19
Mart
2026
Perşembe
ANASAYFA

PKK ordu mu kuruyor?

Kandil’deki teröristbaşılardan Murat Karayılan ‘profesyonel gerilla’ya geçiş hazırlığında olduklarını açıkladı.

ANF'ye konuşan Karayılan "Her alanda daha fazla ideolojik, daha fazla siyasal, içeriği zengin olan, daha fazla disiplin ve önderlik çizgisini güçlüce uygulayabilen profesyonel bir gerilla olunması hedeflendiğini" açıkladı

"SÜREÇ TIKANABİLİR"

Karayılan çözüm sürecinde gelinen noktaya ilişkin olumsuz sinyaller verdi.

Karayılan'ın açıklamaları şöyle:

"Geçmiş 20 yıl içerisinde daha önce 8 kez ateşkes yapıldı. Her defasında da devlet ve hükümet üzerine düşenleri yapmadığı için tekrar tekrar başa dönüldü. Bu kez çözüm için daha olgun ve daha olumlu koşullar bulunmaktadır ve devlet ile hükümetin sorunun çözümü için siyasi iradesini ortaya koyması gerekmektedir. Şimdi tüm toplum ve demokratik çözümden yana olan tüm kesimler bunun beklentisi içindedir. Bu konuda hükümetin ve Başbakan'ın bir demokratikleşme paketi üzerinde durduklarını, yakında bunu kamuoyuna da açıklayıp gündeme getireceklerini basından duyuyoruz. Gerçek anlamda bu paketin neyi içereceğini bilmiyoruz ama burada altı çizilmesi gereken Türk usulü bir üslup ve yaklaşım vardır. Hani eskiden tüm Komünist Parti üyelerini içeri atmış ve “eğer Türkiye'ye bir Komünizm gelecekse onu da biz getiririz” demişlerdi ya, şimdi AKP de gelenekselleşmiş bu Türk usulünü devam ettiren bir üslup ve usul sorunu yaşamaktadır. Yani, “eğer sorunun çözülmesi gerekiyorsa bunu ben kendim yaparım, sen kim oluyorsun” dercesine yaklaşılarak tek taraflı bir biçimde paketleri kendine göre hazırlayıp çözeceğini sanmak abeste iştigaldir. Bu, diyalogla ve müzakereyle tartışılarak çözüm perspektifinin açığa çıkarılması gereken ağır bir sorun öyle bir kaçamak kanun yapmakla çözülecek bir sorun değildir. Tek taraflı yürütülebilecek bir süreç değildir. Bu ne tek başına bizim adımlarımızla ne de AKP'nin kendine göre çıkardığı ve çıkaracağı bazı paketlerle başarıya gidebilecek bir süreç değildir."

Doğru, biz tek taraflı olarak üzerimize düşenleri yaptık. Dikkat edin süreç zaten tıkanma ile yüz yüze gelmektedir. Öbür tarafın kendi bildiğini okuyan bir tarzda kendine göre bir paket hazırlayıp gündeme taşıması da sürece ne kadar cevap olur, o da tartışmalı bir şeydir. Yani burada devletin ve hükümetin sorunu toplumdan ve kamuoyundan gizleyerek çözebileceğini sanması doğru değildir. İşte, “biz şunu şunu yapıyoruz ama bunu PKK istediği için değil, kendimiz yapıyoruz” diyorlar. İyi de bu sorunun tarafları vardır. Tarafların üzerinde mutabık olmadığı bazı paketler çözüm üretmez. Diğer yandan PKK'nin istemleri Kürt toplumunun istemlerinden ayrı bir istem değildir ki! Kürt toplumunun istemleri vardır ve bunlar aynı zamanda PKK'nin de istemleridir. Bu nedenle hiç kimse “PKK'nin şu şu istemi toplumun istemi değildir” diyemez. PKK'nin ileri sürdüğü çözüm perspektifi tüm toplumsal kesimlerin kabul ettiği bir çözüm perspektifidir. Kabul etmeyenler ve farklı olanlar varsa, bunlar daha radikal diye tabir edilebilecek olan kesimlerdir.

Karayılan uzlaşma olmaması durumunda yeni ve tehlikeli bir sürecin başlayacağı uyarısında bulunuyorve şöyle devam ediyor:

"Kürt halkı için farklı seçeneklere dönük arayışlar gündeme girer. Ortadoğu bölgesi halen kaynıyor. Bugün Rojava Kürdistanı kaynıyor. Kürtlerden tercih isteniyorsa Önder Apo tercihi koydu. Tamam, siz de tercihinizi koyun. Eğer devletle bir Kürt uzlaşması olacaksa ve Kürt ile Türk halklarının ortaklığı gelişecekse, bu devleti temsil eden hükümet iradesini ortaya koymalıdır. Bunu ortaya koymazsa Kürtler de farklı seçenekler üzerinde yoğunlaşmak zorundadır.

 

...
Yayın Tarihi : 15 Ağustos 2013 Perşembe 17:46:03
Güncelleme :15 Ağustos 2013 Perşembe 19:53:53


Bu haber hakkında yorum yazmak ister misiniz?
Yorumlarınız
Dr... IP: 95.15.250.xxx Tarih : 15.08.2013 19:23:33

Amerikan emperyalizmine boyun eğmek ve emperyalistlerin istekleri doğrultusunda kendi çıkarlarını gözetmek uğruna kendi ordusunu lağvedenler, bu süreç içinde helâk olacakları gibi, halkların birliğini ve insanların özgürlüğünü sağlayacak tek yol; " ulusal birliğin" kurulması olacaktır. Ne "Din sömürüsünün" ve de ne "milliyetçilik kavramlarının"  işlevselliğinin artık geçersiz olduğu ortaya çıkmıştır !