Gezi Parkı protestolarına katılan bir grup savcılığa "her türlü sorumluluğu üstlendiklerine" dair suç duyurusu dilekçesi vererek kendilerini ihbar etti. Grup adına açıklama yapan Avukat Gülvin Aydın, "Baskıya karşı direnmek suçsa biz de suç işledik. Hepimiz Taksim'de Gezi Parkı'nda nöbetteydik. Kendimizi bugün ihbar ediyoruz" dedi.
Taksim Dayanışması’na bağlı bir grup, Gezi Parkı olaylarında "her türlü sorumluluğu üstlendiklerine" dair suç duyurusu dilekçeleriyle kendilerini savcılığa ihbar etti.
Çağlayan'daki İstanbul Adliye Sarayı'nın önünde grup adına açıklama yapan Avukat Gülvin Aydın, gerçekleşen operasyonlarda taleplerin çok basit ve demokratik olduğunu, ancak çok ağır bir şiddet uygulandığını belirtti.
Aydın, bütün bu yaşananların sorumluluğunu üstlendiklerini dile getirerek, ''Baskıya karşı direnmek suçsa biz de suç işledik. Hepimiz Taksim'de Gezi Parkı'nda nöbetteydik. Kendimizi bugün ihbar ediyoruz. Bizim hakkımızda da işlem başlatsınlar. Ya bizim hakkımızda işlem başlatsınlar ya da bütün tutuklulukları serbest bıraksınlar. Gözaltına alınanlar ve soruşturma başlatılan tüm şüpheliler hakkındaki işlemleri derhal durdursunlar. Bütün taleplerimiz demokratiktir'' dedi.
Gezi Parkı'nın park olarak kalması gerektiğini istediklerini söyleyen Aydın, şunları dile getirdi:
''Taksim Gezi Parkı'na, Topçu Kışlası adı altında ya da başka herhangi bir yapılaşma olmayacağına, projenin iptal edildiğine dair resmi bir açıklamanın yapılmasını, Atatürk Kültür Merkezi'nin yıkılmasına ilişkin girişimin durdurulmasını, Gezi Parkı'ndaki yıkıma karşı direnişten başlayarak, halkın en temel demokratik hak kullamını engelleyen, şiddetle bastırma emrini veren, uygulatan, uygulayan sorumlulular hakkında soruşturma başlatılması ve yaptırım uygulanmasını talep ediyoruz.''
Gaz bombası ve benzeri materyallerin kullanımının yasaklanmasını da talep ettiklerini ifade eden Aydın, gözaltına alınan yurttaşların derhal serbest bırakılmasını, haklarında hiç bir soruşturma açılmayacağına ilişkin açıklama yapılmasını, tüm meydanlardan ve kamusal alanlarda toplantı, gösteri, eylem yasaklarına ve fiili engellemelere son verilmesini ve ifade özgürlüğü önündeki engellerin kaldırılmasını istediklerini belirtti.
'ŞİDDET DEVAM EDİYOR'
Türkiye Mimar ve Mühendisler Odası'ndan Mücella Yapıcı da şiddetin durmadığını, Diyarbakır'da Ankara'da da şiddetin devam ettiğini, verdikleri dilekçelerin her yeri kapsadığını, mücadelelerinin bitmeyeceğini söyledi.
Açıklamanın ardından grup, dilekçelerini savcılığa sundu.
