AK Parti Sözcüsü Hüseyin Çelik, Başbakan Erdoğan'ın Gezi Parkı heyeti ile yaptığı görüşmede, "konuya ilişkin olarak İstanbul'da referandum yapılabileceği" teklifini sunduğunu bildirdi.
Başbakan Erdoğan'ın Gezi Parkı olaylarıyla ilgili oluşturulan 11 kişilik heyetle bir araya geldi. AK Parti Genel Merkezi'nde, saat 17.00'de başlayan görüşme 4 saat 25 dakika sürdü.
Heyette, tiyatro sanatçısı Ahmet Mümtaz Taylan, akademisyenler Prof. Dr. Betül Tanbay, Prof. Dr. Hale Çıracı ve İpek Akpınar, yönetmen Kutluğ Ataman, öğrenci Nil Eyüpoğlu, sanat yönetmeni Rumeysa Kiger, mimar Selva Gürdoğan, sosyal medya uzmanı Zehra Öney, öğrenci Zülfikar Kürüm ve sosyal paylaşım sitesinde Başbakan Erdoğan'a hitaben Gezi Parkı olaylarına ilişkin mektup yazan Bülent Peker de yer aldı.
Basına kapalı gerçekleşen görüşmede, Başbakan Erdoğan'a İçişleri Bakanı Muammer Güler, Çevre ve Şehircilik Bakanı Erdoğan Bayraktar, Kültür ve Turizm Bakanı Ömer Çelik, Başbakanlık Müsteşarı Efkan Ala, AK Parti Genel Başkan Yardımcısı Hüseyin Çelik de eşlik etti.
Referandum kararını Hüseyin Çelik açıkladı
Başbakan Erdoğan'ın 11 kişiden oluşan Gezi Parkı heyetiyle olan görüşmesi sonrasında açıklama AK Parti Genel Başkan Yardımcısı ve Parti Sözcüsü Hüseyin Çelik'ten geldi.
Hüseyin Çelik, Başbakan Erdoğan'ın Gezi Parkı heyetiyle yaptığı görüşmeyle ilgili, "Sayın Başbakan şöyle bir ihtimali gündeme getirebileceğimizi ve bunu ilgili kurumlarımıza götürebileceğimizi ifade etti: Madem ki halkın ne istedigini öğrenmek istiyoruz. Halk şunu istiyor, halk bunu istiyor diyoruz. O zaman bir referandum seçeneğini ilgili kurumlarımıza götürebiliriz" dedi.
Gezi Parkı eylemleri ve daha sonra meydana gelen olaylarla olarak 15 günden beri yaşananların herkesi üzdüğünü ifade eden Çelik, "Türkiye'nin gündeminden bu tatsız olayı çıkarabilmek için olağanüstü bir gayret sarf ediliyor. Buna iyi niyetli olarak teşebbüs eden sivil toplum örgütleri var, Türkiye'de Sayın Başbakan başta olmak üzere yetkililer bu meselenin ağız tadıyla halledilmesini elbette çok arzu ediyorlar. Bugün malumunuz biraz gecikmeli olarak, 45 dakikalık gecikmeyle yaklaşık 4,5-5 saat süren, 11 kişiyle Sayın Başbakanın başkanlığında bir toplantı yapıldı. Bu insanlar Gezi Parkı eylemlerine katılan, bunu destekleyen insanlardır. Bunlar davet üzerine Genel Merkezimize gelmişlerdir. İçinde profesör, doçent olan arkadaşlarımız da var, mimar, şehir plancısı olan insanlar var. Henüz öğrenciliği bitmiş olan hayatının baharında, genç arkadaşlar var. Çalışan kesimler var. Sinema yönetmeni var" diye konuştu.
"Dostça ve sevecen ortamda toplantı yapıldı"
Heyetin, süre sınırlaması olmaksızın, gözlemlerini Başbakan Erdoğan'a aktardığını anlatan Çelik, şunları söyledi: "Gezi Parkı'ndaki eylemcilerin önemli bir kısmının, onların gözlemlerine göre tamamen çevre duyarlılığıyla hareket eden, politize olmamış, art niyeti olmayan, özellikle yeşile, ağaca, çevreye karşı duyarlı olan insanlar olduğunu ifade ediyorlar ve Taksim'deki malum illegal örgütlerle özellikle kamuya yönelik, kamu malına yönelik, insanların canına malına yönelik tahripkar tutum sergileyen kimselerle beraber olmadıklarını, onları esasen tasvip de etmediklerini ifade ettiler.
Bu arada Sayın Başbakana, bu gençlerin anlaşılması gerektiğini, onların reddedilmesi, onlara sırt dönülmemesi, onların kucaklanması yönünde katılımcıların telkinleri oldu. Gayet düzeyli, karşılıklı bilgi alışverişine dayanan gayet dostça ve sevecen ortamda geçen bir toplantı yapıldı. Bütün bu toplantılardan sonra, Sayın Başbakan, 'Biz halkımızla beraber siyaset yapıyoruz, halkın yüreğine dokunarak siyaset yapıyoruz ve yola çıktığımız günden beri ne yaptıysak halkın refahı ve mutluluğu için yaptık. İnsana değer katmayan insana faydası dokunmayan hiçbir şeyin içerisinde de olamayacağımızı' ifade etti."
