19
Mart
2026
Perşembe
ANASAYFA

Seçim sistemi değişiyor

Başbakan Erdoğan, "Demokratikleşme Paketi"yle seçim sistemini 3 farklı alternatifle tartışmaya açacaklarını belirterek, siyasi partilere hazine yardımını yüzde 3'e çekeceklerini bildirdi.

Düzenlediği basın toplantısı ile "Demokratikleşme Paketi'nin içeriğini kamuoyuyla paylaşan Başbakan Erdoğan, seçim sisteminin değiştirilmesine yönelik tartışma başlatacaklarını söyledi. 

Erdoğan şunları kaydetti:

"Bu kapsamda öncelikle, seçim sistemini değiştirmek için önemli bir adım atıyor, seçim sistemini tartışmaya açıyoruz. Türkiye'deki mevcut seçim sistemi, özellikle 12 Eylül müdahalesinin ardından her zaman tartışma konusu olduğunu biliyoruz. Her zaman eleştiri konusu oldu. Hemen tüm siyasi partiler de, seçim sisteminin değişmesi gerektiğini ifade ettiler ve ediyorlar. Şunu altını çizerek ifade etmek istiyorum, mevcut seçim sistemi, yüzde 10 barajı, AK Parti'nin getirdiği bir sistem değildir. Bunu bilenlerimiz var, bilmeyenlerimiz var. Biz, 2002 seçimlerine girerken bu sistem uygulanıyordu, biz bu sisteme tabi olarak o seçime girdik. Yüzde 10 barajı vardı. Daha partimizi kurarken, mevcut seçim sisteminin katılımcılıktan uzak olduğunu, değişmesi gerektiğini güçlü şekilde biz de ifade etmiştik.

Geçen yıl, 30 Eylül'deki 4'üncü Büyük Kongremizde yayınladığımız 63 maddelik Siyasi Vizyon belgemizde de, 2023 Vizyonumuz çerçevesinde seçim sistemini değiştireceğimizi bir hedef olarak ortaya koymuştuk. Gerek Akil İnsanlar Heyeti raporlarında, gerek Avrupa Birliği İlerleme Raporlarında, gerekse bugüne kadar hazırlanmış bir çok raporda, seçim sistemindeki sorunlar dile getirilmişti. Tüm öneri, tavsiye, eleştirileri gözden geçirdik ve bu sorunu çözmek için bir adım atıyoruz.

Yeni seçim sisteminin nasıl olması gerektiği konusunda biz bir tek seçenek sunmuyoruz, 3 farklı alternatifi tartışmaya açıyoruz. Mevcut sistemle yani yüzde 10 barajıyla devam edebiliriz. Barajı yüzde 5'e çekip, 5'li gruplandırmayla Daraltılmış Bölge Seçim Sistemini uygulayabiliriz. Üçüncü seçenek olarak da, ülke barajını tamamen kaldırarak, Dar Bölge Seçim Sistemini getirebiliriz. Bu üç seçeneği önümüzdeki günlerde tartışacak, Türkiye için en doğrusu, en isabetlisi hangisiyse, o yönde düzenlemeyi Meclis'e getirecek, yolumuza o şekilde devam edeceğiz."

Siyasi haklarla ilgili düzenlemeler

Siyasi haklar alanındaki ikinci düzenlemeyi "Siyasi Partilere Devlet Yardımı" konusunda yaptıklarını vurgulayan Başbakan Erdoğan, şöyle konuştu:

"Siyasi partilere devlet yardımının kapsamını genişletiyoruz. Siyasi Partiler Kanunu'nun Ek 1'inci maddesini değiştiriyor, devlet yardımı için yüzde 7 olan mevcut oranı yüzde 3'e çekiyoruz. Yani seçime katılan siyasi partilerden yüzde 3'ü aşan oranda oy alanlara da, Hazineden ayrılan toplam kaynak içinden devlet yardımı yapılacak. Bu düzenlemenin de, siyasi partilerimizi güçlendireceğine, katılımcılığı artıracağına, rekabetin daha adil hale gelmesine katkı sağlayacağına inanıyoruz.

Bir başka düzenlemeyle, siyasi partilerin teşkilatlanmalarına da kolaylık getiriyoruz. Siyasi Partiler Kanunu'nun 20'inci maddesini değiştiriyoruz, ilçede teşkilatlanma için beldelerde teşkilat kurma zorunluluğunu kaldırıyoruz. Mevcut durumda, bir ilçede teşkilatlanmak için, ilçe sınırları içerisindeki beldelerin en az yarısında teşkilat kurma zorunluluğu vardı. Bunu kaldırıyor, 'Beldelerde teşkilat kurulması zorunlu değildir' ibaresini getiriyoruz.

Bir başka düzenlemeyle, siyasi paritlerde eş genel başkanlığın önünü açıyoruz. Bu alanda uluslararası örnekleri inceledik, demokrasilerdeki işleyişe baktık ve ilgili yasa maddesini değiştirmeyi uygun gördük. Seçim Kanunu'nun 15'inci maddesine bir ek yapıyor, tüzüklerinde yer almak ve 2 kişiden fazla olmamak kaydıyla, partilere eş genel başkanı sistemini uygulama imkanı getiriyoruz."

