ABDnin önde gelen finans gazetelerinden, günlük 2 milyon tiraja sahip The Wall Street Journalın bugünkü başyazısında Türkiyeye yönelik çok sert eleştiriler yapıldı. Wall Street gazetesinin yazısı ABDde yaşayan Türkler ve diplomatik kaynaklar tarafından da tepkiyle karşılandı.
The Wall Street Journal gazetesinin editörlerinden Robert L. Polork tarafından kaleme alınan yazıda, "Atatürkün mirasının çoğu kaybolma riski taşımaktadır. Türkiye kolay bir şekilde ikinci derecede bir ülke haline hemen gelebilir: Küçük kafalı, paranoyaya kapılmış, sıradan ve başka ne olabilir? Amerika dostluğu olmayan ve Avrupaya kabul edilmeyen. denildi.
Polork, yazısında, AKPyi kurnaz ve fırsatçı olarak niteleyerek, "2002 seçimlerinde, Türk-Amerikan ilişkilerine sahip çıkan, ancak yolsuzluğa karışarak kendi kendilerini yıkan siyasi partilerin ortada bıraktıkları boşluk, kurnaz ve fırsat kollayan islamcı AK Parti tarafından doldurulmuştur.diye yazdı.
ABD KARŞITI KOMPLO TEORİLERİ YAPILIYOR
Türkiyede ABD karşıtı komplo teorileri yapıldığını öne süren Polork, "Türkiye başkentinde bu günlerde geçerli olan, belki de en garip Amerika karşıtı hikaye, `sekiz gezegen teorisidir. Buna göre, ABD olası bir gök taşı ile çarpışmadan haberdar olmanın da ötesinde, bunun kuzey Amerikayı vuracağını da bilmektedir. Bunun için Orta Doğuyu kolonize etmek arzusundadır. diye yazdı. Bu teorilerin Ankaradaki akşam yemeği toplantılarında bütün ciddiyeti ile konuşulduğunu iddia eden Polork, "Bütün bunların aptalca geldiğini biliyorum. Ortak kanı, ABDnin dünyada yaptığı hemen herşey - tsunami yardım da dahil - kötü niyetlidir, ve genelde bizlerin, Musevilerin bir gücü olarak hareket ettiğimiz anlamındadır. dedi. Polork, Başbakan Erdoğanın Iraktaki seçimlerin haklılığını sorgulamadığını öne sürerek, yazısına şöyle devam etti:
"Bu tür iftiralar karşısında Türk politikacılar bile sessiz kaldı. Aslında, Türkiyedeki milletvekillerinin kendileri, Irakta `ABDyi `katliam ile suçlarlarken, bir zamanlar Müslüman dünyası için bir demokrasi örneği oluşturmayı ümit etmiş olan Erdoğan, Iraktaki seçimlerin haklılığını sorgulayan az sayıdaki dünya liderinden biridir. Türkiyedeki politikacılar, kendilerine bu konuda karşı çıkıldığında, `kamuoyuna karşı çıkma riskine giremeyeceklerini söylemektedirler.
ABD DİZİLERİNİ RİCEA ŞİKAYET EDEN ERDOĞAN İKİ YÜZLÜ
Polork, bütün bunların, televizyon şovu `The West Wingin bir bölümünde Türkiyeyi `tatsız bir şekilde gösterdiği için ABD Dışişleri Bakanı Condollezza Ricea şikayet eden Erdoğanı iki yüzlü hale getirdiğini öne sürdü. Polork, "Episod, söylendiğine göre, Türkiyenin, kadın haklarını tehdit eden halkçı bir hükümetin eline geçtiğini anlatıyor. Bu bana doğru geliyor. dedi.
Yazısında Türkiyede güçlü bir muhalefet partisi olmadığını savunan Polork, "Eskiden Türkiye, böyle bir hükümeti aklı başında olmaya davet edecek derecede güçlü bir muhalefet partisine sahip olurdu. Ancak şu andaki tek muhalefet, yarı ölü vaziyetteki, bir zamanlar Atatürkün partisi CHPdir. Son parti kongresinde, lideri, başta gelen rakibini, CIAnın kendisine karşı düzenlediği bir entrikaya katılmak ile suçlamıştır. Bu, hali hazırdaki hükümette ve devlet bürokrasisinde ABD yanlısı bir kaç yetkilinin kalmadığı anlamına gelmemektedir. Ancak bu kişiler, kamuya açık bir şekilde konuşmaktan çekinmektedirler. Özel konuşmalarda, ABDnin `başka şekilde yapabileceği hususunda boş şeylerden uzun uzadıya gereksizce konuşmaktadırlar. dedi.
