19
Mart
2026
Perşembe
ANASAYFA

TSK sessizliğini bozdu

Genelkurmay Başkanlığı açığa alınan 2 general ve 1 amiral ile ilgili açıklama yaptı. 21 maddelik açıklama şöyle:

1. Milli Savunma ve İçişleri Bakanları tarafından açığa çıkarılan iki General ve bir Amiral hakkında eksik ve yanlış bilgilere dayalı olarak yapılan değerlendirmeler/yorumlar nedeniyle, kamuoyunun doğru bilgilendirilmesi için aşağıdaki açıklamanın yapılmasına gerek görülmüştür.

2. Bilindiği üzere Yüksek Askeri Şûra (YAŞ) çalışmaları 04 Ağustos 2010 tarihinde tamamlanmıştır. YAŞ Kararları çerçevesinde terfi ettirilmesi yönünde karar alınan General/Amiral ve Albayların terfi kararnameleri imzalanmak üzere aynı gün Milli Savunma Bakanlığı ve İçişleri Bakanlığına gönderilmiştir.

3. Milli Savunma Bakanlığı ve İçişleri Bakanlığı tarafından; terfi kararnamesinde isimleri yer alan 3 General ve Amiralin, “haklarında mahkemece çıkarılmış yakalama emirlerine karşı itiraz davaları henüz sonuçlanmadığı” gerekçesiyle, 04 Ağustos 2010 tarihinde gönderilen terfi kararnameleri imzalanmamıştır.

4. Onaya sunulan Terfi ve Atama kararnamelerinin imzalanmaması, diğer yükselme ve görevde uzatılma durumundaki personelin işlemini engellediği ve bu durumun Türk Silahlı Kuvvetlerinin emir komuta sistemini ciddi olarak etkileyeceği dikkate alınarak; bir olumsuz duruma meydan vermemek amacıyla yeni Terfi ve Atama Kararnameleri hazırlanarak; üst rütbeye yükselmeleri uygun görülmeyen personelin, bulundukları rütbeleriyle yeni görevlere vekaleten atanmaları teklif edilmiştir.

5. Bu Terfi ve ilgili Atama Kararnameleri onay makamları tarafından uygun görülerek onaylanmıştır.

6. İstanbul 11’inci Ağır Ceza Mahkemesi, 06 Ağustos 2010 tarihinde yakalama müzekkerelerinin kaldırılmasına karar vermiştir.

7. Bu kararın sonucuna bağlı olarak; 3 General ve Amiralin terfi ve atama kararnameleri, 12 Ağustos 2010 tarihinde Milli Savunma Bakanlığı ve İçişleri Bakanlığına tekrar gönderilmiştir.

8. Milli Savunma Bakanlığı ve İçişleri Bakanlığınca, bu kez de “yeni bir kararname çıkarılmasına gerek görülmemesi“ gerekçesiyle terfi kararnameleri 24 Ağustos 2010 tarihinde imzalanmamıştır.

9. Bunun üzerine konuyla ilgili olarak, 3 General ve Amiral tarafından Askerî Yüksek İdare Mahkemesi (AYİM)’ne “Bir üst rütbeye terfi ettirilmeme işleminin iptali” için yürütmeyi durdurma istemli olarak 24 Ağustos 2010 tarihinde dava açılmıştır.

10. AYİM, 27 Ağustos 2010 tarihinde, 10 gün kesin süre vererek Milli Savunma Bakanlığı ve İçişleri Bakanlığının savunmalarını talep etmiştir.

11. Milli Savunma Bakanlığı 02 Eylül 2010 tarihinde, İçişleri Bakanlığı 06 Eylül 2010 tarihinde savunmalarını AYİM’e sunmuştur.

12. AYİM, 27 Eylül 2010 tarihinde "bir üst rütbeye terfi ettirilmeme işleminde" yürütmenin durdurulması kararı vermiştir.

13. Yürütmenin durdurulmasına dair gerekçeli karar, 01 Ekim 2010 tarihinde Başbakanlık, Milli Savunma Bakanlığı, İçişleri Bakanlığı ve davacı Generaller ile Amirale tebliğ edilmiştir.

14. Davacı Generaller ve Amiral, idareye dilekçe vererek yürütmenin durdurulması kararının uygulanmasını talep etmiştir.

15. Başbakanlık, Milli Savunma Bakanlığı ve İçişleri Bakanlığı yürütmenin durdurulması kararına itiraz etmiştir. AYİM, itiraz taleplerini 15 Ekim 2010 tarihinde görüşerek reddetmiştir.

