19
Mart
2026
Perşembe
ANASAYFA

Üçüncü heyet İmralı’dan döndü

 

Barış ve Demokrasi Partisi (BDP) Genel Başkanı Selahattin Demirtaş, İmralı'daki görüşme sonrası Abdullah Öcalan'ın mesajını okudu.

Öcalan'ın mesajında, "21 Mart Nevruz kutlamasında yapacağım çağrı tarihi nitelikte olacaktır. Silah meselesini hızla ve zaman kaybetmeden bir tek can dahi yitirmeden çözmek istiyorum. Geri çekilmenin hızla gerçekleşmesi ve barışın kalıcı hale gelmesi için ümit ediyorum ki parlamento da aynı hızla üzerine düşen tarihi misyonun gereğini yapacaktır" ifadeleri dikkat çekti.

 

İmralı'ya giderek terör örgütü elebaşısı Abdullah Öcalan ile görüşen BDP heyeti İstanbul'a döndü. BDP Genel Başkanı Selahattin Demirtaş, BDP Grup Başkanvekili Pervin Buldan ve BDP Milletvekili Sırrı Süreyya Önder'den oluşan heyet, Kıyı Emniyeti Genel Müdürlüğü'ne ait bir tekne ile Ataköy Marina'ya geldi. Basın mensuplarına terör örgütü elebaşısı Abdullah Öcalan'ın mesajını okuyan Selahattin Demirtaş, soruları ise kabul etmedi.

Demirtaş tarafından okunan Abdullah Öcalan'ın mesajında, "Mevcut çözüm süreci olumlu anlamda ilerlemeye devam ediyor. Hedefimiz tüm Türkiye'nin demokratikleşmesidir. Çabalarımız da bunun içindir. Bu amaca hizmet edecek çerçevede 21 Mart Nevruz kutlamasında bir çağrı yapmak üzere hazırlıklarımı sürdürüyorum. Hazırlayacağım bildiri tarihi nitelikte bir çağrı olacaktır.

Bu çağrı çözümün askeri ve siyasi bütün ayaklarına dair doyurucu bilgiler içeriyor olacaktır. Silah meselesini de hızla ve zaman kaybetmeden bir tek can dahi yitirilmeden çözmek istiyorum. Bütün bunları pratikleşmesi için yüce bir iradeyi temsil eden parlamentonun ve siyasi partilerin sunacağı desteği çok değerli buluyorum. Geri çekilmenin hızla gerçekleşmesi ve barışın kalıcı hale gelmesi için ümit ediyorum ki parlamento da aynı hızla üzerine düşen tarihi misyonun gereğini yapacaktır. Süreç ilerledikçe kamuoyunu kendi adıma daha detaylı şekilde bilgilendirmeyi umuyorum" ifadelerine yer verildi.

 

İmralı'ya gittiler

Terör sorununun çözümü sürecinde üçüncü heyetin de İmralı’ya gittiği belirtildi. BDP heyetinde Eşbaşkan Selahattin Demirtaş’ın da yer aldığı öğrenildi.

1999 yılından beri tutuklu bulunan terör örgütü ele başı Abdullah Öcalan’la görüşmek için üçüncü bir heyetin bu sabah saatlerinde İmralı’ya gittiği bildirildi.

Heyette BDP Eşbaşkanı Selahattin Demirtaş, BDP İstanbul Milletvekili Sırrı Süreyya Önder ve BDP Grup Başkanvekili Pervin Buldan’ın bulunduğu öğrenildi.

BDP, ikinci heyet için Selahattin Demirtaş'ın adını önermiş, ancak Adalet Bakanlığı izin vermemişti. Üçüncü heyetin İmralı ziyaretinde, Avrupa ve Kandil’den gelen yanıt mektuplarının ardından Abdullah Öcalan'ın mesajlarının ortaya çıkması bekleniyor. Bu mesajların Diyarbakır'daki Nevruz etkinliklerinde okunması planlanıyor.

