Roche Müstahzarları Sanayi A.Ş. eski Genel Müdürü Faruk Yöneyman'ın da aralarında bulunduğu 18 sanık, yargılandıkları davada beraat etti.
İstanbul 10. Ağır Ceza Mahkemesindeki duruşmaya, tutuksuz yargılanan sanıklardan 9'u katıldı.
Duruşmada kararını açıklayan mahkeme heyeti, 18 sanığın, ''Çıkar amaçlı suç örgütü kurmak ve bu örgüte üye olmak'' suçlarından beraatına karar verdi.
Mahkeme ayrıca, sanıklar hakkındaki diğer suçlardan da ''görevsizlik kararı vererek'' dosyalarını İstanbul Asliye Ceza Mahkemesine gönderdi.
Sosyal güvenlik kurumlarımıazın önemli ilaç tedarikçilerinden birisi olan Roche Türkiye yöneticileri hakkında, uyguladıkları fiyatlandırma politikalarıyla SSK'nu maddi zarara uğrattıkları gerekçesiyle dava açılmıştı. İhale ile ilaç alan bir kurumdan suçun delilleri olan belgeleri yoketmek mümkün değildi. Geçen sure içersinde yıllardır Türkiye'de bulunan Roche ilaç firması, yabancı ilaç tekellerince bir maden gibi görülen Türkiye'den ilaç üretim yatırımlarını ve İstanbul Levent'teki değeri yüksek fabrika arsasını diğer yabancı ilaç şirketlerine ve alış veriş merkezi inşaatçılarına satarak çıktı. Roche halen Dünyanın önde gelen ilaç şirketi olarak üretimini yurtdışında sürdürüyor. Türkiye'de çok satılmakta olan Roche müstahzarları da, Roche lisansıyla diğer yabancı ilaç şirketlerince üretilmeye başlanıldı. Son yıllarda sosyal güvenlik yasalarındaki değişikliklerle, bir ilaç israf cennetine dönüştürülen Türkiye, hakkında çıkan yolsuzluklar nedeniyle 30 yıldan uzun süredir bulunduğu Türkiye'den ayrılmak zorunda kalan bir yabancı ilaç tekeli, bu yolsuzluklara adı karışanların ağır cezada yargılanmalarıyla başlayıp, sonra dosyaların Asliye Ceza mahkemesine gönderilmesi ve belki de beraatlarına kadar devam edecek bir hukuk süreci. Şimdi "iyi güzelde, kamunun uğradığı zarara ne olacak" diye sorabilirsiniz. Bunun cevabını da halkının ve ülkesinin yüksek çıkarlarını koruyup kollaması için seçtiğiniz vekilleriniz vermelidir. Çünkü yeri geldiğinde sabaha karşı gözaltına alındıklarında 24 saat avukatlarıyla görüştürülmeyen, içeriği nedeniyle sorgularında ne ile suçlandıkları kendilerine söylenmeyen zanlıları da olan bir ülkeyiz.