16. Bu karar üzerine, Gnkur.Bşk.lığı söz konusu Generaller ve Amiral hakkında 30 Ağustos 2010 tarihinden geçerli olmak üzere terfi ve atama kararnamelerini hazırlamış ve kararnameleri Milli Savunma Bakanlığı ve İçişleri Bakanlığına 19 Ekim 2010 tarihinde göndermiştir.

17. 21 Ekim 2010 tarihinde ise; Başbakanlık, Milli Savunma Bakanlığı ve İçişleri Bakanlığı vasıtasıyla, ilgili personel hakkında emeklilik işlemlerine ilişkin belgelerin birer suretini Gnkur.Bşk.lığından talep etmiştir. 22 ve 26 Ekim 2010 tarihlerinde ilgili Bakanlıklara gönderilen cevabî yazılarda, yargısal süreç belirtilerek; 24 Ağustos 2010 tarihinde AYİM’de açılan davalar ve 27 Eylül 2010 tarihinde verilen yürütmenin durdurulması kararı nedeniyle Terfi ve Atama kararnamelerinin işlem yapılmak üzere kendilerine gönderildiği ifade edilmiştir.

18. Başbakanlık, 02 Kasım 2010 tarihinde yürütmeyi durdurma kararının kaldırılması yönünde ikinci kez AYİM’e başvurmuştur. AYİM, itiraz talebini 05 Kasım 2010 tarihinde görüşerek yine reddetmiştir.

19. 22 Kasım 2010 tarihinde Milli Savunma Bakanlığı ve İçişleri Bakanlığı tarafından söz konusu Generaller ve Amiral açığa çıkarılmıştır. Açığa çıkarılma yazısı anılan Generaller ve Amirale aynı gün tebliğ edilerek tebellüğ belgeleri ilgili bakanlıklara gönderilmiştir.

20. Adı geçen Generaller ve Amiral tarafından yürütmeyi durdurma istemli olarak açığa çıkarılma işleminin iptali için 23 Kasım 2010 tarihinde Askerî Yüksek İdare Mahkemesi (AYİM)’ne dava açıldığı öğrenilmiştir.

21. Yargı süreci halen devam etmektedir
 

...
Yayın Tarihi : 25 Kasım 2010 Perşembe 16:48:17
Güncelleme :25 Kasım 2010 Perşembe 16:59:29


Bu haber hakkında yorum yazmak ister misiniz?
Yorumlarınız
KEMAL ÖZKAN IP: 85.105.182.xxx Tarih : 25.11.2010 19:38:04

siz ne yaparsanız yapın askeri yüksek yargıdanda aklansanız avrupa insan haklarına gidip kazansanız yine hiç birşey değişmeeeeez çünkü bu siyasi kadro şöyle veya böyle yalan la dolanla iftirayla  bu orduyu bitirmek niyetinde çünkü karşısındaki tek güç ordu kaldı bakın hemen hemen tüm gizli tanıkları ya ordudan atılmış militan ya pkk dan  yakalanıp ceza alan  ve pişmanlık yasasından yararlananlarla dolu elde avuçda ne bir gerçek delil nebir şahit ne bir görgü tanığıvar yani ortada somut delil olabilecek hiçbir şey yok hepsi uydurma varsayımlara dayanan  ithamlarla yürütülen sorgulamalar  delil toplayıp delilden suçluya ulaşmak yerine  delil bulamayınca yapdıkları tezgah meydana çıkacak korkusuyla  suçlu  diye göz altına alıp delil yaratmağa uğraşan  basiretsiz adaletden hakdan insafdan hukukdan yoksun kişilerin karalama  kampanyası  böyle devam edecek bakalım nereye kadar  birgün bakarsın bir mustafa kemal daha çıkar yada bir kenan evren  sabır sabır  nereye kadar akıl mantık alacak gibi deyil  darbe yapmak başka şey darbeye hazırlık başka şey darbe planı başka şey bunlar hangi katogoriye giriyor  bir açıklaması olmalı şimdi ben bir banka soysam cezam ne olur bankayı soymayı düşünsem cezam ne olur banka soygun planı hazırlasam cezam ne olur  bildiğim tek şey var düşünceler eyleme dönüşmediğince suç sayılamaz yoksa benmi yanılıyorum  lütfen biri bunu açıklasın. saygılarımla


Dr. S. IP: 78.160.198.xxx Tarih : 25.11.2010 18:50:48

Faşist yönetimlerin prensibi olarak, adalet anlayışından yoksun olan [veya adaleti (!) kendi çıkarları doğrultusunda kullanmaya çalışan] hükümetler, vatanın ve ulusun bütünlüğünü sağlamak ve korumakla yükümlü olan silahlı kuvvetlerini, kendileri için tehlikeli gördüklerinden, bertaraf etmeye çalışırlar.