İmralı’ya ilk ziyareti DTK Eşbaşkanı Ahmet Türk ve BDP Mardin Milletvekili Ayla Akat Ata gerçekleştirmişti.

Adaya giden ikinci heyette ise BDP Grup Başkanvekili Pervin Buldan, BDP İstanbul Milletvekili Sırrı Süreyya Önder ve BDP Diyarbakır Milletvekili Altan Tan yer almıştı.

İkinci ziyaretin ardından görüşmelere ait tutanakların basına sızması tartışmalara yol açmıştı.

Tutanakların sızmasına yol açtığı belirlenen BDP Parti Meclis üyeleri Rauf Kocaman ve Resul Baykara görevlerinden istifa etti. Partinin basın bürosunda çalışan Ali Özgüç’ün işine de son verildi.

PKK, elinde tuttuğu 6’sı asker 8 kamu görevlisini geçen hafta serbest bırakmıştı.

Nevruz'da Öcalan'ın mesajı okunacak

BDP Milletvekili Sırrı Sakık, "büyük olasılıkla" Diyarbakır'daki Nevruz katlamalarında Abdullah Öcalan'ın ateşkes ve sürece ilişkin mesajının okunacağını söyledi. Sakık, yeni bir heyetin 21 Mart öncesi İmralı'ya gitmesini de bu karara bağladı.

BDP Muş Milletvekili Sırrı Sakık, 21 Mart’ta Diyarbakır’daki Nevruz kutlamalarında Abdullan Öcalan’ın mesajının okunmasının beklendiğini söyledi.

Heyetin 21 Mart öncesinde İmralı’ya gitmesinin bu karar nedeniyle de önemli olduğunu belirten Sakık, kamuoyunun bilgilendirilmesinin önemli olduğunu vurguladı.

BDP Milletvekili Sırrı Sakık, üçüncü heyetin İmralı’daki görüşmeleri sürerken soruları yanıtladı.

Diyarbakır’daki Nevruz kutlamalarının önemli olduğunu belirten Sakık’ın sorulara verdiği yanıtlar şöyle:

Diyarbakır’da Nevruz kutlamalarında Abdullah Öcalan’ın mesajının okunacağı belirtiliyor, bu konuda bir değerlendirmeniz var mı?
Büyük olasılıkla Abdullah Öcalan’dan gelen mesaj okunacak. Heyetin İmralı’ya Nevruz öncesi gitmesi biraz da bu yüzden. Kamuoyunun bilgilendirilmesi konusunda önemli bir adım olacaktır. Süreç ve görüşmeler konusunda kamuoyunun bilgilendirilmesinin önemli olduğunu düşünüyorum.

1993, 1999, 2006’da, 2011 yılında da görüşmeler yapıldı, bazı çabalar oldu; sonra kesintiler olunca birçok kesim suçlandı. Kesintinin kimden kaynaklandığı ve sorunun kaynağının bilinmesi açısından kamuoyunun gelişmeleri bilmesi önemli. Öcalan’ın mesajının içinde nelerin olacağını bilemeyiz, ancak halkla paylaşılması önemli.

'BİR GÜNDE ÇÖZÜLMESİ BEKLENEMEZ'
Diyarbakır’da mesajın okunması sonrasında örgüt karara uygun davranacak mı? Örgütün sürece olumlu bakmasına rağmen kendi içinde bazı değerlendirmeleri olduğu söyleniyor. 21 Mart sonrası sınır dışına çıkılacak mı?
PKK ve Avrupa, Kandil, her zaman İmralı’dan gelen mesajlara uygun davrandı. Kamuoyunda sürecin bu kez olumlu sonuçlanması için büyük beklenti var. Ancak sorunun bir günde hemen bitmesini beklemek de doğru değil. 90 yıllık bir sorundan söz ediyoruz. Süreç zaman alacaktır ve sabırla yürütülmesi gerekir.