TÜRKİYEDE LAİK BASIN DA İYİ ŞEYLER YAZMIYOR
Polork, Türk medyasına yönelik sert eleştirilerde bulunarak, "Başbakan Recep Tayyip Erdoğanın favorisi islamcı gazete Yeni Şafakı ele alalım. 9 Ocak tarihli bir yazıda gazete, ABD kuvvetlerinin çok sayıda Iraklının cesedini Fırat Nehrine attığını öne sürerek, mollaların oradan balık yenmesini yasaklayan fetvada bulunduğunu iddia etmiştir. Yeni Şafak, devamlı olarak, ABD kuvvetlerinin Fellucede kimyasal silahlar kullandıklarını da iddia etmiştir. Yazarlarından biri, ABDli askerlerin, kadınların ve çocukların ırzına geçtiklerini ve cesetlerini sokaklarda köpeklere bıraktıklarını iddia etmiştir. Söz konusu gazetenin `özel haberlerinde `1000 İsrail askeri Irakta ABD askerleri yanısıra konuşlandırılmıştır ve ABD kuvvetleri, öldürülen Iraklıların organlarını ABDnin `organ pazarında satmak için toplamaktadıryazılmıştır. diye yazdı. Polark, "Laik basın da daha iyi şeyler yazmamaktadır. Başta gelen Hürriyet, İsrail saldırı timlerini, Musuldaki Türk güvenlik personelini öldürmekle ve ABDyi insani yardım kisvesi altında işgale başlamakla suçlamıştır. Sabahta bir yazar geçen sonbaharda ABDnin Türkiye Büyükelçisi Eric Edelmanı, `etnik kökeninin- o bir Musevidir - aldığı kararlara etkisi olmakla suçlamıştır. Görev yaptığı yerdeki entelektüel hava o kadar deliye dönüşmüştür ki, ABDnin gizli nükleer denemelerinin, yakın geçmişteki tsunamiye neden olmadığını açıklamaları için, ABD Geological Surveyden bilim adamlarına bir konferans vermeleri için çağrıda bulunmaya mecbur kalmıştır. dedi. Polork, yazısına şöyle devam etti:
BUSH, ERDOĞANI TANIYAN İLK DÜNYA LİDERLERİNDEN BİRİ
"Tamamıyle unutulan ise, Türkiyenin yargı sisteminin, onun bu görev için yeterince laik olup olmadığını değerlendirirken, Başkan Bushun onu Başbakan Erdoğan olarak tanıyan ilk dünya liderlerinden biri olduğudur. Unutulan konular şunlardır: On yıllardır verilen ABD askeri desteğidir. Ceyhanda son bulan Hazar petrolü boru hattını garantilemek için Amerikanın yıllarca verdiği çabadır. ABD yönetimlerinin, Kongrede geçirilmeye çalışılan modern Türkiyeyi uzun süre önceki Ermeni katliamı ile kınama kararına karşı devamlı mücadele verdiğidir. Türkiyenin Avrupa Birliği üyeliği için Amerikanın ısrarlı lobisidir. Amerikanın PKKya karşı yardımıdır. Şu anda hapiste bulunan Abdullah Öcalan, 1998 yılında Suriyeden, Türklerin askeri müdahalede bulunma tehditi sonrasında çıkarılmıştır. Öcalan, daha sonra, idam cezası ile karşılaşması olasılığından dolayı onu Türkiyeye teslim etmek istemeyen Avrupa hükümetleri arasında (fırından yeni çıkmış) yeni patates gibi elden ele gezdirilmiştir. Sonunda onu korumakta olan Yunanistanın Nairobideki büyükelçiliğinde -ABD istihbaratının yardım ile - yakalanmıştır. Hala tanıdığım bir avuç ABD yanlısı Türkten biri, `Bize Öcalanı verdiler. Bundan daha büyük ne olabilir? demiştir.
DHA / MİLLİYET
Yayın Tarihi :
17 Şubat 2005 Perşembe 16:58:32
Güncelleme :17 Şubat 2005 Perşembe 22:53:40