20
Mart
2026
Cuma
ANASAYFA

Patlamak için kıvılcım bekliyor

Gürcistan'a insani yardım malzemesi taşıyan Amerikan savaş gemisi McFaul, Gürcistan'ın Batum Limanı'na ulaştı. Amerikan savaş gemisi, Rus savaş gemilerinin devriye gezdiği Poti Limanı'na 80 km mesafede bulunuyor.

Amerikan savaş gemisinin Tomahawk füzesi, konvansiyonel ve nükleer başlıklar ve radar sistemi bulundurabileceği kaydediliyor. Güvenlik nedeni ile Amerikan gemisinin nükleer silah taşıyıp taşımadığı ile ilgili herhangi bir açıklama yapılmıyor. Mount Whitney ve Dallas adlı iki Amerikan gemisinin daha bölgeye gelmesi bekleniyor. Hafta içinde gelecek iki ek savaş gemisi ile birlikte Amerikan savaş gemileri beşe ulaşacak. Montrö Sözleşmesi'ne göre Amerikan gemileri Karadeniz'de 21 gün süre ile kalabilecek. Rusya Karadeniz donanması sözcüsü İgor Digola, kendilerinin Abhazya sahillerinde güvenlik amaçlı devriye görevlerine devam edeceklerini açıkladı.

NATO tatbikatı için Almanya, Polonya ve Fransa savaş gemilerinin de Karadeniz'e gelmesi, Rusya'nın tedirgin olmasına sebep oldu. Rusya Genelkurmay Başkan Yardımcısı Anatoliy Nogovitsin, NATO gemilerinin Karadeniz'e gelmesinin sadece insanî yardım amaçlı olmamasından endişe duyduklarını açıkladı. Karadeniz'de tansiyonun yükseldiğine değinen Nogovitsin, Rus donanmasının bir provokasyon olması durumunda karşılık vereceği uyarısı yaptı.

G.Osetya, Rusya'dan daha çok asker istedi

Rus yetkililer, Karadeniz'e NATO gemilerinin gelişi ile ilgili planlamanın önceden yapıldığına dikkat çekerek Gürcistan'ın G.Osetya'ya yönelik operasyonu bir yıl önceden planladığını iddia ediyor. Moskova daha önce de bölgede görev yapan Avrupa Güvenlik ve İşbirliği Teşkilatı gözlemcilerinin operasyonla ilgili bilgi sahibi olduklarını, ancak bunu Rus barış gücü askerleri ile paylaşmadıklarını iddia etmişti.

Rusya'nın Gürcistan'da bulunan askerlerini geri çekmesi tartışılırken G. Osetya yönetimi, Moskova'dan Gürcistan sınırında yer alan bölgeye daha fazla Rus askeri yerleştirmesini istedi. Moskova iki hat üzerinde oluşturduğu 18 güvenlik noktasına 500 Rus barış gücü askeri yerleştirmeyi planlıyor. Rusya'nın G. Osetya'nın dışında Gürcistan toprakları üzerinde güvenlik noktası oluşturması Batı ülkelerinin tepkisine sebep oluyor. Tiflis'in yeniden saldırı gerçekleştirme planı olduğunu iddia eden Moskova, bölgenin güvenliği için başka alternatifi olmadığını savunuyor. Gürcistan'ın Poti şehrinde de Rusya'nın en az altı güvenlik noktası oluşturduğu belirtiliyor.

G. Osetya lideri Eduard Kokoiyt'in, bugün Rusya parlamentosunda özerk bölgelerin bağımsızlık talepleri ile ilgili gerçekleşecek olağanüstü toplantıya katılması bekleniyor. G. Osetyalı yetkililer, sınırda yer alan Leningorsk bölgesine Gürcü birliklerinin yeniden toplanmaya başladığını savunurken, Tiflis iddiaları yalanladı. Tiflis, Gürcü askerlerinin geçici anlaşmada öngörüldüğü şekilde 8 Ağustos öncesi konumlarına geri döndüklerini savundu.