 

iha/ajanslar
Yayın Tarihi : 18 Mart 2013 Pazartesi 17:00:59
Güncelleme :18 Mart 2013 Pazartesi 18:10:54


Bu haber hakkında yorum yazmak ister misiniz?
Yorumlarınız
M.SALİH ÖZBEY IP: 151.250.151.xxx Tarih : 18.03.2013 23:05:55

“BAŞKAN” OLMANIN KIBLESİ, İMRALI MI? ALLAH AŞKINA, BİRİ, DOĞRUYU SÖYLESİN!

Allah aşkına bu iktidarın içinde doğuları söyleyecek biri yok mu?
Ülkede bir yalan rüzgârıdır esiyor…  Sanki doğruyu söylemek yasak ya da günahmış gibi! Uludere de, 36 kişi bombalandı, aylar geçti hala ”doğu-dürüst” açıklama yok… Suriye, uçağımızı düşürdü, Hala neden düşürdü diye net bir bilgi yok… Suriye’ye silah taşıyor iddiası ile Rusya, Suriye seferini yapan, Rus uçağını, zorla Erzurum’a indirdik… Ne silah çıktı ne bomba, ama iktidar olanlar, millete hala, o uçakta, “Esad’a” gidecek silahlar vardı diye ”yalan’a” devam ediyor!
Esasen AKP’nin manifestosu “yalan-dolan-talan” üzerine kurulmuştur!
Ne söylesek boş… Bakınız,  Bir barış sürecidir gidiyor… APO, kurtarıcı olmuş, barış güvercini gibi çırpınıyor! İktidar, zil takmış oynuyor!  Ve Dünün haini katili, PKK ile ilgili söylemleri dillendirenleri ”hain” ilan etmeden öte,”barış” düşmanı olarak yaftalıyor!

Millet şaşkın! Merak ediyor insan! APO katiline nedamet mi geldi? Uyuşturuldu mu? Yoksa, Bülent Arınç’ın söylediği gibi okulda iken namazında niyazında olan, APO’ ya vahiy mi geldi? Ya da, kafasına saksı mı düştü de bir den bire “Barış” havarisi oldu? Neyin karşılığında, barış müzakereleri yapılıyor?Neden PKK canileri silah bırakıyor! Hani silah nerede bırakacak? Kuzey ırak daki ininde! Eee kaç kilometredir, sınırımızla ile arası?Taş çatlasa, yarım saat, bilemedin bir saat!
Yani öhö deseler duyulacak mesafede! Karargâh, kandil de, Türkiye de olanlar, seyyar katil timleri itlerin! Yani, Çekilme ve de silah bırakma bir hikâye…

İşin ilginç tarafı, İktidarın tümden, PKK’nın emrine girmesidir! Bakınız tarih,15 Mart 2013, yani bundan 3 gün önce. Kandildeki cani başı, Murat Karayılan emir buymuş, “KCK sanıklarının davası düşürülsün”… Hemen bir gün sonra… Yani 16 Mart 2013 günü… Cevap gecikmeden içişleri bakanından geldi… İşte cevap;” Onların hepsi değerlendirilecek. Süreci biz adım adım takip ediyoruz. O konudaki temasları yapan ilgili kuruluşlar var. Onlarla beraber bunun değerlendirmesi yapılacak. Ama şimdilik hemen yorum yaparak birtakım şeyleri deşifre etmek istemiyoruz…”

Bir başka çelişki, Tarih, 14 Mart 2013… Konuşan Başbakan yardımcısı,  Bekir Bozdağ; ” Kürtlere statü, Öcalan’a af ” diyen BDP’ ye yanıt:  “Öcalan’a af yok.
Siyasete giremeyecek.  Kürtler eşittir, statü diye bir şey olmaz…

