TBMM Başkanı Mehmet Ali Şahin, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının bildirisi ile TBMM'ye adeta talimat verilmeye yeltenildiğini belirterek, “Bu bildiriyi yayınlayan makamın bildiriyi derhal geri çekmesini Türk Milleti'nden ve onun temsilcisi TBMM'den özür dilemesini bekliyorum” dedi.
Japonya'ya resmi ziyarette bulunan Şahin, gazetecilerin bildiriyi nasıl değerlendirdiğini sormaları üzerine, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı'nın bildiriyle “TBMM'ye adeta bir muhtıra verme girişiminde bulunduğunu” ifade ederek, “Bu kabul edilemez bir durumdur” dedi. Buna hiçbir kişi ve kurumun hakkının olmadığını belirten Şahin, “Haddi de değildir” diye konuştu.
“Bu yetki devredilemez, paylaşılamaz bir yetkidir. Ve bu yetki mutlaktır. TBMM'nin yasa koyma yetkisi ile ilgili yargısal denetimi Anayasa Mahkemesi yapmaktadır. Anayasa Mahkemesine yargısal denetim için başvurma hakkı da sadece Cumhurbaşkanlığı makamına ve belli sayıdaki milletvekilinin müracaatına bağlanmıştır. Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının yargısal denetimde bulunma hakkı da bulunmamaktadır. Kaldı ki bir yasa yapma teşebbüsünde bulunularak ortaya bir metinde çıkmış değildir. Zaten bir yasal düzenlemede yoktur. TBMM'nin saygıdeğer üyeleri, en az bu bildiriye imza atan Başsavcı kadar anayasal düzene ve rejime bağlıdır. Cumhuriyetin temel niteliklerini korumada en az onun kadar titizdir. Yasa yaparken, başta Anayasa, Anayasanın temel niteliklerine bağlı kalmaya özen gösterir. Ve tabii ki yasal düzenleme yaparken mutlaka yargı kararlarına da inceler ve ona göre karar verir. Parlamentomuzun yüzden fazla hukukçu milletvekili vardır. Anayasa Hukuku konusunda Türkiye'nin yetiştirdiği değerler parlamentomuzda görev yapmaktadır. O nedenle o bildiriyle TBMM'ye adeta talimat verilmeye yeltenilmiştir. Bu kabul edilemez bir durumdur. Bu bildiriyi yayınlayan makamın, bildiriyi derhal geri çekmesini Türk Milleti'nden ve onun temsilcisi TBMM'den özür dilemesini bekliyorum”
Sayın Bakan Yargıtay C.Başsavcıası konuşurken Türkiye cumhuriyetinin Anayasası ve Avupa insan hakları mahkemesinin dayanaklarına göre konuşuyor.Ama siz işinize gelmediği için bunları kabul edemiyorsunuz.
bu nasıl iş anlamak mümkün deyil hem yargıya güveneceksin hem yargının verdiği kararı hiçe sayıp uygulamıyacaksın hemde neden yargı kararını neden uygulamıyorsun yargı kararı herkesin uyması gerekendir diyeni eleşdirecek aşağılayacaksın böyle bir uygulamada bu ülkeden başka yerde görülmesi olanaksızdır oldu olacak hemen yargıtayıda halledin onun başınada bir adamınızı koyun tıpkı haşim beyi anayasa mahkemesinin başına koyduğunuz gibi bütün işi sizin savunmanızı yapsın adalet sadece size göre uygulansın bu güne kadar yapdığınız hatalar dolayısıyla siz halkdan özür diledinizmi kaldıki yargıtay baş savcısı adli kararların herkesi bağlıyacağını adli kararları yok sayarak haraket edilemiyeceğini belirtmiş doğru bir haraket ederek herkesin yargı kararlarını isdediği gibi kullanma lüksü olmadığını vurgulamışdır yargı okula türbanla girilemiyeceğini kabul etmiş buna rağmen bazı ünüversite dekanları kendi insiyatifini kullanarak türbanı serbest bırakmış ve siz bir tek kelime söylemeden bu serbestliğe bakmış bunun bir kanunsuzluk olduğunu söylemiyerek kanundan deyil kanunsuzlukdan yana düzenden deyil düzensizlikden yana tavır aldığınızı her haliyle belli etmekdesiniz. mademki anayasa hükümlerine uymayacaksınız mademki yargı kararlarını uygulamayıp başı boşluğa meydan vereceksiniz mahkemelere anayasaya kanunlara ne gerek var bir ferman yayınlayıp işleri o fermana göre idare edin zaten isdediğinizde buna tıpa tıp uyuyor sizden başka yada sizin isdediğiniz yönden başka kimsenin konuşma ve eleşdirme hakkı yokdur konuşmak sadece patişaha ve vezirlerine aitdir herkes akp imparatorluğuna onun başındaki ne uymak mejburiyetindedir deyin olsun bitsin
Yine takiye yapmayın.Baş savcı kanunları hatırlatıyor ve görevini yapıyor.