19
Mart
2026
Perşembe
ANASAYFA

Ünlü oyuncudan eleştirilere yanıt

Akil İnsanlar Heyeti'nde yer alan sanatçı Hülya Koçyiğit, "Eğer gizli bir plan varsa, akil insanlığı bırakırım" dedi.

Akil İnsanlar Heyeti'nde yer alan isimlerden Hülya Koçyiğit, CNN Türk'te katıldığı 'Aykırı Sorular' programında çözüm sürecine ilişkin soruları cevaplandırdı.

Yıllardır demokrasi için silahların susması gerektiğinden yakınıldığını söyleyen Koçyiğit; "İşte silahlar sustu. Şimdi halkın siyasete, demokrasiye yakınlaşması gerekiyor" şeklinde konuştu. Koçyiğit, "Eğer gizli bir plan varsa, akil insanlığı bırakırım" dedi.

Hülya Koçyiğit, Enver Aysever'in sorularına şu yanıtları verdi:

- Sanki gizli bir komplonun oyuncularısınız. Aklınızın gerisinde başka bir bilgi var da toplumu da ikna etmeye çalışıyorsunuz. Siz gizli bir planın parçası olduğunuzu hissettiğiniz oluyor mu?

Tabi ki hayır. Onu hissedersem zaten izin isterim bu göreve devam etmemek için. Ben bunu son derece inanarak yapıyorum. Çünkü barışın olacağına inanıyorum. Toplumun içinden geçtiği bu 30 yıllık sürecin içinde yaşadıkları ve bugün vardığımız nokta bir umut ışığı. Terör bitiyor, PKK yurdu terk ediyor. Artık silahlar değil, söz konuşacak. Siyaset konuşacak. Bugüne kadar demokrasi diye yırtıyorduk kendimizi. Oldu işte.

- Akil insanlara çok para veriliyor?

Akil insanlara 45 bin lira, 75 bin lira veriliyor diyenler var. Bu parayla pulla yapılacak iş değil. 50 yıllık kariyerinizi ortaya koyuyorsunuz. Para için yapılacak şey mi bu?

..
Yayın Tarihi : 9 Mayıs 2013 Perşembe 10:08:07
Güncelleme :9 Mayıs 2013 Perşembe 10:22:05


Bu haber hakkında yorum yazmak ister misiniz?
Yorumlarınız
celil IP: 78.170.60.xxx Tarih : 9.05.2013 11:39:48

Sayın KOÇYİĞİT, bu süreci başlatanların ilk günden söylemeye başladığı ve sizin de burada aynen onlardan duyarak tekrarladığınız şu 30 yıl hikayesinin başına yani o günlere bir dönüp bakın derim.O gün Türk Halkı bir gece yarısı gitti  bunların ceplerindeki kalemden başka silahı olmayan öğretmen  ablalarını , ağabeylerini görev yaptıkları okulun lojmanından çıkardı ve aynı okulun bahçe duvarı dibinde infaz etti,onlarda bu olayın hıncı ile silahlanıp dağa çıktı ve o gün bugün otuz yıl boyunca Başbağlar misali baskınlar yaptı ve şimdi aniden duydukları pişmanlık,döktükleri kanın üzüntüsüyle bunları unutturmak ve tüm halktan af dilemek amacıyla bu barış çağrısını yaptılar ve siz de insanlık duygularınız kabarmış olarak buna katkıda bulunuyorsunuz öyle mi?

Şu yeni Anayasa çalışmaları,onun içerisine oldu bittiye getirilerek sokuşturulmaya çalışılan Başkanlık Sistemi maddesi,bunun için ufuktaki Referandum süreci ve ona gidebilmek için de gerekli Milletvekili sayısının elinde olmayışı,MHP ve CHP nin buna karşı olan tutumu nedeniyle eksik sayısını BDP den tamamlama planı ile birden dirsek teması içine girip tıpkı dün içli dışlı olduğu Esed'e bugün ters bakarken  dün ters bakıyor göründüğü bu milletvekilleriyle bugün bu denli uyum içerisine girmesi sizi hiç mi düşündürüp rahatsız etmedi?Tıpkı sizin de dediğiniz gibi 30 yıl boyunca bunlar ne istiyordu?Bugün hiç pazarlık   yok,bunlar tüm istediklerinden vaz geçti ve sayın Başbakan'ın bir çağrısı üzerine ,onun hatırı için bu işe hiçbir beklentileri olmadan balıklama atladılar,öyle mi?

Yoksa Tek adam olarak tam bir siyasi otorite kazanıp artık her istediğini tam bir dikta ile yürütme hevesinde olan sayın Başbakan'ın bu sistemi getirdiğinde doğal olarak ülkeyi eyaletlere de bölmüş olacağını,doğrudan PKK ya verilecek bir özerklik ülkede gürültü koparacakken böyle bir kılıf ile zaten kurulmuş olan eyaletlerden birtanesinin adının da belki Dersim Eyaleti olmasında bir sakınca olmıyacağı noktasını gerçekten hiç düşünmeden,hesaplamadan mı bu görevi üstlendiniz ve savunucusu oldunuz?

Elbetteki barış ve huzur olsun,ama bizim adımıza böyle onursuz bir barış asla!