Tarih, 18 Mart 2013, Sıra da Adalet bakanı var…  Adalet Bakanı Sadullah Ergin, 2013 sonuna kadar PKK’nın silahlı unsurlarının sınır dışına çekilmesinin tamamlanmasını beklediklerini söylemiş… Ekliyor adalet bakanı, sürecin GARANTİSİ yok... Bir garantisi yok ama bu süreç yaşanmazsa ne olacağının garantisi var. 30 yıldır ne oluyorsa o olacaktır. Herkes kendi tarafındaki kayıpların istatistiğini tutacak. Hesabını tutacak. Genel AF yok. Herkes kendi kamuoyuna mesaj vermek isteyebilir. Önemli olan süreç dediğim yol haritasıdır. Kürtlerin lideri söyleminin bizim için bir önemi yok. Genel af gibi bir şey bizim gündemimizde yok”…

VE RECEP BEY; Çözüm sürecine ilişkin, ''Güzel gelişmeler var, daha iyi olacak. İnşallah hep beraber o güzel günleri yaşayacağız''… Nazım Hikmetin çocuklar için yazdığı şiirinden bir alıntı olacak zahir? Şair diyor ki;

Güzel günler göreceğiz.
Güzel günler göreceğiz çocuklar/
Motorları maviliklere süreceğiz/
Çocuklar inanın, inanın çocuklar/
Güzel günler göreceğiz, güneşli günler/
Motorları maviliklere süreceğiz…

Recep Bey Dün Şehitlere ”Kelle” derken bu gün Çanakkale ”Şehit/ Şehitlik için ne diyor? Çanakkale'deki şehitliklerde birlikte kardeşçe yatan şehitlerin hatırasını yüceltmek için çalıştıklarını dile getirdiğini söyleyen Recep Bey; '“Kendilerine milliyetçi, ulusalcı diyenler, terörün sona ermesine, anaların gözyaşının dinmesine engel oldukça, biz inadına bu terörü, bu gözyaşını bitirmenin mücadelesini vereceğiz. Onlara rağmen vereceğiz. Biz milletimize karşı sorumluyuz. Biz şehitlerimize karşı sorumluyuz. Onlar şehitlerimizi istismar eder, ama biz şehitlerimize sahip çıkarız. Onlar gençleri ölüme göndermenin mücadelesini verir, biz ise yaşatmanın mücadelesini veririz. Terörü bitirme sürecinde, Çanakkale'den destek bekliyoruz. Şehitler diyarından, kahramanlıklar diyarından, kardeşliğimiz için katkı bekliyoruz”…

Recep Bey böyle diyor amma !. İpine sarıldığı, APO’nun kravatlı teröristleri aynı fikirde değiller! Emine Ayna'nın Adana da ki, dünya kadınlar gününde yaptığı konuşmada, vatan savunmasında ki Askerlerin boşuna öldüğünü söyleyecek kadar çirkefleşmesine ne demeli?. İşte  Emine Ayna’nın o konuşması;
"Diyorlar ki, 'Türkler bu konuda hassas'. Neden? Diyorlar ki Türk askerleri için 'Çocuklarımız boşuna mı öldü?' Gazi askerler 'Boşuna mı yaralandık. Bacağımızı, gözümüzü kaybettik?' diyor. Ne yazık ki evet. Evet boşuna. Ne yazık ki öyle. Başbakan'ın çıkıp bizden değil, bizden önce askerlerin ailelerinden, o gazi askerlerden özür dilemesi lazım. 'Biz devlet olarak 80 yıldır hata yaptık. Çocuklarınızı sadece ve sadece Kürtleri inkâr için ölüme gönderdik. Özür dileriz' demelidir." Peki, buna ne buyurur Recep Bey? Gelecek güzel günler bunlar mı? Nazım Hikmetin, çocuklar için söyledikleri  Recep bey’in millete uyarlamasının ilginç(!)  olduğunu söylemek  çok mu art niyetli mi olur?