Çelik, Başbakan Erdoğan'ın, heyetle bir alternatif de paylaştığını belirterek, şunları söyledi: "Sayın Başbakan şu alternatifi de gelen ziyaretçilerle paylaştı: Biz uzun iştisareler sonucu uzmanlarla yaptığımız beyin fırtınaları sonucu bu projeleri ortaya koyduk. İstanbul halkına da bunu götürdük. Biliyorsunuz bazı yazar çizerler bazı bu meselelerle yakından ilgilenen insanlar diyorlar ki 'efendim gelecek seçime kadar burada bir adım atılmasın. Esas karar yani 2014 yılı Mart ayı sonunda yapılacak olan mahalli seçimlerde bu karar verilsin' şeklinde talepleri var. Biz doğrusu bu talebi makul görmüyoruz çünkü İstanbul'un, Türkiye'nin kaybedeceği vakti yok.
Referandum sadece İstanbul'da
Sayın Başbakan şöyle bir ihtimali gündeme getirebileceğimizi ve bunu ilgili kurumlarımıza götürebileceğimizi ifade etti: Madem ki halkın ne istediğini öğrenmek istiyoruz. Halk şunu istiyor, halk bunu istiyor diyoruz. O zaman bir referandum seçeneğini ilgili kurumlarımıza götürebiliriz. Bizim bu konulardaki karar mercimiz AK Parti MYK'sıdır. Bu mesele değerlendirilir. Daha sonra hükümet bu konuda buradan çıkan görüş doğrultusunda bu meseleyi bir hükümet kararı haline getirebilir ve ilgili bakanlıklar, ilgili kurullar bu konuda yapmaları gereken bir şey varsa yaparlar.
Bu işin içinde Kültür Bakanlığı var. Orada çünkü Kültürel unsurları ilgilendiren bazı yatırımlar, bazı yapılar var. İstanbul Büyükşehir Belediyesi bu işin içerisinde. Burası Beyoğlu içerisinde. Bir şekliyle Beyoğlu Belediyesini ilgilendiriyor. Çevre ve Şehircilik Bakanlığını ilgilendiriyor. Bu toplantıdan çıkan somut sonuç sudur: Biz İstanbul halkına, bunu referanduma getirebiliriz. Türkiye çapında bir referandumdan söz etmiyorum ama İstanbul halkına soracağız. Siz burada olup biteni kabul ediyor musunuz, etmiyor musunuz? Olsun mu istiyorsunuz olmasın mı istiyorsunuz? Yapılsın mı istiyorsunuz yapılmasın mı istiyorsunuz? İstanbul halkı hangi yönde karar verirse demokrasilerde halkın kararı her zaman öpülüp başa konacak bir karardır. Halkın iradesi milletin iradesi dışında bir irade söz konusu değildir. Biz bugüne kadar buna hep bağlı kaldık. bundan sonra da buna bağlı kalacağız."
Erdoğan'a görüşen heyetten açıklama
Başbakan Erdoğan ile heyet olarak görüşen İstanbul Teknik Üniversitesi Öğretim Üyesi Yrd. Doç. İpek Akpınar da çıkışta yaptığı açıklamada "Bugüne dek sunulan taleplerin bilincindeyiz, Gezi Parkı'nın park olarak kalmasını, şiddetin durdurulmasını ve sorumluların soruşturulmasının vazgeçilmez olduğunu düşünüyoruz. Şiddetin tamamen sona erdirildiği bir ortamda katılım sürecinin devam etmesini ümit ediyoruz. Gezi Parkı'nın bu bağlamda bir örnek teşkil etmesini bekliyoruz, umut ediyoruz" dedi.
"Bizler, kimsenin sözcüsü, kimsenin temsilcisi değiliz" diyen Akpınar, bireyler, sorumlu vatandaşlar olarak bugünkü görüşmeye katıldıklarını dile getirdi.
Akpınar, vatandaş sorumluluklarının şu anda sona erdiğini düşündüklerini, yetkilileri ve sorumluları sağduyuya davet ettiklerini söylediklerini anlattı.
İpek Akpınar, bir gazetecinin "referandum konusundaki görüşleriniz nedir?" sorusuna da "Bu konu bize sorulmadı. Hükümete konuşulan çözümlerle ilgili herhangi bir yetkimiz olmadığını söyledik. Kişisel görüşlerimizi bu akşam açıklamayacağız, yarından itibaren hepimiz daha serbest olacağız" yanıtını verdi.
referandum cok zor konularda olmassa olmazlarin ve en Nadir kulanilan bir yoldur bu yola bir girersek moda haline getirmeye kalkarsak cok cok bu referandumlari kulanacagimiz pek yakindadir yeni bir dönem baslarmi baslar temcit pilavi gibi gel referandum git referandum lar olurmu bu zamandada bu referandumun düsünülmesi acaba siyasi veya daha daha baska emellermi yatar bekliyelim bakalim referandum olursa hoh hoh neler neler ne malzemeler siyasetcilere cikacak biz millet olarakta cok kafamiz sisecek insallah daha iyi bir fikir cikarda sonuc taliliga baglanir bu dosya kapanir maalesef su dosya kapama huyumuz yoktur hep dosya aciktir bu konu bir bitsede herkez bir huzura ersede bu bitsede siyasetcilerimiz bunu konusma vs.bitirmeyecegine ben adim gibi eminim