığı için aranıyor. Erkek personelden Şişli’de görev yapan S.K. ve Kadıköy’de görev yapan M.K., fuhuş suçundan GBT kayıtlarına geçti. Listede kız, kadın, erkek kaçırmak suçlarının faili olan beş kişi yer alıyor: V.Y. (Esenler), Ş.B. (Ümraniye), Ş.A. (Üsküdar), K.Y. (Zeytinburnu), Y.G. (Kartal). İstanbul okullarında kantinci ya da sözleşmeli personel olarak görev yapanların arasında uyuşturucu madde kullanmak, bulundurmak, kaçakçılığını yapmak suçlarından kayıtlara geçenlerin toplam sayısı 13. Beşiktaş, Bakırköy ve Gaziosmanpaşa’nın okullarında ikişer, Esenyurt, Başakşehir, Tuzla, Kadıköy, Bağcılar’da birer kişi bu suçtan kayıtlara geçti. 233 sabıkalı arasında 12’si cinayet, 11’i dolandırıcılık, 65’i hırsızlık, 10’u terör, 17’si resmi belgede sahtecilik, 13’ü yaralama ve darp, 19’u mali kaçakçılık suçlarının faili.

Kantini ihale komisyonu kiraya veriyor

OKUL kantinleri, Milli Eğitim Bakanlığı’nın 2005’te yayımladığı Okul-Aile Birliği Yönetmeliği’nin 17’nci maddesine göre kiraya veriliyor. Yönetmeliğe göre valilik, il milli eğitim müdür yardımcısı, birlik başkanı, defterdarlık, il özel idaresi müdürlüğü temsilcisi ve ilgili meslek odası temsilcisinden oluşan komisyon önce muhammen kira bedelini tespit ediyor. Aynı makamların temsilcilerinden oluşan ihale komisyonunca kiralama işlemi yapılıyor. İhaleye katılacaklardan ustalık belgesi isteniyor. Taksirli suçlar ile tecil edilmiş hükümler hariç olmak üzere hapis veyahut affa uğramış olsalar bile devletin şahsiyetine karşı işlenen suçlarla basit ve nitelikli zimmet, irtikap, rüşvet, hırsızlık, dolandırıcılık, sahtecilik, inancı kötüye kullanma, hileli iflas gibi yüz kızartıcı, şeref ve haysiyeti kırıcı suçtan, kaçakçılıktan, resmi ihalelere fesat karıştırmaktan, devlet sırlarını açığa vurmaktan hüküm giyenler, kamu haklarından yoksun bırakılanlar ihalelere giremiyor.

Bizim de çocuklarımız var Zan altında kaldık

İstanbul Kantinciler Esnaf Odası Başkanı Vahap Osmanoğlu Okul kantinlerinde çalışanların böyle ağır suçlara karışması mümkün değil, inanmıyorum. Büyük zan altında kaldık. Kantincilerin standardı bellidir. O standartlara göre devlet memuru olursunuz ama kantinci olamazsınız. Böyle bir kantinciyi kapıdan içeri sokmamız mümkün değil. Bizim de çocuklarımız o okullarda okuyor. Zaten okul idareleri bizi denetliyor. Kantinde çalışanların çoğu bayan. Bütün ilçelere hemen yazı yazdım. Kantincilerden tekrar savcılık kağıdı istenecek. İstanbul Emniyet Müdürlüğü’ne de yazıyla başvurdum. Okullara iletilen bilgiyi istedim. Bu verileri inceledikten sonra karar alacağız.

Kantin istemiyoruz

Tüm Öğrenci Velileri Dayanışma Derneği Başkanı Enver Önder Biz okullarda kantin bulunmasını istemiyoruz. Muhalefetimizin gerekçeleri bu olayda bir kez daha doğrulandı. Körpecik çocuklarımızı kantincilere teslim etmemiz yanlış. Eğer çocukların beslenme ihtiyacını karşılayacaksa bunu devlet kendi sağlamalı. Sadece İstanbul’da değil, Türkiye’de böyle sorunları yaşıyoruz. Ne yazık ki kantinlerde para geçerli. Kimin torpili varsa kantin ihalesini o alıyor. Standarta bakılmıyor. Ali alıyor, Veli çalıştırıyor. Her şey göstermelik. Kantinler işletme gibi görülüyor. Ancak içeride neler olduğunu kimse bilmiyor.

Veriler vahim

Eğitim-Sen Genel Başkanı Zübeyde Kılıç Çocuklar her ortamda devlet korunması altında olmalı. Özellikle okul ve eğitim kurumlarında daha sıkı tedbirler alınmalı. Okul kantininde meydana gelen bir olaydan sonra Milli Eğitim Bakanlığı’nın böyle bir araştırma yapacağı duyumunu almıştık. Şimdi açıklanan veriler çok vahim. Böyle bir sonucun yapılan bir araştırmayla ortaya çıkmış olması da ayrı bir tartışma konusu. Bu, başıboşluğu ve denetimsizliği gösteriyor. Basına yansıyan bir karara göre, Milli Eğitim Bakanlığı, belirli bir süreden az cezası kalan mahkûmları kurumlarda istihdam edecek. İlk adım Adana’da atıldı. Bu bir vurdumduymazlık. Okullar güvenli ellere emanet değil.

Gereken yapılacak

İstanbul Milli Eğitimden Sorumlu Vali Yardımcısı Harun Kaya Mevzuata bakarız. Emniyetle istişare eder ve gereğini yaparız. Hukuki açıdan çocukların sıkıntı yaşamadan en güzel ortamda yaşamaları ve eğitim almaları gerekiyor. Bunun için gerekli ortamı sağlarız. Resmi belgeleri inceleyip konuyla ilgili tespitleri yapıp hukuki prosedür neyse uygulayacağız.

 

Hürriyet/AA
Yayın Tarihi : 17 Mart 2010 Çarşamba 10:01:10
Güncelleme :17 Mart 2010 Çarşamba 19:07:00


Bu haber hakkında yorum yazmak ister misiniz?
Yorumlarınız
Turan Beyaztaş IP: 85.98.185.xxx Tarih : 17.03.2010 18:30:25

Bakanın yaptığı doğrudur. Hiçbir öğrenci velisi bunu kabul edemez. Suçu kesinleşmemiş sadece soruçturma aşamasında olanları bile kimse kabul edemez. Ama bakan herhalde cemaat takımından eleman alacak her halde....