Bir başka eksantriklik de şu;
Dünya ve biz, daha önce, Recep Beyin başbakan olduğunu biliyorduk! Meğer asıl başbakan, APO imiş Ne demişti APO?  AKP’yi ben iktidar yaptım… Recep beyi ben, tutuklamaktan kurtardım… AKP’ye karşı darbeleri ben önledim… MİT Müsteşarı Hakan Fidan’ın arkasında durup himaye ettim… APO bunları söylerken,
Recep bey’in cevap vermesi gerekmez mi? Ama tık yok! Veremez çünkü, Recep bey’in başkanlık ipi APO’nun elinde!

SONUÇ;
AKP ile PKK, Recep Bey ile APO al tekke ver külah misali, ülkede istedikleri gibi at oynatıyorlar! Kimse çıkıp da, Beyler bu ülkede 50 bin kişinin katilinin ipine sarılmak da neyin nesi diyemiyor! Recep bey, Çanakkale de “Şehitlik “ için nutuk çekerken…  Görüşen” şerefsizdir, namussuzdur” dediği, APO ile görüşmelerde, Hakkâri,  Çukurca,  Tunceli, hâsılı, Türkiye topraklarında, PKK’ya karşı mücadele vererek “şehit” olanların kemiklerini sızlattığının farkında değil mi? Elbette farkında! Ama neylersin, işin ucunda başkanlık var! Başkan olamaz da ”yüce divan” olacak! İşte iktidar olduktan sonra, meşruiyet kazanmak için AB kapılarında yatıp, Brüksel’i” kıble “ yapan AKP… Şimdi de,  Recep bey, “Başkan” olsun deyi, Bebek katili, İmralı mahkûmu, APO ‘nun inini,”Kıble” yapıyor!

Soru bir; APO, hangi iyi niyeti(!) ile PKK’nın silah bırakmasını istiyor?
Soru iki; iktidar, ne karşılığında, İmralı ile görüşüyor, PKK ile müzakerelere oturuyor?
Soru üç; Recep bey’in Başkan olması, Ülkenin bölünmesinden daha mı önemli?
Bu sorulara,  Allah için ya da Allah aşkına, doğru dürüst cevap verebilecek bir “Yiğit” yok mu?


azamat IP: 88.204.253.xxx Tarih : 19.03.2013 09:10:32

 birileri  soylesin lutfen ben kafayi yiyecem... icerdeki pasalar mi suclu bebek katili apo mu, gerci hukumet bebek katili demiyor gari imrali diyor.veyahut apo sucsuz mu, bunu yapanlar tarihin önunde hesap vereceklerdir elbet,


ahmet gül IP: 178.243.214.xxx Tarih : 18.03.2013 23:18:02

EVET BUGUN ÇANAKKALE SAVAŞINI ANDIK BU TOPRAKLAR İÇİN ÇANAKKALE GECILMEZ DIYEN ECDADIN TORUNLARIYIZ VE BU TOPRAKLAR ICIN CANLARINI VEREN ATALARIMIZ O ZAMANLAR NICE ANALARIN BACILARIN YUREGINI DAGLADILAR NE ICIN BU TOPRAKLAR ICIN VE BIZIM BUGUNUMUZ İÇİN .................VE BİZ BUGUN NE YAPIYORUZ ELİNE SİLAH ALMIS BU VATANA KURSUN SIKANLARA YILLARCA BEBEK KATILI DEDIGIMIZ APOYLA BARIS GORUSMELERI YAPMAK ARTIK BACILAR ANNELER AGLAMASIN EDEBIYATIYLA DUSMANLA EL SIKISMAK BU VATANA KURSUN SIKANLA EL SIKISMAK VEAY BEE ÇANAKKALE NERE BURA NERE VAY HEMDE NE VAYY BU VATANI ATALARIMIZ BIZE EMANET ETTILER  VE BIZ BU VATANI COCUKLARIMIZA EMANET EDEMIYECEGIZ SAYIN TAYYIB ERDOGANA SAYGILARIMLA ...............