Sayın Ertaş; Her günün beş vaktinde verdikleri demeçlerle halkımızı usandıran birileri (bunlara malumlar deniyor) var ki, işte ülkemizin asıl huzurunu bozanlar bunlardır. Keşke ülkemizde olsaydın, gelişmeleri ve gerçekleri çok daha iyi kavramış olurdun ! Bizim halkımıza özgü bir deyiş vardır: "- anlayana sivrisinek saz; anlamayana davul, zurna az !.." Kendi ülkenden ayrı bir kişi olarak, muhakkak ki, ırktaşlarına sıkılan "biber gazı" sana parfüm kokusu gibi geliyordur !.. Yorumumu bir sohbet çerçevesi içinde kabul etmeni diler, saygılarımı sunarım.
memleketim güzel memleketim demek istiyorum diyemiyorum zorlada güzellik olmaz lafimizida hatirlamadan edemiyorum hakliyim hakka tapan miletimindir istiklal hakliyken bir siddet bir nefret illede dedigim dedik caldigim düdük derken haksizliga düsmek neden bir kizi bin kisi ister bir kisi alir istemesini billen almis kizi gitmis biz hala neyin davasini yapiyoruz bu dava nerelere Kadar sürecek memleketimde ilk defa bir eylem amacina ulasti ben bununla sahsen gurur duydum amacina ulasti eylemlere devam amacina ulasmadi eylemlere devam her devamin devami bize mi nasip o Zaman dünyada memlekette o Kadar haksizliklar varki durmadan o Zaman ayni konu ya devam devamda nereye Kadar ne zaman bir huzur ne Zaman bir efendilik ne Zaman bir sakinlik var olacak her kez eline bir comak almis karistir babam karistir karistirikende iyilik icin karistirma vardir kötülük icin karistirma vardir bizimkisi hangisine girdi kafam karisti biri öyle biri böyle hergün bir samata her gün bir tantana memleketi kaynatanlar neden kaynatirlar bilmezler bu kaynasmayi karistiranlar neden karistirdiklarini bilmezler kaynama vardir karistiranlar vardir netice kötüdür kaynamayi karistirmayi bir iyi neticeye baglayin gör o Zaman memleketimin halini hepimiz bu sonuctan gurur duymassak bende ne olayim biktirmayin bizi bikmaya basladik lütfen ...
Sayin yorumcu Dr. siz böyle ben böyle düsünebiliriz önemli olan benim yorumumuma iste bu yaptiginiz yorum Efendi yorumunuz ben buna tesekkür ediyorum genelde bizim yapimizda hemen ataga gecmek illede beni dedim dediklige gitmek sonunda gel af edersiniz bulasalim kozumuzu paylasalima gitmek gelmektedir sonuc maalasef kötü olmaktadir yorumunuzu okudum kafama yatanlari örnek Aldim yatmayanlara susma hakkimi kullandim genede saygilar
ilk yorumum,da KAYNATMA ve KARISTIRMA kelimesini örnek aldim baslarimiz kaynatici milletimiz karistirci bunu iki sekilde düsünebiliriz iyi niyet kötü niyet
örnek memlekette genelde cokluk olarak kaynatma ve karistirmada iyi sonuc cikiyor memleketimde genelde bunun tam tersi oluyor iste bu sebebten her gün her ay bir kaynama kaynatma patliyor ve sonuc gurur duyacak yerine utanc oluyor gururlanmak her halde bizim benimde hakkim iste bu neden olmuyor örnek memlekettede Hayat öyle Cennet gibi degil insanlarin istekleri arzulari sonsuz bu sonsuzluk belkide gelecek yasamin bir basamagi ama onlarin basamaklari herhalde Saglam güzelige devammi devam bizim basamaklar herhalde Saglam degil herkez güzelllige gitmek istiyor ama beceremiyor galiba nafile ugras cikiyor son kötü eylemler bizde sinir bizde taskinlik bizde ölümler bizde hakliyim söke söke alirim bizde medenice olsa fenami olur derimde derim kötü kaynatanlara (baslara) karistiranlaradir sözlerim
coculugumdan bir ani anacigim karpuzlari toplar büyük kazanda kaynatirdi arada birde karistirirdi Karpuz macin i (PEKMEZ I)yapardi is biter macin i kazandan alir alirdi bizde cucuklar bu kazanin dibini parmakla yalardik netice her ne olursa cok cok iyi olurdu kaynatma karistirmalar buna benzer neden bizim memleketimizde politikacilarimizda vs. olmasin