Medvedev, Yuşçenko'ya uzlaşma çağrısı yaptı

Rusya Devlet Başkanı Dmitri Medvedev önceki gün Rusya'nın muhtemel saldırısına karşı bir an önce askerî harcamaların artırılması ve NATO üyeliğinin gerçekleşmesini talep eden Ukrayna Cumhurbaşkanı Viktor Yuşçenko'ya uzlaşı çağrısı yaptı. Rusya ve Ukrayna'nın birbirlerinin çıkarlarına saygı duyması gerektiğini ifade eden Medvedev, Sivastopol'da bulunan Rus deniz üssü ile ilgili sorunun da çözümü için çalışılması gerektiğini belirtti. Ukrayna'nın bağımsızlık günü dolayısı ile bir kutlama mesajı gönderen Medvedev, "Ülkelerimiz yüzyıllardır aynı din, kültür ve tarihi paylaşıyor. Görevimiz geçmiş nesillerin bize devrettiği bu birlikteliği israf etmeden ileriye taşımak olmalı." dedi. Aralık ayında gerçekleşecek NATO zirvesinde üyelik için son adım olan 'Üyelik Aksiyon Planı'na dahil olmayı bekleyen Kiev, Moskova'dan Sivastopol'da bulunan deniz üssünü boşaltmasını istiyor. 1997 yılında iki ülke arasında imzalanan anlaşmaya göre Rusya, 2017 yılına kadar bölgede kalacak. Takvimin uzatılmasını isteyen Moskova'ya Ukrayna'nın olumlu cevap vermesi beklenmiyor.

Tshinvali'deki yıkım, gözlemcileri şoke etti

Avrupa Konseyi İnsan Hakları Komiseri Thomas Hammarberg, önceki gün ayrılıkçı bölge Güney Osetya'nın başkenti Tshinvali'de gerçekleştirdiği incelemelerden sonra yaptığı açıklamada bölgedeki yıkımın insanlık adına utanç verici olduğunu söyledi. Gürcistan ve Rusya'nın iddialarını inceleyeceklerini dile getiren komiser, 8 Ağustos'ta bölgede yaşananların tekrarlanmaması gerektiğini belirtti. Gürcistan, 8 Ağustos'ta ayrılıkçı bölge G. Osetya'ya bir operasyon gerçekleştirerek Tiflis'e bağlılığını yeniden sağlamak istemişti. Tiflis'in gerçekleştirdiği saldırılarda bin 600 sivil hayatını kaybetmiş, 18 Rus barış gücü askeri de ölmüştü. 30 binden fazla Oset'in Rusya'ya kaçtığı saldırı sonrası bölgeye giren Rus askerî birlikleri, Tiflis'in 50 km yakınına kadar ilerlemişti. G. Osetya yönetimine göre başkentteki yıkımın maliyeti 4 milyar dolardan fazla. Diğer taraftan ABD merkezli insan hakları örgütleri, olaylardan Gürcistan'la birlikte Rusya'yı da sorumlu tutuyor. Rusya'nın Gürcistan'a aşırı güç kullandığı iddia edilirken, Gori başta olmak üzere Gürcü kentlerinde yaşanan yıkıma ve on binlerce insanın göçmen durumuna düşmesine dikkat çekiyor.

Ukrayna'dan Moskova'ya 'göz dağı'

Bağımsızlık kutlamalarında ağır silahlı askerî geçit törenlerini 2002 yılında kaldıran Ukrayna, 6 yıllık aradan sonra roket, tank ve uçaklarla görkemli bir askerî geçit yaptı. Bu durum, Rusya'nın Gürcistan'a girmesi sonrası bölgede oluşan gerilim nedeniyle "Kiev'in Moskova'ya karşı gövde gösterisi" olarak yorumlandı. Ukrayna'nın başkenti Kiev'de "turuncu devrim"le dünya gündemine oturan Bağımsızlık Meydanı'nda gerçekleşen askerî geçit törenini on binlerce kişi izledi.

Ukrayna ve halkı için kilisede dua ettikten sonra resmi geçite katılan Ukrayna Cumhurbaşkanı Viktor Yuşçenko, yaptığı konuşmada Gürcistan'a olan desteğini yineledi. Halkı adına, bu türden kanlı saldırıları kınayan Yuşçenko, Ukrayna'nın NATO'ya üyeliğinin ülkenin savunma kabiliyetini ve güvenliğini artıracağını belirtti. Ukrayna'nın her şart altında toprak bütünlüğünü koruyacağını vurgulayan Yuşçenko; "Hiç kimse Ukrayna'dan ada değil, yarımada bile alamaz." şeklinde konuştu. Gürcistan ile birlikte Batı-Rusya rekabetinin en şiddetli yaşandığı ülkelerden Ukrayna'nın Devlet Başkanı Yuşçenko, önceki gün İngiliz Times gazetesine yaptığı açıklamada, "Gürcistan'ın ardından Moskova'nın yeni kurbanı olmak istemediklerini belirterek, askerî harcamalarını artıracaklarını ve bir an önce NATO üyesi olmaya çalışacaklarını'' vurgulamıştı.