Farklı dil ve lehçelerde siyasi propaganda

Bir başka yasal düzenlemeyle siyasi partilere üyelikte engelleri kaldırdıklarını ifade eden Başbakan Erdoğan, şunları söyledi:

"Siyasi Partiler Kanunu'nun 11'inci maddesinde yapacağımız değişiklikle, siyasi partilere üye olmayı daraltan, kısıtlayan bazı engelleri ortadan kaldırıyoruz. Seçim Kanunu hükümlerine göre, oy verme hakkına sahip olan herkesin, siyasi partilere de üye olabilmesinin önünü açıyoruz. Bu amaçla, 11'inci Maddenin B bendindeki 6 kısıtlayıcı engeli ortadan kaldırıyoruz.

Yine Siyasi Partiler Kanunu'nda yapacağımız değişiklikle, farklı dil ve lehçelerde siyasi propaganda imkanını getiriyoruz. 298 Sayılı Kanun'un ilgili maddesini değiştirerek, siyasi parti ve adaylar tarafından yapılacak her türlü propagandada Türkçe'nin yanında farklı dil ve lehçelerin de kullanılabilmesini mümkün hale getiriyoruz. Aynı şekilde, ön seçimlerde farklı dil ve lehçelerde propaganda imkanını getiriyoruz. Siyasi Partiler Kanunu'nun 43'üncü maddesindeki kısıtlayıcı hükmü kaldırıyor, ön seçimlerde de Türkçe'den başka bir dil ya da lehçeyle propaganda imkanını tüm partilere sağlıyoruz."

Siyasilerin tepkileri

DSP Genel Başkanı Masum Türker, AA muhabirine yaptığı açıklamada, Başbakan Recep Tayyip Erdoğan'ın demokratikleşme paketi kapsamında, seçim barajına ilişkin üçlü bir önerisi olduğunu hatırlatarak, "Seçim barajının yüzde 2 ya da 3'e indirilmesi ve daraltılmış bölge seçim sisteminin uygulanmasında fayda var" değerlendirmesinde bulundu.

Hazine yardımının yüzde 3'e çekilmesinin yeterli olmadığını savunan Türker, "Partilerin hazine yardımı alması için oran yüzde 1'e çekilmelidir" diye konuştu. Eşbaşkanlık sisteminin olması gerektiğini ifade eden Türker, şöyle devam etti:

"Bu demokratikleşme paketi, özgürlükler açısından yemin edemeyen milletvekillerine çözüm getirmiyor, çeşitli nedenlerle uzun süredir tutuklu olanlar hakkında bir düzenleme getirmemesi, demokratikleşme paketi açısından çok önemli bir eksikliktir. O yönüyle yeterli bulmuyoruz."

Kılık kıyafet yönetmeliğinin kaldırılmasının karmaşa yaratacağını öne süren Türker, kamu kurum ve kuruluşlarında ayrıcalık belli eden kılık ve kıyafetlerin olmaması gerektiğini söyledi.

Türker, öğrenci andının kaldırılmasına ilişkin de "İlkokullarda öğrenci andı uygulamasının kaldırılması doğru değildir. Buradaki öğrenci andından öğretilmek istenen ırkçılık değil, ulustur. Bu şekilde milliyetçilik anlayışı ortadan kaldırılıyor. Bunun doğru olmadığını düşünüyoruz" diye konuştu.

DSP Genel Başkanı Türker, Nevşehir Üniversitesi'nin isminin Hacı Bektaş Veli olarak değiştirilmesini ise olumlu bulduklarını bieldirdi.

Kamalak'ın değerlendirmesi

Saadet Partisi Genel Başkanı Mustafa Kamalak da, AA muhabirine yaptığı açıklamada, Türkiye'nin demokratikleşmesine katkı sağlayacak her adımı desteklediklerini belirterek, "Sayın Başbakan'ın açıkladığı pakette, demokratikleşme kaygısından çok AKP'nin oy kaygısını gördük. Bu paket Türkiye'nin geleceğinden çok AKP'nin geleceği düşünülerek hazırlanmış bir pakettir" değerlendirmesinde bulundu.

Demokratikleşme paketiyle ilgili en büyük beklentilerden birinin siyasi partiler kanunu ile ilgili düzenlemeler olduğunu söyleyen Kamalak, yüzde 5 Türkiye barajı ve daraltılmış bölge seçim sisteminin, barajın yüzde 25'lere çıkarılması anlamına geldiğini savundu.

Türkiye'de başörtüsü konusunda bir yasak olmadığına dikkati çeken Kamalak, "(Kamuda yasağı kaldırıyorum) diyor. İyi de kanunen Türkiye'de zaten bir yasak yok ki. Yasak bugüne kadar zorba bir dayatmanın ürünü olarak uygulanmıştır. Olmayan bir yasağı 11 yıl devam ettirdikten sonra, şimdi bir özgürlük lütfunda bulunuyormuş gibi sunulması doğru değil. 'Resmi kıyafet kullanılan yerler' denilerek buna da bir sınırlama getiriliyor. Hatta isim isim sayılıyor. Yani 'bir serbestiyet getiriyoruz' derken aslında bir yasaklama getirilmiş oluyor" diye konuştu.

 

AA
Yayın Tarihi : 30 Eylül 2013 Pazartesi 13:59:14
Güncelleme :30 Eylül 2013 Pazartesi 16:27:51


Bu haber hakkında yorum yazmak ister misiniz?