Cihan muhabirine konuşan ordu emeklisi Sergey Şipilivoy, "Bağımsızlık Bayramı en önemli bayramımız. Son dönemdeki gelişmeler göz önünde tutulduğunda halkın kendisini koruyacak bir ordusunun olduğunu yakinen görmesi gerekiyor. Bu şekildeki silah gösterileri vatandaşın vatanî duygularını kabartıyor." dedi. Ukrayna, 24 Ağustos 1991'de bağımsızlığını ilan etmişti. Yunus Erdoğdu, Kiev, Cihan

Rusya-Gürcistan çatışmasına Türkiye de sokulmak istendi

Uluslararası Stratejik Araştırmalar Kurumu (USAK), hazırladığı raporda Rusya-Gürcistan savaşını ele alarak Türkiye'nin Avrasya bölgesinde oynamaya çalıştığı rolü değerlendirdi. Raporda, geçtiğimiz günlerde patlak veren Rusya-Gürcistan savaşının, Soğuk Savaş sonrası yeni düzen arayışının bir sonucu olduğu belirtilerek, "Şu an yaşanan sancılar yeni düzen kurmak için rakiplerin rekabetinden kaynaklanmaktadır. Bu durum 19. yüzyıl Avrupa düzeninin yıkılması ve dünya savaşları ile yeni bir düzenin ortaya çıkmasına benzemektedir." ifadeleri kullanıldı.

Raporda, Rusya açısından krizi çatışma noktasına getiren en önemli unsurlar, "NATO genişlemesi, Gürcistan'da artan ABD askerî varlığı ve Kosova'nın bağımsızlığı", Gürcistan açısından ise "NATO üyeliğinin gecikmesi, iç siyasi dengeler, artan ABD desteği, güçlenen Gürcü ordusu ve Rus tepkisini doğru hesaplayamama" olarak sıralandı. Rusya'nın ABD'nin sevmediği ülkelerle ilişkilerini geliştirebileceği, Filistin'den Afganistan'a kadar geniş bir bölgede Rusya-Suriye-İran işbirliğinin ABD projelerinin altını oyabileceği ve bölgedeki dengeleri değiştireceği öne sürüldü. Buna göre, Rusya silah satışları kartını ortaya atabilir ve BM Güvenlik Konseyi'ndeki veto yetkisini daha fazla kullanabilir. ABD ise Rusya'yı G-8'den çıkarmak, Dünya Ticaret Örgütü'nün dışında tutmak ve 2014 Kış Olimpiyatları'nı Rusya'nın elinden almak gibi önlemler üzerinde durabilir. Washington'ın Moskova'ya karşı tek başına eylemlerden çok NATO çatısını kullanmasının beklendiği ifade edilirken, Amerika'nın Karadeniz ve Kafkaslar'da daha fazla güç bulundurabilmek için yanında görmek isteyeceği ülkelerin başında Türkiye'nin geldiği görüşüne yer verildi. 'Yeni bir 1 Mart tezkeresi vakası yaşanabilir mi?' başlıklı bölümde Türkiye'nin Rusya'yı kızdırmamak ve uluslararası anlaşmalarla ters düşmemek isteyeceği, bunun da ABD ile ilişkilerde gerilime yol açabileceği kaydedildi. Yeni bir Soğuk Savaş'ın başladığının söylenemeyeceği belirtilen raporda, bugün itibarıyla Rusya'nın geçmişteki gibi savunduğu bir ideoloji bütününün olmadığı dile getirildi.

Raporda, Türkiye'nin AB'ye üye olması durumunda AB ve Amerika'nın Kafkasya ve Karadeniz'deki etkisinin artacağı kaydedildi. 'Türkiye krizi iyi yönetti mi?' başlıklı bölümde ise Rus-Gürcü savaşına Türkiye'nin de dahil edilmeye çalışıldığı iddia edildi. Rusya'da bazı çevrelerin savaşa Türkiye'yi de sokmak istediği ileri sürülürken, Başbakan Erdoğan'ın Moskova ziyaretinin bu fikri engellediği anlatıldı.

Zaman
Yayın Tarihi : 25 Ağustos 2008 Pazartesi 05:21:45


Bu haber hakkında yorum yazmak ister misiniz?